9 Mart 2010

Maç anlatımlarındaki taraflılığın herhalde ayyuka çıktığı günlerdeyiz. Dün Eskişehirspor – Galatasaray maçını izleyenler bir ara kendilerini Gs Tv’de hissetmiş olmalılar. Okay Karacan’ın Trt’de anlattığı efsane Galatasaray – Antalyaspor maçından sonra, o etkiyi yaratmasa da Melih Şendil’in performansı hafızalarda hatırı sayılır bir yer edecektir.

Dün özellikle spiker Melih Şendil’in (orijinal haliyle “speaker” yani, “commentator=yorumcu” değil) maç anlatımı sırasında pozisyonları seçerek, kafasına göre yorumlaması hangi kalıba sığdırılabilir? Eskişehirspor’un 2 adet elle oynama pozisyonunu tüm maç boyunca diline dolayan, pozisyonlar yaşandığı anda bu pozisyonlara “direk elle oynama, hakem yanlış karar verdi” yorumuyla kendince nokta koyan, ekran başındaki izleyiciyi anlattığı maçla yönlendiren Melih Şendil…

Halbuki aynı Melih Şendil, Jo hakemden rakibi için sarı kart isterken, Galatasaray’a son derece uydurma bir penaltı çalınırken, yine Jo rakibin kafasına tokat atarken, Eskişehirspor’un gollük bir atağı oyuncu kendi sahasından çıkmasına rağmen çok yanlış bir ofsayt bayrağı ile kesilirken hep sessiz kalmayı, yorum yapmamayı ve geçiştirmeyi tercih etti.

Maçın sonuna kadar ve maç bitiminde hakemin elle oynama kararlarında yaptığı hataları konuşmaya devam eden Melih Şendil’in bir ara antrenörlerin taktiklerine kadar yorumlayıp Eskişehirspor teknik direktörü Rıza Çalımbay’ı ve oyun taktiğini eleştirirken, Rijkaard’ın oyuncu değişiklerini “bir matematik profesörünün permütasyon hesabı gibi maçı çevirmek için her olaslığı deneyen taktisyen Rijkaard” gibi abartılı övgülerle dile getirmesi amigolukta zirve yaptığı anlardandı.

Bütün bir maç boyunca Galatasaray aleyhine yapılmış tüm hatalara vurgu yapılırken, lehine olan hatalara hiç ses çıkartılmadı. Geçmişte bir adet taraflı spikere zor tahammül eden izleyici şimdi aynı yayında ikisine birden katlanmak zorunda bırakıldı.

baran, Medya, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,