5 Ağustos 2010

“Maçın ilk devresinde afyonlu gibi oynayan Fenerbahçe de Aykut Kocaman, ikinci devreye Alex’in yerine Selçuk’u ve Bekir’in yerine Gökhan Gönül’ü alarak başladı. Bu iki değişiklik doğru değişiklikti. Nitekim Fenerbahçe rakibin üzerine yüklendi.” (Deniz Gökçe)

vııııııııııııııııızzzzzzzzzzzzzzzz…. Devamı…

ebru, Fikr-i Takip, Türk Futbolu, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 8 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

7 Temmuz 2010

Vatan Gazetesi bugün Lugano’nun sözleşmesi ile ilgili “özel” bir haber yaptı. Sunuş cümleleri de aşağıdakiler: Devamı…

ebru, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 5 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

29 Nisan 2010

13 Nisan 2006

Cavcav: Yıldırım istifa etsin

İlhan Cavcav, hakkında kamu davası açılmasının ardından açtı ağzını yumdu gözünü.

Cavcav, Fenerbahçe Kulübü ve yöneticileri hakkında sarfettiği “PKK gibiler, sporu bölüyorlar şeklindeki sözlerinin kamu davasına dönüşmesi üzerine Sarı-Lacivertli yöneticilere karşı çok sert ifadeler kullandı.

İşte İlhan Cavcav’ın Deniz Barış olayından, ligdeki yabancı futbolcu sayısına, TFF Başkanı Haluk Ulusoy ile Fenerbahçe kulübü arasında yaşanan gerginliğe kadar gündemdeki konulara ilişkin açıklamaları: Devamı…

ebru, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 13 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , ,

28 Nisan 2010

Denizlispor - Fenerbahçe (14 Mayıs 2006)

Malum İngiliz hükümeti UFO dosyaları arşivini kamuoyuna açtı. ABD’de de bir yığın karanlık kalmış sırrın, CIA bodrumlarında olduğu söylenir. Kennedy suikastı en başta… Zaten yüksek gizliliğe sahip dokümanlar zaman aşımı sonrası, aralıklarla halka sunulur. Misal şu an soğuk savaş belgeleri internette çocukların oyuncağı halindedir. Varşova Paktı hakkında, CIA deyimiyle “hassas” belgeler de Ocak ayında gün yüzüne çıktı (49 yıl sonra!).

Tabi yine sadece istenenler, büyük biraderleri ve tepedekileri zor duruma sokmayacak olanlar, ancak o gün bilsek bir anlamı olacak kayıtlar çoğunlukla…

Bizim spor medyamız da bu taktiklerde gizli teşkilatları pek aratmıyor. Olaylar gerçekleşirken öyle güzel “sessizleşiyorlar” ki feryat eden kitleler, “komplo manyağı” damgasını yiyerek bu düzene katlanmak zorunda bırakılıyor.

Neden bu konuyu açtığımı sorarsanız: Devamı…

ebru, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 6 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , , ,

17 Kasım 2009

milliyet_031094

Galatasaray-Beşiktaş (3 Ekim 1994, ©Milliyet)

Medya ve sporda söz sahipleri, stat ve salonlardaki olayları, derbilerdeki gerginlikleri çözmek istiyorlarsa (ki samimi olduklarına inanmıyoruz), önce bu ülkenin spor ve özellikle futbol geçmişiyle yüzleşmesini sağlamak zorundalar. Yani önce kendileriyle yüzleşmeliler.

1980′lerin ortasında başlayan, 90′ların sonuna doğru iyice artan ve 2000′lerde zirve yapan süreci,  sistemin dibine perde arkasında sokulan çomakları, diğer takımların nasıl yavaş yavaş sindirildiğini, gözdağlarıyla susturulduğunu, kukla haline getirildiğini anlatmak ve tartışmak zorundalar. Bireylerden organizasyonlara,  kulüplerden idarecilere kadar herkesin nasıl köleleştirildiğini ortaya dökmeliler. Sistemin nasıl tek merkezde toplandığını, 2000′lerdeki milli takım ve Galatasaray başarısının arkasındaki yapılaşmayı, devletleşmeyi inkardan vazgeçmeliler.  İçki ve yemek sofralarında, dost muhabbetlerinde, gizli toplantılarda konuştuklarını kamuoyu ile paylaşmak zorundalar.

Zira 10 küsur yıldır  sadece başarıların konuşulduğu bir putperestlik klanı yarattılar. Medyayı ve yorumcuları buna göre şekillendirdiler, kalıplara soktular, eğittiler. Ülke artık sadece onların manipülasyonlarına,  ısmarlama masa başı haberlerine, art niyetli tartışmalarına inanıyor. Sadece onlar neyin konuşulmasını istiyorsa o konuşuluyor. Tek bakış açısıyla, alternatifsiz.  Dünya Berlin duvarını sembolik olarak inşa edip tekrar yıkarken,  Türk futbolu (sporu) kendi demir perdesini bir gıdım bile zayıflatabilmiş değil.  Çünkü kemikleşmiş düzen, nesilden nesile aktarılıyor. Kitlesel beyin yıkama ve kışkırtma projesi devam ediyor. Maksat rahatlar bozulmasın…

Ama mücadeleden vazgeçmek yok. Unutturmak isteyenlere, konuşmayanlara ve konuşturtmayanlara inat hatırlatmaya devam edeceğiz. Hala aynı isimlerin pek çok kritik noktada oturduğunu, hala futbola arka planda elini kolunu soktuğunu hatırlatmaya devam edeceğiz.

Tarih 2 Ekim 1994. Galatasaray-Beşiktaş maçı. O güne kadar derbilerde tribünler yarı yarıya paylaştırılırken, Galatasaray sezon öncesi iç saha maçlarını kombine olarak sattığını belirterek bu geleneği bozuyor. Aslında ileri görüşlülükleri yüzünden kutlamak lazım. 2000′li yıllarda iyice oturacak kombine sistemini daha o zamandan uygulamayı başarmışlar! Herhalde eninde sonunda bu noktaya gelecektik. Ama önemli olan o gün bu hamlenin bambaşka niyetlerle yapılmasıydı.

O yılları yaşayan tüm futbolseverlerin aklına “futbolda kavga ve bölünmenin fitilini ateşleyen olay” diye yerleşti. Elbette Beşiktaş da aynı karşılığı vermek zorunda kaldı.

milliyet_041094

4 Ekim 1994 Milliyet

Rövanş 5 Mart 1995‘de idi. Bakın ertesi gün ne haberler vardı:

“… Adnan Polat, maç sonunda Beşiktaşlı taraftarların hışmından kaçmak için Şeref Tribünü’nden erkenden ayrıldı. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar da soyunma odasına gelerek futbolcuları teker teker kutladı.

Galatasaray, Beşiktaş’ın kapalı tribündeki taraftarlar için verdiği sözü tutmadığını belirtirken, olayı Siyah-Beyazlı yöneticilere protesto ettiler. Sarı-Kırmızılı takımın Futbol Şubesi Sorumlusu Adnan Polat, yaptığı açıklamada, kendilerine 1050 kapalı bilet için Beşiktaşlı yöneticilerin söz verdiğini belirtirken, “Ama bizi 500 kişilik bir yerde oturttular. Bu haksızlık. Biz onlara bunun daha fazlasını vermiştik. Üstelik de anlaştığımız rakamdan vazgeçtiler” diye konuştu.

Bu arada dışarıda kalan Sarı-Kırmızı taraftarlar Şeref Tribünü’nün önünde buldukları Galatasaraylı yöneticilere olayı şikayet ederken, “Seneye Ai Sami Yen’e tek Beşiktaşlı girmesin” diye dilekte bulundular. Gaaltasaraylı yöneticiler de ğu anda bir şey yapamayacaklarını, bu şartlara uymak zorunda olduklarını belirttiler.” (6 Mart 1995,Milliyet)

Şimdi ise yine onların sayesinde statlara,salonlara rakip taraftar yasağı getirilerek daha büyük kavgalara yol açılıyor. Hoşlarına da gidiyor, zira böylelikle istedikleri atmosferi, istedikleri anti-spor ortamını yaratmak için ipler ellerine geçiyor.

2 Ekim 1994′ün başkahramanı ise hala aktif olarak bu ülke futbolunda söz sahibi. Galatasaray Kulübü’nün Başkanı…

Kısaca 15 yılda değişen hiçbir şey yok.

ebru, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , ,

15 Ekim 2009

31 Ekim 1990 © Milliyet

31 Ekim 1990 © Milliyet

İnsanoğlu unutur. Döner döner aynı felaketleri tekrar yaşar. Fenerbahçeli daha da çabuk unutur. Unuttuğu için kimi zaman elindekilerin değerini bilemez. Hakkını veremez. Tekrar başladığı yere gider. Bu yüzden çok ağır bedeller ödemiştir…

O yüzden arada sırada eskileri yadedip, bu kulüp ne kötü günler yaşamış, ne hatalara düşmüş hatırlatacağız.

Başlangıcı ise “Milyarlık Eşekler” lafı ile tabloid yozlaşmasını başlatan 1990-1991 yılı ile yapıyoruz. Yani kara Hiddink yılı. Eşeklerin ters basılmış fotosunu da paylaşacağız. Ama önce geleneksel antreman sahası ziyaretlerinden bir an  sunmak istedik. Baklavasız olanından!

ebru, Unutma, Unutturma !, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.