2 Şubat 2010

Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel’in Boxer dergisine verdiği röportajda (tıklayın), Efes Pilsen ve doping olayı ile ilgili sarfettiği sözler beni kızdırmıştı. Zira bu işin üzerine gitmesi gereken kurum, hiçbir girişimde bulunmadığını itiraf ediyor ve acizliğini gösteriyordu.

Ama düşününce esas amacın “birilerini harekete geçmeye zorlamak” olduğuna kanaat getirdim. Çoğu işimiz ancak böyle adaletin huzuruna çıkabiliyor ya!

Ve son iki gündür medyada yaşanan “dalgalanma” da bu kanaatı doğruladı. Devamı…

ebru, Basketbol, kategorisinde yazmış. 5 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,

23 Kasım 2009

tbf_nalga

Galatasaray Cafe Crown’a verilen ceza açıklandı da sokaktaki vatandaşın bile aklına takılan sorular cevapsız kaldı. Tirajik şekilde bu skandalı “duymayan”, “atlayan”, “farkedemeyen” basketbol medyası belki bu sefer kaçırmaz:

1. Olaya karışan ve sorumlu gösterilen teknik kadro ve oyuncuya ortalama 2 yıl men cezası verildi. Cemal Nalga, kulübün isteği ve “birşey olmaz, hallederiz” telkinleriyle takım arkadaşının formasını giyip oynadığı için 2 yıl hak mahrumiyeti aldı. Oysa doping yapan ve vücuda normal yollarla girmesi mümkün olmayan bu maddeyi nasıl aldığını açıklayamayan Kerem Gönlüm’e sadece 1 yıl ceza verildi. Kısacası doping yapanlar protokole, hazırlık maçında kimlik değiştirenler cehenneme.

2. Türkiye Basketbol Federasyonu kararını açıklarken şu ifadeyi kullanmış:

17.11.2009 tarihinde Federasyonumuza ulaşan bilgiler üzerine yapılan tahkikat sonucunda Galatasaray CC takımının resmi yazılı dilekçesinin ve ekli belgelerin aksine adı geçen sporcunun 24-26 Eylül 2009 tarihlerinde Almanya’da; EnBW Ludwigsburg ve Deutsche Bank Skyliners takımları ile oynanan hazırlık müsabakalarında Galatasaray CC sporcusu Tufan Ersöz’ün formasını giyerek ve Tufan Ersöz’ün ismi altında oynamak suretiyle fiilen ve resmi müsabaka kâğıdında bu oyuncunun adıyla kaydedilmiş olarak yer aldığı belirlenmiştir.”

Yani “kulübün resmi dilekçesi”, koç Okan Çevik veya takım menajerinin değil.

Yani medyanın bu işi teknik ekibin kişisel hatası olarak göstermek için debelendiği gibi değil.

Farzedelim öyle olsun. Oyak Renault’nun ekimin sonlarına doğru yaptığı itirazı değerlendirirken Galatasaray kulübünden savunma istenmedi mi? Bu savunmayı kim verdi? Altında Galatasaray Kulubü yazmıyor mu? Kimin imzası var?

O savunma, Cemal Nalga’nın bahsi geçen maçlarda oynamadığını Galatasaray Kulübü imzası ile bir kere daha onaylamış olmadı mı? Bu suçu daha da ağırlaştırmadı mı? O zaman bu sahtekarlık nasıl sadece kişilerin hatası olabiliyor?

3. Türkiye içinde yapıldığı söylenen iki maça dair (Istanbul Buyuksehir Belediyespor ve Yesilyurt), Galatasaray’ın resmi internet sitesinde herhangi bir bilgi ve istatistik yok. Söylenenlere göre MHK’den hakem talep edilmiş ve bu hazırlık maçlarına atamalar yapılmış. Olayın özünde “sahtekarlık” varken şüpheye düşen kamuoyuna bu maçların “gerçekliği” ile bilgi ve belge sunulacak mı?

4. Tüm bu komedinin merkezinde oturan ise Galatasaray’dan önce federasyon. Neden mi? Galatasaray Kulübünün, TBF’den veya üst düzey bir yetkiliden hazırlık maçlarında cezanın çekilebileceği onayını aldığını belirttiği unutulmasın. Bu şahıs veya şahıslar kimdir? Yönetmeliklerde net belirtilmemiş, ama bir kaç maddeye baktığınızda da resmi maçları kapsadığı anlaşılan ceza uygulaması hakkında nasıl kişisel olarak böyle bir telkinde bulunabilmiştir? Hadi federasyon bunu gözden kaçırdı diyelim. Ama Oyak Renault ligin ilk haftası itirazını yapınca inceleme başlatıldı. Nedense kararın açıklanması için cezanın ligde denk düştüğü 4 maç beklendi! Yani Galatasaray-Fenerbahçe maçının ertesi günü (sezon öncesi kupa maçlarında kimse resmi itirazda bulunmamıştı). Ve Oyak’ın itirazını reddettiler! Yani “hazırlık maçları resmi maç gibi sayılır” mantıksızlığını, boşluğunu gerekçesiz kabul ettiler.

Bu “durumu örtpas etmek” olarak yorumlanmasa bile ortada görev ihmali var. Zira şart olan soruşturmayı yapmadıkları, yurt dışındaki bu maçları gözden geçirmediklerini, savunmayı veren tarafın yazılı ifadesini yüce makam kelamı gibi kabul ettiklerini gösterir. Bu bir savcının, zanlının avukatının mahkemeye sunduğu delilleri “ya seni yıllardır tanıyorum, iyi çocuksundur, bu kadar yıllık muhabbetimiz var. böyle basit bir konuda yalan söyleyecek değilsin ya” diye geçerli saydığı anlamına gelir.

Peki federasyona cezayı kim verecek? TBF, Nalga ve Galatasaray’ın arkasına sığınıp kendini aklamış mı olacak?

ebru, Basketbol, kategorisinde yazmış. 3 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , , ,

26 Ekim 2009

Efes Pilsen, suçlusun !

Efes Pilsen, suçlusun !

Malum, bir aydan fazla süredir bu “skandal” hakkında yazıp çiziyoruz. Hem Cathine özelinde hem de doping vak’aları genelinde bir çok bilgilendirme yaptık. Basketbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamada daha önce neler anlattıysak aynen yer alıyor.

“…Doping Mevzuatı’nda da yasaklı maddeler içerisinde belirlenmiş maddeler sınıfında yer alan “cathine” maddesinin belli miktarlarda aynı anda bulunduğu, bu maddenin vücut tarafından üretilen bir madde olmadığı, dışarıdan alındığı kesin olan eksojen bir madde olduğu, ilaç olarak kullanılan bazı maddelerin vücutta metabolizma sırasında cathine oluşumuna yol açmadığı, bu maddenin tedavi amaçlı bir madde-ilaç olmadığı, sporcuların idrarlarında bulunan cathine maddesinin sporcular tarafından tek başına alındığı ve başka bir ilaç kullanımının cathine’nin tespitine yol açmadığı açıkça belirlenmiştir…”

Bununla da kalmayarak, şüphe uyandıran bu durum ile ilgili Efes Pilsen idarecilerine yönelttiğimiz sorular Federasyon tarafından da dile getiriliyor. Ve karşılığında tatmin edici cevaplar alınamadığı belirtiliyor.

“..Efes Pilsen Kulübü açısından konu değerlendirildiğinde, önemli oyuncularından ikisinde az ya da çok miktarda ve eşanda adli ve doping anlamında yasaklı maddeye rastlanmıştır. Bu madde bilinen, satılan, piyasada rastlanan bir madde olmadığı gibi, “cathine” dünyada belli yerlerde bulunmakta hatta ülkemizde bilinmemekte ve tanınmamaktadır…”

“…Cathine maddesinin kura ile belirlenen her iki oyuncuda da eşanda bulunması, diğer oyuncular içinde söz konusu olabileceğini akla getirmekte, hatta sporcuların “farkında olmadıkları” yönündeki ısrarlı savunmaları dikkat çekmektedir. Bu hususta Efes Pilsen Kulübü’ne yazılı soru yöneltilmiş, ancak olayı izah edecek şekilde net ve tatmin edici bir cevap alınamamıştır…

Yani işin bir yönünde, Federasyon Efes Pilsen’in içinde bulunduğu durumun şüpheli olduğu kanaatine varıyor…

Hukuki süreç sona erdiğine göre Sayın Tuncay Özilhan, Fenerbahçeli oyuncuları bir kenara bırakıp, başkanlığını yaptığı kulubün içine battığı “pislik” ile alakalı açıklamalar yapar herhalde…

Devamı…

altug, Basketbol, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

26 Ekim 2009

El çabukluğu, marifet...  Kerem Gönlüm'ün cezası bir yıl!

Kerem Gönlüm’ün cezası belli oldu. (Bu vesileyle, hukuki sürecin sonuçlanması geyiği de son bulmuş oluyor.) Bunca süre normalde iki sene hak mahrumiyeti olması gereken cezayı ne yapsak ne etsek de bir seneye düşürsek diye düşünmekle geçmiş meğer.

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından yapılan açıklamada, verilen hak mahrumiyeti cezasının kaldırılması veya indirilmesi ile ilgili hükümler açıkça belirtilmiş:

1. Doping kuralı ihlaline sebep olan maddenin WADA tarafından yayımlanan Belirlenmiş Maddeler listesinde yer alması,
2. Sporcunun, Belirlenmiş Maddenin vücuduna nasıl girdiğini ortaya koyması,
3. Sporcunun, Belirlenmiş Maddenin performansını artırma veya performansı artırıcı bir maddenin kullanımını gizleme amacını taşımadığını ortaya koymasıdır.

Açıklamanın devamında Kerem Gönlüm’ün durumunun 1 numaralı maddeyi sağlamasına rağmen, Kerem Gönlüm’ün 2 numarayı sağlayacak herhangi bir kanıt ortaya koyamadığı açıkça belirtilmekte. Ancak her nedense vücudun üretmediği ve Türkiye’de bulunmayan bu (metinde böyle telaffuz ediliyor) maddenin iki oyuncuda çıkmasından ve Kerem’in şaşkınlığından (?) yola çıkarak durumun “özel” olduğuna karar vermişler.  Ayrıca Kerem’in temiz sicili de önemli rol oynamış. Sanki bunca ceza alan oyuncuların sicilleri kirliymiş gibi.

Ve hooop! Ne sihirdir, keramet, el çabukluğu, marifet ceza bir yıla inivermiş.

Bu mudur? Budur!

altug, Basketbol, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.