27 Ekim 2009

dnz_fb_14may09

Galatasaray’ın Kadıköy’de 10 sezondur kazanamadığı her maç sonrası aynı strateji uygulanıyor. Belki de bu yüzden sonuç değişmiyor, kimbilir!

Strateji şu: Maç şokunu atlattıktan birkaç saat sonra önce akşam televizyon programlarında ve ertesi gün çıkacak onlarca köşe yazısında tüm yorumların temelini saha dışı faktörlerle süslemek, pazartesi akşamı itibariyle gündemi futbol dışına çekmek.

Her Kadıköy derbisi ardından yaşanan olayları sanki başka maçlarda veya Ali Sami Yen’de olmuyormuş gibi göstererek, Fenerbahçe’nin her şekilde cezalandırılması için çalışmak…

Galatasaraylı futbolculara atılan pet şişeleri, Fenerbahçelilere atılan pet şişe dağlarından daha önemli hale sokmak.

90 dakika edilen küfürleri “Aziz Yıldırım’ın hakettiği” noktasına getirip önemsememek…

Elbette Galatasaraylı futbolcuların morali bozulup, oyundan düşüp, rakibe yumruk atmaları haklı kılınırken aynı şartlar Fenerbahçeliler için hafifletici sebep olamıyor! Yani Keita yumruk atabilir, tahrik var, ama Volkan’ın Lincoln’e yaptığı ayıptır, çirkefliktir.  (Keita 3 hafta önce Kasımpaşalı oyuncuya sallamış bile o yumruğu, ne gam!) Devamı…

ebru, Araştırma, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

14 Ekim 2009

daum_tr_s

12 Ekim Pazartesi, “Daum’un harcanan gençleri” başlıklı araştırma yazımız sebebiyle Sabah Gazetesi yazarı Gürcan Bilgiç’e konuk olmuşuz. Her ne kadar sitemizin ismini anmasa da (neden ki?) kısa bir süre içerisinde beklediğimizin de ötesinde fazla kişiye ulaşabilmek hoşumuza gitti. Bunlardan biri de tabi ki; Gürcan Bilgiç.

Ancak konuyu ele alış şekli için aynı kelimeleri kullanamayacağız maalesef. Şöyle diyor Gürcan Bilgiç;

“Sevgili Mehmet (Demirkol) bu yönde bir yazı kaleme aldıktan sonra, Mustafa Kocagül isimli okuyucumdan bir mail geldi. Bir spor blogunda aslında Daum’un ne kadar çok genç yetiştirdiği yönünde örnekler veriliyordu. Çok güldüm.

Her ne sebeple olursa olsun, insanları güldürebilmek güzel bir şey… Ama keşke, güldürürken düşündürebilseydik de.

Çünkü, birazdan inceleyeceğimiz yazısı, yıllardır futbolun içinde olan, köşesinden ve televizyon ekranlarından milyonlara ulaşabilen popüler bir spor yazarının yapmaması gereken hatalarla dolu ve sanki aceleyle kaleme alınmış. İlk önce satır aralarına inelim, sonrasında ise Daum’un Türkiye’deki icraatlarını inceleyelim. Devamı…

altug, Araştırma, kategorisinde yazmış. 44 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , , , , ,

7 Ekim 2009

Daum ve eski ogrencisi Mathias Sammer

Daum, Arda’yı oynatmazdı
Türkiye’de şampiyonluk istiyorsanız Daum bir numaralı tercihtir. Ama Avrupa’da başarı ve yerli oyuncuların iyi kullanımı gibi bir amacınız varsa, hayır.

İmzaladığı gün de fikrim aynı olduğundan bu konuda içim rahat! Fenerbahçe, Daum’u getirerek hedef küçülttü.

Daum kestirme yolları çok iyi bilir. Ülkeyi bizi iyi tanır. Ve amacı sadece ne olursa olsun yerel başarıdır. Bu yüzden Özgür Çek gibi geleceğin milli oyuncusunun gönderilmesi onun için önemli olmaz. Yerine gelen Özer de önemli değildir. Çünkü sıkışmadıkça onu kullanmaz, gelişmesi için uğraşmaz.

Misal Polat, Yıldırım’ın teklifini kabul edip Arda’yı, Fenerbahçe’ye verse, kendi isteğiyle onu oynatmaz.  Tıpkı Topuz olayında olduğu gibi ancak baskıyla ondan biraz yaralanır.

Tersine çevir. Antrenmanların yıldızı Özer-Rijkaard buluşması olsa ne olurdu diye de düşünmeden edemiyor insan…”

Bu satırlar Mehmet Demirkol’un 29 Eylül 2009 tarihli Milliyet gazetesindeki yazısından. Birçok kişi de böyle düşünüyor muhtemelen. Aslında birçok kişi bunlar böyle yazdıkları ve istedikleri için bildikleri gerçekleri bile gözardı edip kendilerine gösterilen sahtenin sahteliğine inanıyor ve onların istediği yönde düşünüyor.

Christoph Daum üzerinden birçok yaygara kopartıldı, kopartılacaktır da…
Şimdilerde moda olan ise gençleri oynatmadığı safsatası.

Christoph Daum, tüm teknik direktörlük hayatı boyunca futbol dünyasına sayısız genç oyuncu bularak, yetiştirerek, geliştirerek kazandırmış, yıldızlar keşfetmiş ve önlerini açmış bir teknik direktördür. Christoph Daum’a yapılacak en mantıksız saldırılardan biri gençlere değer vermediğidir. Çalıştırdığı takımların yaş ortalamasına bakarsanız, genellikle 25 yaş ortalaması etrafında gezdiğini görmeniz bile yeterli olacaktır ki, elbette bunun yetmeyeceği gözlere girsin diye biz birkaç örnekle durumu ortaya koyalım.

Halep oradaysa arşın burada durumları yani. Devamı…

baran, Araştırma, kategorisinde yazmış. 40 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

3 Ekim 2009

Final Serisinde Organize Doping İddiası

Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren basketbolumuzda “doping” yeniden tartışılmaya başlandı…

Önce Efes Pilsen’in ve milli takımımızın deneyimli oyuncusu Kerem Gönlüm’de yasaklı madde Cathine’e rastlandı. Kerem’in temiz sicili, övülen karakteri sebebiyle kamuoyundan büyük destek görmesiyle başlayan bu süreç, yine Kerem’in ilginç açıklamasıyla şekil değiştirdi. Fenerbahçe’nin basın toplantısı ile ortam gerildi.

Birinci bölümde süreci inceleyeceğiz.

İkinci bölümde Efes Pilsen açıklamalarının satır aralarına bakacağız.

Üçüncü bölümde ise, Cathine maddesi hakkında bilgiler vereceğiz

Son bölümde ise sorularımız olacak. Devamı…

altug, Araştırma, kategorisinde yazmış. 7 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , ,

22 Eylül 2009

europaleague

Herşey Aziz Yıldırım’ın Türkiye Süper Ligi’nde elde edilecek başarıyı öncelikli hedef göstermesi ile başladı. Ligimizi tanıyan ve bu ligde daha önce iki ayrı takımla şampiyon olmayı başarmış olan Daum takımın teknik direktörü olduğunda ise “tirajik” hedef belli olmuştu.  Öyle ya, Daum Türkiye’de başarılı olmuş ama camianın Avrupa Kupaları’ndaki beklentilerini karşılayamamış bir teknik direktör olarak çoktan etiketlenmişti.

Kızılca kıyamet koptu… Devamı…

altug, Araştırma, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.