2 Mart 2010

Kral benim, ben ne dersem o olur

Geçtiğimiz hafta içi 2 yazı karalamıştım. Ama üzerinden geçmek gerekti, yok resim bulunamadı derken kıyıda köşede kaldı. İyi de olmuş. Pazar maçlarında yaşananlar bu satırları daha anlamlı kıldı.

Yazılardan ilki Beşiktaş-Galatasaray maçındaki Fırat Aydınus ve Keita ile ilgiliydi (Avukatı medya olanın…). Geçtiğimiz hafta sarı ve kırmızı kart göstermemek için çırpınan Aydınus, IBB-Fenerbahçe maçındaki kart ve kartsızlık performansıyla kendisini tamamen yalanladı. Son adam kuralını esnetti! Ve bir kez daha, Türk hakemlerinin ellerindeki saha içi yetkisini, nasıl bir güç gösterisi-meydan okuma hırsı ile kullandıklarını gösterdi. Birkaç dakika önce kendisine diklenen Alex’i atma anı gibi…

Diğeri ise Galatasaray-Atletico Madrid maçından sonra, karşılaşmanın hakemi hakkında medya ve yorumcuların cinnet geçiren halleri üzerineydi. Fenerbahçe lehine hakem hatalarında büründükleri ruh hortlamıştı sanki (Canları İsterse)… Devamı…

ebru, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

27 Ekim 2009

dnz_fb_14may09

Galatasaray’ın Kadıköy’de 10 sezondur kazanamadığı her maç sonrası aynı strateji uygulanıyor. Belki de bu yüzden sonuç değişmiyor, kimbilir!

Strateji şu: Maç şokunu atlattıktan birkaç saat sonra önce akşam televizyon programlarında ve ertesi gün çıkacak onlarca köşe yazısında tüm yorumların temelini saha dışı faktörlerle süslemek, pazartesi akşamı itibariyle gündemi futbol dışına çekmek.

Her Kadıköy derbisi ardından yaşanan olayları sanki başka maçlarda veya Ali Sami Yen’de olmuyormuş gibi göstererek, Fenerbahçe’nin her şekilde cezalandırılması için çalışmak…

Galatasaraylı futbolculara atılan pet şişeleri, Fenerbahçelilere atılan pet şişe dağlarından daha önemli hale sokmak.

90 dakika edilen küfürleri “Aziz Yıldırım’ın hakettiği” noktasına getirip önemsememek…

Elbette Galatasaraylı futbolcuların morali bozulup, oyundan düşüp, rakibe yumruk atmaları haklı kılınırken aynı şartlar Fenerbahçeliler için hafifletici sebep olamıyor! Yani Keita yumruk atabilir, tahrik var, ama Volkan’ın Lincoln’e yaptığı ayıptır, çirkefliktir.  (Keita 3 hafta önce Kasımpaşalı oyuncuya sallamış bile o yumruğu, ne gam!) Devamı…

ebru, Araştırma, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

16 Ekim 2009

Uğur Meleke

Medyamız Güney Afrika 2010 elemelerinde yaşadığımız hayal kırıklığı üzerine yaptığı derinine analizlerle futbolumuzu aşağılayadursun t(i)rajik fikir kirliliğine direnerek yaşadığımız hayal kırıklığının özüne dikkat çeken Uğur Meleke’yi ilgiyle takip ediyorum.

Blazevic ve Fatih Terim’i karşılaştırdığı yarı magazinel yazısı gayet hoş ve ince detaylarla doluydu. Aynı gün yazdığı “Terim’den sonra ne yapmalı?” başlıklı yazısında Milli Takım seçicilerinin kadro oluştururken sahip olmaları gereken adaleti, yurt dışında oynayan gurbetçilerimizi tarayan ekibin yetersizliğini vurgulamıştı. Dün yazdığı “Milli takımın hocası kim olmalı?” başlıklı yazıda da bir haftadır karşısında durduğumuz bazı klişelere değinmiş.

Her üç yazıyı da tavsiye ediyorum. Hem t(i)rajik okuyucularına hem de medyanın geri kalanına. Farklı “ses”ler duymak güzel.

altug, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : ,

16 Ekim 2009

3lu

Türkiye’de gazetecilik son nefesini vermek üzere. İşadamlarının ve siyasi yandaşlığın tekele çevirdiği meslekte artık “özel haber” yok. Patronların kaygısı bu değil.Muhabir kavramı bitirilmek üzere. Kolayı var nasılsa, ajanstan gelen haberi azıcık değiştir, bas. Farklı gruplara ait gazeteler alıyorsunuz, hepsinde aynı haberi aynı detay ve detaysızlıklarla okuyorsunuz. Ama en azından başlık değişiyor(du)! Ajansın görevi ise bilgi ve ham haber aktarmak iken artık içine  “yorum” katılıyor.

Bugün ise anlaşılan kimse spotu bile değiştirmeye zahmet etmemiş. Devamı…

ebru, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.