2 Şubat 2010
Down, “Down III: Over the Under” albümünden “On March the Saints” şarkısını Saints’in gayr-ı resmi şarkısı ilan edip vatandaşa “haydi sitemizden indirin” demiş. Buyrun bakalım: FREE Download – On March The Saints
Down, “Down III: Over the Under” albümünden “On March the Saints” şarkısını Saints’in gayr-ı resmi şarkısı ilan edip vatandaşa “haydi sitemizden indirin” demiş. Buyrun bakalım: FREE Download – On March The Saints

Sarı Melekler
Bilmemenin dayanılmaz hafifliği var ya… Özenirim bazen.
Saha içini, saha dışını, dönen dolapları bildikçe sevmek zorlaşıyor.
Küçükken anlamadan, bilmeden, öylesine uzaktan daha bir severdim Fenerbahçe’yi…
Bayan voleybolcularımızı işte bu anlamazlıkla takip ediyorum. Devamı…
Çoook eskiden (70 ve 80’lerin neredeyse ortasına kadar), güncel yabancı filmlerin bazıları ancak 2-3, hatta 4-5 yıl sonra gösterime girerdi (Jaws’ı 6 yıl sonra izleyebilmiştik! Yaş sınırına uymak hak getire tabi
). Kısıtlı sayıda, birkaç büyük şehirde. Zaten video cihazı da lükstü.
Yani 80’lerin sonuna kadar sinema açlığımızı dindirmenin tek yolu TRT idi. Özel “oscar”, “dünya sinemaları kuşağı”, vs ile: Close Encounters of Third Kind, Cross of Iron, Blues Brothers, Duel, Urban Cowboy, Little Big Man, Kramer vs Kramer, Sophie’s Choice, Deer Hunter, The French Lieutenant’s Woman, French Connection, Three Days of Condor, Still of the Night, The Good, The Bad & The Ugly, Once Upon a Time…, Chariots of Fire, Eyes of Laura Mars, Escape from New York,Taxi Driver, Night Hawks, Papillion, Godfather, Planet of the Apes, Brubaker, Hot Rat, Great Escape, Kelly’s Heroes, Getaway, Hunter, Straw Dogs, Macbeth (Polanski versiyonu), Westworld, … Vay canına! Say say bitmez. Müzikal ve siyah-beyaz klasikleri de ekleyin.
Herşey unutulsa da filmler ve vurucu sahnelerinin kazındığı noktalar asla zarar görmedi. O dönem çocukları olarak genel kültürün büyük kısmını radyo, Milliyet çocuk dergisi, çizgi romanlardan kapar (Martin Mystere’ye özellikle saygılar), kitaplarla devam ederdik. Televizyon sonradan araya girdi.
Ama iki film vardı ki ortak arka plan konu dışında her ikisinde de rol alan bir aktör (tamamen zıt rollerde), kaçıp-kovalamaca-gerilim-komplo örgüsüyle apayrı yere oturmuştu: The Boys from Brazil (yapım yılı: 1978) ve Marathon Man (yapım yılı: 1976). Devamı…
Rocky I tekrarını yaşadık. Açık ara favori, kaya,vurdu mu oturtan Demir Yumruk şampiyona 12 raunt dayanmak için çıkan, ciddiye alınmayan çerez rakip… Kevin Johnson bunu başardı. Hatta fazlasını! Vitali’nin diğer yüzünü gösterdi
Uzun süre yumruk atmadan tarihe geçme hesapları yaptı! Sonra “gel gel, hadi vur, vursana, bak buradayım, sıkıyorsa salla bakalım, şampiyonmuş ha, peh” hareketleriyle ustayı fena sinirlendirdi (ki şımarıkça idi). O kadar sinirlendirdi ki son rauntta Vitali bir iki yoklama sonrası aynı Johnson gibi tribünlere oynadı! Gong çalınca hafiften üzerine yürüdü. “Erkeksen gel dışarı, hakemin arkasına sığınma” mimikleriyle… Belli ki bu kadar yumruk almayı beklemiyordu. Doğrusu Vitali’yi hiç böyle görmemiştik. Eşi kenarda titreyerek kaskatı kesildi, kriz geçirdi. Maçtan sonra da “nakavt etmeyi planlıyordum” diyerek hayalkırıklığını ifade etti. Ama açık ara hakettiği maçta kemerini korudu.
***** CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN *****
Bu akşam WBC ağır siklet şampiyonu Vitali “Dr. Iron Fist” Klitschko, ünvanını Kevin “Kingpin” Johnson’a karşı korumak için İsviçre’de ringe çıkacak.
Klitschko kardeşleri boks adına “gelip geçici bir hata” olarak niteleyen ve bu hatayı düzelteceğini iddia eden 30 yaşındaki Johnson için kemeri tekrar ABD’ye getirmek en önemli şey.
Vitali ve Wladimir kardeşler ağırsıklette 4 ünvanın üçünü elinde tutuyor (WBC: Vitali, WBO ve IBF: Wladimir). Diğeri ise geçtiğimiz ayda İngiltereli David Haye’nin oldu (WBA). Rus Sultan İbragimov’a Haziran 2007′de yenilen Shannon Briggs’den beri boksta hiçbir Amerikalı zireye ulaşamadı.
Ama açıkcası Johnson gibi düşük profilli ve güçlü rakiplerle karşılaşmamış birinin durumu değiştirmesi hayal gibi görünüyor. İğnelemelere rağmen Klitschko’ya kendisi gibi boksörlere şans tanıdığı için teşekkür etmekten geri durmuyor. Klitschko’nun teklifi gelince, Kübalı Olimpiyat Şampiyonu Odlanier Solis ile önceden belirlenmiş maçından geri çekilmesi ona sevimsiz bir imaj yapıştırdı.
38 yaşındaki Vitali ise yaklaşık 4 yıl boksa ara vermiş, Ekim 2008′de Samuel Peter’ı devirip kemerini geri almıştı. O zamandan beri 3. kez ünvanını korumaya uğraşacak (TSI 23:45).
İngilizlerin harika çocuğu Pakistan asıllı Amir Khan,18 Temmuz’da aldığı WBA light-welterweight kemerini korumak için ilk maçına çıkacak. Rakip ise Ukrayna asıllı Amerikalı Dmitriy Salita. Dünya basını iki boksörün dini inanışları etrafından da (Müslüman ve Ortodoks Musevi) epey malzeme çıkardı.
Ama boksa bakalım. Türkiye’de yayın yok. Hadi internet başına…
5 Aralık 2009 Cumartesi, 23:45 TSI
Haye-Valuev maçının tadı damağımızda iken şimdi de WBO Hafif Sıklet ünvan maçında Porto Rico’lu Miguel Cotto ile Filipinli Manny Pacquiao karşı karşıya gelecek. Elbette favori Pacquiao. Geçen Aralık Oscar Dela Hoya ile yaptığı maç hala unutulmadı. 9. rauntta ünlü rakibine havlu attırdı. Mayısta da Ricky Hatton’u 2. rauntta nakavt etti. Antrenörü Freddie Roach, maçı nakavt ile kazanacaklarını iddia ediyor. Varoştan gelen, saray gibi bir yerde oturan, hayır işlerine boğulan, horoz dövüşlerine tutkun Pacquiao maçtan sonra bir de piyano resitali sunacak!
Cotto ise favori olmayan, mahsun ve sessiz profille çıkacak ringe. 1.5 sene önce Antonio Margarito karşısında, o ana kadar 35 maçlık kariyerindeki ilk mağlubiyetini ağır bir şekilde almış ve kemerini kaybetmişti. Ama akabinde ocak ayında Shane Mosley ile yapacağı maçta, Margarito’nun el bandajında ve eldiveninin içinde kurallara aykırı malzeme kullandığı farkedildi. Bu yumruğunu taş haline sokuyordu. Lisansı bir yıllığına askıya alındı. Cotto’yu mağlup ettiği ünvan maçında da aynısını yapıp yapmadığı tartışma konusu oldu. Cotto’nun babası oğlunun kan revan içinde kalışını anlatırken “hiçbir eldiven bunu yapamaz” diyordu.
MGM-Las Vegas’daki karşılaşma yaklaşık olarak TSİ 04:00′de başlayacak. Türk kanallarından veren yok. Yani internet başında olacağız…
Not: Uyarmıştık. Fox Türkiye, maç sonrası ring heyecanını, bekleyişi ve hakem kararlarının açıklanma anlarını reklama kurban etti. Yayın hakkı için verdikleri paraya pek üzülmedikleri ortada. Türkiye’de “spor” medyasının “spor”u sevmediği ve bizlere de saygı göstermediği ortada… Teşekkürler ARD Das Erste.
Devamı…