1 Şubat 2011

foto via@omergorur (Antu)

Başlık çok sevdiğim bir ağabeyime ait… Maç sonu sıcağı sıcağına düşen mail’i bu şekildeydi…

Öncelikle “spor” vurgusuna dikkat etmek gerekiyor… Gercekten de Fenerbahçe son 5-6 yılda Türkiye sporunun her alanda zirvesinde yer aldı. Şampiyonluklar kazandı ya da son ana kadar zirve yarışlarının içinde oldu… Türkiye’nin en büyük spor gücü payesini sonuna kadar hak etti.

Başaramadıklarında dahi, geldiği noktanın yarattığı özgüvenin, rahatlığın, izlerini görüyoruz…

Pazar günkü atmosferin sebebi ve sahada gördüklerimizin özeti Fenerbahçe’nin istiyor olmasıydı. Teknik direktörü haftalar öncesinden bu maçı hedef göstermişti… Oyuncular Trabzonspor’u yenme arzusu ile hazırlanmışlardı. Taraftarı ilk yarının son maçından itibaren Trabzonspor maçını bekliyordu. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 8 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

31 Ocak 2011

Trabzonspor karşısında ilk 30 dk.da iştahlı,motivasyonu üst düzeyde bir takım izledik.

Gecenin en belirgin özelliği, sahada yer alan tüm oyuncuların sistem içinde kalmasıydı. Aykut Kocaman’ın da hücumu 4′leyen Gökhan Gönül ve baskıda en önde kalan Emre Belözoğlu hamleleriyle keyif veren futbol ve iki güzel golle süslendi.

İki güzel gol derken Diego Lugano’nun Giray Kaçar’ın sağlam çekmesine rağmen kendini bırakmadan topa gitmesi ve kafayı görerek yapıştırması, ikinci gol öncesi maçı berbat eden Bünyamin Gezer’in en doğru kararı vererek pres sonrası Jaja’ya yapılan faulu oynatması sonrasında Gökhan Gönül’ün pas arası,  kısa driplingle akan Mehmet Topuz’un müthiş kesmesi, işte bu pasa böyle vurulur dedirten Mamadou Niang dokunuşuna şapka çıkarmak lazım. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

omer, Fenerbahçe, Maç Arkası, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

14 Ocak 2011

Söylenecek laf kalmadı. 2009 yazından beri tahmin ettiğimiz en dramatik biçimde gerçekleşti. Önce Daum sezonu çöpe gitti, şimdi de bu ve en iyi ihtimalle sadece önümüzdeki yıl.

Aragones ile başlayan gerileme süreci, Aykut Kocaman tercihi ile zirveye ulaşmıştı. Aragones sezonu herşeye rağmen telafi edilebilirdi. 5-6 yıllık birikimi tek sezon silemezdi. Toparlanıp ayağa kalkma şansı vardı. Oldu da. Ama bu sefer “çift başlılık” girdi takımın yedek kulübesine.

Hatalar devam ettikçe en az 2 sene içinde Fenerbahçe’nin tekrar 90lar sonu, 2000ler başına adım atacağı kesindi. Zira teknik adam tercihleri, sadece o sezonu değil gelecek sezonu da etkiler. Şanslıysanız, doğru kişileri bulursanız belki bunu kırabilirsiniz.

Ama artık lafların içine “aşırı risk” ve “şans” girmeye başlar. “Ya tutarsa” zarına döner.

Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım’ın ve kulüp yöneticilerinin sorunu tribündeki, sokaktaki taraftar gibi olmaları. Ülke futbolseverinin %90′ı gibi: Anlık duyguların herşeyi değiştirdiği, skor bağımlısı, medya yalanlarına kanan, emeğin kıymetini bilmeyen, futbolcuları sahaya salınca insiyatifle oynamalarını beklemeyen, çalışma – akıl ve bilgi yerine “ruh,forma aşkı” gibi kavramlarla takım oluşacağına inanan %90.
Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 10 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

10 Ocak 2011

Hoca, idmanlarda takımın anasını ağlatmış, sert yapmaya devam diyor.

Futbolcular, devre arası yükleme mi yapılır? Bu idmanlar ne, bari bir gün izin diyor.

Başkan, hakemler engellemezse şampiyon olacağız diyor.

Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

baran, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 7 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

4 Ocak 2011

Hafta sonu Aziz Yıldırım’ın Rıdvan-Güntekin toplantısında izlediklerimden aklımda kalan anlamlandıramadığım noktalar:

Öncelikle ortada bir başarısızlık varsa benimdir, çok açık söylüyorum dedi Aziz Yıldırım.

Sonra neredeyse top yekün bütün suçu futbolculara attı. Oynamıyorlar dedi. Başarısızlığı üstlenmek güzel fakat geçen sezon sonu başarısız değiliz demişti Aziz Başkan. Galatasaray ve Beşiktaş’a 10 puan fark attık, son maç bir top girmedi, o yüzden başarısız mı oluyoruz yani diyordu. Yine Daum’u aynı sezon sonu başarısız gerekçesiyle kovarken. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

baran, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 3 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

24 Aralık 2010

25 Mart 1996

Onun lige farklılık getirdiğini, Trabzonspor’da yaptığı işlerin ne kadar önemli olduğunu, geçtiğimiz sezon kupa finalindeki olgunluk ve rakibe saygısını takdir etmiştik (Arıza ; Birinci torbayı delmek ; Hikayenin aslı )

Ama görünen o ki iş sıkışınca veya çok iyi gidince, gerilen veya gevşeyen sinirler hemen gerçekleri ortaya döküyor.

Türkiye Ligi Şampiyonluğu söz konusu olduğunda Mr. Hyde ortaya çıkıveriyor.

Aykut Kocaman hakem yönetimlerindeki tutarsızlıpa tepki göstermişti. Takım ismi vermedi, ama üst üste 3 maçta kritik anlarda tartışmalı penaltılar alabilen Trabzonspor içlerinden biriydi. Rakibin kasti sertliği yüzünden Özer’i uzun süreliğine kaybeden, hala toparlanamamış Niang’dan da haftalarca yararlanamayan bir teknik direktör olarak konuştu.

Şenol Güneş ise kimsenin beklemediği kadar sert cevaplar verdi. Cevaplar verdi diyoruz zira karşılık gelmemesine rağmen arkası kesilmedi. Küçümseyici, üstünlük duygusuyla karışık akıl veren, agresif bir tavırla… Ortada fol ve yumurta yokken anında meseleyi 1995-96 sezonuna dayandırması ve bir bakıma içinde birikenleri kusması, tüm inandırıcılığını ve samimiyetini öldürdü. Arada dile getirdiği güzel şeylerin anlamı kalmadı. Bilinçaltına ittikleri, Aykut Kocaman’în düzgün uslupla yaptığı hakem eleştirisi ile anında su yüzüne fırladı.
Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

ebru, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 28 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,

6 Aralık 2010

Uzun süredir yazılmayı bekleyen bir yazı bu.

Beşiktaş maçı sonrası Aykut Kocaman hakkında yazdıklarımdan sonra uzun bir süre sessizliğe gömülüp, beklemiştim…

Bekledim ve izledim.

Maçlar maçları, haftalar haftaları izledikçe içim içimi kemirdi… Kocaman – Alex ilişkilerindeki değişimi yazmalı, daha önce samimiyetsizlikle suçladığım bu adamı (Kocaman) gösterdiği değişim / gelişim ve sergilediği “olgun” tavırlardan dolayı tebrik etmeliydim… Zira tavrı salt bir geri adım değil. Bana göre sistemde ve ikili ilişkilerde hata yaptığını kabul ediş ve düzeltme çabası. Ve bunu yaparken de beklediği verimi alma ısrarını sürdürüyor…

Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 13 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

18 Kasım 2010

Durumun Özeti

Son 4-5 haftadır rakipler, hakemlerin teşvik ettiği sertlikle, sadece bir ya da iki isme markaj yaparak Fenerbahçe’yi rahatlıkla kilitliyor. Bu yeni değil. Ama Fenerbahçe önceki sezonlarda çözüm üretmeye çalışır ve becerirdi. Şimdi ise her maç, durumu kabullenmiş biçimde bitiriyor 90 dakikaları.

Puan kaybı tepeyle farkı artırdı. Ama sorun, Fenerbahçe’nin sezon başından beri defalarca, aynı şekilde puanlar kaybetmesi ve bunun sıradanlaşması, alışkanlığa dönüşmesi.
Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 11 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,

28 Ekim 2010

Kör dövüşü

Hafta boyunca skandallarla boğuşan, beklenen teknik direktör değişikliğine giden, her geçen saat Fenerbahçe karşısında yaşayacakları muhtemel mağlubiyetin bahaneleri artan Galatasaray’ın uç noktalardan birini yaşayacağı kesindi: Ya kafalar tamamen bu bahanelerin verdiği sığınma güdüsüyle boş olacaktı, ya da pür dikkat, tüm hücreleriyle 90 dakikayı yaşayacaklardı.

İkincisi gerçekleşti ki kısa sürede bunu başarabilmeleri önemli. Rijkaard’ın gidişiyle eldeki kaslı,sert,savunma yönü önde orta sahaları 11′e dolduracakları belliydi. Tüm refleks de bir şekilde mağlubiyet serisini kırmaktı. 2 yıldır fark yaratan ayakları Baros yokken beraberlik kafalarındaki tek düşünceydi. Öyle şartlanmışlardı ki maçın son 10-15 dakikasında çok daha fazla pozisyona girme ve gol bulma şansları varken o riski alacak cesareti gösteremediler. Yine de bulundukları durum için anlaşılabilir çekingenlik. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 4 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,

20 Eylül 2010


Atamayan atarlar kuralının referandumla oylanmasını istiyorum diyerek başlamaktan başka çare yok sanırım. Fenerbahçe’nin her kaçırdığı pozisyon, futbolun asırlar geçse de değişmeyecek kuralını an ve an akıllarımıza mıh gibi çakıyordu.

Niang, Gökhan, Dia, Alex, Niang ve tekrar Dia… Bu kadar yüzde yüzlük gol kaçırınca, Beşiktaş’ın sakin, rahat, panik yapmayan ve kendinden emin tutumunun iş yapması kaçınılmazdı. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

mertozlu, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 6 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

20 Eylül 2010

Maç berabere. Kazanan Schuster !

Maçtan önceki değerlendirmemde, Schuster’in maç önü tercihleri ile Kocaman’ın maç içi tercihlerinin sezonun devamı için kritik anlarlar taşıdığını söylemiştim…

Üzerinde konuşalım.

Schuster’in maç öncesi kararı bildiğinden şaşmamak olmuştu. İsimleri tartışabiliriz. Beş yabancı ile sahada olmak. Kendine gelmiş Bobo’yu ya da Bu sezonun Tabata’yı kenarda bırakmak (Sonuçta yerine tercih ettiği oyuncu Nihat. Yani hücum oyuncusu) hatalı oyuncu tercihleri olabilir ama önemli olan oyunu önde oynamaya çalışan felsefesinden ödün vermemiş olması.

Bu sayede Fenerbahçe’nin golüne kadar (Tıpkı geçen sene İnönü’de Fink’in golüne kadar oyuna hükmeden Fenerbahçe gibi) daha üstün göründüler. Her haliyle ne yaptığının farkında, daha üstün bir takım izlenimi veren bir Beşiktaş izledik… Golü yedikten sonra kırılmaları, yeni bir düşünceyi deniyor olmalarıyla, deplasmanda olmalarıyla, Fenerbahçe’nin bir anda güven kazanıp iştahlanmasıyla açıklanabilir. Uzun vadede giderilebilecek sorunlar… Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 18 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

19 Eylül 2010

Aykut Kocaman’ın Alex konusundaki tavrının altında ego ve güç savaşı yattığını düşünüyordum.Basın önündeki açıklamaları net bu anlama geliyordu. Alex üzerinden otoritesini kabul ettirme hırsı vardı sanki. Sürekli Alex yokken kazandım peşinde koşan tercihler yapıyordu sanki. Ve hepsinde de eline geçen maçları vermişti üstelik. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 16 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

19 Eylül 2010

Karar arifesinde...

Fenerbahçe ile Beşiktaş ligin ilk derbisine çıkıyorlar…

İlk 11′leri henüz bilmiyoruz. Net bir bilgi yok sadece tahminlerimiz var…

Aslında sadece 11′lerden başka bilmediğimiz şeyler de var; Kararlar !

Her iki takımın teknik direktörü de var olan düzeni değiştirmenin peşinde. Aykut Kocaman söylemlerinde daha köklü / radikal değişimlerden bahsediyor. Yerleşmiş bir sistemi değiştirmekten… Doğru yönetildiğinde ve doğru adamlar ile desteklendiğinde başarılı olmuş, öyle ki Fenerbahçe camiasına tarihinde ilkleri yaşatmış bir oyun felsefesini değiştirmekten bahsediyor. Bu uğurda söylemlerinde kararlı, uygulamalarında kararsız ve zaman zaman tutarsız.

Schuster de bir değişim peşinde aslında… Ama onun işi sanki daha kolay. Çünkü Beşiktaş, bir süredir teknik istikrarsızlıkların takımıydı. Son teknik direktör Mustafa Denizli’nin sistemi, maça göre değişiklikler gösteren ve kendisinin lideri olduğu aslında bir tür sistemsizlik oyunuydu.

Zaten tam olarak oturmamış bir temeli yıkıp, yeni bir temel atmak çok daha kolaydır.

Sene başından beri izlediğimiz Beşiktaş, oyunu ön alanda oynamaya çalışan, hatta öyle ki, kalecisini (klasik deyimle) bir libero gibi kullanan ve stoperlerini oyuna sokmaya çalışan bir takım. Schuster ön alanda çok çeşitli oyuncu alternatiflerine sahip ve dönüşümlü kullanmaktan ödün vermiyor. Başlangıç için oyunun saldırı yönünü çözmüş gibi. Doğru (en azından şimdilik efektif) transfer hamleleri Beşiktaş’ı daha keyifli, yaratıcı bir takım haline getirirken, takımın genel tekniğini de yukarı çekti.

Şimdilik sorun oyunun savunma tarafında. Sadece savunurken değil, hücum ederken de süren bir sorun üstelik. Bu maçta Schuster’in vereceği kadar takımına aşılamaya çalıştığı yeni stratejide ısrar edip etmeme tercihi olacak. Rakibin gücünden ve oyuncu yapısından çekinip, inandığı oyundan ödün verecek mi? Ya da riskleri göze alıp oyuncularına: “Sizden beklediklerimde değişiklik yok” mesajı gönderecek mi?

Bana kalırsa maçın gidişatını önemli ölçüde şekillendirecek bir karar bu… Aynı zamanda bu kararın maça yansıması, Beşiktaş’ın sezonun devamındaki yol haritasına da ışık tutabilir.

Aykut Kocaman cephesinde ise verilmesi gereken birden fazla karar var… Takip ettiğimiz kadarıyla son dakikada netleşecek bazı kritik seçimler söz konusu olacak… Son dakika sürprizi olmazsa defans bloğunu geçen sene başarılı olmuş (Yobo’nun sakatlığında) ideal kurguda sahaya sürecek.  Bu güne kadar hiç vazgeçmediği Cristian’ı, ilk 11 dışında bırakması demek bu karar.

Kazım – Mehmet – Selçuk üçlüsünden seçeceği iki isim ise, takımın çehresini değiştirebilir.

Fakat bence maçın şeklini değiştirecek kararı Schuster’den farklı olarak maç içerisinde verecek.

Maç sonucunda;

1- Aykut Kocaman’ın başlagıç stratejisinin başarısı hakkında,
2- Maç sırasında uyguladıklarının sonucu hakkında,

konuşabileceğiz.

Sezonun geri kalanı için belirleyici olacak karar ise, Aykut Kocaman’ın, 1 ve 2. maddelerden çıkardıkları olacak.

Son notum işin Fenerbahçe tarafıyla ilgili olsun; Fenerbahçe taraftarının bu derbi öncesinde, bundan önceki senelere nazaran daha tedirgin olduğunu hissediyorum. Hissiyatım Fenerbahçe’nin kazanacağı yönünde ancak tabi ki tarafsız değilim :)

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

18 Eylül 2010

Türkiye'nin en popüler yorumcularından biri: Mehmet Demirkol

Futbol yorumcusu ne demektir? İşinin ehli bir yorumcudan ne beklersiniz?

Biraz beyin jimnastiği yapmak istiyorum. Bu amaçla yukarıda sorduğum iki temel soruya cevap arayacağım. Farazi şeyler üzerine konuşmayı sevmediğimden kendime bir denek ve örneklemelerimde yardımcı olacak bir ana konu seçtim. Sizlerden de katılım rica ediyorum. Yorum bölümümüz her zaman olduğu gibi hakaret içermeyen her yoruma açık olacak.

Deneğim, alanında en başarılı olanlardan (ve ne ticesinde en çok kazananlardan) Mehmet Demirkol. En çok izlenen, en itibarlı, gündemi belirleyen bir isim Mehmet Demirkol. Örnek alıp, üzerinde inceleme yapacağım konu ise Mehmer Demirkol’un Aykut Kocaman ve Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’si ile ilgili yazdıkları olacak.

Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

altug, Medya, kategorisinde yazmış. 13 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : ,

6 Eylül 2010

Fenerbahçe üzerine en çok güvendiğim, fikirlerinin ve yorumlarının altına gözüm kapalı imza atacağım insanları tanıyamaz oldum.. Ebru’yu en az 12 yıldır okuyorum. Fenerlist mail grubunda yazıyordu. O günden beri farklı düşündüğüm çok çok az konu oldu. Keza Barış Gerçeker’le de…Onu ntvspor.net’de yazdığından beri takip ediyorum. Bilica konusu haricinde genelde aynı şeyleri düşünüyoruz. Ancak Aykut Kocaman – Alex konusunda söylediklerine, yazdıklarına cidden şaşırıyorum. Devamı…

  • FriendFeed
  • Blogger
  • Tumblr
  • LinkedIn
  • RSS

mertozlu, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 20 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.