<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>t(i)rajik &#187; Araştırma</title>
	<atom:link href="http://www.tirajik.com/category/arastirma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tirajik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 11:15:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>14 Mayıs 2006&#8242;da Kim Ne Demiş? Ne Diyememiş</title>
		<link>http://www.tirajik.com/14-mayis-2006da-kim-ne-demis-ne-diyememis/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/14-mayis-2006da-kim-ne-demis-ne-diyememis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 12:46:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Fikr-i Takip]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Çakar]]></category>
		<category><![CDATA[Atilla Gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[Bahri Havadır]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[Denizlispor]]></category>
		<category><![CDATA[Derby]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Güven]]></category>
		<category><![CDATA[Erman Toroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Altaylı]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Gürcan Bilgiç]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Özer]]></category>
		<category><![CDATA[İlker Yasin]]></category>
		<category><![CDATA[Kanat Atkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Demirkol]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Üründül]]></category>
		<category><![CDATA[Serdar Ali Çeliker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray&#8217;ın Kadıköy&#8217;de 10 sezondur kazanamadığı her maç sonrası aynı strateji uygulanıyor. Belki de bu yüzden sonuç değişmiyor, kimbilir! Strateji şu: Maç şokunu atlattıktan birkaç saat sonra önce akşam televizyon programlarında ve ertesi gün çıkacak onlarca köşe yazısında tüm yorumların temelini saha dışı faktörlerle süslemek, pazartesi akşamı itibariyle gündemi futbol dışına çekmek. Her Kadıköy derbisi ardından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/dnz_fb_14may09.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-659" title="dnz_fb_14may09" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/dnz_fb_14may09-409x300.jpg" alt="dnz_fb_14may09" width="409" height="300" /></a></p>
<p>Galatasaray&#8217;ın Kadıköy&#8217;de 10 sezondur kazanamadığı her maç sonrası aynı strateji uygulanıyor. Belki de bu yüzden sonuç değişmiyor, kimbilir!</p>
<p>Strateji şu: Maç şokunu atlattıktan birkaç saat sonra önce akşam televizyon programlarında ve ertesi gün çıkacak onlarca köşe yazısında tüm yorumların temelini saha dışı faktörlerle süslemek, pazartesi akşamı itibariyle gündemi futbol dışına çekmek.</p>
<p>Her Kadıköy derbisi ardından yaşanan olayları sanki başka maçlarda veya Ali Sami Yen&#8217;de olmuyormuş gibi göstererek, Fenerbahçe&#8217;nin her şekilde cezalandırılması için çalışmak&#8230;</p>
<p>Galatasaraylı futbolculara atılan pet şişeleri, Fenerbahçelilere atılan pet şişe dağlarından daha önemli hale sokmak.</p>
<p>90 dakika edilen küfürleri &#8220;Aziz Yıldırım&#8217;ın hakettiği&#8221; noktasına getirip önemsememek&#8230;</p>
<p>Elbette Galatasaraylı futbolcuların morali bozulup, oyundan düşüp, rakibe yumruk atmaları haklı kılınırken aynı şartlar Fenerbahçeliler için hafifletici sebep olamıyor! Yani Keita yumruk atabilir, tahrik var, ama Volkan&#8217;ın Lincoln&#8217;e yaptığı ayıptır, çirkefliktir.  (Keita 3 hafta önce Kasımpaşalı oyuncuya sallamış bile o yumruğu, ne gam!) <span id="more-679"></span></p>
<p>Yeni taktik ise &#8220;İngiltere&#8217;de, Almanya&#8217;da olsa bu maç başlar mıydı&#8221;. Başlamazdı belki. Peki geçen yıllardaki Ali Sami Yen maçları başlar mıydı?Bitirilir miydi? Bu sezon ligdeki birçok maç başlar ve bitirilir miydi? Uzağa gitmeyelim, Diyarbakır &#8211; Fenerbahçe maçı biter miydi? Ya da eskiye dönelim; 2006&#8242;daki Denizlispor-Fenerbahçe maçı başka hangi ülkede başlar ve bitirilirdi? Hangi ülkede o maçın sonucu tescil edilirdi?</p>
<p>Sebep sadece kan akması mı? Yani onlarca stadda, onlarca maçta atılanlar isabet etmedi diye her türlü belaltı icraat görmezden mi gelinmeli? Yoksa kanın kimden aktığı mı önemli?</p>
<p>Dönüp bakalım aynı kalemler neler yazmış o tarihte (14 Mayıs 2006). Bakalım o zaman nasıl sadece futbol konuşulmuş. Bugün neler yazdıklarını bulmayı da size bırakıyoruz:</p>
<p>Deniz Gökçe:<br />
<a href="http://arsiv.aksam.com.tr/yazar.asp?a=39961,10,37&amp;tarih=15.05.2006" target="_blank"> http://arsiv.aksam.com.tr/yazar.asp?a=39961,10,37&amp;tarih=15.05.2006</a></p>
<p>Bahri Havadır:<br />
<a href="http://http://arsiv.aksam.com.tr/yazar.asp?a=39963,10,47&amp;tarih=15.05.2006" target="_blank"> http://arsiv.aksam.com.tr/yazar.asp?a=39963,10,47&amp;tarih=15.05.2006</a></p>
<p>Kanat Atkaya:<br />
<a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4414628&amp;tarih=2006-05-15" target="_blank"> http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4414628&amp;tarih=2006-05-15</a></p>
<p>Mehmet Demirkol: -<br />
<a href="http://http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/ydemirkol.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/ydemirkol.html</a><br />
<a href="http://" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/16/spor/ydemirkol.html</a></p>
<p>Atilla Gökçe:<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/ygokce.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/ygokce.html</a><br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/05/17/spor/ygokce.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/17/spor/ygokce.html</a></p>
<p>Ercan Güven: -<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/yguven.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/yguven.html</a><br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/05/16/spor/yguven.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/16/spor/yguven.html</a></p>
<p>Halil Özer: -<br />
<a href="http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/yozer.html" target="_blank"> http://www.milliyet.com.tr/2006/05/15/spor/yozer.html</a></p>
<p>Levent Tüzemen:<br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/tuzemen/2006/05/15/Allah_in_adaleti1" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/tuzemen/2006/05/15/Allah_in_adaleti1</a><br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/tuzemen/2006/05/16/sampiyon_olalim_prim_istemiyoruz" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/tuzemen/2006/05/16/sampiyon_olalim_prim_istemiyoruz</a></p>
<p>Gürcan Bilgiç:<br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/bilgic/2006/05/15/Tertemiz_kaldilar" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/bilgic/2006/05/15/Tertemiz_kaldilar</a><br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/bilgic/2006/05/16/Hesabi__reis__oder" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/bilgic/2006/05/16/Hesabi__reis__oder</a></p>
<p>Ömer Üründül:<br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/urundul/2006/05/16/Daum_harakiri_yapti1" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/urundul/2006/05/16/Daum_harakiri_yapti1</a></p>
<p>Serdar Ali Çelikler:<br />
<a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/celikler/2006/05/16/Bir_sezonun_ozeti" target="_blank"> http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/celikler/2006/05/16/Bir_sezonun_ozeti</a></p>
<p>İlker Yasin:<br />
<a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4414627&amp;tarih=2006-05-15" target="_blank"> http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4414627&amp;tarih=2006-05-15</a></p>
<p>Erman Toroğlu:<br />
<a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4426273&amp;tarih=2006-05-17" target="_blank"> http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4426273&amp;tarih=2006-05-17</a></p>
<p>Fatih Altaylı:  (ligin son haftası sıfır hata ile noktalandı)<br />
<a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2006/05/16/altayli.html" target="_blank"> http://arsiv.sabah.com.tr/2006/05/16/altayli.html</a></p>
<p><span style="line-height: 8px;">Hakan Can:</span></p>
<p><span style="color: #551a8b; text-decoration: underline;"><a href="http://fanatik.ekolay.net/Super-Lig-Unutulmaz_6_YazarDetay_4172_1.htm"></a><a href="http://fanatik.ekolay.net/Super-Lig-Gercekten-sampiyon_6_YazarDetay_4171_1.htm">http://fanatik.ekolay.net/Super-Lig-Gercekten-sampiyon_6_YazarDetay_4171_1.htm</a></span></p>
<p><span style="line-height: 8px;">Oğuz Dizer:</span></p>
<p><a href="http://fanatik.ekolay.net/Fenerbahce-Ne-demistim_6_YazarDetay_6198_5.htm">http://fanatik.ekolay.net/Fenerbahce-Ne-demistim_6_YazarDetay_6198_5.htm</a></p>
<p><span style="line-height: 12px;">vs. vs. vs. vs.</span></p>
<p>Sadece Ahmet Çakar:</p>
<p><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/cakar/2006/05/17/Dereli_maci_tatil_etmeliydi" target="_blank">http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/cakar/2006/05/17/Dereli_maci_tatil_etmeliydi</a></p>
<p>Ceza verilsin. Fenerbahçe bunlarla mücadele etmeye alışkın. Hep Fenerbahçe alttan almak zorunda kalsın, hep onlar özür dilesin. Saha içi çirkefliği karakter haline getirip bunu nesilden nesile aktaran kültür 10 küsur yıldır eleştirilmesin; Cristian, Carlos, Lugano futbolun utancı ilan edilsin. Ama &#8220;tarafsız&#8221; kimliği arkasına saklanıp &#8220;güce tapanların&#8221; yarattığı bu yalan dünyanın &#8220;korunan&#8221; kesimi kendisini böyle kandırmaya devam ettikçe ve &#8220;kollanmaya&#8221; devam edildikçe Kadıköy&#8217;deki kaide değişmeyecektir. Türk futbolu da bataklıktan kurtulamayacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/14-mayis-2006da-kim-ne-demis-ne-diyememis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daum&#8217;un Harcanan Türk Gençleri !</title>
		<link>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-turk-gencleri/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-turk-gencleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 23:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Alpay Özalan]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Christoph Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan İnler]]></category>
		<category><![CDATA[Gürcan Bilgiç]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Mansız]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet Çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Şanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Ligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[12 Ekim Pazartesi, &#8220;Daum&#8217;un harcanan gençleri&#8221; başlıklı araştırma yazımız sebebiyle Sabah Gazetesi yazarı Gürcan Bilgiç&#8217;e konuk olmuşuz. Her ne kadar sitemizin ismini anmasa da (neden ki?) kısa bir süre içerisinde beklediğimizin de ötesinde fazla kişiye ulaşabilmek hoşumuza gitti. Bunlardan biri de tabi ki; Gürcan Bilgiç. Ancak konuyu ele alış şekli için aynı kelimeleri kullanamayacağız maalesef. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-357" title="daum_tr_s" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daum_tr_s.jpg" alt="daum_tr_s" width="490" height="326" /></p>
<p>12 Ekim Pazartesi, &#8220;<a href="http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-gencleri/" target="_blank">Daum&#8217;un harcanan gençleri</a>&#8221; başlıklı araştırma yazımız sebebiyle Sabah Gazetesi yazarı Gürcan Bilgiç&#8217;e konuk olmuşuz. Her ne kadar sitemizin ismini anmasa da (neden ki?) kısa bir süre içerisinde beklediğimizin de ötesinde fazla kişiye ulaşabilmek hoşumuza gitti. Bunlardan biri de tabi ki; Gürcan Bilgiç.</p>
<p>Ancak konuyu ele alış şekli için aynı kelimeleri kullanamayacağız maalesef. Şöyle diyor Gürcan Bilgiç;</p>
<p><em>&#8220;Sevgili Mehmet (Demirkol) bu yönde bir yazı kaleme aldıktan sonra, Mustafa Kocagül isimli okuyucumdan bir mail geldi. </em><strong><em><span style="font-weight: normal;">B</span><span style="font-weight: normal;"><span style="font-weight: normal;">i</span></span><span style="font-weight: normal;">r spor blogunda aslında Daum&#8217;un ne kadar çok genç yetiştirdiği yönünde örnekler veriliyordu.</span> Çok güldüm.<em>&#8220;</em></em></strong></p>
<p>Her ne sebeple olursa olsun, insanları güldürebilmek güzel bir şey&#8230; Ama keşke, güldürürken <strong>düşündürebilseydik</strong> de.</p>
<p>Çünkü, birazdan inceleyeceğimiz yazısı, yıllardır futbolun içinde olan, köşesinden ve televizyon ekranlarından milyonlara ulaşabilen popüler bir spor yazarının yapmaması gereken hatalarla dolu ve sanki aceleyle kaleme alınmış. İlk önce satır aralarına inelim, sonrasında ise Daum&#8217;un Türkiye&#8217;deki icraatlarını inceleyelim.<span id="more-312"></span></p>
<p>Devam ediyor Gürcan Bilgiç:</p>
<p>&#8220;<em>Örnekler doğruydu ama Daum&#8217;un Beşiktaş&#8217;a gelmesi ile birlikte mazide kalmış gelişmelerdi. Tayfun Korkut&#8217;u beğenmeyen ve Fenerbahçe&#8217;ye kazandıran o dönemin Beşiktaş teknik direktörü Daum&#8217;du&#8230; Bugün Milli takım&#8217;ın kalesini koruyan Volkan Demirel için </em><strong><em>&#8220;Bana kabuslar gördürüyor&#8221; </em></strong><em>diyen de Daum&#8217;du.<br />
</em></p>
<p><em>Udinese&#8217;nin ve İsviçre Milli Takımı&#8217;nın en önemli orta saha oyuncularından </em><strong><em>Gökhan İnler&#8217;i deneyip de, hiç beğenmeyen kimdi acaba?<br />
</em></strong><em></em></p>
<p><em>Sahi; <strong>Servet Çetin&#8217;i veya Nobre&#8217;yi ne için bırakmıştı Fenerbahçe?</strong><br />
</em></p>
<p><em>Keşke Daum incelemesini yapan arkadaşlar, ilk anda aklıma gelen bu isimleri de merak etselerdi.</em>&#8221;</p>
<p>Değerlendirmeye sondan başlayalım çünkü <strong>yazının sonu çok çarpıcı ve yoruma açık olmayacak şekilde yanlış bilgiler içeriyor.</strong></p>
<p><strong>1.</strong> <strong>Fenerbahçe Servet Çetin&#8217;i Daum döneminde bırakmadı.</strong> Aksine Daum, Fenerbahçe&#8217;deki ilk sezonunda Servet&#8217;in sıklıkla yedek kalmaktan şikayet ederek sezon sonunda ayrılma isteğine ve gidişine onay vermedi. Bir sezon sonrasında Luciano &#8211; Tomas tandemini bozup, formayı Servet&#8217;e teslim ederek güvenini gösteren kişi Daum&#8217;du. O dönem Fenerbahçe&#8217;nin savunması Luciano tecrübesinin yanında yer alan Servet ve Servet&#8217;le aynı yaştaki Belçika menşeili Önder Turacı&#8217;dan oluşmuştu. Christoph Daum Fenerbahçe&#8217;nin sağ kanat savunuculuğunu ise dakikalarını Önder ile paylaşan bir diğer genç oyuncu Serkan Balcı&#8217;ya emanet etmişti. Servet&#8217;in 2005 Mart&#8217;ında tarak kemiğindeki kırıktan dolayı 6 ay tedavi gördüğünü ve Fenerbahçe&#8217;nin Edu Dracena, Lugano, Yasin Çakmak&#8217;ı (Ümit Milli) transfer ettiğini not olarak düşelim.</p>
<p><strong>Yanlış bilginin önüne geçelim : Servet,  Zico&#8217;nun &#8220;gidebilir&#8221; raporu neticesinde ayrıldı. Süreçte uzun süreli sakatlığı önemli rol oynadı.</strong></p>
<p><strong>2. </strong><strong>Nobre&#8217;yi daha 23 yaşındayken transfer eden ve 2,5 sezon maksimum verim alan kişi Daum&#8217;dur.</strong> Gönderilmesinin sebebi o bölgeye daha iyi bir golcü alma isteğiydi. Ve buna bağlı olarak yabancı sınırı&#8230; Malum Nobre, Murat Aksu vasıtasıyla Türk vatandaşlığına geçmeden önce yabancı statüsündeydi. Sonrasındaki transfer harekatının gecikmesi, zamanında Gürcan Bilgiç&#8217;in de dile getirdiği gibi anlaşılan bazı oyuncuların (Morientes?) Daum ve Başkan Aziz Yıldırım&#8217;ın istifası sebebiyle doğan belirsizlik yüzünden transfer edilememesi konumuzun çok dışında bir süreçtir.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-354" title="inler" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/inler.jpg" alt="inler" width="460" height="276" /></p>
<p><strong>3.</strong> Daum, iddia edildiğinin aksine, <strong>Gökhan İnler&#8217;i</strong> denedi ve <strong>&#8220;beğendi&#8221;</strong>. Kendisiyle ön sözleşme imzalandı. Daha sonra anlaşmanın neden gerçeklik kazanmadığı ile ilgili konuyu Gökhan İnler, kendi sitesi olan www.inler.ch adresinde şu şekilde anlatıyor:</p>
<p>&#8220;(Fenerbahçeli bir fan&#8217;ın sorusu üzerine) Selam Oguzhan, tabiki her türk genci gibi benim hayalimde türk milli takiminda oynamakti. Malesef türk milli takimindan bekledigim ilgiyi göremedim. Isvicre milli takimi bana daha cok ilgi gösterdi, normal olarak bende Isvicre milli takimini tercih ettim. <strong>Beni Daum degil, Fenerbahcenin yönetimi istemedi.</strong> Onlar daha iyi bilir niye beni istemediler. Selamlar Gökhan&#8221;</p>
<p><strong>Merak edenler için orjinal link : </strong><a href="http://www.inler.ch/index.php?121A0A1A3272">http://www.inler.ch/index.php?121A0A1A3272</a></p>
<p><a href="http://www.inler.ch/index.php?121A0A1A3272"></a>Yönetimin neden istemediği ile ilgili en gerçekçi iddia yetiştirme bedeli ödenmesi gerektiği. Ardından, Gökhan İnler Beşiktaş ve Galatasaray&#8217;a da öneriliyor ama anlaşma gerçekleşmiyor&#8230; Yukarıdaki açıklama ışığında daha kesin bilgiyi Sayın Gürcan Bilgiç verebilir (araştırırsa !) belki.</p>
<p>Özet olarak yıllardır yanlış bir şekilde yansıtılan ve özellikle Euro 2008&#8242;den sonra <strong>akıllara yerleştirilen</strong> &#8220;Daum, Gökhan İnler&#8217;i beğenmedi&#8221; kalıbı bir safsatadan ibarettir.</p>
<p><strong>4.</strong> Daum&#8217;un Volkan ile ilgili demecini çok iyi hatırlıyoruz. Volkan bir hazırlık maçında (Almanya&#8217;da FC Köln&#8217;le sezon başı oynanan hazırlık maçı) birbirinin kopyası freekick golleri yemişti. Ama çıkışın sebebi tam anlamıyla hazırlık maçında yenen goller değildi. Daum, Volkan&#8217;a sezon öncesi kampına hazır gelmesi için özel bir program vermişti. Atletik yeteneklerini geliştirmeye uğraşıyorlardı. Ancak Volkan programa uymadığı gibi bir de programda olmayan şekilde vücudunun üst bölgesini geliştirecek ağırlık çalışmaları yapmış, hem kilo almış hem de çevikliğinden kaybetmişti. Bu sorumsuzluk Daum&#8217;u çılgına döndürdü&#8230; Ki zaten Recep Biler de yeterli bulunmuyor ve kaliteli bir kaleciye ihtiyaç duyuluyordu. <strong>Süreci &#8220;Daum gençlere güvenmiyor&#8221; şeklinde açıklamak yaşananları tam anlamıyla aktarmamaktır.</strong></p>
<p>Daum &#8211; Volkan ilişkisini incelerken, Zico &#8211; Volkan sürecini de değerlendirmek lazım. Zico, 100. yıl şampiyonluğunu Volkan ile değil Serdar Kulbilge ile kazandı. <strong>Volkan&#8217;ın yetenekleri meydanda ama bugün geldiği nokta, kendi zihinsel devrimi ile ilgilidir. Ve son 2 sezonu kapsar</strong>.</p>
<p><strong>5. </strong>Yukarıda alıntı yaptığımız argümanlar arasında en elle tutulur olanı Tayfun Korkut meselesidir. Ama süreci 1995 Beşiktaş&#8217;ı ve 1995 Fenerbahçe&#8217;sinin ihtiyaçlarını gözardı ederek aktaramayız. Fenerbahçe kadrosunun ihtiyacı Tayfun gibi bir dinamoydu. Beşiktaş&#8217;ın ise 19-23 yaş aralığı üzerine şekillenmiş o döneme göre dinamik bir kadrosu zaten vardı. <strong>Evet bu tercih bir hata olabilir. Ancak yıllarını bu mesleğe vermiş, takımlar yaratmış, sayısız oyuncuya katkıda bulunmuş Daum&#8217;u eleştirmek için yeterli midir?</strong></p>
<p>Gürcan Bilgiç, ilk aklına gelenleri yazmış&#8230; Biz de yazının devamında ilk aklımıza gelen isimleri yazacağız.</p>
<p>Ama ondan önce şu son paragrafından da alıntı yapmak istiyoruz:</p>
<p><em>&#8220;Daum&#8217;un bu konudaki hikayesi aslında ilginçtir. Doğru mu bilemiyorum ama bir efsaneye göre, Stuttgart&#8217;ı çalıştırırken, son 20 dakikaya 2-0 önde girdiği bir maçta, oyuna iki genç oyuncu birden sokar. Bu oyuncuların hatalarıyla 90 dakika 2-2 biter. Bu maç sonrasında Daum, </em><strong><em>&#8220;Bir daha genç kazanmayı bana kimse teklif etmesin&#8221; </em></strong><em>der. O günden beri de skor için oynatır takımını. </em><strong><em>Bu da madalyonun öbür yüzü olabilir&#8230;&#8221;</em></strong></p>
<p>Demecin doğru olup olmadığını biz de bilmiyoruz. Ancak Daum böyle bir laf etmişse bile pratikte gerçeğe dökmediği kesindir. Zira orjinal yazıda anlatılan dönemler içerisinde <strong>en başarılı</strong> ve <strong>verimli</strong> zamanlarından biri Leverkusen yıllarıdır.  Ve Daum&#8217;un Leverkusen macerası, 1993-1996 yılları arasında Beşiktaş&#8217;ı çalıştırmasının ardından başlar. <strong>Stuttgart döneminden 4-5 sene sonrasına</strong> denk gelir. <strong>Söz konusu Leverkusen döneminde hangi oyuncuların yetiştiği, geliştiği Sayın Bilgiç&#8217;i güldüren yazıda detaylarıyla mevcuttur.</strong></p>
<p>Daum&#8217;un Almanya yıllarının incelendiği yazıyı yayına alırken kimileri tarafından önemsenmeyeceğini, &#8220;Almanya&#8217;dan bize ne !&#8221; deneceğini  adımız gibi biliyorduk. Çünkü <strong>T(i)rajik</strong> olan budur !</p>
<p><strong>Evet gelelim Daum&#8217;un harcanan &#8220;Türk&#8221; gençlerine. </strong></p>
<p>Aşağıdaki satırları okurken &#8220;<strong>Daum&#8217;un gençlerin gelişimine katkı yapmayan bir teknik direktör</strong>&#8221;  olduğu iddiası aklınızın bir köşesinde dursun&#8230;</p>
<p><strong>1993&#8242;e geri dönelim&#8230;</strong></p>
<p>İyice yaşlanmış olan Beşiktaş&#8217;ın efsane 80&#8242;li yıllar çekirdeği uzatmaları oynamaktadır. Bir revizyon şarttır. Gordon Milne önderliğinde bazı potansiyeli yüksek gençlerin takıma monte edilme süreci başlar. 92-93 sezonun ikinci yarısında şans bulmaya başlayan Sergen (1972), Trabzonspor&#8217;dan transfer edilen Genç Milli takımın golcüsü Oktay (1975) ve Altay&#8217;dan alınan Alpay (1973) en potansiyelli oyuncular olarak göze çarpmaktadır. Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve şampiyonluk yarışının gerisinde kalınır. Devre arasında Gordon Milne ile yollar ayrılır ve Christoph Daum ile anlaşılır.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-347" title="alpay" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/alpay.jpg" alt="alpay" width="423" height="238" /></p>
<p>Daum eldeki geç jenerasyonu işlemeye başlar. Bu üç genç oyuncu ligin ikinci yarısında Gordon Milne&#8217;in bıraktığı yerden devam ederler. Daum onlara 1973 doğumlu Metin Uzun&#8217;u da ilave eder ve ligin kalan bölümünde 7 maçta görev verir. Şampiyonluk yarışından kopulmuştur ama Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanılmıştır.</p>
<p>1994-95 sezonunda Beşiktaş o ana kadarki Türk futbol tarihinin en pahalı transferine imza atar ve Samsunspor&#8217;dan Ertuğrul alınır. 1969 doğumlu Ertuğrul Sağlam 25 yaşındadır. Şampiyonlukla kapatılan 1994-95 sezonunda, Sergen Yalçın 27, Oktay Derelioğlu 21, Alpay Özalan 29 maçta görev alırlar. Daum bu genç nüveye Sertan Eser&#8217;i de ekler. 1974 doğumlu Sertan, 22 maçta forma giyer. Rotasyona eklenen diğer oyuncu da <strong>Serdar Topraktepe</strong>&#8216;dir ve Beşiktaş&#8217;ın şampiyon kadrosunda yer bulduğunda <strong>18 yaşındadır</strong>.</p>
<p>1995-96 Daum&#8217;un 1. Beşiktaş macerasının sonudur. Konumuzla ilgili olan kısmında Serdar&#8217;ın 15, Sertan&#8217;ın 14 maçta yer bulduğunu görürüz. <strong>Bu sene de Daum yeni bir genci takım rotasyonuna katmıştır. 1975 Doğumlu Mustafa Özkan uzun Süperlig kariyerinde belki de en iyi sezonuna imza atarak 20 maç forma bulur ve 7 gol atar.</strong></p>
<p>2001-2002 sezonunda Daum ile Beşiktaş&#8217;ın yolları bir kez daha kesişir ancak bu kez işler ilk buluşmadaki gibi iyi gitmez ve Daum sezon sonu ayrılır. O dönemlerden akıllarımızda kalan en önemli olay Daum&#8217;un takımın genç yıldızı Nihat ile ilgili olarak söylediği &#8220;Nihat&#8217;ı satmak, şampiyonluğu satmaktır&#8221; sözüdür.</p>
<p><strong>2002-2003 sezonunda lig tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiren Fenerbahçe yeni bir yapılanmaya gider.</strong></p>
<p>Bir sene önce takıma katılan 1981 doğumlu Kemal Aslan ve 1982 doğumlu Tuncay Şanlı&#8217;ya, 81 doğumlu Selçuk Şahin, 81 doğumlu Servet Çetin, 83 doğumlu Mahmut Hanefi Erdoğdu, 1979 doğumlu Mehmet Yozgatlı, 1980 doğumlu &#8220;Marcio&#8221; Nobre ilave edilmiş. 1983 doğumlu ve hakikaten &#8220;genç&#8221; olan Semih, 1978 doğumlu Ali Güneş, 1979 doğumlu İsmail Güldüren, 1981 doğumlu Serhat Akın kadroda tutulmuştur.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-348" title="fb2003-2004" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/fb2003-2004.jpg" alt="fb2003-2004" width="490" height="348" /></p>
<p>Christoph Daum&#8217;a bu gençlerden takım yaratması söylenir&#8230; Daum kendisine verilen görevi başarıyla yerine getirecektir.</p>
<p>2003-2004 sezonunu şampiyon olarak kapatan Fenerbahçe&#8217;de, Tuncay Şanlı (sol kanat &#8211; forvet tartışmaları arasında) 19 gol ile takımın en skorer ikinci oyuncusu olur. Kemal Aslan sakatlanana kadar 14 maçta düzenli olarak forma giyer. Serhat 21 maçta oynar ve 8 gol, 8 asistlik katkı yapar. Selçuk Şahin 25, devre arasında transfer edilen Mehmet Yozgatlı 11, Semih Şentürk 13, Servet Çetin 8 maç forma giyerler. Mehmet Ali Güneş en başarılı sezonunu geçirir ve milli takım seviyesine kadar yükselir. Taraftarın büyük tepkisi ile gönderilen (ve daha sonra Almanya&#8217;da yılın kalecisi seçilen)  Robert Enke&#8217;nin yerini Recep Biler (1981) ve Volkan Demirel (1981) başarıyla doldururlar.</p>
<p>Bir sonraki sezonun şampiyonu yine Fenerbahçe&#8217;dir. Çekirdek kadrosunu koruyup iki genç oyuncu daha transfer ederler: 1983 doğumlu Serkan Balcı ve 1981 doğumlu Önder Turacı. Takımın genç yıldızı Tuncay Şanlı 31 maçta görev alır. <strong>Fenerbahçe tribünlerinin bile kendisine sırt çevirdiği ve ıslıkladığı bu sezonda yine mevki tartışmaları süredursun, ondan formayı almayan kişi Daum&#8217;dur. </strong>Serhat 26 maçta oynar. Selçuk Şahin 17 maçta forma giyer. Yeni transfer Serkan 26, Önder 27 maçta görev alırlar. Mehmet Yozgatlı 28, yine sakatlıklarla boğuşan Kemal Arslan 14 maçta kadrodadır. <strong>Daum, Servet Çetin ve Önder Turacı&#8217;ya güvenerek Tomas&#8217;ı göndermiştir. Nitekim Servet Çetin 23 maçta yer alır. </strong>(Ki başlangıçta bu hamlesi çok eleştirilmiştir.)</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-350" title="fb2004-2005" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/fb2004-2005.jpg" alt="fb2004-2005" width="490" height="367" /></p>
<p>Çekirdek kadrosunu kurmuş olan Fenerbahçe artık hedef büyütmüş ve yıldız oyuncular transfer etmeye başlamıştır. 2004 yazında kadroya katılan Alex De Souza&#8217;ya, 2005 kışında Anelka ve 2005 yazında Appiah eklenir. Kadroda yer alan yıldızların artmasıyla birlikte rotasyon zorlaşsa da 2005-2006 sezonunda Selçuk Şahin 17, Semih Şentürk 22, Serkan Balcı 31, Tuncay Şanlı 30, Önder Turacı 29, Mehmet Yozgatlı 27, Önder ile tandemi paylaşan Servet 11 maçta görev alır. Mart 2005&#8242; de tarak kemiğinin kırılmasına ve 6 ay sahalardan uzak kalacağı bir tedavi sürecine girmesine rağmen Avrupa Kupası maçlarıyla birlikte 23 maçta forma giymiştir Servet. <strong>Daum ile birlikte 2,5 senede çıktığı maç sayısı 79&#8242;dur.</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-351" title="tuncay" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/tuncay.jpg" alt="tuncay" width="490" height="360" /></p>
<p><strong>Biraz rakamların altını dolduralım;</strong></p>
<p>Öncelikle kabul edelim, Daum elindeki oyunculardan maksimum verimi almayı bilir, onları doğru zamanda ve doğru yerlerde kullanır&#8230; Sadece bu özelliği ile bile oyuncu gelişimine katkıda bulunur.</p>
<p>Bakın Tuncay Fenerbahçe&#8217;ye transferini nasıl anlatıyor:</p>
<p><em>&#8220;Sakaryaspor’da oynadığım dönemdeki üç büyük kulübün takımını çizdik tahtaya. Üç kulübün takım kadrolarını yerleştirdik. Fenerbahçe’de hep teknik kapasitesi yüksek oyuncular vardı. Serhat ve Ali Güneş ise koşu ve mücadele anlamında kendilerini ön plana çıkartmışlardı. Ben de bu özelliklerimi bildiğim için Fenerbahçe’ye gelirsem, hem seyirci hem atmosfer anlamında mücadelemi ortaya koyarsam bir avantajımın olduğunu düşündüm. Böyle karar verdik.&#8221;</em></p>
<p>Yolun başında, <strong>mücadele gücü dışında bir artısını göremeyen Tuncay</strong> Ingiltere&#8217;ye bir sol açık olarak transfer oldu. Tartışmalarla geçen Türkiye kariyerinde, <strong>takım oyununu, taktik disiplini öğrendi, savunma yetilerini ortalamanın üzerine çekti, tekniğini geliştirebildi.</strong></p>
<p>Tuncay üzerinden yürütülen mevki tartışmasının benzeri İngiltere&#8217;de bir kaç sene öncesine denk gelir; Sir Alex Ferguson, genç stoper John O&#8217;Shea&#8217;yı defanın kanatlarında kullanmaktadır. Basın toplantısında kendisine bu konu sorulur ve eleştirilir. <strong>Alex Ferguson, O&#8217;Shea&#8217;nın doğuştan gelen stoper yetenekleri olduğunu idmanlarda zaten bunun çalışmalarını yaptıklarını, ama bek olarak oynatarak hızlı oyuncular karşısındaki yeteneklerini, oyun ve pozisyon bilgisini geliştirmeye çalıştıklarını anlatır.</strong> Hatta Ferguson bununla da yetinmez bir Liverpool maçına O&#8217;Shea&#8217;yı ortasahada oynatır&#8230;</p>
<p>Oyuncu yetiştirmek, oyuncu gelişimine katkıda bulunmak biraz da böyle bir şey&#8230; <strong>Oyuncuları çok yönlü hale getirmek ve takım içerisinde maksimum verim alınabilecek bölgeyi keşfetmek</strong>&#8230; Hatırlayın, Tuncay tartışmaları sürerken Fenerbahçe&#8217;nin önünde seçenekler vardı: Tuncay iddia edildiği gibi gerçek yeri olan forvette Nobre, PVH, Alex gibi isimlerle dakikaları paylaşır ya da yeni birşeyler öğrenebilirdi. <strong>Daum öğretmeyi, Tuncay ise &#8220;geç de olsa&#8221; öğrenmeyi seçti. Bugun geldiği noktada karşılıklı özveri ve risk paylaşımının rolünü inkar edemeyiz.</strong></p>
<p><strong>Sıradan bir sağ kanat hücumcusu  Marco Aurelio&#8217;nun yükselişini adım adım izledik</strong>&#8230; Daum&#8217;un elinde Türkiye için vazgeçilmez oyuncu haline geldi. <strong>Demode libero Ümit Özat en verimli dönemlerini Daum ile birlikte geçirdi</strong>. Serhat Akın, Anderlecht gibi köklü bir takıma Fenerbahçe kariyeri ile transfer olabildi. Unutmayın, <strong>bir teknik direktör 26-27 yaşındaki oyuncusuna alıştığından bambaşka bir rolü benimsetiyor ve gelişimini sağlayabiliyorsa Tuncay örneğinde olduğu gibi 18-20 yaşındaki gençlerle çok daha iyisini başarabilir</strong>.</p>
<p>Benzer şekilde <strong>Fenerbahçe&#8217;de yaşadığı &#8220;istikrarı&#8221; transfer olduğu diğer büyük takımlarda sürdürememiş</strong> pek çok oyuncu var. <strong>Ali Güneş</strong>, en verimli sezonunu yaşadığı ve A Milli Takima kadar yükseldiği 2004 yılından sonra Beşiktaş macerasında tutunamadı. Keza <strong>Mehmet Yozgatlı</strong> da benzer kaderi paylaşan oyunculardandır. <strong>Nobre</strong>, Türk vatandaşlığına geçmesine rağmen Fenerbahçe performansının uzağında kaldı. Serkan Balcı ilk 11 sözü ile gittiği Trabzonspor&#8217;da hayal kırıklığı yaşadı.</p>
<p><strong>Rakamlara desteğe devam edelim; </strong></p>
<p><strong></strong>Bir dönem milli takımımızın değişmez defans oyuncusu olan Alpay gelişim sürecini şöyle anlatıyor :</p>
<p><strong>&#8220;Beni Alpay yapan Daum&#8217;dur. Bana modern savunma tekniklerinin temellerini öğretti. Beni o yetiştirdi. Ona çok şey borçluyum.&#8221;</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-346" title="ilhan" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/ilhan.jpg" alt="ilhan" width="447" height="268" /></p>
<p>2002 Japonya sonrası <strong>World Soccer&#8217;da</strong> yayınlanan makalede İlhan Mansız için şu sözler kullanılmış: <strong>&#8220;Daum iyi oyuncuları daha ileriye götürmek konusunda bir uzmandır. İlhan&#8217;a golcülük sanatının inceliklerini öğretmek için saatlerini harcadı. Sene sonunda Daum&#8217;un işine son verildi ama o arkasında İlhan&#8217;ı bıraktı&#8221;</strong>.</p>
<p>Aynı süreci Daum :</p>
<p><strong>&#8220;İlhan gelişmeye çok açık bir oyuncuydu. Onun şut, pas ve kafa vuruşlarını geliştirmek için ilave çalışmalar yapıyorduk. Ne kadar yol katettiğini görmek çok sevindirici&#8221;</strong> diye özetliyor. Nitekim 2001 yılında Daum ile çalışan <strong>İlhan Mansız</strong> ise Sanem Altan ile yaptığı röportajda (2003) <strong>Seni en iyi anlayan hoca hangisiydi sorusuna &#8220;Daum&#8221; cevabını veriyor</strong>.</p>
<p>1993-96 yıllarının genç yıldızı Oktay da Daum&#8217;un hakkını teslim edenlerden: &#8220;Daum Dünya çapında bir hocadır, işini iyi yapar!&#8221; (2001)</p>
<p>Bir sürü örnek verdik. <strong>Daum takımlarına 20&#8242;li yaşların başlarında girebilmiş olan bir dolu isim saydık.</strong> Bunların bir kısmı çok iyi yerlere geldi, bir kısmı hayal edilen noktaya ulaşamadı&#8230; Belki de bazı oyuncuların Daum ile &#8220;ne olamadığını&#8221; değil, gerçekte ne olduklarını da tartışmak lazım. Daum sonrası dönemlerde neler başarabildiklerini de&#8230;</p>
<p><strong>Eleştirirken biraz da kendi evimizin önünü süpürelim.</strong></p>
<p>Daum&#8217;u gençlere önem vermiyor, genç oyuncuların gelişimine katkıda bulunmuyor diye eleştirenler aynı zamanda futbolumuzun altyapı yetersizliklerini de eleştiriyorlar. Daum&#8217;un Almanya&#8217;da yaptıklarını önemsemeyenler argüman olarak ülkemizin yetersizliklerini sunuyor. Eğer Daum&#8217;un performansından memnun değilsek, soracağımız soru, &#8220;<strong>Almanya&#8217;ya bir dolu yıldız kazandıran bir teknik direktör neden Türkiye&#8217;de aynı başarıyı sağlayamıyor?</strong>&#8221; olmalı&#8230;</p>
<p>Sistem Almanya&#8217;da daha hazır oyuncular sunarken, Türkiye&#8217;de daha problemli gençler üretiyorsa sorumlusu oyuncuyu sunanlar olmalı. Almanya&#8217;daki gençler gelişimlerini istikrarlı biçimde sürdürürken, <strong>bizim gençlerimiz</strong> yerinde sayıyorsa sebebi <strong>kendi gelişimlerinden çok başka mecralarla ilgilenmelerinde, erkenden doyuma ulaşarak çalışmayı bıraklamarında</strong> aramalı.</p>
<p>Sorunlarımıza daha gerçekçi yaklaşmak, yapıcı ve bilgilendirici eleştiriler sunmak çözüm yolunda atabileceğimiz en büyük adımdır.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-361" title="daumkazim" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daumkazim.jpg" alt="daumkazim" width="260" height="180" /></p>
<p><strong>Ve bırakın Özer sırasını beklesin&#8230;</strong> Kafasını karıştırmayın. Özer&#8217;in yolu uzun. Tıpkı Kazım örneğinde olduğu gibi gün gelecek kendinden pahalı, kariyerli ve hatta yabancı olanlar varken görev alacaktır&#8230; Çok çalışmayı, teknik direktörüne güvenmeyi, sabretmeyi öğreteceğinize <strong>t(i)rajik manipülasyonlarla</strong> sınırlı sayıdaki yeteneklerimize zarar veriyorsunuz.</p>
<p><strong>Sonuç olarak</strong>, görüldüğü gibi <strong>Christoph Daum&#8217;un oyuncu gelişimine katkısı sadece Almanya ile sınırlı değil</strong>. Umarız gerçekten merak edenler için yararlı bir çalışma olmuştur. Başlangıçta ne demiştik; güldürebilmek güzel şey ama düşündürebilmek de önemli. Gürcan Bilgiç yazdıklarımızı okurken yine gülecek mi bilemiyoruz. İnşallah bu kez gülerken düşünebilir de&#8230;</p>
<p><strong>T(i)rajik.com</strong></p>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1993&#8242;e geri dönelim&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">İyice yaşlanmış olan Beşiktaş&#8217;ın efsane 80&#8242;li yıllar çekirdeği uzatmaları</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">oynamaktadır. Bir revizyon şarttır. Gordon Milne önderliğinde bazı potansiyeli yüksek gençlerin takıma monte edilme süreci başlar. 92-93 sezonun ikinci yarısında şans bulmaya başlayan Sergen (1972), Trabzonspor&#8217;dan transfer edilen Genç Milli takımın golcüsü OKtay (1975) ve Altay&#8217;dan alınan Alpay (1973) en potansiyelli oyuncular olarak</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">göze çarpmaktadır. Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve şampiyonluk yarışının</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">gerisinde kalınır. Devre arasında Gordon Milne ile yollar ayrılır ve Cristoph</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Daum ile anlaşılır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Daum eldeki geç jenerasyonu işlemeye başlar. Bu üç genç oyuncu ligin ikinci</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">yarısında Gordon Milne&#8217;in bıraktığı yerden devam ederler. Daum bu üç oyuncuya</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1973 doğumlu Metin Uzun&#8217;u da ilave eder ve ligin kalan bölümünde 7 maçta görev</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">verir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Şampiyonluk yarışından kopulmuştur ama Türkiye Kupası kazanılmıştır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1994-95 sezonunda Beşiktaş o ana kadarki Türk Futbol Tarihinin en pahalı</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">transferine imza atar ve Samsunspor&#8217;dan Ertuğrul alınır. 1969 doğumlu Ertuğrul</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Sağlam 25 yaşındadır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Şampiyonlukla kapatılan 1994-95 sezonunda, Sergen Yalçın 27, Oktay Derelioğlu</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">21, Alpay Özalan 29 maçta görev alırlar. Daum bu genç nüveye Sertan Eser&#8217;i de</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">ekler. 1974 doğumlu Sertan, 22 maçta görev alır. Rotasyona eklenen bir oyuncu</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">da Serdar Topraktepedir ve Beşiktaş&#8217;ın şampiyon kadrosunda yer bulduğunda 18</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">yaşındadır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1995-95 Daum&#8217;un 1. Beşiktaş macerasının sonudur. Konumuzla ilgil olan kısmında</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Serdar&#8217;ın 15 maçta, Sertan&#8217;ın 14 maçta yer bulduğunu görürüz. Bu sene de Daum</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">yeni bir genci takım rotasyonuna katmıştır. 1975 Doğumlu Mustafa Özkan uzun</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Süperlig kariyerinde belki de en iyi sezonuna imza atarak 20 maç forma bulur</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">ve 7 gol atar.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">2001-2002 sezonunda Daum ile Beşiktaş&#8217;ın yolları bir kez daha kesişir ancak bu</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">kez işler ilk buluşmadaki gibi iyi gimez ve Daum sezon sonu ayrılır. O</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">dönemlerden akıllarımızda kalan en önemli olay Daum&#8217;un takımın genç yıldızı</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Nihat ile ilgili olarak söylediği &#8220;Nİhat&#8217;ı satmak, şampiyonluğu satmaktır&#8221;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">sözüdür.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">2002-2003 sezonunda lig tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiren</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Fenerbahçe yeni bir yapılanmaya gider.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Bir sene önce takıma katılan 1981 doğumlu Kemal Aslan ve 1982 doğumlu Tuncay</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Şanlı&#8217;ya, 81 doğumlu Selçuk Şahin, 81 doğumlu Servet Çetin, 83 doğumlu Mahmut</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Hanefi Erdoğdu, 1979 doğumlu Mehmet Yozgatlı, 1980 doğumlu &#8220;Marcio&#8221; Nobre</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">ilave edilmiş. 1983 doğumlu ve hakikaten &#8220;genç&#8221; olan Semih, 1978 doğumlu Ali</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Güneş, 1979 doğumlu İsmail Güldüren, 1981 doğumlu Serhat Akın kadroda</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">tutulmuştur.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Daum&#8217;a bu gençlerden bir takım yaratması söylenir&#8230; Daum kendisine verilen</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">görevi başarıyla yerine getirecektir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">2003-2004 sezonunu şampiyon olarak kapatan Fenerbahçe&#8217;de, Tuncay Şanlı (sol</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">kanat &#8211; forvet tartışmaları arasında) 19 gol ile takımın en skorer ikinci</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">oyuncusu olur. Kemal Aslan sakatlanana kadar 14 maçta forma giyer. Serhat 21</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">maçta oynar ve 8 gol, 8 asistlik bir katkı yapar. Selçuk Şahin 25 maç, devre</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">arasında transfer edilen Mehmet Yozgatlı 11 mac, Semih Şentürk 13 maç, Servet</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Çetin 8 maçta forma giyerler. Mehmet Ali Güneş en başarılı sezonunu geçirir ve</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">milli takım seviyesine kadar yükselir. Taraftarın büyük tepkisi ile gönderilen</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">(ve daha sonra Almanya&#8217;da yılın kalecisi seçilen) Robert Enke&#8217;nin yerini Recep</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Biler (1981) ve Volkan Demirel (1981) başarıyla doldururlar.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Bir sonraki sezonun şampiyonu yine Fenerbahçe&#8217;dir. Çekirdek kadrosunu koruyan</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Fenerbahçe iki genç oyuncu daha transfer eder: 1983 doğumlu Serkan Balcı ve</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1981 doğumlu Önder Turacı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Takımın genç yıldızı Tuncay Şanlı 31 maçta görev alır. Fenerbahçe</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">tribünlerinin bile kendisine sırt çevirdiği ve ıslıkladığı bu sezonda yine</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">mevki tartışmaları süredursun, ondan formayı almayan kişi Daum&#8217;dur. Serhat 26</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">maçta oynar. Selçuk Şahin 17 maçta forma giyer. Yeni transfer Serkan 26, Önder</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">27 maçta görev alırlar. Mehmet Yozgatlı 28, yine sakatlıklarla boğuşan Kemal</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Arslan 14 maçta kadroda yer alır. Daum Servet Çetin ve Önder Turacı&#8217;ya</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">güvenerek Stephan Tomas&#8217;ı göndermiştir. Nitekim Servet Çetin 23 maçta yer</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">alır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Çekirdek kadrosunu kurmuş olan Fenerbahçe artık hedef büyütmüş ve yıldız</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">oyuncular transfer etmeye başlamıştır. 2004 yazında kadroya katılan Alex De</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Souza&#8217;ya, 2005 kışında Anelka ve 2005 yazında Appiah eklenir. Kadroda yer alan</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">yıldızların artmasıyla birlikte rotasyon zorlaşsa da 2005-2006 sezonunda</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Selçuk Şahin 17, Semih Şentürk 22, Serkan Balcı 31, Tuncay Şanlı 30, Önder</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Turacı 29, Mehmet Yozgatlı 27, Servet Çetin tandemi Önder ile paylaşır ve  11 maçta görev alır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Biraz rakamların altını dolduralım isterseniz;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Öncelikle kabul edelim, Cristoph Daum elindeki oyunculardan maksimum verimi</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">almayı bilen, onları doğru zamanda ve doğru yerlerde kullanır&#8230; Ve tabi ki oyuncu gelişimine katkıda bulunur.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Bakın Tuncay Fenerbahçe&#8217;ye transferini nasıl anlatıyor:</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">&#8220;Sakaryaspor’da oynadığım dönemdeki üç büyük kulübün takımını çizdik tahtaya. Üç kulübün takım kadrolarını yerleştirdik. Fenerbahçe’de hep teknik kapasitesi yüksek oyuncular vardı. Serhat ve Ali Güneş ise koşu ve mücadele anlamında</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">kendilerini ön plana çıkartmışlardı. Ben de bu özelliklerimi bildiğim için Fenerbahçe’ye gelirsem, hem seyirci hem atmosfer anlamında mücadelemi ortaya</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">koyarsam bir avantajımın olduğunu düşündüm. Böyle karar verdik.&#8221;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Mücadele gücü dışında bir artısını göremeyen Tuncay Ingiltere&#8217;ye bir sol açık olarak transfer olmuştur. Tartışmalarla geçen Türkiye kariyerinde, takım oyunu, taktik disiplinini öğrenmiş, savunma yetilerini geliştirmiş yok denecek kadar az olan tekniğini ortalama seviyelere çekebilmiştir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Örneğin Marko Aurelio Daum&#8217;un elinde Türkiye için vazgeçilmez oyuncu haline gelmiştir. Ümit Özat en verimli dönemlerini Daum ile birlikte geçirmiştir. Serhat Çetin Anderlecth gibi köklü bir takıma Fenerbahçe CV&#8217;si ile transfer olmuştur.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Benzer şekilde Fenerbahçe&#8217;de yaşadığı &#8220;istikrarı&#8221; transfer olduğu diğer büyük takımlarda sürdürememiş pek çok oyuncu var. Ali Güneş, en verimli sezonunu yaşadığı 2004 yılından sonra yaşadığı Beşiktaş macerasında tutunamamıştır. Ha keza Mehmet Yozgatlı da benzer kaderi paylaşan oyunculardandır. Nobre Türk vatandaşlığına geçmesine rağmen Fenerbahçe performansının uzağındadır. Serkan Balcı Trabzonspor&#8217;da hayal kırıklığı yaşamıştır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Rakamlara desteğe devam edelim; Bir dönem milli takımımızın değişmez defans oyuncusu olan Alpay gelişim sürecini şöyle anlatıyor :</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">&#8220;Beni Alpay yapan Daum&#8217;dur. Bana modern savunma tekniklerinin temellerini öğretti. Beni o yetiştirdi. Ona çok şey borçluyum.&#8221;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Word Soccer&#8217;da yayınlanan İlhan ile ilgili yayınlanan makalede şu sözler kullanılmış: &#8220;Daum iyi oyuncuları daha ileriye götürmek konusunda bir uzmandır. İlhan&#8217;a golcülük sanatının inceliklerini öğretmek için saatlerini harcadı. Sene sonunda Daum&#8217;un işine son verildi ama o arkasında İlhan&#8217;ı bıraktı&#8221; Aynı süreci Daum : &#8220;İlhan gelişmeye çok açık bir oyuncuydu. Onun şut, pas ve kafa vuruşlarını geliştirmek için ilave çalışmalar yapıyorduk. Ne kadar geliştiğini görmek çok sevindirici.&#8221; diye özetliyor. Nitekim 2001 yılında Daum ile çalışan İlhan Mansız ise Sanem Altan ile yaptığı röportajda Seni en iyi anlayan hoca hangisiydi sorusuna &#8220;Daum&#8221; cevabını veriyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">1993-96 yıllarının genç yıldızı Oktay da Daum&#8217;un hakkını teslim edenlerden: &#8220;Daum Dünya çapında bir hocadır, işini iyi yapar!&#8221;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Bir sürü örnek verdik. Daum takımlarına 20&#8242;li yaşların başlarında girebilmiş olan, bir dolu isim saydık. Bunların bir kısmı çok iyi yerlere geldi, bir kısmı hayal edilen yerlere gelemedi&#8230; Belki de bazı oyuncuların Daum ile &#8220;ne olamadığını&#8221; değil, gerçekte ne olduklarını da tartışmak lazım. Daum sonrası dönemlerde neler başarabildiklerini de&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Ve eleştirirken biraz da kendi evimizin önünü süpürelim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Daum&#8217;u gençlere önem vermiyor, genç oyuncuların gelişimine katkıda bulunmuyor diye eleştirenler aynı zamanda futbolumuzun alt yapı yetersizliklerini de eleştiriyorlar. Daum&#8217;un Almanya&#8217;da yaptıklarını önemsemeyenler argüman olarak buranın Türkiye olduğu gerçeğini sunuyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Eğer Daum&#8217;un performansından memnun değilsek, soracağımız soru, &#8220;Almanya&#8217;ya bir dolu yıldız kazandıran bir teknik direktör neden Türkiye&#8217;de anı başarıyı sağlayamıyor?&#8221; olmalı&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Sistem Almanya&#8217;da daha hazır oyuncular sunarken, Türkiye&#8217;de daha problemli gençler üretiyorsa sorumlusu oyuncuyu sunanlar olmalı&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Konuya bu şekilde yaklaşmak daha yapıcı ve bilgilendirici olacaktır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; width: 1px; height: 1px; top: 1311px; left: -10000px;">Gürcan Bilgiç yazdıklarımızı okurken yine gülecek mi bilemiyoruz. İnşallah bu kez gülerken düşünür de&#8230;</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-turk-gencleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>44</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daum&#8217;un harcanan gençleri !</title>
		<link>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-gencleri/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-gencleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 03:42:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>baran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Christoph Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Demirkol]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Christoph Daum, tüm teknik direktörlük hayatı boyunca futbol dünyasına sayısız genç oyuncu bularak, yetiştirerek, geliştirerek kazandırmış, yıldızlar keşfetmiş ve önlerini açmış bir teknik direktördür. Christoph Daum'a yapılacak en mantıksız saldırılardan biri gençlere değer vermediğidir. Çalıştırdığı takımların yaş ortalamasına bakarsanız, genellikle 25 yaş ortalaması etrafında gezdiğini görmeniz bile yeterli olacaktır ki, elbette bunun yetmeyeceği gözlere girsin diye biz birkaç örnekle durumu ortaya koyalım.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img title="Christoph Daum ve eski ogrencisi Matthias Sammer" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daumsammer.jpg" alt="Daum ve eski ogrencisi Mathias Sammer" width="490" height="360" /></p>
<p><em>&#8220;<strong>Daum, Arda’yı oynatmazdı</strong><br />
Türkiye’de şampiyonluk istiyorsanız Daum bir numaralı tercihtir. Ama Avrupa’da başarı ve yerli oyuncuların iyi kullanımı gibi bir amacınız varsa, hayır.</em></p>
<p><em>İmzaladığı gün de fikrim aynı olduğundan bu konuda içim rahat! Fenerbahçe, Daum’u getirerek hedef küçülttü.</em></p>
<p><em>Daum kestirme yolları çok iyi bilir. Ülkeyi bizi iyi tanır. Ve amacı sadece ne olursa olsun yerel başarıdır. Bu yüzden <strong>Özgür Çek gibi geleceğin milli oyuncusunun gönderilmesi onun için önemli olmaz. Yerine gelen Özer de önemli değildir. Çünkü sıkışmadıkça onu kullanmaz, gelişmesi için uğraşmaz.</strong></em></p>
<p><em>Misal Polat, Yıldırım’ın teklifini kabul edip Arda’yı, Fenerbahçe’ye verse, kendi isteğiyle onu oynatmaz.  Tıpkı <strong>Topuz olayında olduğu gibi ancak baskıyla ondan biraz yaralanır</strong>.</em></p>
<p><em>Tersine çevir. Antrenmanların yıldızı Özer-Rijkaard buluşması olsa ne olurdu diye de düşünmeden edemiyor insan&#8230;&#8221;</em></p>
<p><em></em><strong>Bu satırlar Mehmet Demirkol&#8217;un 29 Eylül 2009 tarihli Milliyet gazetesindeki yazısından.</strong> Birçok kişi de böyle düşünüyor muhtemelen. Aslında birçok kişi bunlar böyle yazdıkları ve istedikleri için bildikleri gerçekleri bile gözardı edip kendilerine gösterilen sahtenin sahteliğine inanıyor ve onların istediği yönde düşünüyor.</p>
<p>Christoph Daum üzerinden birçok yaygara kopartıldı, kopartılacaktır da&#8230;<br />
Şimdilerde moda olan ise gençleri oynatmadığı safsatası.</p>
<p><strong>Christoph Daum, tüm teknik direktörlük hayatı boyunca futbol dünyasına sayısız genç oyuncu bularak, yetiştirerek, geliştirerek kazandırmış, yıldızlar keşfetmiş ve önlerini açmış bir teknik direktördür.</strong> Christoph Daum&#8217;a yapılacak en mantıksız saldırılardan biri gençlere değer vermediğidir. Çalıştırdığı takımların yaş ortalamasına bakarsanız, genellikle 25 yaş ortalaması etrafında gezdiğini görmeniz bile yeterli olacaktır ki, elbette bunun yetmeyeceği gözlere girsin diye biz birkaç örnekle durumu ortaya koyalım.</p>
<p>Halep oradaysa arşın burada durumları yani.<span id="more-151"></span></p>
<p>Boşa sallamak kolay. Türkiye&#8217;deki kariyerini herkes biliyor, biraz da dışarıda yaptıklarına bakalım, kimler gelmiş kimler geçmiş dünya futboluna Daum&#8217;un ellerinden. Verelim detayları:</p>
<p>Christoph Daum 1986 yılında 1 FC Koln&#8217;un teknik direktörlük koltuğuna oturur.</p>
<p>İlk işi 19 yaşındaki<strong> Thomas Haessler</strong>&#8216;dir. Aslında Haessler 1984&#8242;te Koln kadrosuna katılmıştır. 1981 yılında Koln&#8217;un altyapısında göreve başlayan Daum&#8217;un da takibiyle Haessler 1983 yılında henüz 17 yaşındayken Koln kadrosuna kazandırılır. 1985&#8242;te önce yardımcı hoca, bir sezon sonra da 1FC Koln teknik direktörü olan Daum ile birlikte çok önemli 4 yıl geçirir. Daum Koln formasını ona <strong>19 yaşındayken</strong> 4 sezon boyunca sırtından çıkarmamak üzere vermiştir. Alman futbolunun 90&#8242;lardaki en önemli orta saha yıldızlarından olan Thomas Haessler Daum&#8217;un elinde gelişmeye başlar. Daum&#8217;un teknik direktörlüğü öncesindeki iki sezon toplamda 27 maça çıkarken, Christoph Daum&#8217;la<em><strong> 4 sezonda 122 maça çıkmış ve Daum&#8217;un vazgeçilmezi olmuştur</strong>.</em> Christoph Daum 1990 yılında kulüpten ayrılır. Aynı sezon artık 24 yaşında olan Thomas Haessler ilk büyük transferini gerçekleştirir ve İtalya&#8217;nin dev kulüplerinden Juventus&#8217;a tam 15 milyon Mark karşılığında transfer olur. Kariyeri boyunca 101 kez Almanya milli takımı formasını sırtına geçiren Thomas Haessler 1990 Dünya Şampiyonluğu ve 1996 Avrupa Şampiyonluğu apoletlerini gururla taşımaktadır. 1989 ve 92 yıllarında yılın Alman futbolcusu ödüllerini alır. 1992 yılında Danimarka&#8217;ya kaybedilen Avrupa Şampiyonası&#8217;nın yıldızı olarak akıllarda kalır. Karl-Heinz Rummenigge ve Littbarski gibi yıldızlardan sonra teknik, yaratıcı, oyun kurucu, mükemmel frikik atan Alman yıldız oyuncu boşluğunu dolduran Haessler, Alman futbolunun en az 10 yılına damgasını vurmuştur.</p>
<p>Christoph Daum, 1987-88 sezonu başında Almanya&#8217;nın gelmiş geçmiş en büyük kalecilerinden biri olan 33 yaşındanki Toni Schumacher&#8217;le yolları ayırır ve Schumacher Schalke 04&#8242;e gönderilir (bildiğimiz gibi Schumacher bir sonraki sezon da Fenerbahçe&#8217;ye gelir). <strong>Ve genç oyuncu düşmanı Daum, FC Koln kalesini altyapıda da öğrencisi olan Almanya&#8217;nin gelecekteki çok önemli kalecilerinden olacak olan Bodo Illgner&#8217;e henüz 19 yaşındayken teslim eder.</strong> 54 kez Alman Milli takımı forması giyen Bodo Illgner 1989-90-91-92 yıllarında üst üste 4 yıl Almanya&#8217;da yılın kalecisi seçilir. Ayrıca 1991 yılında Avrupa&#8217;da yılın kalecisi ödülü kendisine verilir.</p>
<p style="text-align: center;"><img title="041008DUS312" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daum2.jpg" alt="041008DUS312" width="300" height="207" /></p>
<p>1986-87 sezonunda Waldhof Mannheim takımında oynayan 21 yaşında kara kuru bir defans oyuncusu vardır. 1987 sezonu başında Christoph Daum kendisini FC Koln&#8217;e alir. 1989 yılına kadar Koln&#8217;de kalir, gelişir ve 1989 yılında önce Bayern Munih&#8217;e, ardından 1991 yılında Juventus&#8217;a transfer olur. <strong>Kariyeri boyunca 105 kez Alman Milli takım forması giymiş ve Almanya&#8217;nın gelmiş geçmiş en önemli defans oyuncularından biri olan bu genç çocuğun adı Jürgen Kohler&#8217;dir</strong>. Kariyerindeki başarılar saymakla bitmez. En dikkat çekicileri 1990 Dünya Kupası şampiyonluğu, 1996 Avrupa şampiyonlugu, 1 adet Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 1 adet Kıtalararası kupa şampiyonluğu, 1 Serie A şampiyonluğu, 1 İtalya kupası, 3 Bundesliga şampiyonluğu (1 x B.Munih, 2 x B.Dortmund), böyle uzar gider bu&#8230;</p>
<p>1990 yılında VfB Stuttgart&#8217;ta teknik direktörlük görevine getirilen Daum, burada da icraatlarına devam eder. Gelir gelmez yaptığı ilk transfer Dynamo Dresden&#8217;de oynayan, Doğu Alman liginde dikkatleri üzerine çekmeye başlamış olan kızıl, genç bir oyundur. <strong>Doğu ve Batı Almanya&#8217;nın birleşmesiyle transfer problemi de ortadan kalkınca Daum tarafından VfB Stuttgart&#8217;a 23 yaşında transfer edilen bu oyuncunun da adı Matthias Sammer&#8217;dir.</strong> Almanya&#8217;nın ve Avrupa&#8217;nın en önemli oyuncularından olan Sammer, Daum ve Stuttgart&#8217;la şampiyonluk yaşar, 1992 yılında da İtalya&#8217;nin bir başka devi Inter&#8217;e transfer olur. 23&#8242;u Doğu Almanya olmak üzere toplam 74 kez milli takım forması giyen oyuncu 1995 ve 1996 da Almanya&#8217;da yılın futbolcusu, 1996&#8242;da ayrıca Avrupa&#8217;da yılın futbolcusu ödüllerine layık görülür. Kariyerindeki başarılar aynı Kohler&#8217;deki gibi saymakla bitmez. 1 Avrupa Şampiyonluğu, 1 Avrupa Şampiyonlar ligi, 1 Kıtalararası kupa şampiyonluğu, 3 Bundesliga, 1 Almanya kupası, 3 adet Almanya Süper Kupası &#8230;</p>
<p>Gelelim Christoph Daum&#8217;un Bayer Leverkusen yıllarına.</p>
<p>Daum 1996 yilinda göreve başlarken, artık emekliliği gelmiş olan 35 yaşındaki Bernd Schuster&#8217;i takımdan gönderir, Rudi Voller&#8217;de aynı yıl futbolu bırakır. <strong>Ağırlık Ramelow gibi genç oyunculara verilecektir. Daum&#8217;dan 1 sezon önce 2. ligdeki Hertha Berlin&#8217;den transfer edilen Carsten Ramelow henüz 21 yaşındadır, Daum&#8217;la büyük bir çıkış ve gelişim yakalar, takımın değişmezi olur.</strong> 46 defa Alman milli takımı forması giyer. 1995 ve 2008 yılları arasındaki Bayer Leverkusen kariyerinde 333 Bundesliga maçına çıkar.</p>
<p>Daum&#8217;un Leverkusen&#8217;de başlarken bulup getirdiği bir oyuncu olan<strong> Jens Nowotny</strong>&#8216;de tıpkı Ramelow gibi 2.Lig&#8217;deki bir başka ekip olan Karlsruhe&#8217;den gelmiştir. <strong>Daha Bundesliga&#8217;daki ilk sezonunda Daum&#8217;la 32 maça çıkmıştır, yaşı 22&#8242;dir.</strong> Oynadığı dönem içinde çok önemli bir defans oyuncusu haline gelen Nowotny, 1996 ve 2006 yılları arasında Bayer Leverkusen&#8217;le 231 Bundesliga maçına çıkar aynı Ramelow gibi Alman milli takımının değişmezi olur ve toplam 48 defa bu formayı giyer.</p>
<p>Avrupa futboluna bir başka Christoph Daum hediyesi de Kovac kardeşlerdir. <strong>Her ikisi de 2. Lig&#8217;den transfer edilen kardeşlerden Robert olanı 22 yaşında FC Nürnberg&#8217;den, Niko olanı da 24 yaşında Hertha Berlin&#8217;den 1. Bundesliga&#8217;nın yolunu tutup B.Leverkusen&#8217;de Daum&#8217;un emri altına girmişlerdir.</strong> Sonraki gelişim ve ilerleme süreçleri, yaptıkları transferler malum. Bayern Münih ile her iki oyuncu da Bundesliga ve Almanya Kupası şampiyonlukları yaşamışlardır.</p>
<p><strong>1996 yılında, Christoph Daum&#8217;un Brezilya&#8217;dan genç, çok yetenekli, nokta oyuncu bulma becerisi ve elbette bunları yetiştirme, Avrupa futboluna adapte edebilme kabiliyeti kendisini göstermeye başlayacaktır.</strong> Bu akımın ilk oyuncusu Ze Elias&#8217;tır. 1996 yılında Christoph Daum tarafından B.Leverkusen&#8217;e transfer edilen <strong>Ze Elias 20 yaşındadır</strong> ve bir sezon sonrasında İtalyan devi Inter&#8217;e gider.</p>
<p>Bayer Leverkusen&#8217;deki 2. sezonunda Daum, Brezilya&#8217;dan başka bir oyuncu getirir. <strong>Dünya futbolunda ön libero adıyla anılan mevkiye en az 10 yıl damga vuracak bu 21 yaşındaki çocuğun adı Emerson&#8217;dur.</strong> Daum onu Gremio&#8217;dan alır Leverkusen&#8217;de dev bir orta saha savaşçisisna dönüştürür, dünya futboluna sunduğu başka bir yıldız olur Emerson. 2000 yılında Daum&#8217;un ayrılışı sonrası Roma&#8217;ya transfer olur ve muhteşem kariyerine İtalya&#8217;da devam eder.</p>
<p style="text-align: center;"><img title="daum-emre-ve-santos" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daum-emre-ve-santos.jpg" alt="daum-emre-ve-santos" width="272" height="202" /></p>
<p>Aynı yıl B.Leverkusen kadrosuna katılan genç Hırvat, <strong>Boris Zivkovic&#8217;de henüz 22 yaşındadır</strong> ve 2003 yılına kadar Bayer Leverkusen formasını başarıyla 150 kez giymiştir.</p>
<p>Bir sonraki sezon olan 1998-99 sezonunda Christoph Daum, Flamengo&#8217;dan <strong>Ze Roberto</strong>&#8216;yu alır. Ze Roberto daha önce büyük bir transfer yapıp Real Madrid&#8217;e transfer olmuş fakat uyum sağlayamamış ve Flamengo&#8217;ya gönderilmiştir. Daum kendisini takip etmektedir ve Leverkusen&#8217;le ikinci Avrupa macerasına ikna eder. <strong>Ze Roberto&#8217;nun futbolu Christoph Daum&#8217;un yönetimi altında büyük bir gelişim gösterir, Alman ve Avrupa futboluna adapte edilir, stili değişmeye başlar ve kulübün en önemli oyuncularından biri haline gelir.</strong> <strong>Bayer Leverkusen&#8217;e geldiğinde 24 yaşındadır</strong> ve 2002 yılında 9.5 milyon Avro&#8217;ya Bayern Münih&#8217;e transfer olur.</p>
<p>1999-2000 sezonuna birçok transferle girer Bayer Leverkusen. <strong>Inter Bratislava&#8217;dan 22 yaşındaki Vratislav Gresko alınır, bir sezon sonra İtalya&#8217;ya Inter&#8217;e uçar</strong>. NK Osijeck&#8217;ten <strong>19 yaşındaki Hırvat Jurica Vranjes</strong> alınır, başarılı 3 sezondan sonra Stuttgart&#8217;a geçer Vranjes, şu an hala Werder Bremen forması giymekte. Bir 2. Lig oyuncusu olan <strong>Thomas Brdaric ise 24 yaşında</strong> Fortuna Koln&#8217;den aynı sezon transfer edilmiştir. Gösterdiği gelişim ile Bundesliga&#8217;da orta seviyenin biraz üzeri bir oyuncu olmayı başarmış ve 1999-2008 arası Bundesliga&#8217;da 184 maça çıkmıştır. Aynı dönem içinde 8 defa Alman Milli Takımına çağırılıp 1 de gol atmıştır milli formayla.</p>
<p>Eintracht Frankfurt&#8217;tan gelen <strong>Bernd Schneider</strong> 25 yaşındadır. Fakat önemli olan <strong>Bayer Leverkusen&#8217;de gösterdiği gelişimdir</strong>. Daha önce yerel Carl-Zeiss Jena takımında yıllarını geçiren Schneider 1 yıl Eintracht Frankfurt&#8217;ta oynadıktan sonra Christoph Daum tarafından Bayer Leverkusen&#8217;e kazandırılmıştır. 1999-2009 arasında 263 defa Bayer Leverkusen forması giyen ve takım kaptanlığı yapan Schneider, 81 defa da Almanya Milli Takımı formasını başarıyla giymiştir.</p>
<p>Aynı yıl bir diğer transfer de <strong>22 yaşındaki Michael Ballack</strong>&#8216;tır. Daum bu gelecek gördüğü başarılı genci transfer etmek için herşeyi yapar. <strong>21 yaşında Kaiserslautern&#8217;de belli bir seviyeye gelen ve ismi duyulmaya başlanan Ballack, Daum&#8217;un Leverkusen&#8217;inde bir canavara dönüşür. Daum genç Ballack&#8217;a formayı verir ve Ballack 3 sezonda Bundesliga&#8217;da 27 Avrupa&#8217;da 9 gol atarak Almanya&#8217;nin son dönemdeki en büyük orta saha oyuncularından biri olduğunu, daha da olacağını herkese gösterir</strong>. Hala kariyerine Chelsea&#8217;de devam etmekte olan Ballack&#8217;ın başarılarını yazmaya gerek duymuyorum elbette. Kendisi de dünya futboluna bir Christoph Daum hediyesidir.</p>
<p>2000 yılının kışında Daum Leverkusen&#8217;den herkesin bildiği malum sebepten dolayı ayrılmak zorunda kalır. Milli takıma kazandırdığı onca oyuncudan sonra kendisi Alman Milli Takımı başına geçecekken başına gelen olay sonrası Bayer Leverkusen ve Almanya&#8217;dan uzaklaşmak zorunda kalmıştır, fakat giderayak hem Leverkusen&#8217;e hem de dünya futboluna bir kıyak daha yapar <strong>Internacional forması giyen 22 yaşındaki Brezilya&#8217;li Lucio</strong>&#8216;yu Bayer Leverkusen&#8217;e kazandırır. Lucio gelmiş geçmiş en iyi Brezilya&#8217;lı defans oyuncularından biri olup, çok başarılı 3 sezon sonunda Bayern Münih&#8217;e transfer olur. Şu an Inter forması giymekte olan Lucio, 2002&#8242;de Dünya Kupası&#8217;nı kazanan Brezilya milli takımının en önemli oyuncularından biriyken (maçların tamamında 630 dakika forma giymiştir) halen milli takımının kaptanlığını yapmaktadır. Aynı dönemde bir diğer transfer de <strong>23 yaşındaki Arjantin&#8217;li sol kanat oyuncusu Diego Placente</strong>&#8216;dir. Daum, belki bu son iki oyuncuyu kullanamamıştır fakat Bayer Leverkusen&#8217;e aldıran kendisidir.</p>
<p>Durum bu. Christoph Daum&#8217;un tedrisatından geçenlerden küçük bir kesit.</p>
<p>Daum gençlere değer vermez, gençleri oynatmaz, gençleri harcar, kullanmayı bilmez, gelişimlerine önem vermez, önem vermeyi bırakın gençlerin kendilerini geliştirmesine izin vermez gibi bir sürü safsata. Ve bunun peşinden gidenler.<strong> </strong></p>
<p><strong>Christoph Daum, dünyada oyuncu potansiyelini doğru analiz edebilen, oyuncu gelişimine çok katkıda bulunan, çok önem veren, genç oyunculara değer veren ve elindekinin kıymetini iyi bilen sayılı teknik adamdan biridir.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img title="daum-mehmettopuz" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/daum-mehmettopuz-17425_5011.jpg" alt="daum-mehmettopuz" width="200" height="159" /></p>
<p style="text-align: center;">Bugüne kadar sayısız oyuncunun gelişimine katkıda bulunmuş, birçoğunu dünya piyasasına sunmuş, yine birçoğuna farklı görevlerle farklı yetenekler kazandırmış bu teknik adamı, &#8220;<em>Daum Özer&#8217;i oynatmaz, gelişmesi için uğraşmaz, geleceğin milli oyuncusu Özgür Çek&#8217;de onun için önemli değildir, Mehmet Topuz&#8217;u ancak baskıyla oynatır, Arda&#8217;yı bile verseniz oynatmaz</em>&#8221; diyebilmek için ya <strong>derinliksiz/vizyonsuz son derece sığ ve basit bir görüşe</strong> ya da <strong>insanları kandırma amacı taşıyarak rüzgarın estiği yöne göre yorum yapmayı benimsemiş olmanız gerekmektedir</strong>. Yoksa aynı yorumu kıraathanelerdeki yüzlerce Mehmet emmi de yapar nedir yani?.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/daumun-harcanan-gencleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>40</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cathine (Katin), Doping, Efes Pilsen, WADA</title>
		<link>http://www.tirajik.com/cathine-katin-doping-efes-pilsen-wada/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/cathine-katin-doping-efes-pilsen-wada/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 18:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Cathine]]></category>
		<category><![CDATA[Doping]]></category>
		<category><![CDATA[Efes Pilsen]]></category>
		<category><![CDATA[Katin]]></category>
		<category><![CDATA[Kerem Gönlüm]]></category>
		<category><![CDATA[Wada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren basketbolumuzda &#8220;doping&#8221; yeniden tartışılmaya başlandı&#8230; Önce Efes Pilsen&#8217;in ve milli takımımızın deneyimli oyuncusu Kerem Gönlüm&#8217;de yasaklı madde Cathine&#8217;e rastlandı. Kerem&#8217;in temiz sicili, övülen karakteri sebebiyle kamuoyundan büyük destek görmesiyle başlayan bu süreç, yine Kerem&#8217;in ilginç açıklamasıyla şekil değiştirdi. Fenerbahçe&#8217;nin basın toplantısı ile ortam gerildi. Birinci bölümde süreci inceleyeceğiz. İkinci bölümde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-186  alignleft" style="border: 0px initial initial;" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/10/organize-doping.jpg" alt="Final Serisinde Organize Doping İddiası" width="490" height="344" /></p>
<p>Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren basketbolumuzda &#8220;doping&#8221; yeniden tartışılmaya başlandı&#8230;</p>
<p>Önce Efes Pilsen&#8217;in ve milli takımımızın deneyimli oyuncusu Kerem Gönlüm&#8217;de yasaklı madde Cathine&#8217;e rastlandı. Kerem&#8217;in temiz sicili, övülen karakteri sebebiyle kamuoyundan büyük destek görmesiyle başlayan bu süreç, yine Kerem&#8217;in ilginç açıklamasıyla şekil değiştirdi. Fenerbahçe&#8217;nin basın toplantısı ile ortam gerildi.</p>
<p>Birinci bölümde süreci inceleyeceğiz.</p>
<p>İkinci bölümde Efes Pilsen açıklamalarının satır aralarına bakacağız.</p>
<p>Üçüncü bölümde ise, Cathine maddesi hakkında bilgiler vereceğiz</p>
<p><strong>Son bölümde ise sorularımız olacak.<span id="more-53"></span></strong></p>
<p><strong>1. Süreç:</strong></p>
<p>12 Ağustos&#8217;da şok haber bütün ajanslara düştü. Milli basketbolcu Kerem Gönlüm&#8217;ün idrar numunelerinde yasaklı madde Cathine&#8217;e rastlanmış,  Kerem hemen milli takım kadrosundan çıkartılmıştı. Bunun üzerine Kerem Gönlüm Federasyona başvurarak B numunesinin açılmasını talep etti. Yaptığı ilk açıklamada; &#8220;Bu madde nasıl çıktı anlamış değilim. Kulüp ve milli takım doktorları ile beraber araştırıyoruz. Bitkisel bir madde. Bilmeden yediğim birşeyden olma ihtimali üzerinde duruyoruz&#8230;&#8221; dedi.</p>
<p>18 Ağustos&#8217;da Kerem konuyla ilgili bir kez daha konuştu ve nedendir bilinmez ardından uzun bir sessizlik sürecine girdi. Kerem Radyospor&#8217;a yaptığı açıklamada &#8220;o dönem kampta olduklarını, herkes ne yedi ve içtiyse kendisinin de onları yediğini ve içtiğini&#8221; söyledi. Hatta açıklamasını şu sözlerle pekiştirdi;  &#8221;Örneğin pilot uçağa gider ve kumanda odasına oturur. Benzin dolduruldu mu içerisi temizlendi mi ve benzeri ayrıntılarla uğraşmaz; çünkü ekibine güvenir.&#8221;</p>
<p>Bu açıklama üzerine 20.08.2009 tarihinde Fenerbahçe Ülker yöneticileri Kerem&#8217;in açıklamasından kuşkulanarak Mario Kasun&#8217;dan alınan numunelerle ilgili sonuçları istediler. Çünkü Kerem takımdan ayrı beslenmediğini söylüyor ve kendine ne verildiyse onu içtiğini ifade ediyordu. Takım ile aynı beslenen Kerem&#8217;de Cahine maddesine rastlanmışsa, teste giren Kasun&#8217;da da aynı maddenin bulunması olasılık dahilindeydi.</p>
<p>3 Eylül tarihinde Kerem&#8217;in B numunesi de pozitif çıktı, böylece testlerde herhangi bir hata olmadığı anlaşılıyordu&#8230;</p>
<p>26 Eylül&#8217;de Kasun&#8217;dan alınan numune sonuçları Fenerbahçe&#8217;nin eline ulaştı&#8230; Kasun&#8217;da da Cathine maddesine rastlanmıştı. Sakıncalı seviyenin altındaydı ama normal şartlarda vücutta bulunmayan ve insan metabolizmasının üretmediği bir madde olan Cathine&#8217;in Kasun&#8217;da ne aradığı sorusu kafaları kurcalamaya başlamıştı.</p>
<p>29 Eylül&#8217;de Fenerbahçe&#8217;nin işleri tamamen geren basın toplantısı geldi.</p>
<p>Şekip Mosturoğlu&#8217;nun açıklamasında futbol ve basketbol branşlarında yapılan yüzlerce testin hiç birinde Cathine&#8217;e rastlanmazken, 6 maçlık final serisi için yapılan tek doping testinde iki Efes Pilsen&#8217;li sporcuda da aynı maddenin yer aldığının altı çizildi. Efes Pilsen&#8217;li &#8220;bazı&#8221; idareci ya da direktörler organize doping ile suçlandı. Hedef testlerin yapılmasını istedi.</p>
<p>Açıkcası daha önce yapılan onlarca testte Cathine maddesine hiç rastlanmadı mı, yoksa kastedilen şey; sınırın altında rastlanmadığı mı? Basın açıklamasından net olarak anlaşılmıyor. Kimi çevrelerin infiallerinin sebebi daha önceki testlerde doping sınırının altında rastlanan yasaklı maddeler ile ilgili açıklama yapılmazken, Efes Pilsen vak&#8217;asında Kasun ile ilgili bilgilerin açıklanması. Ancak hiç bir doping vak&#8217;asında süreç bu şekilde işlememişti.</p>
<p>Öncelikle tabi ki, çoğu testte dopingli yakalanan oyuncuya rastlanmıyor. Rastlanan vak&#8217;alarda söz konusu maddeler keyif verici maddeler oluyordu. Yada oyuncu kendini savunabileceği argümanlar sunabiliyordu (Ermal örneğini hatırlayalım). Durumu kabullenen ve hatta itiraf eden oyuncular da görmüştük&#8230;  Ancak hiçbir oyuncu çıkıp -istemeden de olsa- takımını töhmet altında bırakacak açıklamalar yapmamıştı.</p>
<p>Bir parantez açalım ve hedef test ne demektir açıklayalım;</p>
<p>Hedef testler basın toplantısında dile getirildiği ve basında da yazıldığı gibi saç testi yapmak anlamına gelmiyor. Belli bir oyuncu ya da oyuncu grubuna rastlantısal olmayan biçimde, karşılaşma sonrası ve karşılaşma takvimi dışında sürekli testler yapmak anlamında. (WADA Code.) Burada belirlenen yöntem ise Doping Araştırma Merkezi&#8217;nin seçeceği yol. WADA testlerin sadece ve sadece dopingi tespit etmek amacıyla yapılması gerekliliğinin altını çiziyor. Bahsi geçen saç testi ise genellikle kriminal &#8211; narkotik davalarında tercih edilen bir yol. Her ne kadar Cathine ülkemizde trafiği yasak maddeler arasında olsa da, söz konusu doping davasının bu derece ileriye gitmeyeceğini tahmin edebiliriz.</p>
<p><strong>2. Efes Pilsen&#8217;in cevabı:</strong></p>
<p>Efes Pilsen yetkilileri konu ile ilgili üç açıklama yaptılar.</p>
<p>İlk açıklamada Efes Pilsen kulüp doktoru, Erşan Ateş; &#8220;Bu madde güç verici ya da uyarıcı değil. Sağlık, diyet uzmanları kullanıyor. WADA listesinin en alt sıralarında yer alıyor. Biz de araştırmaya devam ediyoruz. Bitkisel bir çay mı içti, değişik bir restaurantta yemek mi yedi, bilmiyoruz. Ama vücuda ilaç ya da enjeksiyon yoluyla alınan bir madde değil.&#8221; demişti.</p>
<p>Yani: Madde uyarıcı değil, WADA önem vermiyor, bitkisel çaylardan geçmiş olabilir. (Kenarda dursun.)<span style="background-color: #ffffff;"> </span></p>
<p>Fenerbahçe kulubü resmi açıklamasından önce konuyu bir anlamda basına sızdırdı&#8230; Dedikodu mahiyetindeki ilk duyumların ardından Efes Pilsen son derece sert bir açıklama yaptı. Fenerbahçeli idarecileri fanatizmle suçladılar. Konuya bakış açıları ise şu şekildeydi;</p>
<p>&#8220;&#8230;<strong>Bir oyuncumuzda rastlanan</strong> sakıncalı maddeden hareketle bütün oyuncularımızı ve kulübümüzü karalamaya çalışmak fanatizmden kaynaklanan iftiradan başka bir şey değildir&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;&#8230;<span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Kaldı ki uzmanlar ‘Cathine’ olarak adlandırılan sakıncalı maddenin <strong>performans artırıcı doping amacıyla kullanılan bir madde olmadığını</strong> ifade etmektedirler.&#8221;</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Fenerbahçe&#8217;nin basın toplantısının ardından ise daha soğukkanlı ve &#8220;bekleyelim, görelim&#8221; tonu içeren yeni bir açıklama geldi. Ne var ki, bazı tanımlar şekil değiştirmişti.</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">&#8220;&#8230;Özetle ’cathine’ maddesi ’Belirtilmiş Maddeler’den olması nedeniyle<strong> izin verilen eşiğin üstünde rastlanması halinde doping olarak değerlendirilebilecek</strong> ve şartları mevcut olduğu takdirde müeyyide uygulanmasını gerektirecek bir maddedir.</span></p>
<p>Basketbol Federasyonu’nun 28.09.2009 tarihli yazısında da diğer oyuncumuz Mario Kasun’un test sonuçlarında WADA Kod’a göre izin <strong>verilen eşiğin altında ’cathine’ maddesine rastlandığı</strong> ve bu durumun ’doping’ sayılmayacağı açıkça yer almaktadır.&#8221;</p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">3 açıklamayı alt alta koyduğumuzda, cathine  bitkisel çaylarda rastlanabilecek ve doping sayılmayacak maddeden izin verilen eşiğin üzerinde rastlandığı taktirde doping olarak kabul edilen maddeye dönüşüyor. Aynı şekilde açıklama, sadece bir oyuncuda rastlanan maddeden, iki oyuncuda da rastlanan ama sadece bir oyuncuda doping kabul edilen maddeye şekil değiştiriyor.</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">peki biz hangisine inanacağız?</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Cathine kullanarak doping yapılabilir mi? yapılamaz mı?</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">WADA doping maddesi olarak değerlendiriyor mu? değerlendirmiyor mu?</span></p>
<p><span style="outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background-image: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; background-color: transparent; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; padding: 0px; margin: 0px; border: 0px initial initial;">Kaç oyuncuda bu maddeye rastlandı?</span></p>
<p>İlk soruya cevap verebilmek için Cathine maddesini incelememiz gerekiyor ama diğer iki sorunun cevabı net ve kayıtlarla belgelenmiş durumda. Cathine idrar numunesinde 5 microgram&#8217;in üzerinde rastlanıyorsa WADA tarafından doping olarak kabul ediliyor. Bu maddeden Kerem&#8217;de 10 mg&#8217;ın üzerinde (sınırın iki katından fazla) Kasun&#8217;da ise 3 civarında (sınıra yakın) değerlerde mavcut.</p>
<p>Efes Pilsen&#8217;in açıklamasında WADA&#8217;nın özel durumlar maddesine atıfta bulunulmuş ve şöyle denmiş; &#8221;Yasak listesinde piyasada sık bulunan ilaçların içinde bulundukları için ve doping amacıyla kullanılmadığı, dolayısıyla doping ihlalinin kasıtsız olarak gerçekleşebileceği maddeleri özellikle belirtebilir&#8221;</p>
<p>WADA&#8217;nın yayınladığı yasaklı maddeler listesinin altındaki açıklama tam olarak ;  &#8221; - <em>Yasaklı Listesi, tıbbi ürünlerin içinde genel olarak bulunmasından dolayı özellikle istenmeyen anti-doping kural ihlallerine elverişli olan veya doping maddesi olarak kötü amaçla kullanılabilen belirtilmiş maddeleri tanımlayabilir. Sporcu, böyle bir belirtilmiş madde Kullanımının spor performansını arttırmayı amaçlamadığını kanıtlayabilir…-</em> şartıyla, bu gibi maddeleri içeren bir doping ihlali, cezanın azaltılması ile sonuçlanabilir.&#8221; şeklinde. Tam dökümana <a href="http://www.tdkm.hacettepe.edu.tr/doping/WADA2007TAMLISTE.doc" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz</p>
<p>Yani sporcu yasaklı bir madde vücudunda rastlandığında bunu ne amaçla kullandığını anlatmak durumundadır. Ceza almaması söz konusu değildir ama cezasında indirim yapılabilir&#8230; Eğer bu madde bir tedavi neticesinde vücuda girdiyse sporcu ve sporcu hekimi tedavinin tüm aşamalarını belgelemek durumunda.</p>
<p><a href="http://www.tdkm.hacettepe.edu.tr/doping/TUE.pdf" target="_blank">Tıbbi Kullanım Ayrıcalığı formunu</a> incelediğimizde, oyuncunun Anti-Doping merkezini ikna edebilmek için &#8220;Hastalığı nedir? Süreçte yasaklı madde içermeyen ilaçlardan hangilerini kullandı? Nasıl bir tedavi medotu uygulandı? Yasaklı madde içeren ilaca neden gerek duyuldu? Uzman hekim görüşleri ve raporlar ne diyor? gibi pek çok soruya cevap vermesi gerektiğini görüyoruz.</p>
<p>Kerem&#8217;in böyle bir başvuru yaptığı ile ilgili bir bilgimiz yok. Yapmadıysa kendisini savunamaz. Yaptıysa da ilk iki açıklamasıyla çelişmiş olur.</p>
<p>Son olarak kamuoyunda oluşan&#8221; Cathine doping için tercih edilecek madde değildir.&#8221; savunmasına WADA&#8217;nın cevabı; &#8220;Yasaklanmış olan bir maddenin veya yöntemin kullanılmasındaki başarı veya başarısızlık  önemli değildir. Dopingle Mücadele kural ihlalinin meydana gelmesi için yasaklanmış olan maddenin veya yöntemin kullanılmış olması veya kullanılma girişiminde bulunulması yeterlidir.&#8221; şeklinde.</p>
<p><strong>3. Cathine (Katin):</strong></p>
<p>Cathine (davranış : Norephedrine), Sudan ve Yemen ülkelerinde bolca yetişen Khad bitkisinden elde edilen iki etken maddeden biridir. (Diğeri : Cathinone) Khad bitkisinin kurutulmasıyla elde edilir.</p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;"><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Cathine" target="_blank">Wikipedia Cathine ile ilgili açıklamasına</a> &#8220;kafein ve kafeini içinde barındıran çay ve kahve bitkileri ile karıştırılmamalıdır&#8221; diye söze başlıyor.  Açıkça uyarıcı sınıfına giren bir madde olduğundan ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede satışı, bulundurulması ve trafiği yasaktır. Şekip Monsturoğlu&#8217;nun basın bildirisinde bahsettiği <a href="http://www.jandarma.tsk.tr/kriminal/turkish%20internet/kima/kimya/antlasmalar_dosyalar/convention_1971_en.pdf" target="_blank">1971 tarihli Psikotrop Maddeler Antlaşmasının C şemasında</a> da belirtildiği gibi Cathine uyarıcı sınıfına giren bir psikotrop.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;">Etken maddelerden Cathinone (Katinon), yapısı ve etkileri itibariyle amphetamine&#8217;lere benzer. Cathine (Katin) ise gerek davranış biçimi gerekse yapısal benzerlikleri sebebiyle efedrinlere benzerlikler gösterir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;">Tüm uyarıcılarda olduğu gibi Cathine de beynin mutluluk hormonlarını salgılamasına yardımcı olarak sporcunun kendini daha güçlü ve enerjik hissetmesine yardımcı olur. Tıpkı efedrinlerde olduğu gibi (ki efedrinler yapay adrenalin etkisi sağlarlar) tehlike anında tetiklenen tepki sistemlerini çalıştırır. Uyarıcı alan kimseler ilacın etkisiyle çevre baskısından etkilenmezler, daha konsantre olabilirler, stres ile başa çıkabilirler ve yorgunluk hissetmezler.</span></strong></p>
<p><strong>WADA Code&#8217;a göre Cathine &#8220;Bireysel uyarıcı&#8221;dır.</strong></p>
<p><strong>Peki Cathine neden tamamen yasak değil de, belli bir sınırın üzerinde rastlandığında doping olarak değerlendiriliyor?</strong></p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;">Çünkü pek çok efedrin gibi, Cathine maddesi de bazı ilaçlarda yer alabiliyor&#8230; Ancak detaylı araştırdığımızda görüyoruz ki tıbbi kullanımı, astım, gribal enfeksiyonlara karşı üretilen ilaçlar, ağrı kesiciler gibi yaygın değil. ( Oysa efedrin, hepimizin ve Hasan Şaş&#8217;ın bir dönem kullandığı A-ferin isimli ilaçta bile bulunabiliyordu. )  Herşeyden önce Cathine içeren ilaçlar WADA ve Doping Araştırma Mekezi&#8217;nin yayınladığı kullanımına izin verilen ilaçlar arasında olmadığı gibi yasaklı ilaç listelerinde de yer almıyor.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-weight: normal;">Tıbbi açıdan ele alacak olursak Cathine 4 temel sorunun tedavisinde kullanılıyor;</span></strong></p>
<p>a. Obezite tedavisi (en yaygın)<br />
b. Burun tıkanıklıkları, nefes açıcı<br />
c. İdrar tutucu (gece tuvaletini tutamayan yetişkinler için)<br />
d. Hiçbir cinsel istek duymadığı halde penisin ereksiyonunu koruması ve normal hale gelememesi durumu.</p>
<p>Cathine üzerine yapılan detaylı tıbbi araştırmaları vakit ayırıp <a href="http://www.nextbio.com" target="_blank">incelerseniz</a> 2000 yılında Cathine içeren ilaçların üretiminin insan sağlığını tehlikeye atan etkileri yüzünden yasaklandığını göreceksiniz.</p>
<p><a href="http://www.tdkm.hacettepe.edu.tr/" target="_blank">Türkiye Doping Kontrol Merkezi</a> Bilim Adamları tarafından yapılan araştırmalarda doping için en çok tercih edilen yollardan biri efedrinlerin kullanımı.</p>
<p>Doping yapmak isteyen sporcuların en çok tercih ettiği maddeler içerisinde yer almalarının sebebi hızlı yarılanma süreleri.</p>
<p>Cathine maddesi de son derece süratli biçimde yarılanıyor ve 24 saatlik bir süreç içerisinde vücuttan atılıyor. Bilimsel olarak açıklanan yarılanma süresi 2.1 saat ile 3.4 saat arasında. Ortalama 3 saat olarak anabileceğimiz yarılanma mekanizması ilk 3 saatte yarısı geri kalan 3 saatte diğer yarısının atılması şeklinde işlemiyor. Önce yarısı, sonra kalan yarısının yarısı, sonra kalan çeyreği yarısı şeklinde azalıyor. Bu sebeptendir ki vücuttan atılma süresi yaklaşık olarak bir gün.</p>
<p>Yarılanma süresinin hızlı olması çok önemli çünkü doping yapan sporcular türlü bahaneler ile numune verme işlemini geciktirebiliyorlar. Yaygın metotlar içerisinde, idrar veremediğini iddia ederek zaman kazanmaya çalışmak,  numuneyi temiz bir örnek ile değiştirmek, idrar söktürücüler ile idrarı seyreltmek, idrar yapısını bozan ilaçlar kullanmak ve hatta sporcunun mesanesine temiz idrar enjekte etmek bile var.</p>
<p>Cathine maksimum etkiye 80 dakika civarında ulaşıyor. Yani sporcunun bu maddeyi 1,5 saat kadar önce aldığını tahmin edebiliriz. maç süresi ve ardından geçen doping kontrol süresinde oyuncudaki miktar zaten yarı yarıya azalmış oluyor. Bünyeye göre değişen yarılanma süresini de hesap edersek, Cathine bir oyuncuda 2 kere yarılanmışken, bir başka oyuncuda bir kez yarılanmış ve eşik değerin üzerinde kalmış olabilir.</p>
<p><strong>İşte bu yüzden Efes Pilsen oyuncuları ve idarecileri ciddi töhmet altındalar.</strong></p>
<p><strong>Sorularımıza gelecek olursak;</strong></p>
<p>Doping testine giren iki oyuncuda da vücudun üretmediği Cathine maddesi ne arıyor?</p>
<p>Kerem Gönlüm, kendisine verilenler dışında bir şey almadığını iddia ettiğine göre söz konusu kimyasal bu oyuncuların vücuduna nasıl girdi?</p>
<p>Efes Pilsen neden çelişkili açıklamalar yapıyor?</p>
<p>Neden hedef test yapılmasından çekiniliyor?</p>
<p>Eğer bu oyuncular tıbbi bir gereklilikle ilaç tedavisi gördülerse, hastalıkları nedir?</p>
<p>Ve basınımız&#8230;</p>
<p>Basınımız neden bu soruları sormuyor?</p>
<p>Doping adil oyun anlayışını yok ediyor&#8230; Sporcu sağlığını tehlikeye sokuyor. Ve ailelerin çocuklarını spora yönlendirmelerini engelleyen en büyük temel sebep&#8230; Tüm dünya sporun bu karanlık yüzüne karşı cesaretle savaş açmışken, bizler neden susuyor, neden başımızı kuma gömüyoruz?</p>
<p>Gelecek nesiller adına;</p>
<p>Biraz samimiyet !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/cathine-katin-doping-efes-pilsen-wada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa Ligi vs. Türkiye Ligi</title>
		<link>http://www.tirajik.com/avrupa-ligi-vs-turkiye-ligi/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/avrupa-ligi-vs-turkiye-ligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 20:24:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Şampiyonlar Ligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Ligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://altugcanitez.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Herşey Aziz Yıldırım&#8217;ın Türkiye Süper Ligi&#8217;nde elde edilecek başarıyı öncelikli hedef göstermesi ile başladı. Ligimizi tanıyan ve bu ligde daha önce iki ayrı takımla şampiyon olmayı başarmış olan Daum takımın teknik direktörü olduğunda ise &#8220;tirajik&#8221; hedef belli olmuştu.  Öyle ya, Daum Türkiye&#8217;de başarılı olmuş ama camianın Avrupa Kupaları&#8217;ndaki beklentilerini karşılayamamış bir teknik direktör olarak çoktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-188" title="europaleague" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2009/09/europaleague.jpg" alt="europaleague" width="490" height="344" /></p>
<p>Herşey Aziz Yıldırım&#8217;ın Türkiye Süper Ligi&#8217;nde elde edilecek başarıyı öncelikli hedef göstermesi ile başladı. Ligimizi tanıyan ve bu ligde daha önce iki ayrı takımla şampiyon olmayı başarmış olan Daum takımın teknik direktörü olduğunda ise &#8220;tirajik&#8221; hedef belli olmuştu.  Öyle ya, Daum Türkiye&#8217;de başarılı olmuş ama camianın Avrupa Kupaları&#8217;ndaki beklentilerini karşılayamamış bir teknik direktör olarak çoktan etiketlenmişti.</p>
<p><strong>Kızılca kıyamet koptu&#8230;<span id="more-4"></span></strong></p>
<p>Aziz Yıldırım&#8217;ın gösterdiği hedef eleştirildi.  Daum&#8217;un öncelik olarak ligi göstermesi yadırgandı.  Oysa Aziz Yıldırım üç sene üst üste şampiyonluk hedefini işaret ederken yanında bir vurgu da yaptı; Üç sene üst üste Şampiyonlar Ligi&#8217;ne kalan takım! (Bkz.  %100 Futbol Programı, NTV) Ha keza Daum da Avrupa hedefinin2010 yılında birinci plana geçebileceğinin altını çiziyor.</p>
<p>Peki önümüzdeki sezon için birinci hedefi Türkiye içinde başarı olarak göstermek yanlış mı? Türkiye Ligi ile Avrupa Ligi arasında bir seçim yapılacak olsa hangisini seçmek daha mantıklı? Bu soruların yanıtını ararken kısa vadeli düşünmek ve değişen Şampiyonlar Ligi ön eleme statüsünü dışarıda bırakarak değerlendirme yapmak son derece yanlış zira getirilen yeni düzenleme ile lig şampiyonlarının Şampiyonlar Ligi&#8217;ne katılması eskiye oranla daha kolay -hatta direkt-  olurken, lig ikincilerinin katılması için dikenli yollardan geçmesi, kendisinden çok daha güçlü rakipleri eleyebilmesi gerekiyor&#8230; Yani bu da demek ki, Şampiyonlar Ligi&#8217;ne katılmanın yolu Türkiye Ligi&#8217;nde başarılı -şampiyon- olmaktan geçiyor.</p>
<p><strong>O halde başlığımızı Avrupa Ligi vs Şampiyonlar Ligi şeklinde revize edebiliriz&#8230;<br />
Öncelikle geçmiş senelerle ilgili bazı verilere göz atalım;</strong></p>
<p>2008-2009 sezonunda ön elemeyi geçerek Şampiyonlar Ligi&#8217;nde gruplara kalan Fenerbahçe, 2 puan ile sonuncu olarak elenmişti.<br />
Gayet kötü geçen bu sezon sonunda Fenerbahçe&#8217;nin elde ettiği Şampiyonlar Ligi geliri <strong>: </strong><strong>14.234.000 euro </strong>olmuş.<br />
Açılımına bakacak olursak;<br />
Gruplara kalma bedeli : 3.000.000 euro<br />
Gruplarda yapılan maçlar sonucunda : 2.400.000 euro<br />
Grup maçları performans ödülü (2 beraberlik için) : 600.000 euro<br />
Market Pool :  8.234.000 euro</p>
<p>Market Pool dediğimiz değer, Şampiyonlar Ligi organizasyonunun pazarlamasından elde edilen (TV + sponsor) gelirlerin toplandığı havuz.  Aynı ülkeden gruplara katılan birden fazla takım varsa market pool bu takımların Şampiyonlar Ligi&#8217;nde oynadıkları maç adedi ve yerel liglerinde elde ettikleri sıralamaya göre paylaştırılıyor. 2008-2009 sezonunda Galatasaray Steau Bukres&#8217;e elendiği için Fenerbahçe Türkiye&#8217;nin payına düşen market pool gelirinin tamamını kasasına koydu. Aynı avantajı bu sene Beşiktaş yaşıyor. (Bu gelirin ülkelere göre dağılımı da farklılıklar gösteriyor&#8230; )</p>
<p>Yani;</p>
<p>1- Şampiyonlar Ligi&#8217;ne katılım ligimizde ikinci olan takımlar için zorlaştı<br />
2-Şampiyonlar Ligi&#8217;ne doğrudan katılma şansına sahip olan şampiyonlarımızın söz konusu büyük geliri tek başına alma şansları çok yüksek.<br />
3-İki takımımızı Şampiyonlar Ligi&#8217;ne sokabilsek bile, market pool değeri yerel başarıya göre paylaştırılıyor.</p>
<p><strong>Uçurumun farkına varmak için 2008-2009 sezonu UEFA ligi gelir dağılımlarına bakalım.</strong></p>
<p>2008-2009 sezonunda UEFA&#8217;da mücadele eden Galatasaray&#8217;ın elde ettiği toplam gelir <strong>475.000 Euro.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="font-weight: normal;">Bu bedelin dağılımı:<br />
Gruplara kalma bedeli : 215.000 Euro<br />
Gruplarda yapılan maçlar sonucunda : 120.000 Euro<br />
Gruplardan sonra geçilen iki turun ödülü : 140.ooo Euro</span></p>
<p><span style="font-weight: normal;">Galatasaray UEFA ligi market pool&#8217;undan pay alamamış çünkü bu bedel çeyrek finale kalan ülkeler arasında paylaştırılmış.</span></p>
<p>Şampiyonlar Ligi&#8217;nden elenen ve UEFA kupasını kazanan Shaktar Donetsk&#8217;in toplam kazandığı ödül ise, 11 milyon Euro&#8217;dan biraz daha fazla. Bu bedelin UEFA kupasından gelen kısmı 3.6 milyon Euro ve bu bedelin de 2.5 milyon Euro&#8217;su finale çıkma ve kupa primi.</p>
<p>2008-2009 sezonunu baz aldığımızda elimizde önemli bir veri var;</p>
<p>Şampiyonlar Ligi&#8217;nde gruplardan çıkamamış Fenerbahçe&#8217;nin elde ettiği gelir &gt; UEFA&#8217;da gruplardan çıkıp 2 tur ilerlemiş Galatasaray&#8217;ın elde ettiği gelir.</p>
<p><strong>Bu seneki durum nedir?</strong></p>
<p>2009-2010 sezonunda hem Şampiyonlar Ligi organizasyonunda hem de UEFA kupası sisteminde değişiklikler oldu. Temel amaç, Şampiyonlar Ligi&#8217;ni adına yaraşır şekilde daha çok şampiyonun katıldığı bir organizasyon haline getirmek ve UEFA kupasının prestijini arttırarak gelir modelinde değişiklikler yapmak. Bu uğurda Şampiyonlar Ligi ön eleme sistemi değiştirildi, UEFA kupası&#8217;nda grup maçları deplasmanlı 2 maç üzerinden oynanır oldu ve yeni adı ile Avrupa Ligi kuruldu. Avrupa Ligi puan ve ödül sistemi değişti, daha çok maç ve daha kaliteli takım katılacağı için market değeri yükseldi.</p>
<p><strong>Peki yeterli mi?</strong></p>
<p>Soruya cevap bulabilmek adına nelerin değiştiğine bakalım;</p>
<p>UEFA ligi gruplarına kalma bedeli 1.000.000 Euro oldu<br />
Gruplarda yapılan maçlarda elde edilen her galibiyet için 140.000 Euro<br />
<em>(geçen sene 40.000 Euro&#8217;ydu.)</em><br />
Gruplarda yapılan maçlarda elde edilen her beraberlik için 70.000 Euro<br />
<em>(geçen sene 20.000 Euro&#8217;ydu.)</em><br />
Gruplardan sonraki turlar için sırasıyla : 200.000 + 300.000 + 400.000 + 700.000 + 2.000.000 Euro ve şampiyonluk primi 1.000.000 Euro.<br />
<em>(geçen sene ise sırasıyla : 70.000 + 70.000 + 300.000 + 600.000 + 1.500.000 ve kupa pirimi yine 1.000.000 Euro&#8217;ydu.)</em></p>
<p>Toplam bedeller üzerinden yazacak olursak; geçen sene gruplardan çıkıp kupayı kazanan takım;  grup katılım ve performans bonuslarının üzerine 3.540.000 Euro kazanırken bu sene 4.600.000 Euro kazanabilecek.  (Yaklaşık olarak 6.5 milyon Euro yapıyor.)</p>
<p>Görünen o ki, en büyük gelişme gruplara kalma ödülünde olmuş. Gruplarda yapılan maçlarda kazanılan ödüllerde cüz-i bir iyileştirme yapılmış. Finale kadar uzanan yolda erken turlarda da  bir miktar iyileştirme var.</p>
<p><strong>UEFA Avrupa Ligi&#8217;nde ödüller artarken, Şampiyonlar Ligi gelirleri yerinde mi sayacak? Tabi ki hayır&#8230;</strong></p>
<p>Gruplara katılım ödülü ve maç başına dağıtılan 6&#215;400.000 euro eklenmesi  hesaplanan ayak bastı parası geçen sene 5.400.000 euro&#8217;yken bu sene 7.1 milyon euro&#8217;ya çıkmış durumda. 600.000 / 300.000 euro olan galibiyet ve beraberlik primleri 800.000/400.000 euro&#8217;ya çıktı.<br />
Gruplardan çıkmanın karşılığı geçen sene 2.2 milyon Euro iken bu sene 3.000.000 Euro.</p>
<p>Fenerbahçe örneğinde gördük ki, Şampiyonlar Ligi&#8217;nin en önemli gelir kalemi, Market Pool payı. Geçtiğimiz sene Şampiyonlar Ligi&#8217;nin değeri 341 Milyon Euro olmuş bu sene ise bu rakam 750 milyon euro civarında. Yeni makyajı ile UEFA liginin ise değeri 150 milyon Euro.</p>
<p>Özetle; bu sene şampiyonlar ligine direkt katılım hakkına sahip olan Beşiktaş şimdiden cebine 7.1 milyon Euro&#8217;yu koymuş durumda. Kazandığı her puan başına 400.000 Euro daha ödül alacak ve Türkiye&#8217;nin tek temsilcisi olduğundan 10milyon Euro civarında da TV ve sponsorluk geliri beklenebilir&#8230; Galatasaray ve Fenerbahçe ise UEFA Avrupa Ligi&#8217;ni kazandıkları durumda bile bu gelire ulaşamayacaklar.</p>
<p><strong>İşin bir de puan tarafı var.</strong></p>
<p>Eskiden (Belki de UEFA kupasında ilerlemenin tek iyi yanı) UEFA kupasını müzesine götüren takım, Şampiyonlar Ligi&#8217;ni kazanan bir takım kadar puan topluyor ve UEFA sıralamasında hızla yükseliyordu&#8230; Bu sene puanlama sisteminde de yenilikler yapıldı ve UEFA kupasında mücadele eden takımların sahip olduğu avantaj ellerinden alındı.<br />
Gruplara katılımda verilen 3 puanlık ödül 4 puana çıkartıldı. Gruplardan çıkma karşılığında elde edilen 1 puanlık ekstra puan ise tam 5 puan yapıldı. Ayrıca grupların ardında ilerlenen her tur için de Şampiyonlar Ligi takımları 1 puan daha ödül alacaklar. Artık Şampiyonlar Ligi&#8217;nde ilerlemek Avrupa Ligi&#8217;nde ilerlemekten çok daha fazla puan demek.</p>
<p>Hem maddi, hem puanlama sistemi açısından ele aldığımızda Şampiyonlar Ligi&#8217;nde oynamanın çok büyük avantajlar sağladığı açık. Kuluplerimize kattığı prestij de cabası.</p>
<p>Hal böyleyken, Türkiye Ligi&#8217;ni kazanarak Şampiyonlar Ligi&#8217;ne kolaylıkla katılmak isteyen Aziz Yıldırım&#8217;ın koyduğu hedef çok mantıklı.</p>
<p>Avrupa Ligi&#8217;nde bir iki tur fazla ilerlemek mi? yoksa Türkiye Ligi&#8217;nde şampiyon olmak mı?</p>
<p><strong>Mantıklı cevabı, ligimizde şampiyon olmak.<br />
Medyamızın tirajik yönlendirmesi ise Avrupa Ligi.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/avrupa-ligi-vs-turkiye-ligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
