3 Ocak 2010


29 Aralık’ta “Racon ve 2010” başlıklı bir yazı yazmış, ana fikri basketbol özelinden anlatmaya çalışmıştım. Tesadüf bu ya henüz bir hafta bile geçmemişti ki,  tam da bahsettiğim gibi bir örnekle karşı karşıyayız…

Fenerbahçeli olduğunu bildiğim, blog’unu neredeyse açıldığı günden beri takip ettiğim ve basketbol bilgisine inandığım Anıl Aksaç, nam-ı diğer Salsabasket, Aliağa Petkim – Fenerbahçe maçını yorumladığı yazısında teknik detayların arasında Aliağa Petkim’in hakkının yendiğini düşündüğü iki hakem kararına değinmiş. Kritiğinin sonunda da Halil Üner’in hakem ve -son derece düzeysiz bulduğum- Tanjevic eleştirilerine yer vermiş. Ancak aynı kritikte maç içinde Fenerbahçe aleyhine yapılan hakem hatalarına ve maç sonunda Nedim Karakaş’ın ve Bogdan Tanjevic’in hakemler hakkındaki görüşlerine yer vermemiş.

Hakem hataları ile ilgili düşünceler “yorum”dur. Hele ki tekrarını izleyemediğimiz pozisyonlar için söylenenler ancak tahmin olabilir. Size göre hakem hata yapmıştır, bana göre yapmamış olabilir dolayısıyla yazılacak her türlü görüşe saygım var. Ancak maç sonrasında taraflardan birinin demecini aktarıp, karşıt görüşü vermezseniz tarafsız haberci kimliğinden uzaklaşmış olursunuz…

Yine de buraya kadar normal diyelim…

Ama yetinmemiş sevgili Anıl;
İlk önce Aliağa Petkim Kulübü Başkanı Metin Timurhan’ın hakemler ile ilgili görüşlerine yer vermiş. Daha sonra da federasyonun sitesinde neden Halil Üner’in açıklamalarına yer verilmediğini sorgulamış ve bunu yaparken de Tanjevic ile Nedim Karakaş’ın açıklamalarına yer verilmesini referans almış. Aynı gönderinin içerisinde Halil Üner’in açıklamalarının tamamına da yer vermiş.

Oysa atladığı şey şu;

Halil Üner, hakemler ve Tanjevic’e “saydırmaktan” başka bir yorum yapmadı. Tanjevic ve Nedim Karakaş ise hakemler hakkında söylediklerinin yanında gerek bu maç gerekse önümüzdeki Siena deplasmanı ile ilgili yorumlar yaptılar. Federasyonun sitesinde aktarılanlar da hakemler ve rakip takımın koçu hakkında söylenenler değil diğer teknik yorumlar…

Maç sonunda Spormax röportajlarını dinleyenler biliyor ki; Nedim Karakaş’a göre de, hakemler maç içerisinde kötü yönetim gösterdiler. Fenerbahçe’ye göre de maçın daha erken kopmasını engelleyen bazı düdükler var. Son çeyrekte Emir’in pası ile boş smacı vurmak üzere hazırlanan Semih’e yapılan faul ya da Preldzic’e çalınan hücüm faul gibi. Yine Nedim Karakaş’ın söyledikleri içerisinde Halil Üner’in de maç boyu sürekli aşırılıklar sergilediği ve aldığı teknik faulün gecikmiş bir karar olduğu var. Kendi adıma ise basket faul ve sportmenlik dışı faul kararının “taraflı hakemlerin vereceği bir karar” olmadığını ifade edeyim, Halil Üner’in teknik faul aldığı sırada iddia ettiği gibi kendine ayrılan bölümde değil, sahanın 3 metre kadar içinde olduğunu ilave edeyim.

Gelelim “racon”a.

Bana kalırsa Fenerbahçe’nin başında “Salsa’nın beğendiği, inandığı” bir koç olsa konunun üzerinde bu derece durmazdı. Tabiri caizse “demeç hafiyeliği” yapmazdı. Sadece bu güne ya da bu maça özel bir durum değil bu. Salsa imzalı yazılarda “hissettiğim” genel bir tavır.

Kimseye çıkın Fenerbahçe şakşakçılığı yapın demiyoruz. Tabi ki Fenerbahçe’nin hakları yenmesin ve tabi ki Fenerbahçe kimsenin hakkını yemesin. Aksini savunmak ne samimi, ne inandırıcı ne de büyüklüğe yaraşır.

Herkes istediği kişiyi eleştirme hakkına sahip. Bu bağlamda Tanjevic Fenerbahçe koçu diye, eleştirilmemeli demiyoruz. Yani klasik “hep destek, tam destek” çağrısı değil bu.  (Salsabasket sadece Fenerbahçe basketbolu ile ilgili bir blog olsa, ya da geldiği noktada Türkiye basketbolu hakkında referans haber sitelerinden biri haline gelmiş olmasa bu satırları yazıyor olmazdım.  )

Kritik nokta, Tanjevic (veya bir başkası) nefreti yüzünden objektifliği kaybetmek… Tanjevic’e çalınmayan teknik faule itiraz ederken, Halil Üner’i sütten çıkmış ak kaşık yapmak. Aynı agresif tutumu “diğer”lerine sergilememek.

Üzücü !

altug, Medya, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,