13 Eylül 2011

18′de 17 galibiyletlik müthiş sezonun şampiyon kahramanlarını avuçları patlayıncaya kadar alkışlamak, mucizeyi yaratan eskinin efsane futbolcusu, şimdilerin ise efsane olma yolundaki teknik direktörü Aykut Kocaman’a sevgilerini göndermek için tribünleri dolduracak taraftarların içinden tüm güzellikleri söküp aldılar.

Yeni transferlerini can alıcı gözle izlemek isteyen gözleri kör ettiler.

Maç önü ve sonrasında Şampiyonlar Ligi kritiği yapacak dilleri kestiler.

Alın terleriyle mucize bir şampiyonluğa imza atan oyuncu grubuna “ilk haftanın kapanış maçını” üstelik boş tribünler önünde oynamayı reva gördüler.

Bir düğün yaşanacaktı aslında… Cenaze evine çevirdiler.

Acısını isyana dönüştüren binler Kadıköy sokaklarındaydı yine de.

Boş koltuklardan yankılanan tezahüratları sahadaki oyunculara ulaştı. Sarı lacivert bezden yapılmış bayraklar rüzgarla dalgalandı, Metris’te Fenerbahçeli olmanın cezasını çeken Aziz Yıldırım’ın gülen yüzü eşlik etti binlerin gür sesine.

Seyircisiz Saraçoğlu tribünlerinden patlayan tezahürat sesleri, kara 3 Temmuz’dan beri paçalarından kompleks akanların yok etmeye çalıştığı sevda değil mi zaten?..

Nasıl susacak bu isyan?

Adalet yerini bulmadan, vicdanlar ikna edilmeden, hukuksuzluk, çifte standart devam ettikçe, nasıl durulacak insanlar?

Hele ki sarı lacivert renkler yeşil sahada galip gelmeyi sürdürürse nasıl ikna edeceksiniz gören gözleri?

Nasıl kazıyacaksınız bu sevdayı gönüllerden?

Paylaş :
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • FriendFeed
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 3 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler :