24 Ekim 2014

Türk futbolunun kurtuluş formülleri (Yavuz Semerci, 22.10.2014)

Galatasaray’ın sermaye artırımı hakkında eleştiriler yapabilen, yasallığını sorgulayan tek ekonomi yorumcusu idi. Ama Galatasaray’a ilişkin borsa tespitleri bir anda kesildi. Doğruları söyleyerek zarar verdiği için kimbilir (!) nereden gelen uyarılarla konunun sümen altı edilmesi kervanına katıldı.

Şimdi o Yavuz Semerci, futbola çözüm önerileri diye topa girmiş. Destansı bir komedi. En temel detayları atlayarak ayrıntıda boğulmuş. Üstelik en ufak bir rahatsızlık ve üzüntü duymadan şike süreci lafını kullanarak rengini, tarafını açıkca belli etmiş (bildiğimiz kadarıyla kendisi zaten Galatasaray taraftarı değil, “taraf” olmaktan kasıt spor değil).

Son dönemlerde siyasi eleştirileri zirve yapan birisinin sözde şike olayına gelince işi futbola indirgeyerek yorumlaması onun ya aptal ya da art niyetli olduğunu gösterir. Kurum ve kişilere baskı kurup, hükmetmeye çalışanları eleştiren kişinin, o kümenin Türkiye’deki biat etmeyen tek kurumu diz çöktürmeye çalıştığını inkar etmesi ya aptal ya da art niyetli olduğunu gösterir. Ki bu kadar zeki,eğitimli ve gündeme hakim birisinin aptal olması imkansız.

Neyse, uzatmaya gerek yok. Geçelim yazıya:

Sayın Semerci, futbolun ölmesine ilişkin nedenleri sıralarken objektif tespitler yapmaktan uzak. Futbolun ölmesinin nedeni resmi kurumlar aracılığı ile uygulanan ayrımcılık, buna karşı “3 ayda unutur” sanılan Fenerbahçelinin direnmesi ve sonuç olarak futbolun kamplara ayrılmasıdır. Bu ayrımcılığın kökeni ise 1990ların sonuna kadar gider. Hükümetin, derin devletin, federasyonun bir proje halinde etrafında çember olduğu bir kulübün yükseliş yıllarına kadar uzanır. Evet Sayın Semerci, futbolun batış nedeni budur. Siyaset Fenerbahçe’yi derdest etmek için operasyon yaparken buna “hukuk” dediniz. Aynı siyaset Galatasaray, Trabzonspor ve diğer kulüpleri devletleştirirken, kaynak akıtırken sustunuz. AKP ve cemaat can ciğer kuzu sarması iken SPK ve devlet kurumlarının bu kulüpleri nasıl kolladığı konularının üzerine gitmediniz. Durdunuz. O yüzden şimdi “kurtuluş formülü” yazmaya hakkınız olamaz.

Futbol, devlet açık ve net bir şekilde taraf tuttuğu, kulüpleri kendi kontrolüne almak ve kendisine bağımlı kılmak istediği, tribünleri kendi zihniyeti ile doldurmak istediği için ölüyor. Futbolu bir oyun olmaktan çıkarttıkları, birilerinin buna karşı mücadeleye dönüşmesi nedeniyle ölüyor. Artık devletin yanında ve karşısında olan kulüpler var ve bu bir oyun değil.

Şimdi bu samiyetsizliği geride bırakıp Sayın Semerci ve benzerlerinin yasakçı zihniyetine gelelim:

1- Futbolun BDDK’sı kurulmalıymış… İsterseniz kim yönetici kim taraftar olacak diye ehliyet de verelim , bu nasıl baskıcı bir kafadır. Tam tersine devlet elini futboldan çekecek. TFF gerçekten bağımsız olacak.

2- Kulüpler demokratik şekilde yönetilecek, üye sayısı taraftar sayısı eşitlenecek, kulüp yönetimleri bir avuç elitist azınlığın elinde olmayacak. Futbolda çözüm isteyen ilk paragrafta açıklanan demokrasiyi yaşama geçirme girişimi olduğu için eğer samimi ise Fenerbahçe’nin 1 Milyon üye projesine destek olacak, olmuyorsa bu konuda kalem oynatmayacak. İnsanların ortak aklı her türlü çözümü üretecektir.

3- Kulüpler şeffaf olacak, her ay en küçük ayrıntı ve  bilgiyi (mali veya değil) kamuoyuna açıklayacak.

4- Yeterli ve bilgili, özgür ve korkusuz bir medya olacak, maç sonucu etkilemeye çalışmaktan vazgeçip  kulüp yönetimlerinin yaptığı hataları taraftara anlatacak, Başbakan’ı arayıp kupa isteyecek kadar siyesetin iliklerine giren spor adamlarını yazabilecek.

Bunlar olursa futbol yolunu bulur ama olmaz çünkü  ne “siyaset” ne de “siyaset futboldan elini çekip, Fenerbahçe’ye yaptıkları için özür dilemeli” diyemeyen Semerci samimi değil.

Ama biz samimiyiz. Fenerbahçe’yi kimseye bırakmayız.

mentalist, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

13 Ekim 2014

İnsanları yanıltmak kolay, bunu sürdürmek oldukça zordur.

Herkesin, özellikle de  vergi ödememeyi, devleti ve halkı tırtıklamayı alışkanlık haline getirmiş kulüplerimizin dört gözle beklediği vergi affını da içeren “Torba Yasa” çıktı (detaylar için tıklayın).

Yasada şöyle bir ifade var:

“..vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan alacaklar hakkında bu madde hükmü uygulanır.”

Galatasaray’ın kesinleşmiş vergi borcu yok. Bunu biz değil, başkanları ve kendileri söylüyor:

5.6.2014 tarihli resmi açıklama: “..Şirketimizin ve Kulübümüzün, vadesi gelmiş, muaccel ve ödenmemiş herhangi bir vergi yükümlülüğü bulunmadığı gibi…”

24.9.2014 Ünal Aysal: “Sedat Doğan hukuk kısmına baktığı için mali işlerden çok bilgili değil. Ya da sürçü lisan olmuştur. Ödenmemiş bir vergimiz yok.”

Tamam, kesinleşmiş vergi borçları yok ama aşağıda şöyle de bir açıklamaları var. Ayrıca halen devam eden bir vergi incelemesi de bulunuyor. Bunu da yine bizzat Galatasaray kendisi açıkladı:

“24.03.2014 ve 07.04.2014  tarihlerinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan açıklamalarımızda bahsedilen konu ile ilgili olarak, tarafımıza toplam 54.340.834,41 TL tutarında vergi aslı tarhiyatı yapılmış, 69.247.963,90 TL tutarında da vergi ziyaı cezası kesilmiş ve bununla ilgili ihbarnameler tebellüğ edilmiştir. Şirketimiz yasal süresi içinde Merkezi Uzlaşma sürecini başlatmak için gereken başvuruları yapacaktır”  (16.4.2014′te KAP’a yapılan açıklama)

Sonuç olarak; Galatasaray Sportif A.Ş. veya Galatasaray Spor Kulübü en son torba yasa ile getirilen kolaylıklardan yararlanamazlar. O parayı, yani kesinleşmediği bizzat kendileri tarafından açıklanan yaklaşık 125 milyon TL vergi kaçağını nakden ve defaten (yani tek seferde) ödemek zorundalar.

Fenerbahçe Yönetiminden bir rica; lütfen konunun takipçisi olun ve artık haklarımızı çaldırmayın.

Galatasaray bu torba yasadan faydalanamaz, çünkü vergi borcumuz yok diye yaptıkları uyanıklıklar sonucu borcu kesinleştirmedikleri  için yasa kapsamı dışında kaldılar. Bütün bunlara rağmen yasadan faydalanırlarsa; Galatasaray’a kanun, mahkeme, hakim işlemediği ve “dinamo” unvanı bir kez daha teyit edilmiş olur. Ama bu da öncekiler gibi kanuna karşı bir eylem olur ve kimbilir bir gün bir savcı çıkıp konuyu inceler.

Gerçi devletimiz yeni bir yasa daha çıkarıp bu vergi borcunu silecektir, ama bu yasa ile olmaz.

İnanmayanlar çıkacaktır. İnanmayanlar için Sayın Bakanın açıklaması aşağıda yer alıyor:

Borcu olanlar için kötü haber

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

19 Ağustos 2014

Fenerbahçe Futbol AŞ – Bağımsız Denetim Görüşü (8.8.2014)

Gs AŞ – Bağımsız Denetim Görüşü (11.8.2014)

(Aşağıdaki bütün değerlendirmelerin kaynağı her iki şirket tarafından KAP’a yapılan bildirimlerdir. Bu konuda yeterli mesleki bilgisi olan insanlar inceleyip teyit edebilirler)

Galatasaray’ı pek seven medya elemanlarının kara propaganda makinası gibi algı yaratma çabalarından sonra yazmak şart oldu:

1- Vergi borçları yokmuş. Borcunuz var diyen biz değiliz, Maliye Bakanlığı. Denetimde stad gelirlerini bağış gibi gösterip KDV ödemedikleri tespit edilmiş. Vergi borcunuz yoksa kavga çıkarıp borcu unutturma çabası içeren açıklamalar yerine yatırdığınız verginin makbuzlarını yayınlarsınız, tartışma biter. “İlgili yıllarda stad gelirimiz şu, yatırdığımız KDV bu, işte bunlar da makbuzları” dersiniz, sorun biter. Aynı Fenerbahçe’nin yaptığı ama diyemezler, çünkü yatırmadılar.

Yaklaşık tutarı 130 milyon TL. Bunun içinde cezası da var.

2 – Meğer Maliye Bakanlığı birleşmeden önceki hesapları da inceliyormuş, KAPda açıkladıkları en son mali tablolarda var. Hiç bir zaman vergi ödemedikleri için faturanın kabarması da olasılık dahilinde.

3 – Stad gelirleri üzerinden % 7 GSGM payı var, onu da ödemiyorlar. Fenerbahçe ödüyor, neresinden baksan yılda 6-7 milyon TL. İnkar edemezler çünkü GSGM dava açtı, kendileri de KAPta açıkladı ama her ne hikmetse bir türlü davalar bitmiyor!! Oysa Fenerbahçe’nin on binlerce sayfalık davaları hemen bitiriverilmişti.

4 – Bir de şu Fenerium devri ve Gsstore satın alması var. 3 Temmuz sürecinde SPK Başkanı Fenerbahçe Spor Kulübünü Fenerbahçe A.Ş.’ye borçlandırarak Fenerbahçe Futbol A.Ş.’nin özkaynaklarını 220 milyon TL eritirken, Gsstore  Galatasaray A.Ş.’nin özkaynaklarını 88 milyon TL yükseltivermiş! Yönleri ters olsa da işlemin niteliği aynı. Nedense SPKnın kuralları da hep Fenerbahçe’nin aleyhine Galatasaray’ın lehine çalışıyor. İkisi de doğru olamaz. Biri yanlış ama SPK bunu düzelttirmiyor.

5- Galatasaray Spor Kulübü, parası olmadığı halde satın aldığı Gsstore’un parasını ödeyememiş. Madem paran yok niye alıyorsun? Parasını almadan satan niye satıyor? Yatırımcının yararı ne? Para ne kadar sürede ödenecek? Ödenmediği süre içinde ne kadar faiz işleyecek? Galatasaray hep başına buyruk, hesap soran denetleyen yok. Al takke ver külah, Galatasaray’ın bir SPK’sı varmış.

6- Elbette borcu ödeyemediği için Kulüp A.Ş.ye borçlanmış. 3 Temmuz sürecince Fenerbahçe’ye yapılan opersayonun finansal ayağında Fenerbahçe haksız yere borçlandırılmıştı. SPK ve BİST İstanbul Yönetim kurulu sürekli Fenerbahçe aleyhine ayağa kalktı, ensesinden ayrılmadı. Ama bu kadar açık müdahale gerektiren olaylar varken işin ucunda Galatasaray oldu mu gıkları çıkmıyor. Galatasaray’ın bir SPK’sı varmış.

7- Galatasaray’ın ödeme yapmak gibi bir geleneği bulunmuyor, fitratında yok. Nasıl ödenecek bu borç? Elbette “al takke ver külah”. Şu meşhur koltuklardan yine 63 milyon TLlik kısmını AŞ’ye devretmişler! Biz artık takip edemez olduk! İnsaf, bir koltuk yatırımcıya kaç kere “hediye edilir”? SPKnın önemli işler tebliği kaç kere sündürülüp, delik deşik edilir? SPK niye sus pus? Galatasaray’ın bir SPK’sı varmış.
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

11 Haziran 2014

Galatasaray A.Ş. yine bir devir işlemi duyurdu: KAP Açıklaması (10.6.2014)

Daha önce yazmıştık ya, ping pong topu gibi maşallah! Özetle son yıllarda yaptıkları şu:

Önce Kulüpten AŞye devrederiz.

Sonra Kulüpten AŞye öderiz.

Ödediğimizi AŞye geri veririz.

Yetmez, ödediğimizi AŞye bir daha geri veririz!

Daha sonra AŞden kulübe devrederiz.

Çok sonra Mağazacılık AŞye devrederiz!

Sonra Mağazacılığı AŞye satarız!

Sonra Kulüpten AŞye yeniden devrederiz!

Bütün bu işlemlerin değeri yaklaşık 1 milyar USDdir. Ancak tek kör kuruş nakit işlemi yoktur, ortada para gören olmamıştır!

Ama bu işlemlerden doğan yaklaşık 180 milyon dolarlık KDVyi ödemeyiz (KDV tebliği)!

Sonra birileri devreye girer, bütün bu işlemleri meşrulaştırmak için amaçsız bir inceleme, ceza ve sonrasında af uydurur. Böylece bunların hepsi yasa dışı iken yasal hale getirilir-getirilmiş gibi gösterilir. Buzdağının su üstündeki kısmını gösterip, altındaki koca dağı yok ederler.

Yetmez, bu sahte oyunlarla araya alınan yatırımcının 200 milyon USDsini silkeleriz.

Bu komedi, tiyatro Türkiye’de fiilen yaşanıyor. Orta yerde, açık seçik.

Borsanın gördüğü en büyük oyunlardan birinin üstü örtülüyor.

Aslında gerçeği herkes biliyor, ama ilk devir paralel ve dikey ortaklığı olduğu için kimsenin sesi çıkmıyor.

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

2 Mayıs 2014

Resmi Gazete

Madde 8 —

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı tarafından Genel Müdürlüğe ait tesislerde düzenlenen (intifa hakkı verilen tesisler hariç) resmi ve özel profesyonel her türlü futbol müsabakalarında ve yurt içindeki temsili ve milli futbol müsabakalarında bilet satışlarında elde edilen hasılatın hesap ve dağıtımı 7 nci madde ve Ek –2 tablo esaslarına göre yapılır. İntifa hakkı verilen tesislerde ise müsabakaların net hasılatının sadece %7’si Genel Müdürlük payı olarak Genel Müdürlük hesabına gönderilir.

Yukarıdaki düzenleme açık. Maç hasılatının % 7 si GSGM payı olarak 3 işgünü içinde ilgili hesaplara ödenir.

Ama Galatasaray bunu ilk günden beri ödemiyor, ödememiş. Ne Ali Sami Yen’de ne de Seyrantepe’de. Biz söylemiyoruz, bizzat Galatasaray kendisi itiraf ediyor:

25.02.2014 Tarihli KAP Bildirimi

2. 5736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında. 4629 sayılı kanun gereğince tahsil edilmesi gereken müsabakaların net hasılatlarının yüzde 7’si oranındaki Federasyon Fonu kesintilerinden 5736 sayılı kanunun yürürlülüğe girdiği 27 Şubat 2008 tarihi itibarıyla Dernek tarafından ödenmemiş tutarların tahsilinden vazgeçildiği hükmü yer almıştır. Bununla beraber kulüplere 27 Şubat 2008 tarihi sonrasına ilişkin fon paylarının tahsiline devam edileceği bildirilmiş ancak bu pay ödenmemiştir. SGM tarafından. Dernek’in Federasyonlar Fonu kesintisini ödememesi nedeniyle 27 Şubat 2008 tarihinden itibaren 2008-2009 ve 2009-2010 futbol sezonlarında Ali Sami Yen stadyumunda oynanan futbol müsabakalarının hasılat çizelgelerinin gönderilmesi talebinde bulunulmuştur. Fakat davalı Dernek’in hasılat dağıtım çizelgelerini sunmaması nedeniyle miktarı tam olarak belirlenemeyen alacak tutarı için 7 Aralık 2011 tarihinde Dernek aleyhine dava açılmıştır. Dava konusu tutar üzerinde uzlaşma olmaması ve tutarın güvenilir bir şekilde tespit edilememesi dolayısıyla Kulüp’ e ait finansal tablolarda herhangi bir karşılık ayrılmamıştır.

5. SGM tarafından Seyrantepe Spor Kompleksi’de 2011-2012 ve 2012-2013 futbol sezonlarında oynanan müsabakalardan elde edilen hasılatın %7’sine tekabül eden alacağın tahsili talebiyle 22 Ağustos 2012 ve 3 Temmuz 2013 tarihilerinde Kulüp aleyhine 2.000 TL talepli 2 adet alacak davası açılmıştır.

Galatasaray’ın kendi itirafları bunlar. Geçmiş dönemde federasyona ödenmesi gereken % 7 payları ödememiş, ama affedilmiş ve Ali Sami Yen’den beri GSGM paylarını ödememiş. Ödemiyor. Bu para faiziyle beraber yaklaşık 70-80 milyon TL eder. Zaten bu parayı tahsil etmek için GSGM dava açmış.
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

13 Nisan 2014

Dünyanın hiç bir yerinde bir sportif şirket, tüm maliyetine katildığı futbol takımının elde ettiği bir değer olan maç biletleri için 442 milyon TL ödemez. Bir futbol takımın var, stadın yok, gider bir stad kiralarsın ve maçlarını burada oynarsın. Kiranı ödersin (Fenerbahçe böyle yapıyor), stadın tüm gelirleri senin olur. Gayrimenkul sahibinin kiracının gelirinin -karının değil- tamamını aldığı bir ticari örnek yok. Ama Türkiye’de var. Galatasaray yapıyor. Bu durum Sermaye Piyası Kanuna göre de suç oluşturuyor.

Daha önce birçok defa Galatasaray Spor Kulübünün aslında tamamı Galatasaray Sportif A.Ş.’ye, yani yatırımcıya ait olan stad gelirlerini nasıl haksız ve hukuksuz şekilde kulübe aktardığını anlatmıştık. Aşağıda kulüp-AŞ arasındaki kanunsuz pinpon oyununun bir örneği var:

SPK arkadan dolanmaya ne yapacak

Ancak Galatasaray’ın hukuksuzlukları her gün yeni bir boyut kazanıyor. Aynı matruşka bebekleri gibi, sürekli dümen içinde dümen sürüp gidiyor.

Aslında Galatasaray’ın VİP, loca ve kombineleri 3 yıllık sattığını biliyoruz. Bu defa da kulübü bilen biri Adnan Polat durumu teyit etmiş:

Taslar Yerinden Oynayacak

“Ama alacak ile borç ödenmeyeceğini de biliyorum. Gelecek 3 senenin kombineleri satılmış. 2014-15’ten sonra gelirin 100 milyon doları geçeceğini düşünmüyorum. Giderleri ise 200 milyon dolar civarında. Haliyle de kulübün önümüzdeki yıllarda sıkıntılı bir dönem yaşayacağını düşünüyorum.”

Tabi bir problem var. Galatasaray’ın bir çok defa açıkladığı gibi 1 Haziran 2014′den sonra VİP, Loca ve kombine gelirleri AŞye ait:

KAP bildirim

“(*) Şirket, 26 Nisan 2012 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu toplantısında Şirket bağımsız yönetim kurulu üyelerinin de katılmış olduğu müzakereler ve oylama neticesinde 21 Aralık 2011 tarih ve 162 numaralı Yönetim Kurulu Kararı’nın 2. maddesine istinaden alınmış olan, 9 Şubat 2012 tarih ve 24 numaralı Yönetim Kurulu kararı uyarınca; Galatasaray Spor Kulübü intifa hakkına sahip olduğu Türk Telekom Arena Stadı’nın, 2014-2030 yıllar arası (1 Haziran 2014’ten başlamak üzere) VIP koltuk, Batı-3 Loca ve Batı-4 Loca pazarlama hakları ve gelirlerinin devri için Kulüp ile hazırlanmış olan devir sözleşmesinin imzalanması ve yürürlüğe girmesine Seri: IV, Tebliğ No: 41 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi gereği Deniz Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’den(Deniz Yatırım) alınmış olan değerleme raporunun aynen onaylanmasına, adil ve makul olduğu bahse konu raporda belirtilmiş olan devir iş ve işlemlerinin bu doğrultuda sonuçlandırılmasına, devir bedeli olarak bu Değerleme Raporu’nda belirlenmiş olan 125,2 Milyon ABD Doları karşılığı olarak 218.436.440 TL’nin esas alınmasına karar verilmiş ve buna müteakip devir işlemi yapılmıştır”

Galatasaray Spor Kulübü bunları 3 yıllığına satıp harcamış, daha da kötüsü SPK’ya “ben bunları A.Ş.ye nakit ödedim” deyip SPKyı da kandırarak aslında yatırımcıya ait bu parayla yatırımcıya ortalama 225 TLden sattığı hisseleri bedavaya almış. SPKyı da kandırıp hukuksuzluklar zincirine yeni halka eklemiş. Yatırımcının parası ile yatırımcının hissesini almış. Dahice ama hukuki değil, suç!
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

9 Nisan 2014

Ünal Aysal’dan derbi öncesi açıklamalar

Galatasaray Başkanı şu açıklamayı yapmış:

“Sorarsınız diye notları yanıma aldım, söyleyeyim. Borcumuz ilk olarak 328 milyon dolardı. Sene sonunda 251 milyon dolara düşürdük. Hisse senedi sattık çünkü. 210 milyon dolara, 2013 senesinin sonuna kadar sermaye artışı yapamadığımız için 260 milyon dolardır. Galatasaray’ın ödeme riski altında olduğu borç 115 milyon dolardır. Ancak 130 milyon dolarlık bir alacağımız var, önümüzdeki iki üç sene içerisinde faturalama yaptığımız zaman bu sorunu gidermiş olacağız.”
 
Konuşmadan anladığımız faturası kesilmemiş 130 milyon dolarlık alacak var:

1- Eğer mal ve hizmet teslim edilmiş, ama faturası kesilmemişse bu vergiden kaçınmaktır ve suçtur (Vergi Usul Kanunu Madde 231). Yaklaşık tutar 23 milyon dolar olur. Şaşırmayız, çünkü devlet onlardan vergi tahsil edemiyor; edemeyeceğini, edemediğini de KAPta devlette dalga geçerek kamuoyuna duyuruyorlar.
VUK Madde 231 – Fatura Nizamı
5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi (7) gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. Devamı…

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

18 Mart 2014

“Beşiktaş’ın stat inşaatı tehlikeye girdi”

SPK geçtiğimiz hafta Beşiktaş’a dedi ki : “loca gelirlerini şirkete aktaramazsınız”.

Ama an itibariyle Sportif A.Ş. gelirlerini Kulübe aktaranlar var! 3 yıldır!

Hatta kulübe aktarmaları da yetmiyor oradan başka şirkete aktarıyorlar!

Sonra bu da yetmiyor, geri alıyorlar. O da yetmiyor, tekrar geri veriyorlar!

O da yetmiyor, tekrar satın alma opsiyonu koyuyorlar!

O gelirlerle pinpon topu gibi oynayıp bedelli, hisse satışı yapıp 800 milyon TL cebe atıyorlar!

Buna rağmen AŞnin gelirlerini kulübe aktaran anlaşma yürürlükte!

Ama aynı anlaşmayı Fenerbahçe ve Beşiktaş yapınca SPK diyor ki “olmaz”!

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın suçu ne? Galiba Başbakan’a sormak lazım.

Devlet Galatasaray’ın devleti mi? Anlaşılan o ki öyle.

“Birileri” bu iki kulübü gözden çıkarmış. Galatasaray ve Trabzonspor’u yanına almış.

SPK sözde özerk. Ama açıkça görülüyor ki muktedir ne derse o oluyor.

Bu çifte standartların yasal sorumluluğu SPK yönetiminin üzerinde. Eninde sonunda bu dönemlerdeki finans operasyonları da yargı yoluna düşecektir.

 

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

25 Şubat 2014

ela_fb_alper
(bir Fenerbahçelinin medyaya yolladığı yazı. Ülkeyi, Fenerbahçe üzerinden götürmeyi hedefledikleri noktanın özeti, uyarısı)

“O Spor Yazarı, bu hakem hocası, şu gazetecinin” ne yazdığını umursamıyorum, çünkü 3 Temmuzdan beri iyi şeyler yapmaya çalışanlar olsa da büyük kısmının nasıl bir bataklığa gömüldüğünü sadece Türkiye değil tüm dünya gördü, biliyor.

Bu nedenle uzun zamandır kimin ne söylediğini değil, gördüğümü anlamaya çalışıyorum. Aslında bu oldukça tehlikeli bir yol sadece kendi ile konuşan insanın dogmalara yakalanması ve gerçekten uzaklaşıp kendi doğrusuna aşık olmaya başlaması kaçınılmaz. Ancak bunun sorumlusu ben değilim, 3 Temmuz sonrası medyanın, hatta tüm kurumların Fenerbahçe’ye karşı takındığı tavırdır.

Bu nedenle Fenerbahçeli çok ağır bir içine kapanma durumu yaşıyor. Giderek bu durum tehlikeli bir hal almaya başlıyor. Neredeyse Fenerbahçe insanların yaşama ideolojisi haline geldi. İdeoloji olmak iyi, ancak kontrol edilmesi oldukça zor bir şeydir. Hala Fenerbahçe’ye küfredip haksızlık yapanların bu psikolojiyi görmezden gelmesi istenmeyen sonuçların oluşmasına yol açabilir. Bu açıkca toplumsal barış için bir tehdit.

Dün akşam gördüğüm şey beni dehşete düşürdü. Hakemlerin gözünde kurumsal nefreti, Fenerbahçe’ye karşı düşmanlığı gördüm. Kanım dondu, çünkü dünyada ilk defa genç, çocuk, yaşlı, sağcı, solcu, ihtiyar, kadın, erkek, toplumun her kesimini temsil eden bir organizasyona açık düşmanlık vardı.
Devamı…

taraftar, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

18 Şubat 2014

SPK Bülteni (14 Şubat 2014)

Sonunda tüm kamuoyunun merakla beklediği Galatasaray’ın bedelli sermaye artırımı ve Fenerbahçe’nin tahvil ihracına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kararı çıktı.

Bu kurul kararı da, 3 Temmuz’dan beri kamu kurumları tarafından Fenerbahçe’ye uygulanan negatif ayrımcılığın belgesi olarak tarihteki yerini alacak.

Oysa anayasaya göre tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir ve bir kesime veya bir grup insana ayrımcılık uygulamamaz (!).

SPK verdiği kararla:

* Galatasaray Spor Kulübü AŞ’den 442 milyon TL karşılıksız parayı kulübe aktarabilir, ama Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği borç bile alamaz dedi.

* Galatasaray devlet tarafından kuruşu olmadan yapılan taahhütlerini yerine getirmediği için devralmadığı, henüz kendine bile ait olmayan stadın koltuklarını AŞye Sermaye Piyasası Kanunu madde 110 a göre suç olmasına rağmen devredip, yatırımcının parasını kulübe aktarırken, adeta devlet Fenerbahçe’ye “stadını alınteri ile yaptığın için suçlusun, stadı AŞ ye devredemezsin” dedi.

Aslında Fenerbahçe’nin AŞ’ye stadı devretmek istemesine neden olan borç bile yoktur. Eski bir Fenerbahçe yöneticisinin açıklamasına göre bu borç, 3 Temmuzun tozu dumanında, kulübün kendini savunma şansı ve ortamı yokken, Galatasaray’ın hukuksuz işlemlerine izin veren eski SPK Başkanı tarafından SPK denetimleri ile Fenerbahçe’yi yıkma sürecinin bir parçası olarak yaratılmıştır.

Fenerbahçe’nin futbol dışındaki isim hakları kulüpte iken ve bu KAPta açıkca ifade edilmişken, futbol dışı sponsorlukların gelirleri AŞye devredilmek zorunda bırakılmıştır. Amaç Fenerbahçe’yi finansal olarak da köşeye sıkıştırmaktır.

Hikaye uzun, başlıklar halinde vereceğiz. Ancak anlamak için önce şu yazıyı da okumak gerekiyor: SPK Arkadan Dolanmaya Ne yapacak
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

13 Şubat 2014

Galatasaray’da Drogba Krizi

Galatasaray’da finansal krizi bilmeyen yok. 3 yıldır Galatasaray züccaciyeci dükkanına fil girmiş tarzı bir finansal anlayışla yönetiliyor. Bunları ben söylemiyorum. Borsa İstanbul yönetim kurulu üstü kapalı söyledi (BIST uyarısı).

Ayrıca mali olarak büyük cezalarla sonuçlanabilecek devam eden davalar var.

Vergi incelemesi yapılmış Galatasaray uzlaşma talep etmiş. Yani “yapmadım” demiyor. Gelecek cezayı azaltma çabasında.

Ancak Ünal Aysal’ın açıklamasında ilginç bir itiraf var, bir de gariplik:

“Bizde futbol ile amatör şube kasaları tamamen ayrı olduğu için, Galatasaray Sportif A.Ş. ödemeleri aksamamakla beraber, futboldan kulübe para aktarımını yasaklamamız (1) yüzünden amatör şubelerin ödemeleri bazen sponsorlara (2) bağlı olarak gecikebiliyor”

(1) Madem AŞden kulübe para aktarmayı yasakladınız, futbol takımına ait giderlerinin tamamını AŞ yaparken, seyirciler stada AŞ ye ait futbol takımını seyretmek için giderken stad gelirlerinin % 90ını nasıl Galatasaray Spor Kulübü Derneğine aktardığınızı ve aşağıda belirtilen kanun maddesine göre bu açıkca suç olmasına rağmen neden hiç bir Savcının, Sermaye Piyasası Kurulu’nun ve Borsa İstanbul’un harekete geçmediğini de açıklamanız gerekir. Aslında bunu devlet ve kurumlarının açıklaması gerekir:
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler :

5 Şubat 2014

Borsa Istanbul, kulüpleri uyardı (26 Eylül 2013)

26 Eylül 2013 tarihinde BIST Yönetim Kurulu Halka Açık 4 büyük Sportif AŞ’den üçünü mali yapılarındaki sorunlar yüzünden uyardı ve mali yapının düzeltilmesi için acil tedbirler almasını istedi. Bunlar Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’du.

Fenerbahçe’den ise kulübün AŞye olan borcunu ödemesini istedi. Biz de bu konuyu yazdık: Lisans Kıyağı

Açıklamada çok açık bir ayrımcılık vardı. Fenerbahçe’ye 30.11.2013 tarihine kadar süre tanınmış, ancak durumu “acil, kritik” olan diğerlerine her ne hikmetse herhangi bir süre verilmemişti.

Peki bunun sebebi ne olabilir? Hukuken ve finans açısından cevabı yok. Akla mantığa aykırı. Geriye tek seçenek kalıyor: BİST İstanbul’un hedefi de Fenerbahçe. Bu amaç, kulüplere toplu olarak yapılan göstermelik bir uyarının arkasına saklanmıştı.

Aksi olsa BIST şu ana kadar gerekeni yapardı. BIST açıklamasından sonra neler mi yaşandı:

* Sadece Fenerbahçe BIST YK talimatını yerine getirecek girişimlerde bulundu.

* Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor umursamadı bile. Çünkü ülkedeki tüm kurum ve denetim mekanizmasının asıl hedefinin Fenerbahçe olduğunu 3 temmuz 2011′de öğrenmişlerdi.

* Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor KAPta mali tablolarını açıkladı. Tablolara göre durum, BİST Yönetim Kurulu uyarısından sonra daha da vahim hale gelmişti. Peki BIST YK ne yaptı? Hiç bir şey!

Sonra ne mi oldu dersiniz? Buyrun:  Galatasaray’dan transfer operasyonu

* BIST Yönetim Kurulu ve Bağımsız Denetcisinin “Batıyorsun dikkat et. Bu tavrın yatırımcıların parasını kaybetmesine neden olacak” dediği Galatasaray, yeni bir kaynak olmaksızın 45.2 milyon EUR (138 milyon TL) harcadı.

* Galasataray hakkında Maliye Bakanlığı Müfettişleri Vergi Sorunları ile ilgili tutanak tuttu. KAP ta yapılan açıklamaya göre Galatasaray uzlaşma istemişti, yani itham her neyse onu kabul etmişti ve  buradan da bir ekstra ödeme kaçınılmaz görünüyordu.

Buna rağmen BİST Yönetim Kurulu görevini yapıp Galatasaray ve diğer kulüpleri borsa kodundan çıkarmadı.

Elbette böyle olmasında BİST Yönetim Kurulu Başkanının Galatasaray Lisesi Mezunu olması ve Yönetim Kurulu üyelerinden birinin Galatasaray Yönetim Kurulu Üyelerinden biri ile evli olmasının etkisi yoktur.

Elbette devletin ve paralellerin seçilmiş takımının Galatasaray olması ile de ilgili değildir.

Galatasaray’ın bu rahatlığını görünce artık şüphe kalmıyor: Sermaye Piyasası Kurulu bir kez daha hukuksuz bedelli sermaye artırımı yapmasına izin verecek, maliye bakanlığı bir kez daha işlediği vergi suçlarını görmezden gelecektir.

“Olur mu öyle şey” diyerek tüm bu olanları Fenerbahçelilere açıklayabilecek birisi varsa dinlemeye hazırız!

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Genel, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 3 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,

23 Ocak 2014

SPK Bülteni (12.02.2013)

Tarih 12.02.2013. Sermaye Piyasası Kurulu varlık devri ile bedelli sermaye artırımı yapılamayacağını, bu kararın arkasına dolanılması halinde ilgililer hakkında soruşturma açılacağını söylüyor:

4) Bu kararın (C) bölümünün birinci ve ikinci maddelerinde yer alan esasların dolanılması suretiyle sermaye artırımı gerçekleştirdiği tespit edilenler hakkında Sermaye Piyasası Mevzuatı kapsamında tesis edilecek işlemler saklıdır.

Önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ortak esaslar ve ayrılma hakkı tebliği :

Önemli nitelikteki işlemler

MADDE 5 (1)

f) Yapmayı planladıkları bedelli sermaye artırımlarında ortaya çıkan nakit sermaye koyma borcunun, ortaklığa nakit dışındaki varlık devrinden kaynaklanan borçlara mahsup edilmek suretiyle yerine getirilmesi,

g) Yapmayı planladıkları bedelli sermaye artırımlarında, sermaye artırımından elde edilecek fonun ortaklığın mevcut sermayesini aşması ve Kurulun ilgili düzenlemelerinde tanımlanan ilişkili taraflara olan ve ortaklığa nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan borçların kısmen veya tamamen ödenmesinde kullanılacak olması

Galatasaray’dan bugün KAP açıklaması geldi (tıklayın). Yazılanları okuyunca ortaya çıkan gerçek şu:

1- Galatasaray Sportif A.Ş.ye 442 milyon TL varlık devrettim ve borç oluşturdum.

2- Sonra SPK varlık devri ile bedelliyi yasaklayınca bu borcu ödedim ve bu borçdan elde edilen paraları AŞye nakit diye aktardım.

3- Aslında yaptığım şey kanunun ve SPK kararının arkasına dolanmaktı, çünkü yaptığım varlık devri ile doğan alacağın önce kulübe ödenmesi sonra da AŞye iade edilmesi suretiyle, aslında varlık devriyle katılmayı planladığım/ katıldığım/ katılacağım işlemi saklayarak AŞye nakit para aktarmış gibi göstermekti. Varlık Devri ile bedelliye katılacağım gerçeğini muhasebe oyunları ile sakladım.

4- Galatasaray’in KAPta yaptigi itirafa gore; AŞ 3 yıl içinde bedelini ödeyerek koltukları geri alabilirmiş; bu da Sermaye Piyasası Kurulunun önemli işler tebliğine karşı bir başka hile girişimi. Çünkü kurul bedelli sermaye artırımından gelecek para ile ortağa varlık devrinden doğan borç ödenemez diyor. Galatasaray ise varlık devri ile oluşan borcu muhasebe oyunları ile AŞye nakit aktarmış gibi işlem yaptıktan sonra tebliği bir kez daha ihlal ederek, bedelliden gelen parayı tebliğe aykırı olarak kulübe aktarmanın yolunu kuruyor.

Sonuç olarak:
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

17 Ocak 2014

Fener’e şartlı onay  (15 Ocak 2014)

Gazeteci bilmediği konuyu, konunun uzmanı olan birine danışmıyorsa, kaleme aldıklarının iyiniyetli olduğunu söylemek oldukça zor. Üstelik bu gazete Fenerium hakkında da artniyetli haberler yapmış ve bu haberlere SPK can havliyle sarılmışsa! Paralel devlet tartışmalarını düşününce durum daha da dikkat çekici oluyor. Acaba birileri haber yaptırıp birileri de bunu kullanıyor mu diye düşünmeden edemiyoruz. 3 temmuz sürecinde sıkca yaşadığımız durum.

Fenerbahçe hakkındaki tek habere (ki o da yalan yanlış bilgilerle dolu) müthiş dikkat gösteren SPK’nun, başka bir kulüp hakkında binlerce haberi görmezden gelmesi de büyük eşitsizlik örneği, izah bekleyen bir konu.

Zaten bu tür haberler Sermaye Piyasası Kanunu Madde 107ye göre de suç oluşturuyor! 107. maddeyi hatırlayalım:

Piyasa dolandırıcılığı

MADDE 107 2) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.

 

SPK da basını uyarmış:

Bu çerçevede, SPK’nun yatırımcıların doğru şekilde aydınlatılmasına yönelik düzenlemeleri dikkate alınarak; borsa şirketleri hakkında doğru haber ve yayın yapılması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesinin, yatırımcıları yanlış yönlendirebilecek, resmi makamlarca onaylanmamış bilgi, haber, yorum ve değerlendirmelerden sakınılmasının, aksi takdirde, Kurulumuza SPK ile verilen görev ve yetki çerçevesinde işlem yapılabileceği hususunun hatırlatılmasında yarar görülmüştür.  (SPK Basın Açıklaması)

 

Peki SPK bu yazı hakkında niye gereğini yapmıyor?
Devamı…

mentalist, Araştırma, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

27 Aralık 2013

“150 milyon kurtarmaz” (Sabah, 27 Aralık 2013)

Baştan aşağı karalama dolu ve gerçekle ilgisi olmayan bir yazı. Defalarca yapıldı. Hep aynı gazeteler. Galiba algı yaratma çabası!

Yazıda net maddi hatalar var:

SPK FENERİUM’UN DEVRİNE KARŞI
Yönetim, kısa ve orta vadeli borçlar için önce 200 milyon TL’lik tahvil satışı gerçekleştirmek istedi. Ardından da Fenerium’un yüzde 80 hissesini Sportif AŞ’ye devretme girişiminde bulundu. Ancak Sermaye Piyasası Kurulu, küçük yatırımcının hakkını koruma ilkesini gözönünde bulundurup buna karşı çıkıyor. Ayrıca Fenerium şu an kulübün bünyesinde olduğu için vergi muafiyetinden yararlanıyor. ‘Sportif AŞ’ye geçtiği takdirde, vergi muafiyeti sona erer’ diye Gelirler Kontrolorlüğü’nün bilirkişi görüşü var.

Fenerium vergi muafiyetinden yararlanmıyor, çünkü Spor Kulüplerinin ayakkabı, spor, malzemesi vb. satışları Kurumlar Vergisine tabi. Kurumlar Vergisinin uygulama tebliğinde açıkca yazıyor. Bir yöneticinin bunu bilmemesi imkansız. O zaman bu yazıyı yazanın ismi saklı yönetici olduğunu söylemeye gerek var mı?

Fenerium AŞ’ye devredilmezse Fenerbahçe bunu halka açamaz mı? Zaten Fenerium’un AŞ devri dünyanın gördüğü en saçma finansal harekettir. Umarım SPK hayır der. 8.000 m2 satış alanı, 25 milyon sadık müşterisi olan bir tekel şirketi cirosunu 1-1.5 milyar USD yapmak varken yatırımcıya bağışlamak sözcüğün tam anlamıyla finansal cahilliktir.

KUR FARKI YÜZÜNDEN BORÇ ARTTI
F.Bahçe’nin borcu Mayıs ayından bu yana sadece kur farkından yüzde 30-35 arttı. Bütçeler hep TL üzerinden yapıldı. Ancak oyunculara olan borçların hepsi Euro üzerinden… Mayıs ayında Euro 2.25 civarındaydı. Bugün 2.9′u buldu. Bir de oynatamadığımız, fayda sağlayamadığımız yabancı oyuncuları göndermek için üzerine para verdik. Hatta tribünde oturttuğumuz futbolcuların maliyeti bu rakamlara eklenince ortaya devasa bir borç çıktı

Fenerbahçe, Spor Kulüpleri arasında finansal borcu TL cinsinden olan ve en az kur riski taşıyan şirket. Üstelik bunun büyük kısmını da döviz üzerinden yaptığı anlaşmalarla, sponsorlu ve naklen yayınla hedge ediyor. Yani zarar oluşmasına engel oluyor. Zaten yayın gelirleri de USD üzerinden. Artan borç ne anlamadık. Daha vadesi gelmemiş borç artmış. O oyuncuların kadroda olup olmayacağı bile belli değil. Devamı…

hobo, Fenerbahçe, Fikr-i Takip, Medya, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.