
Spor medyasının en büyük sorunlarından biri, sahada sergilenen oyun yerine, isimler üzerinden yorum ve analizler yapmak.
Analizin eksenini sahada olan bitenden uzaklaştırıp, kenarda olan bitene kaydırdığınız zaman işin içerisine duygular da karışıyor.
İsme duyulan güven, sevgi ya da tam tersi antipati analizi şekillendiriyor. Önce ortaya sonuç / karar konuyor, sonrasında veriler arzu edilen sonuca ulaşabilmek için kullanılıyor…
Kaan Kural, Tanjevic nefreti (antipatiyi falan geçtiğini düşünüyorum) neticesinde yukarıda tarif ettiğim profile “cuk” oturan yazarlardan biri.
Tabi ki, dün geceki Barcelona zaferinden sonra, daha önce böyle bir galibiyete imza atamamış, hatta atacak gibi bile olmamış bir takımın koçu teraziye koyulur… Aslında süreci bir bütün olarak değerlendirmek ve tüm enstrümanları ile birlikte sunmak gerekir ama işin kolayı (ve tüm dünyada tercih edileni) bir suçlu bulmaktır.
Kaan Kural aynen bunu yapmış.
Devamı…