2 Mart 2010


(UEFA Avrupa ligi maçlarından sonra yazılmıştır)

Fenerbahçe-Lille ve Galatasaray-Atletico Madrid eşleşme sonuçlarını yorumlayacağım. Yani medyanın putu ile elleri zevkten kaşınarak taşladıkları şeytanın takımlarına göz atacağız.Ama müdahale etmek gereken tirajik bir durum var: Galatasaray-Atletico Madrid karşılaşmasının, medyanın ikiyüzlülüğünü afişe etmesi.

Bugün radyo, televizyon ve gazeteleri, nereyi açarsanız açın ilk ve ağırlıklı olarak duyacağınız tek şey “hakem yaktı, o penaltıyı vermedi Galatasaray elendi”.

İzlediğini anlamayan, anlık düşünen veya kulüplere yakın olan isimler olsa sorun yok.  Ama “Hakem konuşmamak lazım, hakemleri bahane etmemek lazım, ben prensip olarak hakemleri konuşmam, eee ne var ki bunda verse de olur vermese de olur” diyen tarafsızlar (tabi işlerine gelince), yabancı takımları, futbolcuları, teknik adamları, sistemleri öven, örnek gösteren okumuş etmişler işin içine girince var.

Sadece köşe yazıları değil. Manşetler de tam tahmin ettiğimiz gibi. “Avrupa kupası maçları milli maçtır” gibi hiçbir ülkede olmayan, rekabet-spor-sosyal her türlü gerçeğe aykırı, tamamen samimiyetsiz ve yapmacık, sırf politik prim kazanabilmek, yaptıklarını insanların hassas noktası “vatan-millet” duygusunu kötüye kullanarak sineye çekilir gösterebilmek için türetilmiş bir tehdit mekanizmasıdır. Sokaktaki adamın yıllar önce taşıdığı bu hissi sömürerek köreltmişler ve yoketmişlerdir.

Zararı ne? Kendimizi kandırmak, insanları uyutmak, hatalarını düzeltememek, vs vs. Ama bununla kalmıyor. Zira  manşetlerin arkasında yatanlar daha da derin: Hangi takımın maçlarından sonra bunların atıldığı ve ligimize geldiğinde, hakem yazmak istemeyenlerin ve sonuca etkisi tartışılır diyenlerin (özellikle Fenerbahçe maçlarında), neden birdenbire kılıçlarını çekerek tüm maçı hakemin hainliği olarak göstermeyi tercih ettiğidir.

Bu blogda defalarca değindiğimiz “lig içi ayrımcılığını” teşvik eden, örtpas eden beyinlerin itirafıdır. Türkiye’de fauller ve kartlar konusunda, kritik hakem yorumlarında Galatasaray bir köşededir diğerleri başka köşede. Yılların getirdiği alışkanlıktır. Hakemlere yapılan, yazılı olmayan telkindir. 1990′ların ortasından itibaren ülke futbolunu yöneten Galatasaray ve onu devlet takımı haline getiren bürokratik yapının deforme ettiği düzendir. Avrupa kupalarında başarıya doğru ilerlerken, tüm ligi kendilerine boyun eğmesi gereken köleler haline dönüştürmek için medya ile beraber yapılan propagandanın yarattığı canavardır.

Öyle alışmıştır ki bedenler ve zihinler, işte böyle bir tane İtalyan çıkıp bir penaltı vermeyince hepsinin o “şirinlik maskesi”, “tarafsızlık maskesi” yerlere düşüp parçalanır. Hani hak yeme tek taraflı olsa anlayacağız. Oysa aynı hakem, ilk yarının sonlarına doğru, rakipte herkesin tek korktuğu adam Aguero’nun oyun dışına alınmasına sebep olacak faulde Servet’e kırmızıyı çıkaramadı. İkinci yarıda, Atletico Madrid’in lehine verilmeyen tartışılabilecek bir penaltı pozisyonu vardı (Reyes – Dk 73). Ama medyamıza göre mağdur Galatasaray.

Servet neredeyse her maç, muhakkak kartlık hareket yapar ligde. Çoğu ikili mücadelede avantajını faulle sağlar. Düdük çalınmaz. Kolay kolay kart çıkmaz. Medya da bundan asla rahatsız olmaz. Galatasaraylı Servet’i hakemlere hedef göstermez. Servet’in övülen performansında bu haksız fiziki mücadele ile kazandığı avantaj ve hakem töleransı önemli bir yer işgal eder. Hepsi farkındadır, ama yazmazlar. Servet kral olur, Rijkaard “çağdışı stoper, istemiyorum” deyince tükürdüklerini nasıl yalayacaklarını düşünerek kabuslar görmeye başlarlar.

Aynı kalemler Fenerbahçe-Diyarbakırspor maçında hakemin skora etkisini önemsiz madde yaparlar, 2 hafta sonra Bursaspor’un hakeme rağmen kazandığını yazarlar. Ligin başından beri verilmeyen penaltılar olur, kart cezalarından geçilmez, rakiplerin sertliğini hakem teşvik eder ama bunlar skora etki etmez. Galatasaray’ın iki maçında rakip yanlış sarı kartlarla 10 kişi kalır (0-0 iken, Kayserispor ve Gaziantepspor maçları), bunun skora etkisini önemsemezler. Ya da Beşiktaş maçında Barış’a, Keita’ya çıkmayan kırmızı kartları “olmuş işte” diye geçiştirirler. Sadece futbola bakarlar. Ama Atletico maçının hakemini asarlar.

Aşağıda bugünün yazılarından, manşetlerinden ve açıklamalardan derlemeler yaptım. Zaten siz bunları okuyunca kararınızı vereceksiniz. Özellikle eski futbolcuların yazılarındaki kısımlara dikkat. Yukarıda bahsettiğim düzenin zirve döneminde forma giydikleri için bakış açıları delil mahiyetinde… Tabi eski hakemlerin yorumları da!

Yazılarının yarısını hakeme ayırıp Atletico Madrid aleyhine olan fahiş yanlışlara değinmeyen medyayı düşünce ekseniniz yapmak sizin tercihiniz.  İstisnalar var elbet. Okuyun, faydalanın ama lütfen maçları, takımlarınızı kendi gözlerinizle izleyip kendi aklınızla yorumlayın. Onların art niyetli, birilerine hizmet etme telaşı dolu ya da manipülasyon kokan kafalarıyla değil.

MİLLİYET

Eller Yukarı! (manşet)

“Bu köşeyi takip edenler, naçizane hakem sayısının artması konusunda ne kadar uzun zamandır ve ne kadar çok yazdığımı bilirler. Platini ceza sahası yardımcılarını deneyeceklerini açıkladığında da küçük çaplı bir bayram yapmıştım. Bu hakemler niye lazımdı? Çünkü bugün doldurdukları geniş bölge kör nokta. 4 hakemden hiçbiri oraya tam hâkim olamaz. Tıpkı 78’de Caner’in pozisyonunda olduğu gibi… Belki de ilk önce bu tip pozisyonlar için. Ancak Platini’nin bu girişimini belki de kalıcı yapacak en önemli hamleyi İtalyan hakem yapamadı. Çok net çok yakın, çok yalın ve çok kasti elle oynamayı ıskalayarak, kendisini, Galatasaray’ı ve Platini’yi zor durumda bıraktı.
Maçın ve hatta daha ötesinin en önemli anı bu………” (Mehmet Demirkol)

“… Hakem Rocchi’ye gelince…. UEFA’nın premier gelişim departmanı tehlikeli bir grup. Burada daha ziyade tecrübesi az, yeteneği çok hakemler yer alıyor; UEFA onlardan gençlik hatalarını Avrupa Ligi’nde bitirip Devler Ligi’nin üst turlarına pişmiş gelmelerini bekliyor. Rocchi, Inter-Milan derbisinde de Sneijder’e çok abartılı bir kırmızı çıkarmıştı, İstanbul’da da Caner’e verdiği ikinci sarı ağırdı. Ama tabii ki orada esas hata gösterende değil, maalesef görende…
Tabii aslında bu çocukların büyüyememesindeki sebepleri çok uzakta aramamak lazım. Agüero’nun suratı dağıldığında Servet lehine bağıran bir taraftarın önünde oynuyorlar bazen… *Geçmiş olsun Agüero.” (Uğur Meleke, teşekkürler)

HÜRRİYET

“Turu hakem Verdi…

… Önemli dörtlüden üçünü iyi marke edip pasifize eden G.Saray savunmasını tek zorlayan Agüero idi. Servet isteyerek yapmadığı müdahale ile adeta maçın seyrini değiştiren adam oldu. Zaten Agüero çıktıktan sonra Atletico Madrid yarı alanımızda gözükmez oldu. Maçın kırılma anı bu müdahale ve değişiklik oldu.
Agüero’nun çıkması bir avantajdı ama saha içinde olumlu yansımadı. Birincisi rakibin en önemli oyuncusunun dışarıda olması bizi rahatlattı. Rahatlamak bu maçtaki en büyük dezavantajımız oldu. …
G.Saray ilk yarı yapılması gerekenleri doğru yaparken ikinci yarı oyun stratejisinin dışına çıktı ve büyük fırsatı kaçırdı. her şeye rağmen turu veren hakemdi.

İtalyan rezaleti

SON yıllarda gördüğüm en kötü hakem vardı sahada. Verdiği kararlarla bu maçı çığrından çıkartan İtalyan, turu resmen gasp etti. Orta hakem zaten çok kötü tamam da, kale arkalarına konulan hakemler ne iş yapar? Gözünün önünde bariz penaltıyı bilerek vermedi. Bunun başka açıklaması yok. Perea’nın eliyle topu kesmesine penaltı vermeyen kale arkası hakemini görünce UEFA 6 değil 8 hakem koysa sorunu çözemez. G.Saray’ın maç boyunca ortaya koyduğu oyun ve mücadele için söylenecek bir şey yok. Hakem, Atletico Madrid’in turu geçmesini istemeseydi G.Saray hak ettiği turu alırdı.” (Hakan ÜNSAL)
“Hakem turu bizden alıp onlara verdi

GALATASARAY’da Avrupa’ya veda etmenin faturası İtalyan hakeme kesildi. Bariz penaltıyı vermeyen hakemlere tepki gösterilirken, başkanı Adnan Polat, “Tek kelimeyle yazık. Hakem turu bizden alıp, elleriyle onlara verdi. Bunun başka bir açıklaması yok” dedi.
Futbol AŞ Genel Müdürü Adnan Sezgin ise şöyle konuştu: “Hakemin gözü önünde adam topu elle kesiyor. Çizgi hakemi resmen pozisyonun dibinde. O mesafeden yerdeki ufacık sigarayı bile görürsün. Ama adam eli görüyor, penaltıyı vermiyor. Resmen art niyetliydiler. Bu şekilde elenmek yazık oldu. Adaletsiz bir yönetimin kurbanı olduk.” “

“UEFA Avrupa Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray 2. tur 1-1′in rövanşında evinde Atletico Madrid’e 2-1 mağlup olarak kupaya veda ederken İtalyan hakemin kurbanı oldu.

Hakem Rocchi durum 1-1′ken maçın 79. dakikasında Atletico Madrid’li Perea’nın ceza sahası içerisinde topu eliyle çelmesine penaltı vermeyerek Galatasaray’ın ipini çekti.”

(ama Erman Toroğlu diğer penaltıdan bahsediyor alt kısımda. Spota bak hizaya gel!)

“Hiç uzatmadan sadede gelelim. Caner’in ceza alanı içindeki Perea ile girdiği mücadelede Perea’nın elle oynaması net bir penaltı. Önce sarı kesin verilir. Gerekirse kırmızı bile olabilir. Ama penaltının yorumu yok. Bu da iyi güzel. Peki oradaki asistan hakem ne yapıyor. Onun vazifesi bu penaltıyı hakeme verdirmek. Aslında en çok hatalı olan oradaki asistan hakem. Maçın hakeminin o el pozisyonu kaçırdığını zannediyorum. Eğer görseydi, avantaj uygulardı. Gol olmayınca da penaltıyı verirdi. Çünkü 78. dakikada olan bu net penaltıdan evvel, bu sefer 73. dakikada G.Saray ceza alanına sağ taraftan giren İspanyol oyuncuyu, Hakan Balta net bir biçimde düşürdü. O da net bir penaltı. Yani hakem art niyetli olsa, işi hiç uzatmaz orada çalar işi bitirirdi. Yani biz hakemden evvel kendimize bakalım.”” (Erman Toroğlu)

“Hakemi şikayet edeceğiz

Adnan Polat, sarı kırmızılı takımın Avrupa Kupası’nda Atletico Madrid’e elenmesiyle ilgili şu yorumu yaptı. “Çok Üzgünüz. Atletico Madrid maçının hakemini ve özellikle çizgi hakemini, bu maçın tartışmalı pozisyonlarını hazırlayıp, FİFA, UEFA ve dünyadaki bütün federasyonlara şikayet mektubu ile birlikte göndereceğiz. Daha önce şaibeye karışmış bir hakemin bu şekilde hata yapmasını altında birşey aramamak mümkün değil. Biz de hakkımızı bu adamı dünyaya şikayet ederek arayacağız. Hakem atama komusyonu başkanı İspanyol bunu da siz basın mensuplarının değerlendirmesine sunuyorum. Futbolcularımız suçlu değil. Onlar elinden geleni yaptı. Ağlama edebiyatı yapmayacağız. ”

VATAN

“CANER’İN acemice ve sorumsuzca görmüş olduğu 2 kart, Perea’nın penaltı pozisyonu kırılma anlarıydı. Ancak bu kadro koşullarıyla, yoğun maç trafiğinde ve santrforsuz bir takımla elinden gelenin en iyisini yaptı G.Saray.. Eksik olan sadece turdu. Araladığı o kapıdan geçemedi. Ne diyelim artık: Sağlık olsun.” (Güntekin Onay)

“ŞANS futbolda önemli faktördür. Kimi zaman vurduğun girer kimi zaman girmez. Önemli olan doğruyu yapıp şans ibresinin daha çok senden yana ağırlık basmasını sağlamak. Hakem bir başka önemli faktördür. Kimi zaman görür, kimi zaman görmez, kimi zaman da görüp çalamaz, bazen de yaratır senin için… Kim ne derse desin sen ne kadar güçlüysen hakem de o kadar seninledir… Penaltını çalar, kartını çıkartırken çekinir senden.. Hoş dün gece G.Saray’ın net penaltısı kadar, Atletico’nun da penaltısını vermedi.. Ama gerçek şu ki dün hakem G.Saray’ı hiç sevmedi, hiç inanmadı G.Saraylı futbolculara… HEPSİ bir kenara.. Esas mevzuya dönelim…” (Gökmen Özdemir)

SABAH

“İtalyan usulü infaz

Emek nasıl gasp edilir, dün gece Ali Sami Yen’e gelenler de, TV başında maçı izleyenler de gördü. Galatasaraylı futbolcular ağızlarıyla kuş tutsalar, A.Madrid’i eleyemezlerdi. Çünkü sahada İspanyol takımını tur atlatmakla görevli 6 İtalyan hakem vardı.
Orta hakem Gianluca Rocchi ve arkadaşları maç boyu Galatasaraylı oyuncuları resmen doğradı. Nasıl doğramasınlar ki; UEFA Hakem Komitesi Başkanı İspanyol Angel Maria Villar Llona (Aynı zamanda İspanya Futbol Federasyonu Başkanı) olunca İtalyan hakem Atletico Madrid’in tetikçisi oldu; Galatasaraylı futbolcuların ekmeğine kan doğradı. Çirkin İtalyan’ın göz göre çirkinleştirdiği gecede Galatasaraylı futbolcular iki rakiple mücadele etti. Atletico Madrid’e karşı başarılı oldular ama ikinci yarı düdüğünü hançer, kartlarını giyotin gibi kullanan “Tetikçi” İtalyan’a boyun eğdiler. UEFA Başkanı Platini, maçlardaki hakem hatalarını azaltmak için kendi kupasında 6 hakem uygulamasını başlatmıştı. Dün gece Ali Sami Yen’de 6 değil, 16 hakem de olsaydı Galatasaray turu geçemezdi.

ERZİK’İN TAVRI NE OLACAK?
İlk yarı oyun bloke eden, alanları daralan, ayağa isabetli pas yapan, Atletico Madrid’e top yaptırmayan, kanatlardan Caner-Keita ikilisiyle bindirmeler yapan G.Saray daha iştahlıydı. Stratejik oyunda G.Saray doğru oynayarak ve takım savunmasını doğru yaparak Atletico’ya göz açtırmadı. G.Saray taraftarı da doğru oyunun bir parçasıydı. Top rakibe geçtiğinde tribünlerde ıslık tufanı yaşandı. İkinci yarı başlayınca tetikçi İtalyan “Ben Galatasaray’ın canını okumasını bilirim” diyerek sahne aldı. Atletico’nun sert faullerine göz yumdu, Galatasaraylı oyuncuların dokunuşlarına hemen kart çıkardı. G.Saray ilk kez elenmiyor. Ama G.Saray bu kez elenmedi katledildi. Sarı-kırmızılıların 79′da kazandığı penaltıyı kale arkasındaki tetikçi yardımcı Luca Banti engelledi. Perea, Caner’in çaldığı topu eliyle itti. Herkes gördü; tetikçi Banti adeta kör oldu! Pozisyon hem penaltı hem de Perea’ya kırmızı kart! Platini’nin başkan olduğu UEFA’da bu tür tetikçiler olacaktır. Ülkesi Fransa’nın İrlanda’yı bir pozisyonda iki elle oynama sayesinde elemesine seyirci kalmadı mı? O maçın hakemi Norveçli Hansson’u Beşiktaş’ın CSKA ile oynadığı maçına gönderip ödüllendirmedi mi?
Şimdi bu rezalete Sayın Şenes Erzik’in nasıl bir tavır alacağını bekliyorum. Vilar’ın başkanı olduğu komitenin başkanvekili olarak bu İtalyan’a nasıl bir tepki koyduğunu ve sonuçlarını Türk medyasıyla paylaşmalıdır. “ (Levent Tüzemen)

“AHMET ÇAKAR: MAFYA!.. (SABAH)

Bir eski hakem olarak yukarıdaki başlığı atarken çok zorlandım. Acaba İtalyan hakemin daha doğrusu hakemlerin haklarını mı yiyordum? Düşündüm, taşındım, cevabım çok açık: ASLA.

Dün gece Galatasaray turu İtalyan hakemler nedeniyle kaybetmiştir. Diğer bir deyimle İtalyan hakemler Galatasaray’ı Avrupa yolunda gasp etmişlerdir. Sözüm ona UEFA kale direklerinin yanına birer hakem daha koydu. Bu hakemler kendi ülkelerinde en üst seviyede maç yöneten orta hakemler.
Ve onların Avrupa Ligi maçlarındaki görevleri sadece ceza alanı içinde oluşabilecek ihlalleri hakeme bildirmek.

Sonuçta Galatasaray’ın bu sezonki ikinci hedefi de elinden uçtu gitti. Ama dün gece Galatasaray rakibinden daha kötü değildi. Turu kaybetmeyi asla hak etmediler. Ne İspanya’daki ne de dün geceki futbol Atletico Madrid’den daha kötü değildi. Ama dedik ya, bir İtalyan bazen çok şeye bedel.”

AKŞAM

“Galatasaray’ı hakemler yaktı
İlk maçta elde ettiği avantajlı skorla sahaya çıkan Galatasaray bunu değerlendiremedi. Santrforsuz olarak oynamaları, gol pozisyonlarına girmelerini oldukça zorlaştırdı. İkinci yarıda Elano’nun yerine giren Ayhan, çok kötü bir oyun ortaya koydu. Caner’in üç dakika içersinde benzer iki pozisyonda üst üste iki sarı kart görerek takımını 10 kişi bırakması; kendisi adına bir sorumsuzluk örneğiydi. İtalyan hakem Rocchi, Galatasaray aleyhine sonucu etkileyecek çok önemli bir hata yaptı. Yerde bilerek eliyle topu çeviren İspanyol oyuncu Perea’nın hareketi çok net bir penaltıyı gerektirirken, orta hakem de kale arkasındaki ilave hakem de bu pozisyonu değerlendiremeyip Galatasaray’ın elenmesinde çok önemli rol oynadılar.” (Muhittin Boşat)

FANATIK

“Hakem faciası!
79′da Caner, Perea’yı geçti. Kolombiyalı savunmacı eliyle topu kesti. Asistan hakem Banti, önündeki pozisyonu görmedi, hakem Rocchi devam dedi ve Cim Bom’u yaktı.”

“Kör italyan
Caner’in ayağındaki topa elle müdahalesini görmeyen kör İtalyan olmasa, tur Aslan’a gelebilirdi. 6 hakem ne işe yarıyor, anlamak mümkün değil!…” (Can Çobanoğlu)

“Dün gece asistan hakem Luca Banti, Galatasaray’ın tur şansını avuçlarından söktü, aldı. “ (Serdar TAtlı)

“İtalyan İşi
… Maç boyu ikili mücadelelerde tercihlerini Atletico lehine kullanan Rocchi, çizgi hakeminin de seyrettiği pozisyonda net bir penaltıyı vermeyerek turu Galatasaray’ın elinden aldı, rakibine hediye etti…. “ (Hamit Turhan)

“Made in İtaly
Mavili düdük Gianluca Rocchi. İtalya’nın en formsuz ve en basiretsiz hakemi. Konuşulacak başka bir şey yok..” (Yalçın Dümer)

“Bu coşkuyla moral bulan Galatasaray, oyunu biraz daha ileri oynamaya çalıştığı anda -çok fazla hakem konuşmak istemiyorum ama- asistan hakemin gözlerinin önünde gerçekleşen çok net bir penaltı, aynı zamanda cezası idam(!) olması gereken bir pozisyon es geçildi. Bunun uzantısı olarak hakem sonraki sürece sinirsel anlamda yön vermiş oldu. Hem sahadakilerin hem tribündekilerin psikolojisini bozdu. Aşırı motivasyondan dolayı da Caner, sinirlerine hakim olamayarak üst üste iki sarı kart gördü.” (Hakan Şükür)

STAR

“Atletico Madrid’e hakem hediyesi” (Aziz Üstel)

FOTOMAC

“Dün akşam büyük bir takım gibi oynayamayan G.Saray önce kötü ve akılsız oyununa, sonra da bütün kararlarını Atletico Madrid lehine kullanan hakem Rocchi’nin kurbanıydı.” (Bülent Tulun)

ZAMAN

“İtalyan hakem Gianluca Rocchi, UEFA Avrupa Ligi’nde görev alamayacak bir hakem tiplemesiydi. Her şeyden önce futbolu bilmiyor desek yeridir. …75′te G.Saray ceza alanındaki mücadelede Hakan Balta’nın Reyes’e yaptığı hareketi penaltı ile cezalandırabilirdi. İçimden ‘G.Saray’ın şansıydı’ dedim. Ama 79′da çift hakemli yapılan hata bir takımı ve bir ulusu çok üzdü….9′da Caner’in içinde olduğu haklı isteğini yani penaltıyı vermeyip, 80′de Caner’in bundan dolayı sarı kart görmesine ve 81′de de ikinci sarıdan kırmızı kartla ihraç edilmesine bu tür yanlış hakem kararları sebep oldu. Her ne şekilde olursa olsun Galatasaray bu maçı hakem kararıyla kaybetti. Ve G.Saray’a yazık oldu..

Kırılma anı

Hakemler gözlerini kapattı!

Dakika 79. Skor 1-1. Caner Erkin, ceza alanı içinde Perea’yı oyundan düşürdü. Yerdeki Prea’nın elle müdahelesi hem penaltıyı, hem de bariz gol şansından oyun dışı kalmasını gerektiriyordu. Ancak hem hakem, hem de pozisyonu cepheden net süzebilen asistan hakem, pozisyonu es geçti. ” (Ali Aydın)

FOTOSPOR: “Hakem yıktı / Daum yaktı”

FOTOGOL : “Beş kör adam/ Bir kör kurşun”

RADIKAL

“Galatasaray’ı ‘düşler sahnesi’nden aşağıya ittiler
“… Bu sefer de Servet girdi devreye ve onun darbesiyle sakatlanan Agüero yerini Forlan’a bıraktı (laf arasında; aklıma ‘kasap tartışması ’ gelmedi desem yalan olur)…. 79 ’da Caner’in kaptığı topta Perea topa resmen elle dokundu, ama maçın en kötü isimleri İtalyan hakem beşlisi pozisyonu es geçince penaltı şansı da yitti…. (Bağış Erten)

ebru, Medya, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : ,