3 Ekim 2009

Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren basketbolumuzda “doping” yeniden tartışılmaya başlandı…
Önce Efes Pilsen’in ve milli takımımızın deneyimli oyuncusu Kerem Gönlüm’de yasaklı madde Cathine’e rastlandı. Kerem’in temiz sicili, övülen karakteri sebebiyle kamuoyundan büyük destek görmesiyle başlayan bu süreç, yine Kerem’in ilginç açıklamasıyla şekil değiştirdi. Fenerbahçe’nin basın toplantısı ile ortam gerildi.
Birinci bölümde süreci inceleyeceğiz.
İkinci bölümde Efes Pilsen açıklamalarının satır aralarına bakacağız.
Üçüncü bölümde ise, Cathine maddesi hakkında bilgiler vereceğiz
Son bölümde ise sorularımız olacak.
1. Süreç:
12 Ağustos’da şok haber bütün ajanslara düştü. Milli basketbolcu Kerem Gönlüm’ün idrar numunelerinde yasaklı madde Cathine’e rastlanmış, Kerem hemen milli takım kadrosundan çıkartılmıştı. Bunun üzerine Kerem Gönlüm Federasyona başvurarak B numunesinin açılmasını talep etti. Yaptığı ilk açıklamada; “Bu madde nasıl çıktı anlamış değilim. Kulüp ve milli takım doktorları ile beraber araştırıyoruz. Bitkisel bir madde. Bilmeden yediğim birşeyden olma ihtimali üzerinde duruyoruz…” dedi.
18 Ağustos’da Kerem konuyla ilgili bir kez daha konuştu ve nedendir bilinmez ardından uzun bir sessizlik sürecine girdi. Kerem Radyospor’a yaptığı açıklamada “o dönem kampta olduklarını, herkes ne yedi ve içtiyse kendisinin de onları yediğini ve içtiğini” söyledi. Hatta açıklamasını şu sözlerle pekiştirdi; ”Örneğin pilot uçağa gider ve kumanda odasına oturur. Benzin dolduruldu mu içerisi temizlendi mi ve benzeri ayrıntılarla uğraşmaz; çünkü ekibine güvenir.”
Bu açıklama üzerine 20.08.2009 tarihinde Fenerbahçe Ülker yöneticileri Kerem’in açıklamasından kuşkulanarak Mario Kasun’dan alınan numunelerle ilgili sonuçları istediler. Çünkü Kerem takımdan ayrı beslenmediğini söylüyor ve kendine ne verildiyse onu içtiğini ifade ediyordu. Takım ile aynı beslenen Kerem’de Cahine maddesine rastlanmışsa, teste giren Kasun’da da aynı maddenin bulunması olasılık dahilindeydi.
3 Eylül tarihinde Kerem’in B numunesi de pozitif çıktı, böylece testlerde herhangi bir hata olmadığı anlaşılıyordu…
26 Eylül’de Kasun’dan alınan numune sonuçları Fenerbahçe’nin eline ulaştı… Kasun’da da Cathine maddesine rastlanmıştı. Sakıncalı seviyenin altındaydı ama normal şartlarda vücutta bulunmayan ve insan metabolizmasının üretmediği bir madde olan Cathine’in Kasun’da ne aradığı sorusu kafaları kurcalamaya başlamıştı.
29 Eylül’de Fenerbahçe’nin işleri tamamen geren basın toplantısı geldi.
Şekip Mosturoğlu’nun açıklamasında futbol ve basketbol branşlarında yapılan yüzlerce testin hiç birinde Cathine’e rastlanmazken, 6 maçlık final serisi için yapılan tek doping testinde iki Efes Pilsen’li sporcuda da aynı maddenin yer aldığının altı çizildi. Efes Pilsen’li “bazı” idareci ya da direktörler organize doping ile suçlandı. Hedef testlerin yapılmasını istedi.
Açıkcası daha önce yapılan onlarca testte Cathine maddesine hiç rastlanmadı mı, yoksa kastedilen şey; sınırın altında rastlanmadığı mı? Basın açıklamasından net olarak anlaşılmıyor. Kimi çevrelerin infiallerinin sebebi daha önceki testlerde doping sınırının altında rastlanan yasaklı maddeler ile ilgili açıklama yapılmazken, Efes Pilsen vak’asında Kasun ile ilgili bilgilerin açıklanması. Ancak hiç bir doping vak’asında süreç bu şekilde işlememişti.
Öncelikle tabi ki, çoğu testte dopingli yakalanan oyuncuya rastlanmıyor. Rastlanan vak’alarda söz konusu maddeler keyif verici maddeler oluyordu. Yada oyuncu kendini savunabileceği argümanlar sunabiliyordu (Ermal örneğini hatırlayalım). Durumu kabullenen ve hatta itiraf eden oyuncular da görmüştük… Ancak hiçbir oyuncu çıkıp -istemeden de olsa- takımını töhmet altında bırakacak açıklamalar yapmamıştı.
Bir parantez açalım ve hedef test ne demektir açıklayalım;
Hedef testler basın toplantısında dile getirildiği ve basında da yazıldığı gibi saç testi yapmak anlamına gelmiyor. Belli bir oyuncu ya da oyuncu grubuna rastlantısal olmayan biçimde, karşılaşma sonrası ve karşılaşma takvimi dışında sürekli testler yapmak anlamında. (WADA Code.) Burada belirlenen yöntem ise Doping Araştırma Merkezi’nin seçeceği yol. WADA testlerin sadece ve sadece dopingi tespit etmek amacıyla yapılması gerekliliğinin altını çiziyor. Bahsi geçen saç testi ise genellikle kriminal – narkotik davalarında tercih edilen bir yol. Her ne kadar Cathine ülkemizde trafiği yasak maddeler arasında olsa da, söz konusu doping davasının bu derece ileriye gitmeyeceğini tahmin edebiliriz.
2. Efes Pilsen’in cevabı:
Efes Pilsen yetkilileri konu ile ilgili üç açıklama yaptılar.
İlk açıklamada Efes Pilsen kulüp doktoru, Erşan Ateş; “Bu madde güç verici ya da uyarıcı değil. Sağlık, diyet uzmanları kullanıyor. WADA listesinin en alt sıralarında yer alıyor. Biz de araştırmaya devam ediyoruz. Bitkisel bir çay mı içti, değişik bir restaurantta yemek mi yedi, bilmiyoruz. Ama vücuda ilaç ya da enjeksiyon yoluyla alınan bir madde değil.” demişti.
Yani: Madde uyarıcı değil, WADA önem vermiyor, bitkisel çaylardan geçmiş olabilir. (Kenarda dursun.)
Fenerbahçe kulubü resmi açıklamasından önce konuyu bir anlamda basına sızdırdı… Dedikodu mahiyetindeki ilk duyumların ardından Efes Pilsen son derece sert bir açıklama yaptı. Fenerbahçeli idarecileri fanatizmle suçladılar. Konuya bakış açıları ise şu şekildeydi;
“…Bir oyuncumuzda rastlanan sakıncalı maddeden hareketle bütün oyuncularımızı ve kulübümüzü karalamaya çalışmak fanatizmden kaynaklanan iftiradan başka bir şey değildir…”
“…Kaldı ki uzmanlar ‘Cathine’ olarak adlandırılan sakıncalı maddenin performans artırıcı doping amacıyla kullanılan bir madde olmadığını ifade etmektedirler.”
Fenerbahçe’nin basın toplantısının ardından ise daha soğukkanlı ve “bekleyelim, görelim” tonu içeren yeni bir açıklama geldi. Ne var ki, bazı tanımlar şekil değiştirmişti.
“…Özetle ’cathine’ maddesi ’Belirtilmiş Maddeler’den olması nedeniyle izin verilen eşiğin üstünde rastlanması halinde doping olarak değerlendirilebilecek ve şartları mevcut olduğu takdirde müeyyide uygulanmasını gerektirecek bir maddedir.
Basketbol Federasyonu’nun 28.09.2009 tarihli yazısında da diğer oyuncumuz Mario Kasun’un test sonuçlarında WADA Kod’a göre izin verilen eşiğin altında ’cathine’ maddesine rastlandığı ve bu durumun ’doping’ sayılmayacağı açıkça yer almaktadır.”
3 açıklamayı alt alta koyduğumuzda, cathine bitkisel çaylarda rastlanabilecek ve doping sayılmayacak maddeden izin verilen eşiğin üzerinde rastlandığı taktirde doping olarak kabul edilen maddeye dönüşüyor. Aynı şekilde açıklama, sadece bir oyuncuda rastlanan maddeden, iki oyuncuda da rastlanan ama sadece bir oyuncuda doping kabul edilen maddeye şekil değiştiriyor.
peki biz hangisine inanacağız?
Cathine kullanarak doping yapılabilir mi? yapılamaz mı?
WADA doping maddesi olarak değerlendiriyor mu? değerlendirmiyor mu?
Kaç oyuncuda bu maddeye rastlandı?
İlk soruya cevap verebilmek için Cathine maddesini incelememiz gerekiyor ama diğer iki sorunun cevabı net ve kayıtlarla belgelenmiş durumda. Cathine idrar numunesinde 5 microgram’in üzerinde rastlanıyorsa WADA tarafından doping olarak kabul ediliyor. Bu maddeden Kerem’de 10 mg’ın üzerinde (sınırın iki katından fazla) Kasun’da ise 3 civarında (sınıra yakın) değerlerde mavcut.
Efes Pilsen’in açıklamasında WADA’nın özel durumlar maddesine atıfta bulunulmuş ve şöyle denmiş; ”Yasak listesinde piyasada sık bulunan ilaçların içinde bulundukları için ve doping amacıyla kullanılmadığı, dolayısıyla doping ihlalinin kasıtsız olarak gerçekleşebileceği maddeleri özellikle belirtebilir”
WADA’nın yayınladığı yasaklı maddeler listesinin altındaki açıklama tam olarak ; ” - Yasaklı Listesi, tıbbi ürünlerin içinde genel olarak bulunmasından dolayı özellikle istenmeyen anti-doping kural ihlallerine elverişli olan veya doping maddesi olarak kötü amaçla kullanılabilen belirtilmiş maddeleri tanımlayabilir. Sporcu, böyle bir belirtilmiş madde Kullanımının spor performansını arttırmayı amaçlamadığını kanıtlayabilir…- şartıyla, bu gibi maddeleri içeren bir doping ihlali, cezanın azaltılması ile sonuçlanabilir.” şeklinde. Tam dökümana buradan ulaşabilirsiniz
Yani sporcu yasaklı bir madde vücudunda rastlandığında bunu ne amaçla kullandığını anlatmak durumundadır. Ceza almaması söz konusu değildir ama cezasında indirim yapılabilir… Eğer bu madde bir tedavi neticesinde vücuda girdiyse sporcu ve sporcu hekimi tedavinin tüm aşamalarını belgelemek durumunda.
Tıbbi Kullanım Ayrıcalığı formunu incelediğimizde, oyuncunun Anti-Doping merkezini ikna edebilmek için “Hastalığı nedir? Süreçte yasaklı madde içermeyen ilaçlardan hangilerini kullandı? Nasıl bir tedavi medotu uygulandı? Yasaklı madde içeren ilaca neden gerek duyuldu? Uzman hekim görüşleri ve raporlar ne diyor? gibi pek çok soruya cevap vermesi gerektiğini görüyoruz.
Kerem’in böyle bir başvuru yaptığı ile ilgili bir bilgimiz yok. Yapmadıysa kendisini savunamaz. Yaptıysa da ilk iki açıklamasıyla çelişmiş olur.
Son olarak kamuoyunda oluşan” Cathine doping için tercih edilecek madde değildir.” savunmasına WADA’nın cevabı; “Yasaklanmış olan bir maddenin veya yöntemin kullanılmasındaki başarı veya başarısızlık önemli değildir. Dopingle Mücadele kural ihlalinin meydana gelmesi için yasaklanmış olan maddenin veya yöntemin kullanılmış olması veya kullanılma girişiminde bulunulması yeterlidir.” şeklinde.
3. Cathine (Katin):
Cathine (davranış : Norephedrine), Sudan ve Yemen ülkelerinde bolca yetişen Khad bitkisinden elde edilen iki etken maddeden biridir. (Diğeri : Cathinone) Khad bitkisinin kurutulmasıyla elde edilir.
Wikipedia Cathine ile ilgili açıklamasına “kafein ve kafeini içinde barındıran çay ve kahve bitkileri ile karıştırılmamalıdır” diye söze başlıyor. Açıkça uyarıcı sınıfına giren bir madde olduğundan ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede satışı, bulundurulması ve trafiği yasaktır. Şekip Monsturoğlu’nun basın bildirisinde bahsettiği 1971 tarihli Psikotrop Maddeler Antlaşmasının C şemasında da belirtildiği gibi Cathine uyarıcı sınıfına giren bir psikotrop.
Etken maddelerden Cathinone (Katinon), yapısı ve etkileri itibariyle amphetamine’lere benzer. Cathine (Katin) ise gerek davranış biçimi gerekse yapısal benzerlikleri sebebiyle efedrinlere benzerlikler gösterir.
Tüm uyarıcılarda olduğu gibi Cathine de beynin mutluluk hormonlarını salgılamasına yardımcı olarak sporcunun kendini daha güçlü ve enerjik hissetmesine yardımcı olur. Tıpkı efedrinlerde olduğu gibi (ki efedrinler yapay adrenalin etkisi sağlarlar) tehlike anında tetiklenen tepki sistemlerini çalıştırır. Uyarıcı alan kimseler ilacın etkisiyle çevre baskısından etkilenmezler, daha konsantre olabilirler, stres ile başa çıkabilirler ve yorgunluk hissetmezler.
WADA Code’a göre Cathine “Bireysel uyarıcı”dır.
Peki Cathine neden tamamen yasak değil de, belli bir sınırın üzerinde rastlandığında doping olarak değerlendiriliyor?
Çünkü pek çok efedrin gibi, Cathine maddesi de bazı ilaçlarda yer alabiliyor… Ancak detaylı araştırdığımızda görüyoruz ki tıbbi kullanımı, astım, gribal enfeksiyonlara karşı üretilen ilaçlar, ağrı kesiciler gibi yaygın değil. ( Oysa efedrin, hepimizin ve Hasan Şaş’ın bir dönem kullandığı A-ferin isimli ilaçta bile bulunabiliyordu. ) Herşeyden önce Cathine içeren ilaçlar WADA ve Doping Araştırma Mekezi’nin yayınladığı kullanımına izin verilen ilaçlar arasında olmadığı gibi yasaklı ilaç listelerinde de yer almıyor.
Tıbbi açıdan ele alacak olursak Cathine 4 temel sorunun tedavisinde kullanılıyor;
a. Obezite tedavisi (en yaygın)
b. Burun tıkanıklıkları, nefes açıcı
c. İdrar tutucu (gece tuvaletini tutamayan yetişkinler için)
d. Hiçbir cinsel istek duymadığı halde penisin ereksiyonunu koruması ve normal hale gelememesi durumu.
Cathine üzerine yapılan detaylı tıbbi araştırmaları vakit ayırıp incelerseniz 2000 yılında Cathine içeren ilaçların üretiminin insan sağlığını tehlikeye atan etkileri yüzünden yasaklandığını göreceksiniz.
Türkiye Doping Kontrol Merkezi Bilim Adamları tarafından yapılan araştırmalarda doping için en çok tercih edilen yollardan biri efedrinlerin kullanımı.
Doping yapmak isteyen sporcuların en çok tercih ettiği maddeler içerisinde yer almalarının sebebi hızlı yarılanma süreleri.
Cathine maddesi de son derece süratli biçimde yarılanıyor ve 24 saatlik bir süreç içerisinde vücuttan atılıyor. Bilimsel olarak açıklanan yarılanma süresi 2.1 saat ile 3.4 saat arasında. Ortalama 3 saat olarak anabileceğimiz yarılanma mekanizması ilk 3 saatte yarısı geri kalan 3 saatte diğer yarısının atılması şeklinde işlemiyor. Önce yarısı, sonra kalan yarısının yarısı, sonra kalan çeyreği yarısı şeklinde azalıyor. Bu sebeptendir ki vücuttan atılma süresi yaklaşık olarak bir gün.
Yarılanma süresinin hızlı olması çok önemli çünkü doping yapan sporcular türlü bahaneler ile numune verme işlemini geciktirebiliyorlar. Yaygın metotlar içerisinde, idrar veremediğini iddia ederek zaman kazanmaya çalışmak, numuneyi temiz bir örnek ile değiştirmek, idrar söktürücüler ile idrarı seyreltmek, idrar yapısını bozan ilaçlar kullanmak ve hatta sporcunun mesanesine temiz idrar enjekte etmek bile var.
Cathine maksimum etkiye 80 dakika civarında ulaşıyor. Yani sporcunun bu maddeyi 1,5 saat kadar önce aldığını tahmin edebiliriz. maç süresi ve ardından geçen doping kontrol süresinde oyuncudaki miktar zaten yarı yarıya azalmış oluyor. Bünyeye göre değişen yarılanma süresini de hesap edersek, Cathine bir oyuncuda 2 kere yarılanmışken, bir başka oyuncuda bir kez yarılanmış ve eşik değerin üzerinde kalmış olabilir.
İşte bu yüzden Efes Pilsen oyuncuları ve idarecileri ciddi töhmet altındalar.
Sorularımıza gelecek olursak;
Doping testine giren iki oyuncuda da vücudun üretmediği Cathine maddesi ne arıyor?
Kerem Gönlüm, kendisine verilenler dışında bir şey almadığını iddia ettiğine göre söz konusu kimyasal bu oyuncuların vücuduna nasıl girdi?
Efes Pilsen neden çelişkili açıklamalar yapıyor?
Neden hedef test yapılmasından çekiniliyor?
Eğer bu oyuncular tıbbi bir gereklilikle ilaç tedavisi gördülerse, hastalıkları nedir?
Ve basınımız…
Basınımız neden bu soruları sormuyor?
Doping adil oyun anlayışını yok ediyor… Sporcu sağlığını tehlikeye sokuyor. Ve ailelerin çocuklarını spora yönlendirmelerini engelleyen en büyük temel sebep… Tüm dünya sporun bu karanlık yüzüne karşı cesaretle savaş açmışken, bizler neden susuyor, neden başımızı kuma gömüyoruz?
Gelecek nesiller adına;
Biraz samimiyet !





At binenin kılıç kuşananın…
Keşke ,efes yönetimi “Kerem ve kasun maç öncesi egzotik bir restauranta gittiler veya kampta kaya ve sumpert ile king oynarken gizemli bir bitki çayı içtiler” diye federasyona bildirseymiş.
“Metilprednisolone ” örneğinde olduğu gibi önceden haber verirseniz başınız derde girmiyor ! Metilprednisolone nedir mi ?