<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>t(i)rajik &#187; Galatasaray</title>
	<atom:link href="http://www.tirajik.com/tag/galatasaray/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tirajik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 02:18:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Ahmet Çakar&#8217;ın yarım kalan hikayesi</title>
		<link>http://www.tirajik.com/ahmet-cakarin-yarim-kalan-hikayesi/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/ahmet-cakarin-yarim-kalan-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 02:41:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Unutma, Unutturma !]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Çakar]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt Rothlisberger]]></category>
		<category><![CDATA[Manchester United]]></category>
		<category><![CDATA[Serhat Ulueren]]></category>
		<category><![CDATA[Sion]]></category>
		<category><![CDATA[Vadim Zhuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3920</guid>
		<description><![CDATA[Bu akşam Kanaltürk&#8217;teki Telegol programında ilginç şeyler yaşandı. Ahmet Çakar, 3 Kasım 1993 tarihinde oynanan Galatasaray-Manchester United karşılaşmasının hakemi hakkında konuşacaktı. Ama Serhat Ulueren araya reklam soktu ve dönüşte de mevzu kapatıldı (Ahmet Ercanlar&#8217;ın yazısı). Maç 0-0 bitmişti ve Galatasaray ilk karşılaşmadaki 3-3&#8242;lük skor sayesinde turu geçmişti. Tabi hakemin kimliği anıları canlandırıverdi: Kurt Rothlisberger. İsviçreli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/KURT-ROTHLISBERGER.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3923" title="KURT ROTHLISBERGER" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/KURT-ROTHLISBERGER.jpg" alt="" width="329" height="350" /></a></p>
<p>Bu akşam Kanaltürk&#8217;teki Telegol programında ilginç şeyler yaşandı. Ahmet Çakar, 3 Kasım 1993 tarihinde oynanan Galatasaray-Manchester United karşılaşmasının hakemi hakkında konuşacaktı. Ama Serhat Ulueren araya reklam soktu ve dönüşte de mevzu kapatıldı (<a href="http://chemedya.blogspot.com/2010/09/ruhunda-dansozluk-olanlar.html">Ahmet Ercanlar&#8217;ın yazısı</a>). Maç 0-0 bitmişti ve Galatasaray ilk karşılaşmadaki 3-3&#8242;lük skor sayesinde turu geçmişti.</p>
<p>Tabi hakemin kimliği anıları canlandırıverdi: Kurt Rothlisberger.<span id="more-3920"></span></p>
<p>İsviçreli hakem, 1997 yılında UEFA tarihinin en büyük skandallarından birinin kahramanıydı.</p>
<p>1996 Ekim&#8217;inde, Grasshopper &#8211; Auxerre arasındaki Şampiyonlar Ligi maçında şike yaptığı gerekçesiyle ömür boyu men cezası aldı. İsviçre klübünün başkanı Erich Vogel, Rothlisberger&#8217;in kendisine o maçın hakemi Rus Vadim Zhuk&#8217;u ayarlayabileceğini belirterek teklifte bulunduğunu açıklamıştı. UEFA soruşturmasında Rothlisberger&#8217;in Bayern Munich genel menajeri Uli Hoeness&#8217;e de benzer teklifle yanaştığı ortaya çıktı.  Bordeaux ile yapacakları UEFA Kupası Finali öncesinde. Tesadüfe bakın ki o karşılaşmanın hakemi de Rus Vadim Zhuk idi!</p>
<p>Ama Hoeness ve Zhuk bunu reddetti.</p>
<p>Zhuk, Rothlisberger ile tek temasının Ekim ayında yazdığı mektup olduğunu açıkladı. Memleketinde bulamadığı bazı ilaçları kendisine temin etmesini istediğini, telefonla ulaşabileceğini veya Zurih&#8217;te buluşabileceklerini yazdığını da. Ama Rothlisberger&#8217;in geri dönüş yapmadığını ekledi.</p>
<div id="attachment_3922" class="wp-caption aligncenter" style="width: 444px"><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/mar_milan_1993.jpg"><img class="size-medium wp-image-3922" title="mar_milan_1993" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/mar_milan_1993-434x300.jpg" alt="" width="434" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Marsilya - AC Milan (1993, Şampiyonlar Ligi Finali)</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Rothlisberger&#8217;in sahneye çıktığı maçlardan biri de 1993 yılındaki Marsilya-Milan Şampiyonlar Ligi finaliydi. Marsilya 1-0 kazandı, Rothlisberger&#8217;in yönetimi konusunda herhangi bir tartışma yaşanmadı. Ama o dönemler malum Bernard Tapie gerçeği vardı. Kısa süre önce lig maçında rakip takım oyuncularından üçüne şike teklif ettiği ortaya çıktı. Finalde forma giyen Jean-Pierre Papin&#8217;in, daha sonra 3 italyan gazeteciyle yaptığı sohbette Milan&#8217;dan 3 futbolcunun satın alındığını söylediği iddia edildi.</p>
<p>Neyse dönelim Rothlisberger&#8217;e. 1993&#8242;de Eric Cantona onu Galatasaray&#8217;a maçı satmakla suçlamış, kırmızı kart görmüştü. UEFA raporunda ise herhangi bir şüpheli durum bulunmadığı açıklandı. İsviçreli ertesi yıl 1994 Dünya Kupası&#8217;nda görevlendirildi. Ama Belçika&#8217;nın Almanya&#8217;ya 3-2 kaybedip elendiği karşılaşmada vermediği net penaltı yüzünden FIFA onu evine yolladı.</p>
<p>Aralık 1994&#8242;te bu sefer Rothlisberger kendisine gazeteciler aracılığıyla bir maçın hakemini ayarlaması için teklif sunulduğunu açıkladı. İsviçre ile Türkiye arasındaki (2-1) Avrupa Kupası karşılaşmasında, Romen hakem Ion Craciunescu&#8217;yu bağlamak için.</p>
<p>Ama Blick gazetesi de onu İsviçre-Norveç Dünya Kupası eleme maçının İspanyol hakemini  ayarlayabileceği teklifinde bulunduğunu iddia etti. Rothlisberger ise gazetenin kendisine böyle bir istekle geldiği suçlamasını yaptı.</p>
<p>Tüm bu sabıkalar UEFA&#8217;yı Rothlisberger&#8217;i afaroza zorladı. FIFA çapında da.</p>
<p>İşte Ahmet Çakar&#8217;ın yine yarıda bıraktığı Rothlisberger.</p>
<p>Tüm bu olaylara katkı sağlayacak başka bir olay da aşağıda:</p>
<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/sion_gs_20032000.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3921" title="sion_gs_20032000" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/09/sion_gs_20032000-e1283567145193.jpg" alt="" width="490" height="381" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/ahmet-cakarin-yarim-kalan-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uğursuz Hakem</title>
		<link>http://www.tirajik.com/ugursuz-hakem/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/ugursuz-hakem/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 10:01:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya'nın Futbolu]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Gurbet Kupası 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Karpty]]></category>
		<category><![CDATA[Thorsten Kinhöfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3864</guid>
		<description><![CDATA[Sezon öncesi Fenerbahçe ve Galatasaray arasında oynanan gurbet kupasının yıldızı Alman hakem Thorsten Kinhöfer, Karpty-Galatasaray karşılaşmasının da kahramanı oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/DAbqOXoT7Z0&#038;fs=1" width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/DAbqOXoT7Z0&#038;fs=1" /><param name="FlashVars" value="playerMode=embedded"/><param name="wmode" value="transparent"/></object><br />
<span id="more-3864"></span><br />
<object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/6oaFPixQpFY&#038;fs=1" width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/6oaFPixQpFY&#038;fs=1" /><param name="FlashVars" value="playerMode=embedded"/><param name="wmode" value="transparent"/></object></p>
<p>Sezon öncesi Fenerbahçe ve Galatasaray arasında oynanan gurbet kupasının yıldızı Alman hakem Thorsten Kinhöfer, Karpty-Galatasaray karşılaşmasının da kahramanı oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/ugursuz-hakem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anladıysak Arnavut Olalım</title>
		<link>http://www.tirajik.com/anladiysak-arnavut-olalim/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/anladiysak-arnavut-olalim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 10:16:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Freski Rinore]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Lorik Cana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3847</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Fotomaç&#8217;ta Galatasaraylı futbolcu Cana ile ilgili şu haber çıktı. Tabi ki &#8220;kardeş&#8221; gazete Sabah&#8217;ın web sitesinde de: &#8220;Galatasaray&#8217;ın Arnavut futbolcusu Lorik Cana ülkesinde Freski Rinore&#8217;ye konuştu. G.Saray&#8217;a geldiği için büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu belirtti. Babası Şefik&#8217;in ısrarlarıyla G.Saray&#8217;a geldiğini fakat hiç de beklediği bir ortam bulamadığını, Rijkaard ile transfer görüşmeleri sürecinde hiç görüşmediğini, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/08/cana_haber.jpg"><img src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/08/cana_haber-e1282817711133.jpg" alt="" title="cana_haber" width="490" height="389" class="aligncenter size-full wp-image-3848" /></a></p>
<p>Bugün Fotomaç&#8217;ta Galatasaraylı futbolcu Cana ile ilgili şu haber çıktı. Tabi ki &#8220;kardeş&#8221; gazete Sabah&#8217;ın web sitesinde de:</p>
<p><em>&#8220;Galatasaray&#8217;ın Arnavut futbolcusu Lorik Cana ülkesinde Freski Rinore&#8217;ye konuştu.<span id="more-3847"></span></p>
<p>G.Saray&#8217;a geldiği için büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu belirtti. Babası Şefik&#8217;in ısrarlarıyla G.Saray&#8217;a geldiğini fakat hiç de beklediği bir ortam bulamadığını, Rijkaard ile transfer görüşmeleri sürecinde hiç görüşmediğini, bu nedenle de Hollandalı teknik adamın kendisine karşı bir tepkisinin olduğunu hissettiğini belirtti.</p>
<p>Profesyonel olduğunu, yedek kalmanın kendisi için sorun olmadığını ama önünde oynayan oyuncuları gördükçe G.Saray&#8217;da forma giyemediği için sorunun kendisinde değil başka yerlerde olduğunu düşündüğünü söyledi. Babası ile G.Saray yüzünden tartıştıklarını da doğruladı.&#8221;</em></p>
<p>Freski Rinore&#8217;nin web sitesini bulduk. Cana ile ilgili son haber dün yayınlanmış:</p>
<p><a href='http://freskirinore.com/?p=10715' >Cana në Galatasaray, hatri i babës</a></p>
<p>Google&#8217;da çevirttirdik. Evet, babasının hatırının ön plana çıktığı belirtiliyor. Babasının içinde kalan ukdeyi oğlunun gerçekleştirmesini arzuladığını ifade ediyor. Ağırlıklı olarak transfer sürecini anlatıyor. Belki henüz beklenen çıkışı yapamasa da zamanla Cana&#8217;nın kendisini göstereceği ekleniyor. Anlatan da menajer Ceylan Çalışkan. Farzedelim internetten çeviri yanlış. Yazı metninin hiçbir yerinde Rijkaard adı geçmiyor.</p>
<p>Arnavutça bilen hayırsever çıkacak ve muhtemelen bizi doğrulayacaktır.</p>
<p>Türk medyasının içler acısı haline örnek olarak arşivlere atalım bunu. Defalarca yaptığımız gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/anladiysak-arnavut-olalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık denizde avlanır</title>
		<link>http://www.tirajik.com/balik-denizde-avlanir/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/balik-denizde-avlanir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 15:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Servet Çetin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3446</guid>
		<description><![CDATA[Bugün ajanstan Ferrari-Servet Çetin takas haberi düştü. Meğerse teklif Galatasaray&#8217;dan gelmiş. Beşiktaş da sıcak bakmış. Belli ki biryerlerden,  birileri herkesin kulağına su kaçırmış. Haber metni ise &#8220;tarafsız&#8221; ajan sunumundan ziyade adeta &#8220;akıl verme&#8221;, &#8220;yol gösterme&#8221;, &#8220;yorum&#8221;,&#8221;temenni&#8221;,&#8221;yönlendirme&#8221; içeriyor. &#8220;Schuster istemiyor (??), zaten Beşiktaş yabancı kadrosunda yer açmalı, aaa ne kaddar güzel bir öneri, dahice, hemen yapılsın hemen, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/07/fer_ser.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3447" title="fer_ser" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/07/fer_ser.jpg" alt="" width="370" height="244" /></a></p>
<p>Bugün ajanstan Ferrari-Servet Çetin takas haberi düştü. Meğerse teklif Galatasaray&#8217;dan gelmiş. Beşiktaş da sıcak bakmış.</p>
<p>Belli ki biryerlerden,  birileri herkesin kulağına su kaçırmış. Haber metni ise &#8220;tarafsız&#8221; ajan sunumundan ziyade adeta &#8220;akıl verme&#8221;, &#8220;yol gösterme&#8221;, &#8220;yorum&#8221;,&#8221;temenni&#8221;,&#8221;yönlendirme&#8221; içeriyor. <span id="more-3446"></span>&#8220;Schuster istemiyor (??), zaten Beşiktaş yabancı kadrosunda yer açmalı, aaa ne kaddar güzel bir öneri, dahice, hemen yapılsın hemen, Beşiktaş fırsatı kaçırmasın&#8221; gibisinden.</p>
<p>Haberlerin nasıl yapıldığı ve servis edildiği,gündemin nasıl yönlendirildiği, vs mevzularına kaynak olsun diye not düşelim istedik.</p>
<p>Zira Demirören&#8217;in bile teklife güleceğini düşünüyoruz.</p>
<p><em><br />
<strong>Müthiş takas</strong><br />
Galatasaray ve Beşiktaş arasında başlayan transfer görüşmeleri gündeme bomba gibi düşecek&#8230; Yabancı transferinde istediği hedeflere bir türlü ulaşamayan Galatasaray yönetiminin, Beşiktaşlı Matteo Ferrari&#8217;ye talip olduğu ortaya çıktı. Cimbom&#8217;un İtalyan stopere karşılık Servet Çetin&#8217;i Siyah-Beyazlılar&#8217;a önerdiği belirlendi.</p>
<p><strong>SEZGİN ÖNERDİ</strong><br />
Geçtiğimiz gün Galatasaray Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin&#8217;in teknik direktör Rijkaard&#8217;la yaptığı görüşmede bu takasın gündeme geldiği öğrenildi. Sezgin&#8217;in önerisine çok sıcak bakan Hollandalı teknik adamın, &#8220;Ferrari çok kaliteli bir futbolcu. Neill ile iyi ikili olurlar&#8221; sözüyle transferin düğmesine basıldığı gelen haberler arasında.</p>
<p><strong>İKİ TAKIMIN DA İŞİNE GELİYOR</strong><br />
Galatasaray yönetiminin ardından Beşiktaş&#8217;la temasa geçtiği ve teklifini sunduğu ifade edildi. Kulüplere yakın çevrelerden alınan bilgilere göre bu takasın gerçekleşme ihtimali oldukça fazla. Beşiktaş cephesine bakıldığında, yönetim yabancı kontenjanını boşaltmak istiyor. Teknik direktör Schuster&#8217; de Ferrari&#8217;ye sıcak bakmıyor. Alman hoca, Ferrari&#8217;yi Vikingur maçında kadroya almayarak tavrını da net bir şekilde ortaya koymuş oldu. Ayrıca Servet&#8217;in transferi Beşiktaş defansına da güç katacak. Galatasaray cephesinde de durum farklı değil. Rijkaard&#8217;ın yıldızı Servet&#8217;le bir türlü barışmıyor. Ayrıca yönetimin yabancı stoper araması da transferin gerçekleşme ihtimalini artırıyor.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/balik-denizde-avlanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyrantepe Meğerse Buymuş</title>
		<link>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-buymus/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-buymus/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 11:26:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Eren Talu]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Seyrantepe]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Semerci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2962</guid>
		<description><![CDATA[Yavuz Semerci yazıları: 7 Temmuz 2009 Galatasaray beceriksiz mi aç gözlülüğünün kurbanı mı? &#8221; Seyrantepe nasıl gündeme geldi? Seyrantepe’deki 384 dönümlük hazine arazisi önce toplu konut alanı olarak belirlendi. İhaleye çıkılması kararlaştırıldı. İMKB ve kimi bankanın çalışanları kooperatif kurdu. Para topladı. İhale günü beklenirken, Ankara’da kulis yapan GS yönetimi, bu arazinin üst kullanım hakkını (yıllık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yavuz Semerci yazıları:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">7 Temmuz 2009</span></strong></p>
<p><strong>Galatasaray beceriksiz mi aç gözlülüğünün kurbanı mı?</strong><em> </em></p>
<p>&#8221; Seyrantepe nasıl gündeme geldi? Seyrantepe’deki 384 dönümlük hazine arazisi önce toplu konut alanı olarak belirlendi. İhaleye çıkılması kararlaştırıldı. İMKB ve kimi bankanın çalışanları kooperatif kurdu. Para topladı. İhale günü beklenirken, <strong>Ankara’da kulis yapan GS yönetimi, bu arazinin üst kullanım hakkını (yıllık bedeli 700 bin TL) 30 yıllığına kiraladı.</strong> Artık arsayı kim alırsa alsın, <strong>bir çivi çakabilmek için GS’den izin alınması gerekecekti.</strong> Hükümet, arsa ile GS’yi evlendirdi. Amaç belliydi: Kooperatifler arsayı ihalede aldıktan sonra, GS üst kullanımdan vazgeçecek, kooperatiflerde stat yapacak kadar bir arazinin tabusunu bedava GS’ye verecekti. Böylece GS de tapu ile sponsorlara gidilecek ve kendilerine bir stat yaptıracaklardı.<span id="more-2962"></span><br />
Neden bu iş olmadı biliyor musunuz? <strong>GS yönetimi, stadın dışında, bin konut ve bir alışveriş merkezi kuracak kadar arazi istedi.</strong> Ortalık karıştı. Kavga-dövüş derken, hükümet arazinin satışından vazgeçti. <em>( 5 yıl önceki olayı, kontrolsüz bir hırs ve açgözlülük nedeniyle gerçekleşmediğini söyleyebilirim.)</em> &#8230;&#8221;  (Yazının tamamı: <a href="http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS/GP_495023">tıklayın</a> )</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>20 Ağustos 2009</strong></span></p>
<p><strong>TOKİ Galatasaray’a stat yapmaya mecbur mu?</strong></p>
<p>Geçen gün Habertürk ekranında Galatasaray yöneticisi Yiğit Şardan anlatıyordu. Konuşmayı Başbakan Erdoğan dinlemiş olsaydı, sanırım Galatasaray’ın Seyrantepe projesi sıkıntıya girerdi. Şardan diyor ki; “<strong>Başbakan Tayyip Erdoğan ve TOKİ bize güvence verdi. Bu stadı öyle veya böyle yapılacak ve bize teslim edilecektir</strong>. TOKİ stadımızı yapacak mütahhit bulamaz ise kendisi (<em>parasını verecek</em>) emanet usulü yaptıracak…”</p>
<p>Sizi bilmem ama ben bu işe fena halde takıldım. “<strong>Yol yapacağım, bütçeden para ayıramıyorum. O yüzden İssizlik Sigorta Fonu gelirlerinin bir bölümüne el koydum</strong>” diyen (<em>elbette bir yasa çıkararak</em>) hükümet, yüz milyon dolara yakın bir para harcayarak bu takıma bir stat hediye etmeye mecbur mu? Şardan’a göre evet…</p>
<p>Hiç düşündünüz mü Galatasaray Ali Sami Yen’i niye bırakıyor?</p>
<p>Devlet  zorla mı çıkarıyor GS’yi Mecidiyeköy’den…</p>
<p>Beşiktaş, Fenerbahçe şehrin göbeğinde maçlarını oynarken, devletin gücü Galatasaray’a mı yetiyor! Her takım mülkiyeti devlete (<em>Gençlik Spor Müdürlüğü’ne</em>) ait stadını yenilemek için kendi kasasından para harcarken, niye yepyeni ve kapasitesi büyük bir stat Galatasaray’a bedavadan yapılıyor?</p>
<p>Galatasaray çok ince taktikler uygulayarak, (<em>Seyrantepe’nin üst kullanım hakkını alarak</em>) stadı bir özel sektör firmasına yaptıracak yolu buldu. İşi yapmaya çalışan firmalar beceremedi. Stat yarım kaldı. İyi de devlet niye yarım kalan işi tamamlamak zorunda? Orasını anlamadım…</p>
<p>Sanırsınız ki TOKi Mecidiyeköy’deki mevcut stadın yerini çok beğenmiş. Buradan büyük gelir elde edecek. Galatasaray’ın kapısını çalmış, “<strong>Siz bu stadı bize verin, biz de size Seyrantepe’de stat yapalım</strong>” demiş… Elbette böyle bir teklif yok.</p>
<p>Galatasaray yöneticilerinin hedefi belli: Yarın yenilenecek ihaleye katılan firma olmaz ise TOKİ kendi kasasından 90-100 milyon dolar harcasın, stadı bitirsin. Gelecek yıl Galatasaray oraya taşınsın. Ali Sami Yen’in arazisini satın alacak firma TOKİ’ye harcadığı parayı ödesin. Biz de cebimizden tek kuruş harcamadan Seyrantepe’ye yerleşelim.</p>
<p>TOKİ kendi parasıyla stadı bitirip, GS’ye teslim eder mi, mevzuatı uygun mu bilmiyorum? <strong>Ama Galatasaray’a (veya herhangi bir kulübe) desteğin İssizlik Sigortu Fonu kaynaklarından karşılanması bile beni şaşırtmaz</strong>. İşsizlerin tek eğlencesi futbol, onların gerekirse ücretsiz girebilecekleri statlar yapacağız gibi gerekçeler üreterek, Meclis’ten yasa çıkarmak zor mu? Yol yapımı için çıkıyor da Galatasaray için mi çıkmayacak…</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">22 Ağustos 2009</span></strong></p>
<p><strong>Galatasaray devlete kıyak yapmıyor!</strong></p>
<p>Altaylı’nın sandığı gibi <strong>Galatasaray devlete değil, devlet yönlendirmesiyle</strong> <strong>Galatasaray’a kıyak yapılıyor</strong>… (<em>Devlet demiyorum. Eğer stadın inşaatını TOKİ üstlenseydi öyle derdim</em>.)</p>
<p>Mevcut (<em>Seyrantepe’deki inşaatın devamı</em>) süreç tamamlandığında ortaya nasıl bir manzara çıkacak?</p>
<p>1) Galatasaray, 170 milyon dolara mal olan ve 49 yıl kendi kullanımında kalacak 50 bin kişilik bir stat sahibi olacak.</p>
<p>2) Her yıl Ali Sami Yen’de elde edemediği büyük bir gişe geliri sağlayacak. Ali Sami Yen’de yılda 8 ile 10 milyon dolar arasında seyirci hasılatı geliyor. Seyrantepe’de ise bu rakamın yılda 30 milyon doların altında kalmayacağı hesaplanıyor.</p>
<p>3) 49 yıl boyunca Galatasaray yeni stada geçtiği için en az ekstra 900 milyon dolar gelir elde edecek. (<em>Bu hesabı devlet ne kazanıyor, Galatasaray ne kazanıyor denildiği için yapıyorum</em>)</p>
<p>4) Yeni stat daha bitmeden (Tam rakamı bilmiyorum) isim hakkı yıllık 10 milyon dolara Türk Telekom’a kiralandı.</p>
<p>5) TOKİ ne kazanacak? Galatasaray’ın terk edeceği alan için müteahhit firmadan (son ihalede çıkan rakam) 112 milyon dolar alacak. O kadar.</p>
<p><strong>Kazançları yıllara vurduğunuzda bile devletin ne kadar yaya kaldığı anlaşılır</strong>. Görüldüğü gibi her şey yolunda gider ise 1 yıl sonraki manzara bu olacak. Bu manzaradan devlete kıyak çıkar mı? Tam tersi devlet eliyle Galatasaray zenginleştirilirken, devlet olaydan küçük de olsa nasipleniyor.</p>
<p><strong>Altaylı’nın devlete kıyak yapılıyor söylemi, devlet eliyle zenginleşmeyi perdelediği için Galatasaray yönetimi çıkıp Altaylı’yı yalanlamıyor haklı olarak… Böyle bilinmesi daha iyi elbette</strong>!</p>
<p>Özetlersek, Ali Sami Yen stadının arazisi için devletin eline geçen rakam sadece ve sadece 112 milyon dolar. (<em>Eren Talu işi batırmasaydı TOKİ bu işten 200 bilemediniz 230 milyon dolar kazanacaktı.</em>)</p>
<p>Ayrıca o arazinin değeri hakkında kimin hangi rakamı belirlediğinin hiçbir önemi yok. Eğer Galatasaray, yerinden kımıldamaz ise o arazinin tek kuruş değeri yoktur. (<em>Ki kimse GS’yi oradan zorla çıkarmıyor. Galatasaray kaldığında stadı büyütmek ve iyileştirmek için tek kuruş harcamak istemediğinden devletin araya girmesini istiyor</em>) Ve Fatih Altaylı’nın sandığı gibi Galatasaray eğer 404 milyon dolar değerinde bir araziyi devlete verdiyse, devletin de bu miktarda para kazanması lazım. Ama devletin (TOKİ’nin) kazandığı rakam sadece 112 milyon dolar.  Ve şundan emin olabilirsiniz, TOKİ aynı parayı Seyrantepe’de stat yapacağına konut ve alışveriş merkezi üreterek fazlasıyla kazanırdı. Bu nedenle tüm Galatasaraylıların yatıp kalkıp, Başbakan Tayyip Erdoğan’a ve TOKİ’ye dua etmesi lazım…</p>
<p>Üstüne üstlük, (Altaylı’nın sandığının aksine) kimse devlete arazi bağışlamıyor. Ali Sami Yen’in de Seyrantepe’de yapılacak stadın da arazisi devlete ait. Sadece üst kullanım hakkı Galatasaray’da… Birini devrediyor, karla, mutlulukla diğerini alıyor.</p>
<p><strong>Altaylı’nın bir başka hatası da Galatasaray yönetiminin Seyrantepe’ye taşınarak büyük enayilik ettiği yolundaki görüştür</strong>. Tam tersi yönetim çok büyük bir rant elde etme pahasına garip ve karışık işler yaptı. Hem elinde Ali Sami Yen’in üst kullanım hakkı kalacak, hem de Seyrantepe’de kendilerine bedava bir stat, bir alışveriş merkezi ve de binlerce konut elde edeceklerdi. Beceremediler.  Yine de sonunda bu takası kabul ederek “ne kadar kar edersek o kadar iyidir” anlayışı ile hareket ettiler. En kötü senaryo gerçekleşiyor. Bu kötü senaryoda bile Galatasaray (170 milyon dolarlık modern bir stat ve) her yıl 40 milyon dolarlık ekstra gelir sağlayacak. Ortada enayilik yok tam tersi devlet eliyle zenginleşme var…</p>
<p>Altaylı’nın sorduğu bir başka soruya yanıt vereyim. Galatasaray’a sağlanan avantajların aynısı Fenerbahçe’ye ve Beşiktaş’a sağlansa emin olun iki kulüp de koşa, koşa statlarını terk eder. Çünkü futbolcular için yüz milyonlarca doları sokağa döken bu kulüpler devletten gelecek her ekstra avantaya bin takla atıyor. <strong>Yeter ki  yeni kıyak, mevcut kıyakları çöpe atacak kadar cazip olsun</strong>!</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>28 Ağustos 2009</strong></span></p>
<p><strong>Mama bekleyen tüm kulüplerimize hayırlı olsun</strong></p>
<p>Devlet eliyle, özel sektör alet edilerek Galatasaray’a stat yapma projesi dün iflas etti. TOKİ, açtığı 4’üncü ihaleyi de iptal etti ve Galatasaray’ın yarım kalan stadını kendisinin yapacağını açıkladı.</p>
<p>Vatana, millete, mama bekleyen tüm spor kulüplerimize hayırlı olmasını dilerim.</p>
<p>Mecidiyeköy’deki Ali Sami Yen Stat’ı Mayıs ayında teslim edecek, bunun karşılığında TOKİ yaklaşık 150 milyon dolar harcayarak yarım kalmış Seyrantepe Stadı’nı bitirecek.</p>
<p>Devlet takımlara stat yapmalı mı, yapar mı sorularını bir kenara bırakalım. Ve “<strong>çok değerli bir araziyi TOKİ’ye verdik, bu iş Galatasaray’dan çok TOKİ’ye fayda sağlayacak</strong>” tezini (son kez) masaya yatıralım.</p>
<p>Galatasaray’ın daha yüksek kapasiteli, dünyanın en modern stadına kavuşmasını da iyi bir gelişme ve hakkıdır deyip, kazanacaklarını bu karşılaştırmanın mezesi yapmayalım… (<em>Bu taşınmanın GS’ye yıllık ekstra 40 milyon dolar ek bir gelir kapısını açtığını daha önceki yazımda belirtmiştim</em>)</p>
<p>Ve bu tür gelir kapıları yaratmanın liglerdeki kaliteyi artırmaktan çok belirsizlik ilkesini zedeleyerek rekabeti bozduğunu da başka bir yazıya saklayalım.</p>
<p>1) GS Ali Sami Yen’i terk ederek, 34 bin 640 metrekarelik değerli bir araziyi TOKİ’ye devrediyor. Bu arazinin değeri ne kadardır? Nasıl değerlendirilecek? İptal edilen ihalelere bakıldığında en yüksek teklif Eren Talu’nun idi. Talu, bu arazi için (<em>200 milyon dolar artı 170 milyon dolar da Seyrantepe Stadı’nın yapımı için harcayacaktı</em>) <strong>370 milyon dolar</strong> <strong>değer biçmiş</strong>.</p>
<p>Nitekim yanı başındaki Likor Fabrikası’nın arazisi 23 bin metrekaredir ve metre karesi 12 bin dolardan satıldı. Bunu esas alırsanız, GS’nin terk ettiği alanın rayiç değeri (34.640 çarpı 12 bin dolar) <strong>415 milyon dolardır</strong>.</p>
<p>Mecidiyeköy’de arazinin üzerine 3 emsal kadar inşaat yapabilirsiniz. Yani burayı kim alırsa alsın, mevcut koşullar değişmez ise yapılacak inşaatın metrekare büyüklüğü 103 bin metrekare ile sınırlı.</p>
<p><strong>Peki devletin Gatasaray’a stat yapılsın diye verdiği arazinin değeri ne kadardır</strong>?</p>
<p>Devlet, 120 bin metrekarelik arazi tahsis etmiştir. <strong>Ayazağa bölgesindeki bu arazi, yüzde 50 hatta yüzde 60 TOKİ’ye gelir aktarılacak nitelikte inşaat firmasına ihale edilebilirdi</strong>. Burada içinde sosyal konutları olan, yüzme havuzları, eğitim kurumları olan, her biri 20 katlı 37 binanın dikildiği ve yüzde 60’ı yeşil alana terk edilmiş bir yaşam merkezi kurulurdu. TOKİ tek kuruş para harcamaz, tam tersi inşaat süresince de gelir elde ederdi. Ne kadar mı? Basit bir hesapla TOKİ bu alandan (<strong>2.600 konut ve her birinden 170 bin dolar</strong>) yaklaşık 400 milyon doların üzerinde gelir elde ederdi.</p>
<p>İhale iptal edildiğine göre TOKİ stat için <strong><em>Eren Talu’nun da harcamalarını üstlenirse, 170 milyon dolar</em></strong>, üstlenmez ise yaklaşık 140-150 milyon dolar para harcayacak. Bu paranın yıllara yayılan finansman maliyeti de ekleyin. Sonra stadın olduğu (Mecidiyeköy’ü) yeri en yüksek değerden bir yıl sonra (birkaç yıl da sürebilir) 400 milyon dolardan satacak. Tüm bu işler sonunda kasasına net yaklaşık 200 milyon dolar girecek. <strong>GS’ya stat yapmayıp, söz konusu araziyi toplu konut olarak değerlendirse idi 400 milyon doların çok üzerinde bir gelir elde edecekti</strong>. (Bu alanda yapılacak toplu konut alanları için 5 km uzağındaki 140 dönüme kurulu Avrupa Konutları baz alınmıştır,)</p>
<p>SONUÇ: <strong>Devlet 200 milyon dolar geliri çöpe atarak Galatasaray’a stat yapmaktadır</strong>. Darısı tüm kulüplerimizin başına! Ve lütfen, Galatasaraylılar (özellikle Fatih Altaylı) bu projeyi gerçekleştiren yöneticilerinize, TOKİ’ye ve Başbakan Erdoğan’a teşekkür edin. Ve lütfen “<strong>Mecidiyeköy’deki değerli arazimizi devlete teslim ediyoruz, devlet kazandı</strong>” demagojisinden artık vazgeçin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-buymus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyrantepe Meğerse Neymiş &#8211; 3</title>
		<link>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-3/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 11:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Seyrantepe]]></category>
		<category><![CDATA[TOKİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2954</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül 2007 Seyrantepe Stadı mahkemelik oluyor Mimarlar Odası, planın kentin gelişimini kuzeye doğru taşıma tehdidini içerdiği, ekolojik ve topoğrafik açıdan hassas olunması gereken bölgede yoğun yapılaşmaya gidildiği ve avam projeye göre uygulama yapılacak denilmesinin 3194 sayılı imar kanuna aykırı olduğunu ifade etti. İSKİ de kendisine ait tescilli kültür varlığının üzerinden, 933 numaralı anıtsal çınarın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #800000;">12 Eylül 2007</span></strong></p>
<p><strong>Seyrantepe Stadı mahkemelik oluyor</strong></p>
<p>Mimarlar Odası, planın kentin gelişimini kuzeye doğru taşıma tehdidini içerdiği, ekolojik ve topoğrafik açıdan hassas<br />
olunması gereken bölgede yoğun yapılaşmaya gidildiği ve avam projeye göre uygulama yapılacak denilmesinin 3194 sayılı imar kanuna aykırı olduğunu ifade etti. İSKİ de kendisine ait tescilli kültür varlığının üzerinden, 933 numaralı anıtsal çınarın ve bir blokun üzerinden yol geçirildiğini belirtti.<span id="more-2954"></span></p>
<p>&#8230;</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>22 Ağustos 2009</strong></span></p>
<p><strong>Seyrantepe&#8217;nin 3 yıllık öyküsü</strong></p>
<p>20 Nisan 2007: Ali Sami Yen Stadı ile Seyrantepe&#8217;nin takasına ilişkin protokol imzalandı.<br />
19 Temmuz 2007: 5 firmanın katılımıyla ihaleye çıkıldı.<br />
1 Ağustos 2007: TOKİ, ihaleyi, rekabet oluşmadığı gerekçesiyle iptal etti.<br />
27 Ağustos 2007: Yeniden yapılan ihaleyi Talu-Alke Ortak Girişimi kazandı.<br />
19 Ekim 2007: Talu-Alke Ortak Girişimi ile TOKİ sözleşme imzaladı.<br />
20 Kasım 2008: Talu, Dhabi Group ve Zarooni&#8217;yi yüzde 51 pay verip ortak yaptı.<br />
5 Ağustos 2008: Galatasaray, stadın isim hakkını 100 milyon dolara Türk Telekom&#8217;a sattı.<br />
6 Kasım 2008: Alacakları ödenmeyen işçiler iş bıraktı.<br />
13 Aralık 2008: Seyrantepe&#8217;nin temeli törenle atıldı.<br />
19 Haziran 2008: TOKİ, Talu&#8217;ya ilk ihtarı çekti.<br />
1 Ocak 2009: İnşaat çalışanları ikinci kez iş bıraktı.<br />
16 Mart 2009: İşçiler bir kez daha eylem yapıp Galatasaray bayrağını indirdi.<br />
25 Mayıs 2009: TOKİ, Talu&#8217;ya ikinci kez ihtarı çekerek 1 ay süre tanıdı.<br />
29 Haziran 2009: TOKİ&#8217;nin Talu&#8217;ya tanıdığı süre doldu.<br />
2 Temmuz 2009: İhale feshedilerek, Talu&#8217;ya işten el çektirildi.<br />
27 Temmuz 2009: Yenilenen ihaleye sadece Siyahkalem Grubu teklif verdi.<br />
05 Ağustos 2009: Seyrantepe ihalesi teklif düşüklüğünden ötürü iptal edildi.<br />
06 Ağustos 2009: TOKİ ihale şartnamesini yumuşattığını açıkladı.<br />
21 Ağustos 2009: Yapılan 4&#8242;üncü ihaleye en yüksek teklifi Afa Prefabrik verdi.</p>
<p><strong>İdare payı Talu&#8217;nun yarısını bulmadı</strong></p>
<p>1. İHALE: 1 AĞUSTOS 2007<br />
Bozoğlu İnşaat: 474 milyon 574 bin liralık toplam satış geliri; 118 milyon 643 bin lira arsa karşılığı idare payı</p>
<p>2. İHALE 27 AĞUSTOS 2007<br />
Talu-Alke Ortak Girişim Grubu: 777 milyon 777 bin lira toplam satış geliri; 234 milyon 567 bin lira arsa karşılığı idare payı</p>
<p>3. İHALE 27 TEMMUZ 2009<br />
Siyahkalem: 543 milyon 600 lira toplam satış geliri; 64 milyon 778 bin 936 lira arsa karşılığı idare payı, artan toplam satış geliri için yüzde 2 idare payı</p>
<p>4. İHALE 21 AĞUSTOS 2009 (DÜN)<br />
Afa Prefabrik Beton Sanayi AŞ: 864 milyon 936 bin lira toplam satış geliri, 112 milyon lira arsa karşılığı idare payı, artan toplam satış geliri üzerinden yüzde 1 idare payı</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">8 Eylül 2009</span></strong></p>
<p>TOKİ yarın yapacağı Seyrantepe ihalesi için 11 firmayı davet etti.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">10 Eylül 2009</span></strong></p>
<p>Seyrantepe Stadı için TOKİ&#8217;nin açık eksiltme yöntemiyle dün açtığı ihalede en düşük teklifi 198 milyon 950 bin TL ile Varyap verdi&#8230;</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>27 Ekim 2009</strong></span></p>
<p>TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Haluk Karabel, Seyrantepe Stadyumu&#8217;nun geri kalan yüzde 76&#8242;lık kısmının 1 yıl içerisinde tamamlanması şartıyla TOKİ tarafından ihalesinin en kısa sürede yapılacağını bildirdi.</p>
<p>Karabel, Seyrantepe Stdayumunun gelir paylaşımı yöntemiyle yapılması için 21 Ağustos&#8217;ta yapılan ihalede teklif veren firmalarla bugün gerçekleştirilen sözlü pazarlığın ardından açıklama yaptı.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">9 Kasım 2009</span></strong></p>
<p><strong>İnşaat gecikirse Galatasaray&#8217;a tazminat</strong></p>
<p>Seyrantepe projesi ile ilgili hazırlanan şartnameye göre projenin 29 Eylül 2010&#8242;da bitirilememesi durumunda Varyap-Uzunlar Ortak Girişimi tarafından Galatasaray&#8217;a her takvim günü için sözleşme bedelinin on binde 5 kadar ödeme yapılacak. Bu tutar günlük yaklaşık olarak 90 bin <strong><span style="text-decoration: underline;">TL</span></strong> ediyor. Seyrantepe projesinin eski yüklenicisi DHABİ ERENTALU ALKE İnşaat A.Ş için hazırlanan şartnamede böyle bir cezai şart bulunmuyordu. ..</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">8 Mart 2010</span></strong></p>
<p>Cannes&#8217;da devam eden yapı fuarı MIPIM&#8217;de soruları yanıtlayan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Galatasaray&#8217;ın talebi üzerine Seyrantepe&#8217;de inşa edilen Türk Telekom Arena&#8217;da iyileştirme çalışmaları yapılacağını söyledi. Geçtiğimiz yıl Varyap&#8217;a 176 milyon TL&#8217;ye ihale edilen stadyum için Galatasaray&#8217;ın bazı  kstra talepleri ve iyileştirme istekleri olduğunu kaydeden Bayraktar, zemin, merdivenler, koltuklar, iç dizayn gibi Galatasaray&#8217;ın talepleri oldu. Bu iyileştirmeler ve açılır kapanır çatı için keşif yapacağız. Maliyet 176 milyon TL&#8217;nin yüzde 10&#8242;unu geçerse yeni bir ihaleye çıkacağız. Eğer 17.6 milyon TL&#8217;yi geçmezse yeni ihaleye gerek yok. Varyap devam eder&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8216;SENEYE BİR SOKAĞI KAPATACAĞIZ&#8217;</strong></p>
<p>Seyrantepe&#8217;deki stadın deprem koordinasyon merkezi olarak da kullanılması öngörüldüğü için açılır, kapanır çatı istendiğini söyleyen Bayraktar, şöyle konuştu: Galatasaray bir ara vazgeçer gibi oldu. Ama burada konserler ve çeşitli organizasyonlar da yapılacak. O nedenle çatı açılır  kapanır olsun istiyorlar. Zaten aç yaparken açmak zorundasın. Onun için gerekli değil. &#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">29 Nisan 2010</span></strong></p>
<p><strong>Ali Sami Yen ihalesine iptal</strong></p>
<p>Seyrantepe Spor Kompleksi&#8217;nin maliyetinin öngörülenin  üzerine çıkması nedeniyle daha fazla kaynak ihtiyacında olan TOKI, Ali Sami Yen arsası için düzenlenen  ihaleyi iptal etti.</p>
<p>TOKI Başkanı Erdoğan Bayraktar, AA muhabirine  yaptığı açıklamada, &#8220;Aslında arsa için değerine göre çok iyi fiyat  verildi. Ama bizim Seyrantepe kompleksi bizim öngördüğümüzden daha  pahalıya mal olacağından daha çok gelir sağlamak amacıyla ihaleyi iptal  ettik. Hasılat paylaşımını denemek zorundayız. İyi bir ihaleydi,  üzgünüm&#8221; dedi.</p>
<p>Ali Sami Yen için Açşıoğlu-Nurol tarafından  verilen fiyatı &#8220;arsa değeri&#8221; olarak iyi bulduğunu vurgulayan Bayraktar,  &#8220;Eren Talu&#8217;nun daha önceki ihalede verdiği teklifle hemen hemen aynı  hatta üzerinde. Ancak Seyrantepe için öngördüğümüz maliyet 270 milyon  liradan 310 milyon liraya çıktı. Bize para kalmıyor. Açıkları kapatmamız  için daha fazla gelir elde etmeliyiz, bunun için hasılat paylaşımı  yöntemini deneyeceğiz. En kısa sürede yeniden ihaleye çıkıyoruz&#8221; diye  konuştu.</p>
<p>Hasılat paylaşımı yönteminde daha iyi bir teklifin  geleceğine inandığını belirten Bayraktar, &#8220;Bir malın değerini alıcı  belirler. Beklediğimiz rakama ulaşıncaya kadar ihaleye devam  edeceğiz&#8221; dedi&#8230;.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">7 Mayıs 2010</span></strong></p>
<p><strong>KARABEL’İN AÇILIR-KAPANIR ÇATI AÇIKLAMASI, ORTAMI GERDİ</strong></p>
<p>TOKİ  Başkan Yardımcısı Ahmet Haluk Karabel’in yaptığı konuşmada, son dönemde  gündem konusu olan stadın açılır-kapanır çatısıyla ilgili olarak, &#8220;Şu  anki ihalemiz içinde açılır-kapanır çatı bulunmamaktadır, ancak  görüşmeler Galatasaray Kulübü’yle sürmektedir. Eğer mutabakat sağlanırsa  bu sistem işlerliğe kavuşacaktır&#8221; demesi, toplantıda ortamın  gerilmesine neden oldu.</p>
<p>Yöneltilen bir soru üzerine konuya Adnan  Polat tekrar açıklama yapma gereği duyarken, dinleyenler arasında yer  alan Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Işın Çelebi de Karabel’in  değerlendirmesine tepki gösterdi.</p>
<p>Adnan Polat, son ihalede TOKİ  Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın kendilerine getirdiği öneriyi aktararak,  şunları söyledi: &#8220;Bize Erdoğan Bayraktar, açılır-kapanır çatıyı ihaleye  dahil etmeleri durumunda, bunun yüklenici firmalara 4 ay gibi bir ek  başlangıç süresine ihtiyaç doğuracağını belirterek, ’İhaleye  açılır-kapanır çatı hariç çıkalım, <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/ihale" target="_blank">ihale</a> bitip inşaat başlasın. Açılır-kapanır çatı  sistemini de daha sonra ihale edelim’ demişti. Bunu o zaman kabul ettik.  Şu anda bu çatı sistemi bizim maçlarımıza başlayacağımız ocak ayına  yetişir mi, onu ben de bilmiyorum. Bu kısmın ihalesi henüz yapılmadı.  Konuyu bu hafta içinde muhakkak ki TOKİ Başkanı ile oturup bir neticeye  bağlamak durumundayız. Bazı komplikasyonlar olacak. Sezon ortası veya  sonunda montajın yapılması nasıl olacak, bunu tartışıp karara  bağlayacağız. Durum budur.&#8221; TOKİ Başkan Yardımcısı Ahmet Haluk Karabel,  yaptığı ikinci değerlendirmesinde ise, &#8220;Çatının çelik konstrüksiyununu  zaten yapıyoruz, tribünlerin üstü kapalı. Ancak biz burada  açılır-kapanır çatının daha sonra montajını kolaylaştıracak tüm altyapı  imalatını da yapıyoruz. Çatının durumu bilahare yakın bir gelecekte  netleşecek. Galatasaray camiasının taleplerini de dikkate alarak bu işi  sonuçlandırmayı düşünüyoruz. Zaten inşaat ile açılır-kapanır çatının  aynı tarihte yetişmesi mümkün değil&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>ÇELEBİ’DEN  SERT İFADELER</strong></p>
<p>Türk Telekom Arena’nın çalışmalarında  yoğun emeği geçen isimlerden biri olan Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu  Üyesi Işın Çelebi, açılır-kapanır çatı tartışmasına sert ifadelerle  dahil oldu.</p>
<p>Toplantıyı izleyenler arasında bulunan Çelebi,  mikrofon isteyerek görüş belirteceğini kaydederken, şu ifadeleri  kullandı: &#8220;Kayıtlara geçmesi için söylüyorum. Çatının açılır-kapanır  olacağı protokollerde açık ve net belirtilmiştir. Mart ayında da  TOKİ’nin verdiği bir olur yazısı var ve yaptığımız toplantılarda bu  kabul edildi. Bu konuyu yeniden tartışmak söz konusu olamaz. Çatı  açılır-kapanır olacak. Alınan kararları yeniden tartışmanın gereği yok.  Yapılacak olan, teknik olarak nasıl gerçekleştirileceğinin  değerlendirmesidir. Bunun altını çizmek istiyorum. Aksi bir durumun  hesabını Türkiye&#8217;de kimseye veremeyiz.  Galatasaray camiasına da veremeyiz. TOKİ tarafından bu işin oluru zaten  mart ayında açıklanmıştır.&#8221; Işın Çelebi’nin, yerine oturduktan sonra da  yanındakilere, &#8220;Hiç kimsenin gücü yetmez bunu yapmamaya. Şakası yok  bunun&#8221; dediği duyuldu.</p>
<p>Çelebi’nin sözleri üzerine araya giren  Adnan Polat ise ortamı yumuşatarak, &#8220;Kimse farklı düşünmüyor. Soru,  statla beraber çatı da bitecek mi? Bizim, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da hazır  bulunduğu protokolümüzde bu var. Sadece yetişip yetişmeyeceğini  tartışıyoruz. Zaten altyapısı hazırlanıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Polat, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde hiçbir  Başbakanın böyle bir projeye imza atmayacağını ancak Başbakan Erdoğan’ın  imza koyduğunu da hatırlatarak, &#8220;Kendisi bu projeyi yakinen takip  ediyor ve bitmesi için bizim kadar da hassasiyet gösteriyor. Bu projenin  proje ve şartnamesine uygun olarak biteceğinden hiçbir tereddütümüz  yok. Bu ölçekti projelerde aksilikler olabiliyor. Yine olabilir ama  zamanında biteceğine hepimiz inanıyoruz ve desteklerinden dolayı  Başbakanımıza teşekkür ediyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><em>(herhalde devamı gelecek !)</em><!--more--></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyrantepe Meğerse Neymiş &#8211; 2</title>
		<link>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-2/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 11:12:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Seyrantepe]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Semerci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2952</guid>
		<description><![CDATA[21 Nisan 2005 Seyrantepe&#8230;Aslantepe&#8230;Peşkeştepe&#8230;Herkes bir isim taktı (Yavuz Semerci) Seyrantepe, İstanbul&#8217;da Hazine&#8217;ye ait en değerli arazilerden birisi. Şişli ilçesi sınırları içinde, Maslak-Levent Zincirlikuyu-Gayrettepe hattında, ikinci köprü çıkışının devamında, TEM Otoyolu cepheli, 384 dönüm (384 bin metrekare) bir arazi. Bu arazi yıllardır yeşil alan olarak korunmuş. Bir diğer cephesi orman manzaralı. İmar yasak. Dün araziyi gezdim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800000;"><strong>21 Nisan 2005</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/semerci/2005/04/21/Seyrantepe_Aslantepe_Peskestepe_Herkes_bir_i">Seyrantepe&#8230;Aslantepe&#8230;Peşkeştepe&#8230;Herkes bir isim taktı</a> (Yavuz Semerci)</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>S</strong></span>eyrantepe, İstanbul&#8217;da Hazine&#8217;ye ait en değerli arazilerden birisi. Şişli ilçesi sınırları içinde, Maslak-Levent Zincirlikuyu-Gayrettepe hattında, ikinci köprü çıkışının devamında, TEM Otoyolu cepheli, 384 dönüm (384 bin metrekare) bir arazi. <span id="more-2952"></span></p>
<p>Bu arazi yıllardır yeşil alan olarak korunmuş. Bir diğer cephesi orman manzaralı. İmar yasak. Dün araziyi gezdim Müthiş bir yer. İşler yolunda gider ise arazi üzerinde, Galatasaray&#8217;ın yeni stadı yapılacak. Ayrıca İş Bankası ve İMKB çalışanları öncülüğünde kurulan ve binlerce kişinin üye olduğu kooperatifler birliği buraya binalar, apartmanlar yapacak. <strong>5-6</strong> <strong>yıl</strong> <strong>sonra</strong> <strong>bu</strong> <strong>bölgede</strong> <strong>en</strong> <strong>az</strong> <strong>600</strong> <strong>milyon</strong> <strong>dolarlık</strong> <strong>ekonomik</strong> <strong>bir</strong> <strong>değer</strong> <strong>oluşturulacak.</strong></p>
<p>Seyrantepe, Galatasaray tarafından Aslantepe olarak anılıyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım cephesi ise aynı yer için Peşkeştepe gibi ağır bir tanımlama yapıyor.</p>
<p>Sorun nedir?</p>
<p>Gerçekten ortada borç batağı içinde kıvranan Galatasaray&#8217;a devlet eliyle rant mı aktarılıyor? Başka bir içerikle sorarsak,. devlet talimatıyla Galatasaray&#8217;ı zenginleştirme, borç yükünden kurtarma operasyonu mu yapılıyor? Bu konuda bende oluşan bazı düşünceler var. Ancak bugün sadece olayın ne olduğunu anlatmakla yetineceğim. Sadece ayna tutacak ve görüşleri ise yarına bırakacağım.</p>
<p>Yıl 2003&#8230; Arsa bulmakta zorluk çeken bazı kooperatifler, İstanbul&#8217;da Milli Emlak&#8217;a (Hazine&#8217;ye) ait arsaların dökümünü çıkarır. <strong>Ayazağa&#8217;da</strong> <strong>bulunan</strong> <strong>Seyrantepe</strong> <strong>ile</strong> <strong>Bakkalköy&#8217;de</strong> <strong>bulunan</strong> <strong>iki</strong> <strong>devlet</strong> <strong>arazisi,</strong> <strong>yeni</strong> <strong>kooperatif</strong> <strong>alanı</strong> <strong>olarak</strong> <strong>çok</strong> <strong>caziptir.</strong> Kooperatifler bir heyet oluşturur ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan&#8217;ın kapısını çalar. Günlerce süren lobi faaliyeti olumlu sonuçlanır. Ve hükümet, (Bakanlar Kurulu) 22.12.2003 tarih ve 2003/6657 sayılı kararname ile bu arsaları konut yapı kooperatiflerine ihale yoluyla satılmasını karara bağlar.<br />
Bu karar ardından başta Basisen sendikası öncülüğünde kurulan kooperatif (özelbirliği) üye toplamaya başlar. Aynı çalışma İMKB çalışanları arasında da devam eder. Sonunda bu arsa üzerinde bina yapmak isteyen kooperatifler Doğa <strong>Başak</strong> <strong>Konut</strong> <strong>Yapı</strong> <strong>Kooperatifleri</strong> <strong>Birliği</strong> çatısı altında toplanır. Ancak ilk ihale günü (19 mart) parayı toplayamadıkları için ihale iptal olur. İkinci ihale ise 24 mayıs günü yapılacaktır. Ancak bu tarihten iki gün önce, bu kez Galatasaray, Ankara&#8217;da kulis faaliyetlerini başarıyla sonuçlandırılır. Galatasaray, Hükümet&#8217;ten bu arsanın üst kullanım hakkını 30 yıllığına (yıllık kirası 700 milyar liraya) kendilerine verileceğine (ihalesiz) dair söz alınır ve 24 mayıs günü Maliye&#8217;nin talimatıyla ihale ikinci kez iptal edilir. Artık kooperatifler arsayı satın alsa bile, arsanın üst kullanım hakkını ele geçiren Galatasaray&#8217;ın <strong>&#8220;borusunun</strong> <strong>öteceği&#8221;</strong> bir süreç başlar. Satın alma değerinin tahminen 75 trilyon lira olarak belirlendiğini hatırlatmalıyım.</p>
<p>Bu kez kooperatifler ile Galatasaray arasında müzakere süreci yaşanır. Kooperatifler arsayı satın aldıktan sonra, Galatasaray&#8217;a spor tesisi ve bir stad yapması için 50-60 dönüm arazinin tapusunu vermeyi, karşılığında ise Galatarasay&#8217;ın 30 yıllık kullanım hakkından vazgeçmesini talep eder.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>Galatarasay</strong> <strong>ise</strong> <strong>konuya</strong> <strong>sadece</strong> <strong>bir</strong> <strong>stad</strong> <strong>yaptırmak</strong> <strong>olarak</strong> <strong>bakmadığı</strong> <strong>ortaya</strong> <strong>çıkar.</strong> Amaç stad yanında kendilerin de konutlar yaparak büyük gelir elde edeceği bir paylaşım önerir. Bu anlaşmazlığın çözümü 3&#8242;üncü ihale tarihinden önce bitmediği için o ihale de iptal edilir.</p>
<p><strong>YARIN:</strong> Kooperatifler ile Galatasaray anlaştı mı? Galatasaray cebinden beş kuruş çıkmadan kaç dönüm arazinin tapusuna sahip olacak? Galatarasay kendi adına kaç konut üretecek? Fenerbahçe ve Beşiktaş&#8217;a üst kullanım hakkı tanınarak verilen araziler kaç dönüm? Diğer spor kulüplerinin de aynı yöntemle Hazine arazilerine sahip olması mümkün olacak mı?</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">22 Nisan 2005</span><br />
</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/semerci/2005/04/22/Sakin_olun2">Sakin Olun</a> (Yavuz Semerci)</strong></p>
<p>Olay mecrasından çıktı. Dünkü yazıma gelen tepkilere bakınca spor servisinde çalışan arkadaşlarıma <strong>&#8220;Allah</strong> <strong>yardımcıları</strong> <strong>olsun&#8221;</strong> diyorum. O ne küfür dolu mesajlar&#8230; O ne abartılı destek mesajları. Naklen yayın gelirlerinin futbol takımlarına dağılımındaki eşitsizliği dile getirdiğim zaman da benzer tepkiler almıştım. Kimi &#8216;Fenerbahçe düşmanı&#8217;, &#8216;kimi Beşiktaş düşmanısın&#8217; dedi. Sanki taraftar barut fıçısı üzerinde oturuyor. <strong>Seyrantepe</strong> <strong>projesini</strong> <strong>incelemeye</strong> <strong>karar</strong> <strong>verince,</strong> <strong>bu</strong> <strong>kez</strong> <strong>de</strong> <strong>Galatasaray</strong> <strong>düşmanı</strong> <strong>ilan</strong> <strong>edildim.</strong></p>
<p>&#8230;</p>
<p>Samimi düşünceme gelince: Türk futbolu, ekonomisi, magazini, gazete tirajı ve skoruyla sadece 4 takım üzerinde dönüyor. Devlet eliyle büyütülüyorlar, devlet eliyle destekleniyorlar. Birbirleriyle kavga ederken bile aslında birbirlerini büyütüp, diğer küçüklere hayat hakkı tanımıyorlar. Varsa yoksa 4 takım. Varsa yoksa futbol. <strong>İstanbul&#8217;un</strong> <strong>en</strong> <strong>değerli</strong> <strong>arazilerinin</strong> <strong>üst</strong> <strong>kullanım</strong> <strong>haklarını</strong> <strong>alıyorlar.</strong> Trafiği felç etme pahasına statlarını büyütüyorlar, iş merkezi yapıyorlar. Sıkıntıya girince vergi cezalarını indirtiyorlar. Hesapsız, transfer harcamaları yapıp, sonra <strong>&#8220;kurtar</strong> <strong>bizi</strong> <strong>devlet</strong> <strong>baba&#8221;</strong> diye Ankara&#8217;ya çadır kuruyorlar. Beşiktaş&#8217;ın (90 dönüm) Fenerbahçe&#8217;nin (67 dönüm) Galatasaray&#8217;ın (60 dönüm) tesisleri devlete beş kuruş verilmeden alınmış araziler üzerinde. Statları 49 yıllığına devletten kiralamışlar. Büyük taraftar kitlesinin gücüyle devlet imkânlarını zorluyorlar. Eleştirin veya destek verin. Realite bu.<br />
Seyrantepe olayını ortaya ben çıkarmadım. Bölük pörçük basında yer aldı. Aslına bakarsanız, projenin tartışma konusu olmasının nedeni, Galatarasay&#8217;ın geliştirdiği proje ile ezeli rekabette büyük bir mali güce kavuşacak olması. Yoksa konu sadece stat yapımı olsa, kimse ses çıkarmayacak. Ama mevcut proje Galatarasay&#8217;a elinde tapusuyla stat yapma imkânı yaratıyor <strong>(tapu</strong> <strong>demek,</strong> <strong>kredi</strong> <strong>bulmak</strong> <strong>demek).</strong> Stadın yanında bağımsız bir alışveriş merkezi kurma ve düzenli gelir elde etme imkânı yaratıyor. Sanmayın ki diğer kulüplerin derdi Seyrantepe projesini durdurmak. Asıl amaç, kendilerine haksızlık yapıldığı izlenimini verip, benzer projeler için Ankara&#8217;yı sıkıştırmak&#8230;<br />
Proje artık engellenemez noktaya geldi. Bu araziyi 75 trilyona yakın bir parayla satın alacak kooperatiflerin üstbirliği Doğa Başak Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı <strong>Ersin</strong> <strong>Acar</strong> ve Galatasaray Başkanı <strong>Özhan</strong> <strong>Canaydın</strong> ile görüştüm. <strong>İki</strong> <strong>kurumun</strong> <strong>anlaşmazlık</strong> <strong>noktalarını</strong> <strong>çözdüğünü</strong> <strong>ve</strong> <strong>söz</strong> <strong>konusu</strong> <strong>arsanın</strong> <strong>satın</strong> <strong>alınması</strong> <strong>için</strong> <strong>düğmeye</strong> <strong>basıldığını</strong> <strong>belirtmekle</strong> <strong>yetineyim.</strong> Projenin getirileri ve görüşler yarına kaldı.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">23 Nisan 2005</span></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/semerci/2005/04/23/Buranin_sahibi_biz_olacagiz">Buranın sahibi biz olacağız</a> (Yavuz Semerci)</strong></p>
<p>Seyrantepe Projesi&#8217;nin gerçek sahiplerinin görüşünü aktarmaya geldi. Galatasaray Spor Kulübu Başkanı Özhan Canaydın&#8217;dan bahsetmiyorum.<strong> Çünkü</strong> <strong>projenin</strong> <strong>sahibi,</strong> <strong>60</strong> <strong>trilyon</strong> <strong>lira</strong> <strong>para</strong> <strong>biriktiren</strong> <strong>3</strong> <strong>bin</strong> <strong>400</strong> <strong>kişi.</strong> Bu kişilerin kurduğu kooperatiflerin üst birliği olan <strong>Doğa</strong> <strong>Başak</strong> <strong>Yapı</strong> <strong>Kooperatifleri</strong> <strong>Birliği</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Ersin</strong> <strong>Acar,</strong> dün ziyaretime geldi. İşte anlattıkları:<br />
&#8220;Bu ülke de biri iş yapmak istediğinde 100 kişi engel olmak istiyor. Son günlerde süren tartışmalar da bu tespitimi doğruluyor. Biz Birlik olarak 384 bin metrekarelik Seyrantepe&#8217;nin tapusunu almak istiyoruz. Almayı düşündüğümüz arazinin, yeni bir stat yapmak üst kullanım hakkı Galatasaray&#8217;da. Biz birlik olarak bunun sorun olmadığını düşünüyoruz. Seyrantepe projesi pırıl pırıl bir kent yaratma projesidir. Akıllı binaları, yeşil alanları, ticari alanları, dünyanın imreneceği stadı ile birlikte 600 milyon dolarlık bir değeri ifade ediyor. <strong>4</strong> <strong>yıl</strong> <strong>boyunca</strong> <strong>4-5</strong> <strong>bin</strong> <strong>kişiye</strong> <strong>istihdam</strong> <strong>sağlayacak,</strong> <strong>yüzlerce</strong> <strong>insana</strong> <strong>kalıcı</strong> <strong>iş</strong> <strong>yaratacak</strong> <strong>bir</strong> <strong>projedir</strong> . <strong>Ahlaka,</strong> <strong>hukuka,</strong> <strong>vicdana</strong> <strong>uygun</strong> <strong>bir</strong> <strong>projedir.</strong> Bir kişinin değil, binlerce kişinin projesidir. Burada devletin tek kuruş zararı olmadığı gibi ciddi bir gelir elde etmesi söz konusudur. Galatasaray&#8217;ın gerçekleştireceği projelere gelince; bu <strong>bizim</strong> <strong>ile</strong> <strong>Galatasaray</strong> <strong>arasındaki</strong> <strong>bir</strong> <strong>konudur</strong> ve çözümü de rasyonel yollarla mümkündür.&#8221;</p>
<p>Acar olayın devamlı speküle edilmesinden rahatsız olduğunu söylemesine rağmen kendi projelerini anlatmak dışında Galatasaray cephesine ilişkin gelişmelere girmemeye özen gösterdi.</p>
<p>İşin diğer boyutunu <strong>Galatasaray</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Canaydın</strong> ile tartıştık. Pek çoğunu gereksiz polemik yaratmamak için yazmıyorum. Canaydın&#8217;a göre ortalığı bulandırmak isteyenler var. Diyor ki:</p>
<p>&#8220;İstesek Ali Sami Yen Stadı&#8217;nı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadı gibi büyütebiliriz. Ancak artık şehir merkezleri, trafik bu yoğunluğu kaldıramıyor. Hükümet&#8217;e şehirdışında bir yere stat yapmak için başvurduk. Sözkonusu arazi alternatifi öyle çıktı. <strong>Bu</strong> <strong>arazi</strong> <strong>3</strong> <strong>kez</strong> <strong>ihaleye</strong> <strong>çıkarılmış</strong> <strong>ama</strong> <strong>satın</strong> <strong>alan</strong> <strong>çıkmamış.</strong> <strong>Stat</strong> <strong>yapmak</strong> <strong>ve</strong> <strong>Mecidiyeköy&#8217;ü</strong> <strong>terk</strong> <strong>etmek</strong> <strong>şartıyla</strong> <strong>bu</strong> <strong>bölgenin</strong> <strong>üst</strong> <strong>kullanım</strong> <strong>hakkını</strong> <strong>30</strong> <strong>yıllığına</strong> <strong>aldık.</strong> Yılda 700 milyar lira kira ödüyoruz. Bu noktadan sonra burada büyük konut projeleri olan kooperatifler bize başvurdu. Projelerini anlattılar biz de sıcak baktık. Rakiplerimizin anlamadığı şu; Ortada bedava verilen bir arazi yok. İhaleye çıkıldığında bedeli ne ise verilip satın alınacak. <strong>Konunun</strong> <strong>taraftarlar</strong> <strong>arasında</strong> <strong>düşmanlık</strong> <strong>yaratacak</strong> <strong>bir</strong> <strong>şekilde</strong> <strong>ele</strong> <strong>alınarak,</strong> <strong>çekiştirilmesini</strong> <strong>ayıplıyorum.&#8221;</strong> Canaydın, bölgede Galatasaray&#8217;a ait konutlar veya alışveriş merkezi olacak mı sorumuza &#8220;Henüz netleşen bir şey yok. Dünyanın her yerinde bu tür büyük statlar, alışveriş merkezleri ile destekleniyor. Elbette alışveriş merkezi de oluşturmak istiyoruz. Ama proje ortaya çıkmadan bir şey söylemek yanlış olur&#8221; yanıtı verdi. Canaydın bir de söz verdi: <strong>&#8220;Kimsenin</strong> <strong>şüphesi</strong> <strong>olmasın.</strong> <strong>Devlete</strong> <strong>tek</strong> <strong>kuruş</strong> <strong>yük</strong> <strong>olmadan</strong> <strong>yaratacağımız</strong> <strong>kaynaklarla,</strong> <strong>Türkiye&#8217;nin</strong> <strong>yüz</strong> <strong>akı,</strong> <strong>gurur</strong> <strong>duyulacak</strong> <strong>bir</strong> <strong>yer</strong> <strong>yaratılacak.</strong> Bu sadece bizim değil, Türk futbolu için büyük kazanç sayılmalı.&#8221;</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>24 Nisan 2005</strong></span></p>
<p><strong><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/semerci/2005/04/24/Seyrantepe_icin_son_yazi">Seyrantepe için son yazı</a> (Yavuz Semerci)</strong></p>
<p>3 gün boyunca, Galatasaray&#8217;ın Seyrantepe projesinin nasıl şekillendiğini, hangi aşamalardan geçtiğini ve tarafların görüşlerini aktardım. Sonuç yazısına ihtiyaç var.</p>
<p>* Fenerbahçeli Başbakan Tayyip Erdoğan, rayiç bedeli 75 trilyon lira olan 384 dönüm arazinin, <strong>30</strong> <strong>yıllık</strong> <strong>üst</strong> <strong>kullanım</strong> <strong>hakkını,</strong> <strong>3</strong> <strong>yıl</strong> <strong>içinde</strong> <strong>yeni</strong> <strong>stat</strong> <strong>yapmak</strong> <strong>ve</strong> <strong>Ali</strong> <strong>Sami</strong> <strong>Yen&#8217;i</strong> <strong>terk</strong> <strong>etmek</strong> <strong>kaydıyla</strong> (07.09.2004 tarihinde) Galatasaray&#8217;a verdi.</p>
<p>* Halbuki aynı arazi, AKP Hükümeti tarafından 9 ay önce (22.12.2003) kooperatiflere satılmasına karar verilmişti.</p>
<p>* Bir yıldır çoğu bankacı ve borsacı 3 bin 400 kişi, kurdukları kooperatifler kanalıyla 60 trilyon lira biriktirdi ve konut yapma isteklerini (Galatasaray&#8217;a rağmen) devam ettiğini hükümete iletti.</p>
<p>* Hükümet, Galatarasay&#8217;a mecbur kalan kooperatiflerden <strong>&#8216;sorun</strong> <strong>olmaz&#8217;</strong><br />
sinyalini alınca arsayı (15 Mayıs 2005) ihaleye çıkarma kararı aldı.</p>
<p>* Arazi Doğa Başak Kooperatifler Birliği tarafından alınırsa, <strong>200</strong> <strong>dönümün</strong> <strong>tapusu</strong> <strong>(üst</strong> <strong>kullanım</strong> <strong>hakkından</strong> <strong>vazgeçmesi</strong> <strong>koşuluyla)</strong> <strong>Galatarasay&#8217;a</strong> <strong>verilecek.</strong> Geri kalan bölgeye 50&#8242;ye yakın 25 katlı akıllı bina özelliğini taşıyan apartman yapılacak.</p>
<p>* Bölgenin İmar ve İskan Bakanlığı&#8217;nca hazırlanan imar planına işlenen ticari alan Galatarasay&#8217;a bırakılacak.</p>
<p>* Galatasaray kendi tapulu malına stat ve bine yakın konut yapacak.</p>
<p>* Bu arazinin ihalesine, araziyi satın almak için kurulmuş ve üyelerini (reel) oluşturmuş kooperatifler katılabiliyor. Eğer Fenerbahçe yönetimi bir kooperatif kurarsa ihaleye katılabilir. <strong>Ancak</strong> <strong>araziyi</strong> <strong>aldıktan</strong> <strong>sonra,</strong> <strong>Galatasaray</strong> <strong>izin</strong> <strong>vermez</strong> <strong>ise</strong> <strong>tek</strong> <strong>bir</strong> <strong>çivi</strong> <strong>bile</strong> <strong>çakamaz.</strong> Sadece 100 trilyon liranın üzerinde bir para harcayarak Galatasaray&#8217;ı rahatlatacak projeyi kilitlemiş olur. <strong>Bu</strong> <strong>kez</strong> <strong>Galatasaray,</strong> <strong>üst</strong> <strong>kullanım</strong> <strong>hakkına</strong> <strong>dayanarak</strong> <strong>başka</strong> <strong>projeler</strong> <strong>üretir.</strong> <strong>Fenerbahçe</strong> <strong>tapu</strong> <strong>sahibi</strong> <strong>olsa</strong> <strong>bile</strong> <strong>Galatasaray&#8217;ı</strong> <strong>engelleme</strong> <strong>şansı</strong> <strong>olmaz.</strong> Fenerbahçe 30 yıl beklemek zorunda.<br />
Tek tip tepkileri kenara bırakırsam, yazılarıma başkanların tepkisi şöyleydi: Galatarasay Başkanı <strong>Özhan</strong> <strong>Canaydın:</strong> <strong>&#8220;Bizi</strong> <strong>çok</strong> <strong>acımasız</strong> <strong>eleştirdin.</strong> Taraftarlar arasındaki düşmanlığı lütfen körükleme. Herkes bahane arıyor.&#8221;</p>
<p>Fenerbahçe Başkanı <strong>Aziz</strong> <strong>Yıldırım:</strong> <strong>&#8220;İlk</strong> <strong>gün</strong> <strong>yazdığın</strong> <strong>olumluydu.</strong> <strong>Ama</strong> <strong>ikinci</strong> <strong>gün</strong> <strong>yazıyı</strong> <strong>yumuşamışsın.</strong> Biz stat yapılması için arsa verilmesine karşı değiliz. Ama işin boyutu farklı.</p>
<p>Taraf olmadığım için, kulüplerine kayıtsız şartsız bağlı, gözleri kapalı ve kulüplerine avantaj sağlanmasını hak görenleri kızdırmış olmanın derin huzuruyla, konuyu şimdilik kapatıyorum.</p>
<p>(Devamı var&#8230;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyrantepe Meğerse Neymiş &#8211; 1</title>
		<link>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-1/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 11:11:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fikr-i Takip]]></category>
		<category><![CDATA[Finanskent]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Sarıgül]]></category>
		<category><![CDATA[Seyrantepe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2944</guid>
		<description><![CDATA[30 Aralık 2003 Hayalin Daniskası (Levent Tüzemen) Şişli Belediye Başkanı Sarıgül&#8217;ün Sami Yen&#8217;e dönmeyi de kapsayan önerisi Galatasaraylılar&#8217;ı heyecanlandırdı. Ama Seyrantepe&#8217;de iki yıldan önce inşaata başlamak bile mucize G.Saray camiası Olimpiyat Stadı&#8217;nda mutlu değil. Takım da iyi gitmeyince &#8220;Ali Sami Yen&#8217;e dönelim&#8221; sesleri iyice yükselmeye başlamıştı ki, Şişli Belediye Başkanı ve G.Saray eski yöneticisi Mustafa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/05/finanskent_180804_1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-2946" title="finanskent_180804_1" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/05/finanskent_180804_1-e1273658707908.jpg" alt="" width="439" height="300" /></a></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">30 Aralık 2003</span></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/tuzemen/2003/12/30/HAYALiN_DANiSKASi">Hayalin Daniskası (Levent Tüzemen)</a></strong></p>
<p>Şişli Belediye Başkanı Sarıgül&#8217;ün Sami Yen&#8217;e dönmeyi de kapsayan önerisi Galatasaraylılar&#8217;ı heyecanlandırdı. Ama Seyrantepe&#8217;de iki yıldan önce inşaata başlamak bile mucize<br />
<span id="more-2944"></span><br />
<strong> </strong>G.Saray camiası Olimpiyat Stadı&#8217;nda mutlu değil. Takım da iyi gitmeyince &#8220;Ali Sami Yen&#8217;e dönelim&#8221; sesleri iyice yükselmeye başlamıştı ki, Şişli Belediye Başkanı ve G.Saray eski yöneticisi Mustafa Sarıgül, Seyrantepe projesini tekrar gündeme getirdi. Sarıgül, Ali Sami Yen&#8217;in yerine iş merkezi ve otel yapılmasını G.Saray&#8217;ın da Seyrantepe&#8217;ye inşa edilecek spor kompleksinde maçlarını oynamasını öneriyordu. Ancak kağıt üzerindeki bu projeyle ilgili araştırmaları derinleştirince ortaya ilginç sonuçlar çıktı.</p>
<p>Öncelikle Seyrantepe&#8217;deki söz konusu arazi Milli Emlak&#8217;ın. Bunun belediyeye veya GSGM&#8217;ye devrinin yapılması (üst hakkı, irtifa hakkı veya mülkiyeti), sonra imar durumunun çıkması gerekiyor. Bölgenin imar planı çıktıktan sonra meclis onaylayacak ve plana göre proje çizimleri yapılacak. Konuştuğum Galatasaraylı yöneticilere göre bunlar (inşaat hariç) en az iki yıl sürer. Galatasaray, 1996&#8242;dan beri statla uğraşıyor. İki yılında da Sarıgül yönetimdeydi. Sarıgül, bütün bunların hızla yürüyeceğini söylüyor. Bu işler bu kadar kolaysa, demek ki 7 yıldır Galatasaray&#8217;da hiçbir yönetici hiçbir iş yapmamış.</p>
<p>G.Saray&#8217;ın ASY projesinde dükkanlar, sinema, otopark, restoranlar var. Çünkü şehrin merkezinde. Ama Seyrantepe&#8217;de bunlara gerek yok. 35-40 bin kişilik kompakt bir stat yeter. Sarıgül&#8217;ün projesinde ASY&#8217;in yerine otel, iş ve kongre merkezi yapmak var. Bu proje, Mecidiyeköy&#8217;de olduğu için Büyükşehir Belediyesi&#8217;nden geçmesi gerek. Bu da çok uzun bir zaman. Arazinin üst kullanım hakkının G.Saray&#8217;a stat yapılması için verilmiş olması da cabası.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Seyrantepe projesi için Canaydın ile bölgeyi gezdiği sırada başkan, Sarıgül&#8217;e &#8220;Sıcak bakarız. Ama çok ham bir proje. Biz kendi yolumuza gidelim. Sen de çalış&#8221; demişlerdi. Sarıgül, 18 aydır bu proje hakkında çalıştığını söylüyor. Bu sürede yönetimden hiç bilgi istemedi, bilgi de vermedi. Fizibilite, geri ödeme süresi, finansman hiçbir bilgi yok. Kamuoyuna sunulan sadece bir bina resmi. ASY&#8217;in geliriyle mi, Seyrantepe&#8217;yi yapıyor, Seyrantepe&#8217;nin geliriyle mi ASY&#8217;i yapıyor; hiçbir şey belli değil. Son söz yine bir G.Saraylı yöneticiden: &#8220;Bu proje hayal değil, hayalin daniskası.&#8221;</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>19 Mayıs 2004</strong></span></p>
<p><strong>Galatasaray, Başbakan Erdoğan&#8217;dan yardım istedi</strong></p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın ve bazı yöneticileri Başbakanlık Yeni Bina&#8217;da kabul ederek bir süre görüştü.</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Görüşmenin ardından açıklama yapan Şahin, Galatasaray Kulübü&#8217;nün İstanbul Seyrantepe&#8217;de Milli Emlak Genel Müdürlüğü&#8217;ne ait bir arazide stadyum yapmak istediğini belirterek, kulüp yöneticilerinin bu konudaki taleplerini Başbakan Erdoğan&#8217;a ilettiklerini söyledi.</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın da prensip olarak bu teklife olumlu yaklaştığını ifade eden Şahin, Spordan Sorumlu Bakan olarak İstanbul&#8217;a yeni bir stadyum kazandırılması teşebbüsüne yardımcı olmak istediklerini kaydetti. Şahin, konunun ayrıntılarını daha sonra görüşeceklerini ifade etti.</p>
<p>Şahin, bir soru üzerine, Galatasaray Kulübü yöneticilerinin yurtdışında konuya ilişkin araştırma yaptıklarını ve stadyumun, kazma vurulduktan itibaren 16 ayda bitirilebileceğini söylediklerini bildirdi. Stadyumun 52 bin seyirci kapasitesine sahip olacağını kaydeden Şahin, &#8220;Doğrusu bizde ilgi uyandırdı. Türkiye&#8217;nin güzide spor kulübüne imkanlar nispetinde yardımcı olmayı görev biliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;"><strong>22 Eylül 2004</strong></span></strong></p>
<p>Bir dönem Galatasaray&#8217;da yöneticilik yapan Mustafa Sarıgül, Sarı &#8211; Kırmızılı kulübün kurtuluşu olarak gösterilen Seyrantepe Projesi&#8217;nin de mimarı. İlk kez bu projeyi ortaya attığında &#8221;hayalperest&#8221; olmakla suçlanan Sarıgül&#8217;e şimdi övgü var. Mustafa Sarıgül&#8217;le Seyrantepe Projesi&#8217;ni ve Galatasaray&#8217;ı konuştuk&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">20 Ekim 2004</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;"><span style="color: #000000;">Ege Cansen</span></span></strong></p>
<p>&#8230; Hafta sonunda yapılan açıklamalar beni yine düş kırıklığına uğrattı. Tilkinin onbir hikayesi vardır; onbiri de tavuk çalmak üzerinedir derler. Bizim, iş adamlarımızın <strong>‘bataktan çıkma’</strong> veya <strong>‘zengin olma’</strong> üzerine onbir yöntemleri vardır, onbiri de kamuya ait arsa rantını kendi ceplerine aktarmak üzerinedir. Galatasaray’ın máli sıkışıklıktan kurtarılması formülü şöyle: İstanbul’un Seyrantepe semtinde kamuya ait, imar durumu belli olmayan büyük bir arazinin <strong>‘üst kullanım hakkı’</strong>, 30 yıllığına Galatasaray klübüne bağışlanmış. Rant avlamaktan başka hiç bir şeye aklı ermeyenler, derhal bir proje yapmışlar. Daha doğrusu proje önce yapılmış, arazi sonra tahsis ettirilmiştir. Bu araziye, bir stad, iki dev alışveriş merkezi ve 5500 konut inşa edilecekmiş. Bu inşaatlar da müteahhitlere, <strong>‘kat karşılığı’</strong> verilecek, böylece Galatasaray klübü üyelerinin ve futbol seyircilerinin cebinden bir kuruş çıkmadan, Galatasaray klübünün hem tüm borçları sıfırlanacak hem de cebine 100 milyon dolar kalacakmış. Bu arada Galatasaray A.Ş. hissedarlarına bu rant yağmasından ne pay düşecek onu anlayamadım. Bilahare öğreniriz harhalde.</p>
<p>Bu planın gerçeleşebilecek bir proje olup olmadığını irdelmeyeceğim. (Büyük bir ihtimalle gerçekleşemez) Bu projenin, İstanbul Nazım İmar Planı’na uygun olup olmadığını sormuyorum. ( Herhalde değildir) Üst hakkı kullanımın, kat karşılığı inşaat yaptırmayı hukuken kapsayıp kapsamadığını merak etmiyorum. ( Herhalde avukatlar o işi halleder). Diyelim ki; bunların hiç biri sorun değil. Proje gerçekleşecek ve para, mesela 250 milyon dolar Galatasaray’ın kasasına girecek. Şimdi soruyu soruyorum : Bu para, devlet bütçesinden Galatasaray’a para aktarmak değil midir ? Eğer ortada, nakte dönüştürülebilecek böyle bir ‘arsa rantı’ varsa, bunun sahibi halk adına ‘devlet’ değil midir ? Bu da bir tür ‘özelleştirme’ geliri değil midir ? Özelleştirme gelirleri, klüplere bağışlanabilir mi ?</p>
<p>Şimdi denecek ki; ‘yalnız Galatasaray mı rant avcısı ?’ Pek tabii, hayır. Başta tüm futbol klüplerimiz olmakla birlikte, tüm kuruluşlarımız, iş adamlarımız ve gecekonducu garibanlar dahil hepimiz rant avcısıyız. Hepimiz bu kadar kadar rant avladık da, iktisadi gelişmişlik de nereye geldik ? Herhalde pek de gurur duyacağımız bir yerde değiliz.</p>
<p><strong>Son Söz: </strong>Rant avlamak, birbirine atlamaktır.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>22 Ekim 2004</strong></span></p>
<p><strong>Hayaldi kurtarıcı oldu</strong></p>
<p>Sarı kırmızılı kulüp, İş Bankası ortaklığıyla Seyrantepe’nin tapusuna 60 trilyona sahip olacak. Buraya yapılacak 5 bin konuttan yüzde 25 pay alacak. Ve stadı bedavaya getirecek.</p>
<p>G.SARAY, kulübe büyük gelir sağlayacak, ‘Seyrantepe projesi’ için ikinci adımı atmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde arazinin üst kullanım hakkını 49 yıllığına kiralayan G.Saray yöneticileri, arazinin tapusunu alıp, yaklaşık 5 bin konutluk bir projeyi hayata geçirmeye ve bu projeden yaklaşık 100-150 milyon dolar kar etmeyi amaçlıyor.</p>
<p>G.Saray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın geçtiğimiz günlerde, Seyrantepe’nin üst kullanım hakkının 49 yıllığına sarı kırmızılı kulübe verildiğini açıklamıştı. Bu açıklamadan sonra harekete geçen sarı kırmızılılar, arazide konut projesini hayata geçirmek için yurt dışından kredi arayışlarına başlamıştı. Ancak, ‘Üst kullanım hakkı’ kavramına yabancı olan yurt dışı kaynakları, kredi talebini geri çevirmişti.</p>
<p><strong>Basi-Sen Kooperatifi</strong></p>
<p>Bunun üzerine yöneticiler yurt içinden bir ortak bulup, arazinin tapusunu alma kararı verdiler. Ve bu proje için İş Bankası ile anlaştılar. İş Bankası Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı’nın vereceği 60 trilyon lira ile arazinin tapusu alınacak. İş Bankası çalışanlarının kurduğu Basi-Sen’e bağlı bir kooperatif aracılığıyla bu proje hayata geçirilecek. Projeye göre 384 dönümlük arazinin 150 dönümü, yapılacak 5 bin konutun da yüzde 25’i G.Saray’a bırakılacak. Ve ayrıca stat inşaatı bi projenin içinde yer alacak. G.Saray, 49 yıllığına üst kullanım hakkını aldığı Seyrantepe için yılda 700 milyar 100 milyon lira kira bedeli ödüyor. Sarı kırmızılılar, buraya yapılacak stadın plan ve projesini 1 yıl içinde stadın inşaatını da 2 yıl içinde bitirmek zorunda. Bu arada Doğa Başak Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ersin Acar’ın Seyrantepe’ye 6 bin konut yapmak için G.Saray’a teklif sunduğu belirtildi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">22 Ekim 2004</span></strong></p>
<p><strong>Yavuz Barlas</strong></p>
<p>GS&#8217;nin Aslantepe&#8217;si finansçıları bezdirdi</p>
<p>Galatasaray&#8217;ın stad projesini hayata geçireceği bölgede ihale ile satış yerine kulübe üst kullanım hakkının verilmesi arsada konut inşa etmek isteyen finansçıların sabrını taşırdı.</p>
<p>Galatasaray, Maliye Bakanlığı&#8217;na ait Seyrantepe&#8217;deki arazinin üst kullanım hakkını alarak stad düşünü gerçeğe çevirmek için ilk adımı attı. Kulüp 100&#8242;üncü yılını kutlarken, geniş çaplı projelerle taraftarını da umutlandırdı. Ancak Galatasaray&#8217;ın adını Aslantepe olarak değiştirmek istediği bölgede 384 bin metrekarelik arazinin tek tapu halinde ve 30 yıllık bir üs kullanım hakkı olarak tahsis edilmesi, arsada Finanskent projesi olan borsacı ile bankacıları üzdü. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası çalışanlarının kurduğu İstanbul Finanskent Kooperatifi ve İş Bankası çalışanları adına Banka Sigorta İşçileri Sendikası&#8217;nın kurduğu Öz Elbirliği Kooperatifi, Maliye&#8217;nin daha önce 2 kez ihale ile satışa çıkardığı ancak taliplinin olmadığı arazinin bir bölümünde konut projesi yürütmek istiyordu.</p>
<p>&#8217;3-4 HAFTA DAHA SABREDERİZ&#8217;<br />
Borsacı ve bankacılar, son bir yıldır arazinin satışı için yeniden ihaleye çıkılmasını bekliyor, hatta bunun için de 20 trilyona yakın parayı biriktirdi ve İş Bankası&#8217;nın yatırım fonlarına para yatırdı. Şimdi sorunlarına çözüm aramak isteyen finançılar, arazinin Galatasaray&#8217;a tahsis edilmesininardından kulüp yetkilileri ile bir araya gelmeyi istiyor. İMKB, kooperatife geçen 2 ayda 600 civarında üyesinden ortalama 3 milyar lira üyelik parası aldı. İş Bankası çalışanlarından da yaklaşık 1000 kişi konut projesi için 15 milyar lira para verdi. İki kooperatif de topladıkları parayla Maliye&#8217;nin arazi satış ihalesine girmeyi bekliyordu. Galatasaray yönetimi arazide spor kompleksi ve stad projesi yapılması için girişimlere başladı. Bölgenin zemin etüdünü yapan kulüp Aralık&#8217;ta projeye başlamak için Genel Kurul&#8217;dan izin isteyecek. Finanskent projesi adına çalışmaları yürüten İMKB Başkan Yardımcısı Cavit Savcı, üst kullanım hakkı olan bir araziye konut yapılamayacağını belirterek, &#8220;Aylardır bu işle  uğraşıyoruz. Üst kullanım yerine arazinin mülkiyetini satın alma hakkı Galatasaray&#8217;da. Kulüp ile görüşmeler yapacağız. Hangi zaman dilimi içinde bu arazinin satın alınabileceğini bilemiyoruz. Bu belirsizlik bizi rahatsız ediyor. Üyelerimiz de projenin akibetini merak ediyor. Artık proje için en fazla 3-4 hafta daha bekleyebiliriz&#8221; dedi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">10 Kasım 2004</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Öcal Uluç</span></strong></p>
<p>&#8220;&#8230;Devletin “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın en az 3-5 maddesine aykırı” bir ayrımcılık ve kıyakçılık yardımı ile “Riva’da ve Florya’da milyonlarca metrekare tapulu arazisi olan bir kulübe”, o da Şişli Belediye Başkanı sevgili Mustafa Sarıgül’ün “piyangosu ile” Seyrantepe’deki “altın değerindeki araziyi nohut çekirdek parasına vermesi sonucunda”, Süren’lerin, Cansun’ların ve “onlarla beraber yıllarca çalışmış olan” Canaydın ve benzerlerinin “batma hududuna getirdiği” Galatasaray’ı kurtarma yolunda önemli bir adım attılar!..<br />
Kimseler “ayrımcılık ve kıyakçılık” lâfıma itiraz etmesin; az bile söyledim; işte bir örnek:<br />
Mesela, “devletin el koyduğu” İstanbulspor ve Adanaspor “inim inim inlerken”, Süren’lerin, Cansun’ların, Canaydın’ların “mâli olarak borç, idari olarak kriz, sportif olarak başarısızlık” batağına sürükledikleri Galatasaray’ı “devlet kurtarmıyor mu?..”<br />
Galatasaray’ın “futbol dahil” bütün sportif branşlarda “kaybettiği” haftadan sonra, borsa yeni haftaya “büyük bir düşüş içinde girerken”, Beşiktaş’ın ve hele hele Fenerbahçe’nin hisseleri bile düşerken, “Galatasaray hisselerinin tavan yapması” kimin sayesinde?<br />
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti!..&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">5 Ocak 2005</span></strong></p>
<p><strong>Tapuyu aldılar</strong></p>
<p>Sarı-kırmızılı yönetim, 384 dönümlük Seyrantepe arazisinin &#8216;üst kullanım hakkı&#8217; yerine &#8216;tapusunu&#8217; aldı. Proje bitiminde kulübün kasasına 380 milyon $ nakit para girecek</p>
<p>G.Saray bu kez gerçekten kurtuldu. Daha önce 30 yıllığına üst hakkı alınan 384 dönümlük Seyrantepe arazisinin bu sefer tapusu alındı. Yönetim bu operasyonu 2004&#8242;ün son günlerinde bitirirken tapu anlaşması 2 gün içerisinde imzalanacak 70 milyon YTL&#8217;lik arazi fiyatının 35 milyon YTL&#8217;si peşin geri kalanı 2 yılda ödenecek. G.Saray kulübünün proje bitiminde kasasına girecek para ise en az 260 milyon dolar olacak. Projenin tamamının 1 milyar dolar değerinde olacağı ve 4 kooperatifle birlikte yapılacağı öğrenildi</p>
<p><strong>G.Saray&#8217;ın kurtuluşu</strong><br />
384 dönümlük arazide G.Saray&#8217;a ait bir stat, iş merkezi ve 2 bin konut olacak. Geri kalan 3 bin konut ve 1 iş merkezi projeye imza atan diğer 4 kooperatif tarafından paylaşılacak. Özhan Canaydın&#8217;ın &#8220;G.Saray&#8217;ın kurtuluşu&#8221; şeklinde yorumladığı proje için yöneticilerden Adnan Öztürk ve Refik Arkan gece gündüz çalışarak tapuyu kulübe kazandırdı. Bilindiği gibi hiçbir finans kuruluşu yalnızca üst hakkıyla proje için gerekli krediyi vermiyordu. Canaydın&#8217;ın bir hafta içerisinde kredi anlaşmasını da imzalaması bekleniyor</p>
<p><strong>Kasası dolacak</strong><br />
Yönetimin bugün Ankara&#8217;da Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile son anlaşmaları imzalayacağı ve Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;a çıkıp, teşekkür edeceği öğrenildi. Halen G.Saray&#8217;ın şu an toplam 133 milyon dolar borcu bulunuyor. Ve 1996&#8242;dan beri yenilenmesi planlanan A.Sami Yen Stadı&#8217;na hâlâ çivi bile çakılamamış durumda. G.Saray bu sayede hem yeni bir stada kavuşacak, hem de borçlarını ödeyip, kasasına 135 milyon dolar koyacak. Öte yandan iş makinalarının cuma gününe kadar hem Ali Sami Yen&#8217;in Eski Açık Tribünü&#8217;nü yıkacağı hem de Kalamış Sosyal Tesislerinde inşaata başlayacağı öğrenildi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">19 Ocak 2005</span></strong><br />
<strong>Galatasaray&#8217;ın stadını borsacılar yapacak</strong></p>
<p>Maliye, Aslantepe&#8217;deki arazinin satışı için yeniden ihaleye çıkıyor. Galatasaray, 72.5 milyon YTL&#8217;lik arazi bedelini bölgede konut üretecek finansçılardan alacak.</p>
<p>Galatasaray Spor Kulübü&#8217;nün içine girdiği ekonomik darboğazdan adeta kurtuluş projesi olarak görülen Seyrantepe&#8217;deki stad düşü borsacı ve bankacılar sayesinde gerçek olacak. Galatasaray&#8217;ın 30 yıllığına üst kullanım hakkı aldığı İstanbul Seyrantepe&#8217;deki 385 bin metre karelik arazinin satışı için Maliye Bakanlığı ihaleye çıkma kararı aldı. 3 Ocak&#8217;ta alınan kararla bu araziye 72.5 milyon YTL değer biçildi. Arsanın satışa çıkarılmasıyla birlikte de gözler bölgede Finanskent projesi için para toplayan İş Bankası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası çalışanlarının kurduğu kooperatiflere çevrildi. Bölgede stattan alışveriş merkezine, spor kompleksinden villalara kadar bir yaşam alanı inşa etmeyi tasarlayan Galatasaray, arazinin sadece yarısında konut üretmeleri karşılığında borsacı ve bankacılardan 72.5 milyon YTL&#8217;lik arazi bedelinin tamamını ödemelerini istiyor. Hatta konut projesi için 1 yıldır bekleyen finansçıların Galatasaray&#8217;ın teklifini kabul ettiği belirtiliyor.</p>
<p><strong>Arsa 72.5 milyonYTL&#8217;ye malolacak</strong></p>
<p>Proje künyesiü<br />
<strong>Yer: </strong>Seyrantepe<br />
<strong>Arazinin bedeli: </strong>72.5 milyon YTL<br />
<strong>Arazinin büyüklüğü: </strong>385 bin m2<br />
<strong>Konut adedi</strong>: 3 bin<br />
<strong>Konut başına arsa maliyeti: </strong>35 bin YTL</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">2 Şubat 2005</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Seyrantepe Zirvesi</span></strong></p>
<p>G.Saray Başkanı Canaydın, Maliye Bakanı Unakıtan&#8217;dan tapu ile ilgili kolaylık istedi. Tapu ay sonuna kadar Cimbom&#8217;un olacak</p>
<p>Daha önce üst kullanım hakkını aldığı Seyrantepe&#8217;nin mülkiyet hakkına sahip olmak isteyen G.Saray yönetimi, dün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan&#8217;la görüştü. Başkan Özhan Canaydın ve asbaşkan Refik Arkan, Aslantepe projesinin üzerine kurulacağı arazinin sahibi olan Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlere hız verdi. Görüşmenin sonunda tapunun şubat ayı bitmeden sarı-kırmızılı kulübe verileceği bildirildi.</p>
<p><strong>Fedakar Canaydın<br />
</strong>Bu arada futbolcu alacakları ve vadesi gelen borçlar nedeniyle sıkışan başkan Özhan Canaydın&#8217;ın bugün İsviçre&#8217;ye gideceği bildirildi. Gelen haberlere göre Canaydın, 10 milyon euroluk şahsi kredi alıp kulübü rahatlatacak.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">7 Şubat 2005</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Aslandan dev adım</span></strong></p>
<p>Galatasaray Yönetim Kurulu, Maliye Bakanlığı tarafından ihaleye çıkarılan Seyrantepe arazisi için gereken 18 trilyon lirayı yatırarak, tarihi projenin önündeki engelleri kaldırdı</p>
<p><strong><em>HALİL ÖZER</em></strong></p>
<p><strong>Dörtte biri tamam</strong><br />
GALATASARAY, Seyrantepe için gereken parayı bularak, en büyük adım atmayı başardı. Sarı &#8211; Kırmızılılar, Maliye Bakanlığı tarafından 72.5 trilyon lira karşılığında ihaleye çıkarılan araziye bir adam daha yaklaştı. İhaleye katılabilmek için 72.5 trilyonluk bedelin dörtte birini ödemesi gereken yönetim, yoğun bir çaba sonucunda 18 trilyonu bakanlığa gönderdi.</p>
<p><strong>25 Şubat&#8217;ta alacak</strong><br />
İHALEYE Galatasaray&#8217;ın dışında hiç bir kuruluş ya da kişinin katılması beklenmiyor. Sarı &#8211; Kırmızılılar&#8217;ın üst kullanım hakkına sahip olması nedeniyle ihaleyi kaybetme gibi bir riski bulunmuyor. 25 Şubat&#8217;ta sona erecek olan ihalenin ardından Galatasaray Yönetimi tapuşu tamamen alacak ve 26 Şubat&#8217;taki Mali Kongre&#8217;de adeta gövde gösterisi yapacak.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>10 Şubat 2005</strong></span></p>
<p><strong>Ahmet Çakır</strong></p>
<p>Cim Bom’da çarkın çevrilebilmesinde Başkan Özhan Canaydın’ın katkısı çok büyük. Çünkü Canaydın hem gerekli maddi güce sahip hem de kimi zaman bunu bile aşan bir saygınlığı var. Canaydın bu kapsamdaki en büyük işi, borçları dağınıklıktan kurtararak yaptı. Ardından Seyrantepe-Aslantepe projesi ilk kez gündeme geldiğinde, çoğu kişi tarafından “hayal” diye nitelendirildi. Ancak Canaydın bunu müthiş bir hızla gerçeğe döndürmeyi başardı. Bu konuda en iyimser olanlar bile “Üst hakkından başka bir şey alamaz. O da Galatasaray’ın derdine deva olmaz.” diye düşünüyorlardı. Şimdi tapunun alınmasına sadece bir adımın kalmış olması, onları da şaşkına çevirmiş durumda.</p>
<p>Bu işin Galatasaray’ı düze çıkaracak kadar büyük boyutlu olduğunu bilmesi gerekenler biliyor. Herhangi bir aksaklık çıkması da sözkonusu değil. Çünkü Canaydın’ın saygın kişiliği, hükümet ve devlet katında da takdir ediliyor. Bunların yanında Canaydın, Avrupa Birliği’ne girebilme konusunda da son derece etkin çalışmalar yapıyor, hedefi tam 12’den vuruyor. Canaydın’ın çalışmaları hükümeti sevindiriyor.</p>
<p>Bu özellikleriyle devletin ve hükümetin mutlak güvenine sahip olan Canaydın, Fenerbahçe ve Beşiktaş başta olmak üzere öteki pek çok kulübün işlerinin görülmesi için de elinden geleni yapıyor. Üstelik, 15 milyonluk bir taraftar kitlesiyle ve öteki özellikleriyle Galatasaray’ın camia olarak büyük gücü de ortada. Avrupa’da ve Dünyada en tanınmış Türk markası olmak yabana atılacak bir durum değil. UEFA Kupası’nın kazanılması, Dünya Kupası 3.lüğünde Galatasaray’ın katkısı gibi büyük vatan hizmetleri de o kadar kolay unutulmamalı.</p>
<p><em>(Devamı var&#8230;)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/seyrantepe-megerse-neymis-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman aşımı itirafları &#8211; 2</title>
		<link>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari-2/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 04:44:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Unutma, Unutturma !]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Denizlispor]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Ulusoy]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Cavcav]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Özaydınlı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Dereli]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Demirören]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2807</guid>
		<description><![CDATA[13 Nisan 2006 Cavcav: Yıldırım istifa etsin İlhan Cavcav, hakkında kamu davası açılmasının ardından açtı ağzını yumdu gözünü. Cavcav, Fenerbahçe Kulübü ve yöneticileri hakkında sarfettiği “PKK gibiler, sporu bölüyorlar şeklindeki sözlerinin kamu davasına dönüşmesi üzerine Sarı-Lacivertli yöneticilere karşı çok sert ifadeler kullandı. İşte İlhan Cavcav&#8217;ın Deniz Barış olayından, ligdeki yabancı futbolcu sayısına, TFF Başkanı Haluk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/04/dnz_fb2.jpg"><img title="dnz_fb2" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/04/dnz_fb2.jpg" alt="" width="460" height="328" /></a></p>
<p><strong>13  Nisan 2006 </strong></p>
<p><strong>Cavcav: Yıldırım istifa etsin</strong></p>
<p><strong>İlhan Cavcav, hakkında kamu davası açılmasının ardından açtı  ağzını yumdu gözünü.</strong></p>
<p>Cavcav, Fenerbahçe Kulübü ve yöneticileri hakkında sarfettiği “PKK  gibiler, sporu bölüyorlar şeklindeki sözlerinin kamu davasına dönüşmesi  üzerine Sarı-Lacivertli yöneticilere karşı çok sert ifadeler kullandı.</p>
<p>İşte İlhan Cavcav&#8217;ın Deniz Barış olayından, ligdeki yabancı futbolcu  sayısına, TFF Başkanı Haluk Ulusoy ile Fenerbahçe kulübü arasında  yaşanan gerginliğe kadar gündemdeki konulara ilişkin açıklamaları: <span id="more-2807"></span></p>
<p><strong>&#8220;AZİZ YILDIRIM ACİL BAŞKANLIĞI BIRAKSIN&#8221;</strong></p>
<p>Cavcav,  &#8220;Fenerbahçe kulübünün ne yapmak istediğini anlamadım. Bir  dava ettiler, savcı reddetti şimdi basından duyuyorum bir de kamu davası  açmışlar. Ben bu Aziz Yıldırım&#8217;a şaşıyor ve şaşırıyorum. Haziran ayında  yapılacak  mali kurulda Haluk Ulusoy&#8217;u devirecekmiş. 207 delegenin  olduğu bir genel kurulda Fenerbahçe&#8217;nin yedi reyi var. Aziz Yıldırım hem  kendine, hem Fenerbahçe&#8217;ye, hem de Türk futboluna zarar veriyor. Acil  genel kurula gidip Aziz Yıldırım Fenerbahçe başkanlığını bırakması  gerekiyor. Adama sorarlar yedi delegeyle tahkim kurulunu, futbol  federasyonunu yok sayıyorsun, bir de hiç bir günahı yokken İlhan  Cavcav&#8217;a kamu davası açıyorsun ve Türk Futbolunu bir kaosa  sürüklüyorsun. Bugün baktım sadece Beşiktaş Başkanı sayın Demirören&#8217;in  artık Aziz Yıldırım&#8217;ın dediği olmayacak diye bir demeci var&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;CANAYDIN GEREKEN CEVABI VERMELİ&#8221;</strong></p>
<p>Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın&#8217;ı da suçlayan Cavcav, &#8220;Bir  insana meydan bu kadar boş bırakılmaz. Kamuoyunda bir İlhan Cavcav  düşmanlığı yaratılıyor. Ben buradan Aziz Yıldırım&#8217;a sesleniyorum.  Dayının sözünü dinlersin bu işi acil olarak bırakıp Türk futbolundan  elini çekersin. Ben buradan Canaydın&#8217;a da sesleniyorum&#8230; Tüm kulüpler  toplanmalı ve gereken kişiye gereken cevap verilmelidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;6 YABANCI KARARI ÇOK YERİNDE, ULUSOY&#8217;U KUTLUYORUM&#8221;</strong></p>
<p>Cavcav, &#8220;Futbol Federasyonu&#8217;nun aldığı her kararın Fenerbahçe&#8217;nin  lehine olacak diye bir kural yok. Türkiye burası. Her kulübün  menfaatleri söz konusu. Federasyonun aldığı altı yabancı kararını  takdirle karşılıyorum, hatta ben dörde indirilmesi taraftarıyım.  Türkiye&#8217;de çok yetenekli gençler var; bunların oynatılarak Türk  futboluna kazandrılması gerekiyor. Fenerbahçe kulübü altı yabancı, on  yabancı nasıl oynatacak. Onlar kendileri oturup karar versinler ama  Türkiye&#8217;de alınacak kararların Fenerbahçe lehine olmaması gerekiyor.  Haluk Ulusoy&#8217;u kutluyorum çok önemli bir karar. Türkiye&#8217;de herkesi  göreve çağırıyorum. İlhan Cavcav&#8217;dan başkası konuşmuyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ÖZDEMİR DE İSTİFA ETSİN&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Barış krizine de değinen Cavcav, &#8220;Nihat Özdemir Deniz ile  beraber bana geldiler. Özdemir, Milan maçında oynatacak fazla  futbolcularının olmadığını, bunun bir milli dava olduğunu söyledi. Ben  de onu onayladım. Avukatımın bana protokol yap demesine rağmen&#8230; Ben  şimdi Nihat beyle protokol yaparsam ayıp olur, onun sözü benim için on  protokol değerindedir dedim. Hemen talimat verdim. Günlerden cumaydı.  Nihat bey bana Pazartesi ödeyeceği çekleri bir yıl vadeli getirdi buna  da birşey demedim en sonunda tedbir koymuşlar. Ben Nihat beye bu  çeklerin ödenmesi lazım senin sözüne göre bunları yaptım dedim, o &#8220;ben  ödeyemiyorum&#8221; dedi. Ben bir sanayici olarak bu arkadaşımızın Fenerbahçe  kulübünde yöneticilik yapmasından dolayı utandım. Bir insanın sözünü  tutması lazım. Nihat Özdemir&#8217;in acil olarak istifa etmesi gerekiyor.  Fenerbahçe gibi bir kulüpte ikinci başkanın sözü tutulmuyor ise o  kulüpte durmasını kamuoyuna bırakıyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>13  Nisan 2006 </strong></p>
<p><strong>F.Bahçe: Demirören&#8217;in açıklamaları hayret verici</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu, Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım  Demirören&#8217;in medyada yer alan, yabancı oyuncu kontenjanı, lig ve kupa  şampiyonlukları konularındaki açıklamalarıyla ilgili hukuki sorumluluğun  takipçisi olacağını bildirdi.</strong></p>
<p>Kulübün internetteki resmi web sitesinde yapılan açıklamada,  Demirören&#8217;in medyadaki açıklamalarının hayretle ve ibretle okunduğu  belirtildi.</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/spor/4247416.asp?gid=53">Demirören&#8217;in  açıklamaları</a> içerisinde yer aldığı kaydedilen (yabancı oyuncu  sayısında istediğimiz oldu) ve (böyle bir kararın alınmasını sağladık)  şeklindeki ifadeler üzerine yapılması gereken her türlü tasarrufun  takdirinin Futbol Federasyonu&#8217;na ait olduğu hatırlatılarak, şöyle  denildi: “Futbol Federasyonu Başkan Vekili Sayın Kemal Kapulluoğlu&#8217;nun  sözlerine itibar ederek Süper Lig&#8217;in 18 kulübünden 10&#8242;unun yabancı  oyuncu sayısının arttırılmasını talep ettiği, 3 kulübün ise mevcut  uygulamanın devam etmesinden yana olduğu açıklaması ve buna bağlı  gerçeği karşısında; Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Ulusoy&#8217;un, Sayın  Demirören&#8217;in açıklamalarında birlikte toplantı yaptıklarını ifade ettiği  kulüplerin isimlerini açıklamasını ve yine Sayın Ulusoy&#8217;un neden Süper  Lig&#8217;de yer alan 10 kulübün değil de birlikte toplantı yaptığı bu 3  kulübün isteğini kabul ettiğini açıklamasını bekliyoruz.”</p>
<p>Demirören&#8217;in lig ve kupa şampiyonluğu yarışıyla ilgili düşünceleri  konusunda da şu değerlendirmeye yer verildi:<br />
“Demirören&#8217;e lig ve kupa şampiyonluğu yarışında bugün açıkladığı  temennisinin gerçekleşebilmesi (en azından bu temenninin ligin sonuna  dek sürebilmesi) için, 33. haftada BJK İnönü Stadyumu&#8217;nda Galatasaray  ile oynayacakları lig maçını Galatasaray&#8217;ın kazanması, bir başka deyişle  sayın başkanın, başkanlığını yaptığı Beşiktaş Kulübü&#8217;nün futbol  takımının (başkanın bugünden ön gördüğü şekilde) söz konusu maçı  kaybetmesi gerekeceğini hatırlatır, başkanın henüz oynanmamış bu maçın  da tesir edeceği lig şampiyonluğu yarışında bugün açıkladığı  temennisinin hukuki sorumluluğunun takipçisi olacağımızı kamuoyunun  bilgisine saygı ile sunarız.”<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>14  Nisan 2006 </strong></p>
<p><strong>Cavcav: Tüm kulüpler Aziz Yıldırım&#8217;a karşı birleşmeli</strong></p>
<p><strong>GENÇLERBİRLİĞİ Başkanı İlhan Cavcav, uzun süredir arasının açık  olduğu Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;a yine verdi veriştirdi.</strong></p>
<p>Cavcav, &#8220;Ben bu Aziz Yıldırım&#8217;a şaşırıyorum. Haziran ayındaki mali  kongrede Haluk Ulusoy&#8217;u devirecekmiş. 207 delegenin olduğu bir genel  kurulda Fenerbahçe&#8217;nin 7 reyi var. Nasıl yapacak bu işi, çok merak  ediyorum. Aziz Yıldırım hem kendine hem Fenerbahçe&#8217;ye hem de Türk  futboluna zarar veriyor. Aziz Yıldırım, Fenerbahçe başkanlığını  bırakması gerekiyor. Ben Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın&#8217;ı da  suçluyorum; bir insana meydan bu kadar boş bırakılmaz. Ben buradan Aziz  Yıldırım&#8217;a sesleniyorum. Dayının sözünü dinle, bu işi acil olarak  bırakıp Türk futbolundan elini çek. Ben buradan Canaydın&#8217;a da  sesleniyorum. Tüm kulüpler toplanmalı ve gereken kişiye gereken cevap  verilmelidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Tahkim Kurulu&#8217;ndan Deniz&#8217;e ret</strong></p>
<p>Tahkim Kurulu, Fenerbahçeli futbolcunun yaptığı itiraz başvurusunu  reddederken, federasyonun lisansı askıya alma kararını ise oybirliğiyle  onadı<strong>.</strong></p>
<p>G<strong>ENÇLERBİRLİĞİ </strong>ile yaptığı özel sözleşmede yer alan tazminatı  ödemediği gerekçesiyle Futbol Federasyonu tarafından ikinci kez lisansı  alınan Fenerbahçeli <strong>Deniz Barış&#8217;</strong>a Tahkim Kurulu&#8217;ndan kötü  haber&#8230; Tahkim Kurulu, dün gerçekleştirdiği toplantıda genç  futbolcunun, yaptığı başvuruyu reddederken, federasyonun aldığı kararı  da onadı.</p>
<p>Kurul, Futbol Federasyonu&#8217;nun lisansı askıya alma konusundaki  kararını, <strong>&#8220;Tahkim Kurulu&#8217;nun, Deniz Barış&#8217;ın lisansındaki vizenin,  borç tamamen ödenene ya da Gençlerbirliği Kulübü&#8217;nün muvaffakiyetine  kadar iptaline yönelik daha önce aldığı kararın infazının sağlanmasına  yönelik olduğu&#8221;</strong> görüşünü benimseyerek oybirliğiyle karar altına  aldı.</p>
<p>Deniz ise, Tahkim&#8217;in bu kararına rağmen hukuki mücadelesini sonuna  kadar sürdürmekte kararlı. Futbolcunun avukatı <strong>Haluk Burcuoğlu, </strong>Yargıtay&#8217;ın,  Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu&#8217;nun <strong>Deniz Barış </strong>konusunda  verdiği kararı bozduğunu hatırlatarak, <strong>&#8220;Deniz, geçimini futboldan  sağlayan bir sporcu olarak bu yaşananlar nedeniyle maddi ve manevi  zarara uğramıştır. Bu davanın sonucu ne olursa olsun; Deniz&#8217;in tazminat  davası açma hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne başvuru hakkını  saklı tutuyoruz&#8221; </strong>diye konuştu. <strong>Deniz</strong>&#8216;n, hem <strong>Levent  Bıçakcı </strong>dönemindeki, hem de şimdiki federasyon ve Tahkim Kurulu  üyeleri hakkında tazminat davası açmayı planladığı belirtildi.</p>
<p><strong>14  Nisan 2006</strong></p>
<p>En sevilmeyen takım!</p>
<p>Ülke çapında yaşları 15 ile 69 arasında değişen 604 kişiyle yapılan  görüşmeler sonucunda ortaya şu tablo çıktı: En sevilmeyen takım  Fenerbahçe&#8230; En popüler takım Galatasaray&#8230;.</p>
<p><strong>A</strong>vrupa&#8217;nın önde gelen araştırma şirketlerinden biri olan  Sport&amp;Markt, yaptığı araştırmada Türkiye&#8217;nin en sevilmeyen takımının  F.Bahçe olduğunu belirledi.. Ülke çapında yaşları 15 ile 69 arasında  değişen <strong>604 </strong>kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda çıkan sonuçlara  Türkiye&#8217;de en fazla popüler olan takım G.Saray ve en sevilmeyen takım  ise F.Bahçe oldu. <strong><em>Verilere göre ankete katılanların yüzde 49&#8242;u  ekonomik açıdan sarı-lacivertli takımın etkinliğini teslim ediyor. </em></strong><em> </em>Yüzde  45&#8242;i de başarılarının hakkını veriyor. Fakat bu durum gönül</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="300" align="right">
<tbody>
<tr>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>bağları açısından F.Bahçe&#8217;yi G.Saray&#8217;ın arkasına düşmekten  alıkoymuyor<strong><em>.</em>Çünkü sarı-kırmızıların yüzde 51&#8242;lik bir başarı  çekiciliği var ve ankette yer alan sporseverlerin yüzde 46&#8242;sı onları  ilgi çekici ve hatta büyüleyici buluyor. </strong></p>
<p><strong>KARTAL % 18, TRABZON % 9<br />
</strong>Gerçi Sport&amp;Markt <strong>raporu geçen seneki G.Saray-F.Bahçe kupa  finalinin hemen ardından yapılmış ve şirket bunun da verilerde etkili  olabileceğini açıklıyor. </strong>Yine de araştırma sonuçları <strong>G.Saray&#8217;ı  yüzde 39&#8242;la en popüler kulüp ilan ediyor. </strong>Fenerbahçe&#8217;nin  popülaritesi ise yüzde 29.<strong>Beşiktaş yüzde 18, Trabzonspor yüzde 9&#8242;la  klasmana giren diğer takımlar.</strong></p>
<p><strong>(15 Nisan: Vestel Manisaspor’un 5-3 kazandığı olaylı karşılaşma  sonrası&#8230;):</strong></p>
<p><strong>16  Nisan 2006</strong></p>
<p><strong>Fener&#8217;e 6 bin YTL ceza</p>
<p>Turkcell Süper Ligi&#8217;nde dün yapılan Vestel Manisaspor-Fenerbahçe  maçından sonra çıkan olaylar nedeniyle Manisa 19 Mayıs Stadı&#8217;nda 6 bin  YTL tutarında hasar meydana geldiği, zararın Fenerbahçe Kulübü&#8217;ne fatura  edileceği bildirildi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Özel, Futbol Federasyonu  tarafından görevlendirilen iki gözlemciyle, Fenerbahçeli  taraftarlarınbulunduğu kale arkası tribünde hasar tespiti yaptı.</p>
<p><strong>Alınan bilgiye göre, olaylar sırasında 750 adet koltuğun  yerlerinden söküldüğü, zararın 6 bin YTL&#8217;yi bulduğu belirlendi. </strong><br />
<strong>Zararın,  Fenerbahçe Kulübü&#8217;ne fatura edileceği öğrenildi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Diğer yandan, maç sonrası yaptığı &#8221;Fenerbahçe olamazsın şampiyon&#8221;  biçimindeki anonsla olaylara neden olduğu gerekçesiyle dün akşam  gözaltına alınan animasyon ekibinden E.O&#8217;nun (26), öğleden sonraadliyeye  çıkarılacağı bildirildi.</p>
<p>Zanlıya &#8221;Halkı galeyana getirmek, infial oluşturmak ve olaylara  sebebiyet vermek&#8221; iddialarıyla işlem yapılacağı belirtildi.</p>
<p>Vestel Manisaspor ile Fenerbahçe arasında dün akşam oynanan ve ev  sahibi ekibin 5-3 üstünlüğü ile sonuçlanan maçtan sonra &#8221;Fenerbahçe,  olamazsın şampiyon&#8221; biçiminde yapılan anonsla konut takım  taraftarlarının bulunduğu kale arkası tribününde arbede çıkmış,  aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu çok sayıda taraftarla 4  polis memuru yaralanmıştı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>19  Nisan 2006</strong></p>
<p><strong>Taraftardan yönetime pankartlı sitem</strong></p>
<p><strong>Ş</strong>ÜKRÜ Saracoğlu Stadı maraton üst tribününde bulunan sarı  lacivetli taraftarlar, maçtan önce açtıkları pankartla Fenerbahçe  Yönetim Kurulu&#8217;na göndermede bulundu.</p>
<p>Pankartta, &#8220;Gaziantep, Manisa ve Abdi İpekçi&#8217;de vermiş olduğunuz  büyük destek için yönetim kurulumuza çoook teşekkür ederiz&#8221; yazısı yer  aldı.</p>
<p><strong>&#8230;</strong><br />
<strong>Anonsçu Otazca özür diledi</strong></p>
<p><strong>VESTEL </strong>Manisa-Fenerbahçe maçından sonra <strong>&#8220;Fenerbahçe  olamazsın şampiyon&#8221;</strong> şeklinde statta anons yaparak çok sayıda kişinin  yaralandığı olayların başlamasına yol açtığı ileri sürülen animatör <strong>Ersin  Otazca,</strong> özür diledi. <strong>Otazca,</strong> <strong>&#8220;Ben provokatör, Fenerbahçe  karşıtı veya Galatasaray casusu değilim&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong>25  Nisan 2006 </strong></p>
<p><strong>PFDK&#8217;dan F.Bahçe&#8217;ye 1 maç seyircisiz oynama cezası</strong></p>
<p><strong>Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Fenerbahçe&#8217;ye Vestel Manisaspor  maçında seyircilerinin çıkardığı olaylar nedeniyle 1 maç seyircisiz  oynama cezası verdi.</strong></p>
<p>Fenerbahçe&#8217;nin Vestel Manisaspor ile Manisa&#8217;da yaptığı ve 5-3  yenildiği karşılaşmadan sonra, stat görevlisinin hoparlörden yaptığı  anons ile başlayan olaylarda, sarı-lacivertli taraftarlar stat  koltuklarını sökmüşler ve olay çıkarmışlardı.</p>
<p>Sarı-lacivertliler 1 maçlık cezalarını, ligin 33. haftasında bu sezon  sahasında yapacağı tek karşılaşma olan Kayseri Erciyesspor maçında  çekecek.</p>
<p><strong>27  Nisan 2006</strong></p>
<p><strong>“ULUSOY&#8217;UN BİR SUÇU YOK”</strong><strong><br />
</strong><br />
Beşiktaş&#8217;ın 2004 sezonunda kaçan şampiyonluğunun nedeni olarak  gösterilen Haluk Ulusoy&#8217;u neden seçimlerde desteklediği ile ilgili bir  soruya ise Demirören, şu yanıtı verdi:<br />
“Sayın Ulusoy&#8217;un birebir kaçan şampiyonlukta bir ilgisi yok. Kaçan  şampiyonlukta o kadar çok taşlar var ki. Bunlardan biri de o federasyon  içindekiler olabilir, ama sayın Ulusoy kesinlikle olamaz. Ulusoy&#8217;u  desteklememin nedeni, çıkan adaylar içinde Türk futbolunu iyi idare  edeceğine inanmamdır. Ayrıca akrabamdır, desteklememden daha normal bir  şey olamaz.”</p>
<p><strong>28  Nısan 2006</strong></p>
<p><strong>&#8220;BEŞİKTAŞ TARAFTARI G.SARAY ŞAMPİYON OLSUN İSTER&#8221;</strong></p>
<p>Bir taraftarın “Neden Galatasaray&#8217;ın şampiyon olmasını istediğinizi  söylediniz” biçimindeki sorusuna karşılık Demirören, ”Beşiktaş  taraftarının yüzde 99&#8242;u (Fenerbahçe olmasın da kim olursa olsun) der.  Aslında benim sözlerim tam olarak öyle değildi. (Oynanan futbola göre  Galatasaray olur) dedim. Fenerbahçe&#8217;yi de tebrik etmek lazım, harika bir  futbolla Galatasaray&#8217;ı yendiler. Gerisi bizi ilgilendirmez” şeklinde  cevap verdi.</p>
<p><strong>&#8220;KUPAYI BİZ KALDIRACAĞIZ&#8221;</strong></p>
<p>Kulübe yüz bin üye kazandırma projesine büyük önem verdiklerini  kaydeden Demirören, üniversiteli gençlere kolaylık sağlamak için tüzükte  kolaylıklar getireceklerini söyledi.  Demirören, Fenerbahçe ile 3 Mayıs  Çarşamba günü yapacakları Fortis Türkiye Kupası final maçını  kazanacaklarına inandığını vurgulayarak, ”Çarşamba günü 4 sene sonra  final oynayacağız, 8 sene sonra da kupayı kaldırmak bize nasip olacak”  diye konuştu.</p>
<p><strong>30  Nisan 200</strong><strong>6 </strong></p>
<p><strong>Polat: Kupayı Beşiktaş alsın</strong></p>
<p><strong>Adnan Polat, &#8220;Beklentimiz F.Bahçe&#8217;nin Trabzon&#8217;da puan  kaybetmesiydi, ancak olmadı. Beşiktaş&#8217;ın Türkiye Kupası&#8217;nı almasını çok  istiyoruz&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>GALATASARAY </strong>Kulübü Başkan Yardımcısı <strong>Adnan Polat, </strong>&#8220;Beklentimiz  F.Bahçe&#8217;nin Trabzon&#8217;da puan kaybetmesiydi, ancak olmadı. Türkiye  Kupası&#8217;nı Beşiktaş&#8217;ın almasını istiyoruz&#8221; dedi. <strong>Polat, </strong>4-0  kazandıkları Ankaraspor maçından sonra, ses getirecek açıklamalar yaptı.  Ve şunları söyledi: &#8220;3 Mayıs Çarşamba akşamı ezeli rakiplerimiz  arasında oynanacak maçta kupayı Beşiktaş&#8217;ın kazanmasını istiyoruz.</p>
<p><strong>Erken sevinmesinler</strong></p>
<p><strong> </strong>Şampiyonluk yarışı devam ediyor. Beklentimiz, Fenerbahçe&#8217;nin  Trabzon&#8217;da puan kaybedeceği yönündeydi. Ancak, olmadı. Son iki haftaya  puan puana giriyoruz. Sezon bitimine kadar neler olacak hep birlikte  göreceğiz. Fenerbahçe erken sevinmesin. Daha oynanacak iki maç var.&#8221;</p>
<p><strong>30  Nisan 2006 </strong></p>
<p><strong>Yıldırım korkuyor</strong><br />
<strong>Beşiktaş Kulübü Başkanı Demirören, &#8220;F.Bahçe 100. yılında karşısında  engel istemiyor. Aziz Yıldırım benim başkanlığımdaki yönetimlerden  korkuyor&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>BEŞİKTAŞ</strong> Kulübü Başkanı <strong>Yıldırım Demirören, </strong>F.Bahçe ve  sarı lacivertli kulübün başkanı <strong>Aziz Yıldırım</strong>&#8216;a yönelik  eleştirilerinin dozajını artırıyor. &#8220;<strong>Aziz Yıldırım, </strong>benim  başkanlığımdaki Beşiktaş yönetiminden korkuyor&#8221; diyen <strong>Demirören, </strong>şöyle  devam etti: &#8220;Çünkü gelecek yıl F.Bahçe 100. yılını kutlayacak.  Karşısında engel istemiyor. Önümüzdeki yıl sadece Türkiye&#8217;de değil,  Avrupa&#8217;da Beşiktaş&#8217;ın şampiyonluğu ve transferleri konuşulacak.</p>
<p><strong>Demirören, </strong>Beşiktaş&#8217;ın 3 Mayıs Çarşamba günü İzmir&#8217;de Fortis  Türkiye Kupası&#8217;nı kazanacaklerini iddia etti. Ve şunları söyledi:  &#8220;Beşiktaş Kulübü Başkanı ve yönetimi olarak İzmir Atatürk Stadı&#8217;nın  şeref tribününde olacağız. Rakip F.Bahçe&#8217;nin başkanı <strong>Aziz Yıldırım</strong> çekinmeden gelir bizimle birlikte maç seyredebilir. Beşiktaş ve Süper  Lig&#8217;deki tüm kulüpler Futbol Federasyonu&#8217;na yardımcı olmalı.&#8221;</p>
<p><strong>1  Mayıs 2006 </strong></p>
<p><strong>Papermoon&#8217;da dostluk yemeği</strong></p>
<p><strong>Beşiktaş-G.Saray maçı öncesi Yıldırım Demirören ile Adnan Polat  yemekte bir araya geldi. Demirören, &#8220;Biz burada ittifak yapmıyoruz.  Başkalarının şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. Biz ailece  görüyoruz. Futbolda art niyet aranmamalı&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>BEŞİKTAŞ-</strong>Galatasaray maçı öncesi Beşiktaş Kulübü Başkanı <strong>Yıldırım  Demirören </strong>ile Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı <strong>Adnan Polat </strong>dün  birlikte yemek yediler. Akmerkez Papermoon Restoran&#8217;da eşleri ile  birlikte bir araya gelen <strong>Demirören </strong>ve <strong>Polat,</strong> aile dostu  oldukları için beraber yemek yediklerini söylediler. <strong>Demirören,</strong> <strong>Adnan  Polat&#8217;</strong>la olan dostluklarının, babalarının dostluklarından  başladığını vurgulayarak, <strong>&#8220;Ben kendisinin elinde büyüdüm.</strong> <strong>Bizim  dostluğumuz ağabey-kardeş gibidir.</strong> <strong>Futbolun dışındayken de  görüşüyorduk.</strong></p>
<p><strong> </strong>Pazar günü olduğu için, ailece buluşmaya karar verdik ve  beraber yemek yedik. Beşiktaş-Galatasaray maçı öncesi diye bir buluşma  gerçekleştirmedik. Biz her zaman görüşüyoruz. Fenerbahçeli yönetici  arkadaşlarımız da var. Onlarla da ailece görüşüyoruz. Herkesin bunu  öğrenmesi lazım. Futbolda art niyetli düşünmemek lazım. Eğer art niyetli  düşünen biri varsa, kendisi art niyetlidir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Futbolu da konuştuk</strong></p>
<p>Beşiktaş Başkanı <strong>Yıldırım Demirören&#8217;</strong>in, Galatasaray&#8217;ın  şampiyon olmasını istemesi, <strong>Adnan Polat&#8217;</strong>ın da Türkiye Kupası&#8217;nda  Beşiktaş&#8217;ı desteklediği yönünde açıklama yapmasının hatırlatılması  üzerine <strong>Demirören, &#8220;Biz burada ittifak yapmıyoruz.</strong> <strong>Başkalarının  şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım, niye böyle diye.</strong> Burada hep  beraberiz. Her zaman da birlikte olacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p>G.Saray Başkan Yardımcısı <strong>Adnan Polat </strong>da, <strong>Demirören </strong>ile  her zaman aynı görüşte olduğunu savunarak,<strong> &#8220;Öküz altında buzağı  aramak isteyenler arasınlar.</strong> <strong>Biz her zaman bir araya geliyoruz.</strong> <strong>Maçların olup olmaması umurumuzda değil.</strong> <strong>Bugün (dün) futbol  da konuştuk, ekonomi de konuştuk, iş hayatımızdan da konuştuk&#8221; </strong>ifadelerini  kullandı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>2  Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong>Dilin kemiği yok!</strong></p>
<p>Önce Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Yönetimi hakkında  konuştu. Şimdi de siyah &#8211; beyazlılar buna yanıt verdi. Kartal&#8217;ın  idarecileri, bu konuda görüş belirtmenin, Yıldırım&#8217;ın haddi olmadığını  söyledi.</p>
<p><strong>Adnan Polat: Biz 25 senelik komşuyuz</strong></p>
<p>G.Saray Kulübü Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Beşiktaş Kulübü Başkanı  Yıldırım Demirören&#8217;le bir araya geldiği akşam yemeğiyle ilgili olarak,  “Tesadüfen karşılaştık, karnımız acıktı yemek yedik, yemese miydik.  Aklımızda kötü bir şey olsa milletin ortasında yemek yemezdik. Biz 25  senelik komşuyuz” dedi. Polat, “Bence F.Bahçe Kulübü ve taraftarlarına  şampiyonluk yakışır, ama yönetimine değil&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;TESADÜFEN KARŞILAŞTIK&#8221;</strong></p>
<p>Adnan Polat, Galatasaray&#8217;ın Mecidiyeköy&#8217;deki Sportif A.Ş. binasında  düzenlediği haftalık olağan basın toplantısında, Yıldırım Demirören ile  tesadüfen restoran dışında karşılaştıklarını ve ailece yemek yediklerini  ifade ederek, “Bu konu ile ilgili bir sürü teoriler üretiliyor.  Spekülasyonlar yapılıyor. Aklımızda kötü birşey olsa bütün milletin  ortasında yemek yemezdik. Yıldırım Demirören&#8217;i doğduğu günden beri  tanıyorum. 25 sene komşuluk yaptık. Bütün ailesini tanırım. Her zaman  kendisiyle yemek yerim, bunun altında art niyet arayanlara &#8216;Aramasın&#8217;  derim, aramak isteyenler de arasınlar, çok umurumda değil açıkçası” diye  konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;EYYAM MI YAPSAYDIK&#8221;</strong></p>
<p>Ankaraspor maçının ardından bir muhabirin, “Beşiktaş-Fenerbahçe kupa  finalinde kimin kazanmasını istiyorsunuz?” diye anlatan Polat,  “Ben de &#8216;Beşiktaş&#8217;ın kazanması gönlümden geçiyor&#8217; dedim. Eyyamcı bir  cümle de kurabilirim. Neticede maçı futbolcular oynuyor. Kalbimizden  geçeni söyleyemeyecek miyiz? İstediğimiz kişilerle yemek yiyemeyecek  miyiz? Ben çok önemsemiyorum. Medyanın köşe yazarlarının neden bu kadar  önemsediğini de anlamıyorum” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>5  Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong>Kadıköy gürledi</strong></p>
<p><strong>Fenerbahçe yaptığı yazılı açıklamada, hakem Demirlek&#8217;i sonuca  tesir etmekle suçladı, &#8220;Kupanın kimlere armağan edildiği şaşkınlıkla  izlenmektedir. Federasyon, tarafgir tutum ve davranışlarına son  vermelidir&#8221; ifadelerini kullandı</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>5  Mayıs 2006 </strong></p>
<p><strong>Kupayı getirdim Saffet amca</strong></p>
<p><strong>Yıldırım ve Revna Demirören çifti, Saffet Ulusoy&#8217;u kupayla ziyaret  etti.</strong></p>
<p><strong>BEŞİKTAŞ</strong> Başkanı <strong>Yıldırım Demirören, </strong>Fenerbahçe&#8217;yi 3-2  yenerek kazandıkları Fortis Türkiye Kupası&#8217;yla, hastanede tedavi gören,  Futbol Federasyonu Başkanı <strong>Haluk Ulusoy</strong>&#8216;un babası <strong>Saffet  Ulusoy</strong>&#8216;u ziyaret etti. Memorial Hastanesi&#8217;nde yatan <strong>Saffet Ulusoy</strong>&#8216;u,  eşi <strong>Revna Demirören</strong>&#8216;le birlikte ziyaret eden başkan <strong>Demirören, </strong>kupayı <strong>SaffetUlusoy</strong> yoğun bakımda olduğu için doktoru,  Memorial Kalp Cerrahi Bölüm Başkanı Prof.Dr. <strong>Bingür Sönmez</strong>&#8216;e  verdi. <strong>Sönmez</strong>, &#8220;İlk fırsatta kupayı Saffet Ulusoy&#8217;a göstereceğiz&#8221;  dedi. Daha sonra basının karşısına çıkan <strong>Yıldırım Demirören, Saffet  Ulusoy</strong>&#8216;un, <strong>Ulusoy </strong>ailesinin en büyüğü olduğunu belirterek, <strong>&#8220;Eşimin  amcası. Babası vefat ettiği için biz onu amca ve baba olarak görüyoruz.  Kendisine bu kupayı ailesi olarak getirdik. Buradan da kupayı babama  götüreceğim. </strong><strong>Onların, bizim üzerimizdeki emeği çok büyük&#8221;</strong> dedi.</p>
<p><strong>6 Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong>Fener&#8217;e yakışmadı</strong></p>
<p>G.Saray Başkan yardımcısı Adnan Polat, F.Bahçe&#8217;nin kupa törenine  katılmamasıyla ilgili olarak, &#8220;Türk futbolunda bazı teamüller,  gelenekler, örf ve adetler var. Başbakan yardımcımız kupayı vermeye  gitmiş. Birçok defalar kupa kazandık, birçok kez ikinci olduk. Üzüldük  ama kimseye tepki koymadık sinirlenmedik. Madalyamızı aldık.  Fenerbahçe&#8217;ye yakıştıramadım&#8221; dedi. <strong>Polat, hakem hatarıyla  F.Bahçe&#8217;nin 20 puan kazandığını da belirterek</strong>, &#8220;<strong>Hakemleri  eleştirmeye hakları yok&#8221;</strong>diye konuştu. G.Saraylı yönetici <strong>Hasan  Şaş&#8217;ın </strong>hiç bir yere gitmeyeceğini de sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>(</strong><strong>8 Mayıs 2006, Galatasaray’ın deplasmanda son dakika  golüyle kazandığı Beşiktaş derbisi)</strong></p>
<p><strong><strong> </strong></strong></p>
<p><strong>10  Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong>&#8217;20.45&#8242;te şampiyonuz&#8217;</strong></p>
<p><strong>Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Fenerbahçe&#8217;nin Denizli  deplasmanında takılacağına işaret etti, &#8220;Mutlu sona ulaşacağımıza tüm  kalbimle inanıyorum&#8221; dedi</strong></p>
<p><strong>&#8220;Burnumuzdan geldi&#8221;</strong><br />
Spekülasyonlara da değinen Polat, &#8220;Sayın Yıldırım Demirören ile bir  yemek yedik, burnumuzdan geldi. Ama en güzel cevabı derbide futbolcular  verdi. Son saniyede kazanmamız, Allah&#8217;ın lütfu. Öldük öldük dirildik.  Demirören&#8217;e de bana da haksızlık yapıldı. Pişman değilim, yine olsa  yerim&#8221; dedi.<br />
<strong>Cordoba&#8217;ya destek</strong><br />
Cordoba&#8217;ya ayıp edildiğini belirten Adnan Polat, şöyle devam etti:  &#8220;Cordoba, Beşiktaş&#8217;ta çok önemli maçlar çıkaran, milli takımın da  kalesini koruyan iyi bir kaleci. Haksızlık ediyorlar. O son saniyedeki  degajı tamamen tesadüf oldu. Ona çamur atarak tüm Kolombiyalıları  rencide ediyorlar&#8221;.<br />
Polat, yabancıların durumu ve transfer için pazartesi Eric Gerets&#8217;le  görüşeceğini, Futbol A.Ş.&#8217;nin başına getirmesi düşünülen Adnan Sezgin&#8217;e  teklif yapacaklarını sözlerine ekledi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>11  Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong>Mondi kanat gerdi!</strong></p>
<p><strong>Galatasaray&#8217;ın Kolombiyalı kalecisi, vatandaşı Cordoba&#8217;ya sahip  çıktı, &#8220;Ortaya atılan dedikodular, çirkin, gülünç ve korkunç. İçimi  acıtıyor. Oscar, Türkiye&#8217;den alnı ak ve başı dik olarak ayrılacak&#8221; dedi</strong></p>
<p><strong>13  Mayıs 2006 </strong></p>
<p><strong>Yasak hemşerim</strong></p>
<p><strong>Yeşil siyahlı kulübün başkanı Ali İpek, &#8220;F.Bahçeliler&#8217;in  taraftarımızın arasına sızmalarını tavsiye etmiyoruz. Sonuç kötü  olabilir. Biletleri, kimliklere bakarak satacağız. Denizlili olmayanlara  bilet vermeyeceğiz&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>TURKCELL </strong>Süper Ligi&#8217;nde şampiyonla düşecek üçüncü takımı  belirleyecek Denizlispor-Fenerbahçe maçını öncesi yeşil siyahlı  yönetimden görülmemiş, duyulmamış yasaklar. Öyle ki, misah ustası <strong>Aziz  Nesin</strong>&#8216;in kitaplarına bile taş çıkarırcasına&#8230; Ligin kaderine etki  edecek karşılaşmayı tribünden izlemek isteyen konuk takım taraftarları,  bu şansı ancak ikametgah alabildikleri taktirde elde edebilecek.</p>
<p>Denizlispor yönetimi, yarın akşam Atatürk Stadı&#8217;nda oynanacak maça,  rakip takım taraftarlarının kendi taraftarlarının arasına sızmalarını  önlemek için kimlik ve ikametgahla bilet satışı yapılmasını  kararlaştırdı. Tıpkı, Dünya Kupası finali baraj maçında İsviçreliler&#8217;in  Türk futbolseverlere yaptığı gibi.</p>
<p>Yeşil siyahlı kulübün yönetim kurulu toplantısından sonra bir  açıklama yapan Başkan <strong>Ali İpek,</strong> Fenerbahçe&#8217;ye kendi  taraftarlarına dağıtmak üzere 750 adet bilet verdiklerini belirtirken,  şunları söyledi:</p>
<p><strong>Sızarlarsa sonuç kötü olur!</strong></p>
<p>&#8220;Bunun dışında Fenerbahçelilerin bizim taraftarımızın arasına  sızmalarını tavsiye etmiyoruz. Sonuç kötü olabilir. Kapılarda biletleri,  kimliklere bakarak satacağız. Denizlili olmayanlara bilet vermeyeceğiz.  Denizlili olmayıp Denizli&#8217;de oturanlar ise ya muhtarlıklardan ikametgah  belgesi, ya da çalıştıkları kurumlardan belge alarak maça gelsinler.&#8221;</p>
<p>Şehir olarak karşılaşmaya hazır olduklarını belirten <strong>İpek, </strong>&#8220;Pazar  günü Türkiye, Denizlispor&#8217;un nasıl bir takım olduğunu görecek. Aslanlar  gibi mücadele edip, alnımızın akıyla ligde kalacağız&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Stat çevresinde barınamazlar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&#8220;Bileti olmayan F.Bahçe taraftarı Denizli&#8217;ye gelmesin. Onları stat  çevresine yaklaştırmayacağız&#8221; diyen Vali <strong>Gazi Şimşek, </strong>şunları  söyledi: &#8220;F.Bahçe taraftarının, Erciyesspor maçında olduğu gibi stat  dışından takımlarına destek vereceklerini duyduk. Böyle bir şeye izin  vermeyeceğiz.</p>
<p>Kendi imkanlarımızın tamamını kullanıyoruz. İlçelerden de polis  ekipleri çağrıldı. Ayrıca çevre illerden de 400 kişilik takviye gelecek.  Taraftarlar şehre girişlerde aranacak. Grup hareketini önleyeceğiz.&#8221;</p>
<p><strong>15  Mayıs 2006 </strong></p>
<p><strong>Denizli&#8217;de yıkıldılar:1-1</strong></p>
<p><strong>Kanarya, kümede kalmak için canını dişine takarak oynayan  Horozlar&#8217;dan mutlu son vizesi alamadı. M.Keçeli&#8217;nin golüne Tuncay&#8217;la  karşılık veren sarı lacivertliler, şampiyonluğu getirecek vuruşu  yapamayınca sahayı göz yaşlarıyla terk etti.</strong></p>
<p><strong>GÖZ</strong> göre göre şampiyonluk gitti. F.Bahçe Denizli&#8217;de intihar  etti. Ligin son haftasına ikili averajla Galatasaray&#8217;ın önünde giren  sarı lacivertliler, küme düşme hattındaki rakibi ile berabere kalarak,  elindeki şampiyonluğu kaybetti: 1-1.</p>
<p><strong>16 dakika konfeti rötarı</strong><br />
<strong>Futbol</strong> Federasyonu&#8217;nun son hafta maçlarını aynı saatte başlatma  planı tutmadı. Denizlisporlu taraftarlar, geçtiğimiz yıllarda birçok kez  yapılan konfeti atma taktiğini uygulayarak, karşılaşmayı geciktirmeyi  başardı. Seremoni öncesindeki konfeti yağmuru nedeniyle 7 dakika geç  başlayan oyun, aynı gerekçeyle defalarca durduruldu. Karşılaşma bu  nedenle, aynı saatte başlayan diğer maçlardan 16 dakika geç bitti.</p>
<p><strong>15  Mayıs 2006</strong></p>
<p><strong><strong>Cordoba Türkiye defterini kapadı</strong></strong><br />
<strong>Beşiktaş&#8217;ın Kolombiyalı kalecisi Oscar Cordoba, Beşiktaş-Galatasaray  derbisinin son saniyelerinde yediği gol nedeniyle yöneltilen yoğun  eleştirilerin ardından Türkiye serüvenine son verdi. Kolombiyalı kaleci  sabah saatlerinde gittiği Atatürk Havalimanı&#8217;ndan ülkesine uçtu.</strong></p>
<p>Aynı saatlerde havalimanına giden ve ellerinde “Seni hiçbir zaman  unutmayacağız” yazılı döviz bulunan bir grup Beşiktaşlı taraftar da  Cordoba lehine slogan attı. Cordoba, burada yaptığı açıklamada,  Beşiktaş&#8217;tan bu şekilde ayrılmaktan üzgün olduğunu belirterek,  taraftarların yanında olmasından ve kendisine sevgi göstermelerinden  mutluluk duyduğunu ifade etti.</p>
<p>Beşiktaş&#8217;ta mutlu günlerinin geçtiğini belirten Cordoba, şunları  söyledi: “Benim için Beşiktaş önemliydi. Fenerbahçe ve Galatasaray&#8217;ın  son maçlarını dahi izlemedim. Beşiktaş yönetimine ve taraftarlarına  üzüntülü anlar yaşattıysam özür dilerim. Beşiktaş&#8217;ta beni en çok mutlu  eden taraftarların bana ve aileme olan sevgi, saygısıydı. Ülkeme  gidiyorum, işlerimi ayarladıktan sonra 5 Haziran&#8217;da gelip tam olarak  taşınacağım.”</p>
<p>Cordoba, futbola devam edip etmeyeceğinin ise şuan tam belli  olmadığını söyledi. Cordoba, daha sonra taraftarların sevgi gösterisi  eşliğinde saat 06.00&#8242;da Türk Hava Yolları&#8217;na ait tarifeli uçakla  ülkesine gitti.</p>
<p><strong>15  Mayıs 2006 </strong></p>
<p><strong>&#8216;Şampiyonluğu anamızın ak sütü gibi hak ettik&#8217;</strong></p>
<p><strong>Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Gökşen, bu sezon hem resmi  ligin, hem de gönüllerin şampiyonu olduklarını söyledi. </strong><strong>Gökşen,  “Ekonomik sıkıntılar çektik. İnşallah o günleri Allah bir daha bize  yaşatmaz ama o günler bizi motive etti. Bu şampiyonluk anamızın ak sütü  gibi helal” diye konuştu.</strong></p>
<p>Gökşen, Galatasaray olarak şampiyon olurken tüm kesimlerin desteğini  aldıklarını ifade ederek, ”Şampiyonluk kutmalarında çok sayıda  Trabzonsporlu ve Beşiktaşlı vardı. Demek ki biz hem şampiyon olduk, hem  gönüllerin şampiyonu olduk. Hem resmi, hem de gönüllerin şampiyonuyuz.  Herkesin desteğini almamamız da bunun en büyük göstergesi” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman aşımı itirafları &#8211; 1</title>
		<link>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2010 19:37:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Unutma, Unutturma !]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Denizlispor]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Ulusoy]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Seten]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Cavcav]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Özaydınlı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Dereli]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Demirören]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=2783</guid>
		<description><![CDATA[Malum İngiliz hükümeti UFO dosyaları arşivini kamuoyuna açtı. ABD’de de bir yığın karanlık kalmış sırrın, CIA bodrumlarında olduğu söylenir. Kennedy suikastı en başta… Zaten yüksek gizliliğe sahip dokümanlar zaman aşımı sonrası, aralıklarla halka sunulur. Misal şu an soğuk savaş belgeleri internette çocukların oyuncağı halindedir. Varşova Paktı hakkında, CIA deyimiyle “hassas” belgeler de Ocak ayında gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_659" class="wp-caption aligncenter" style="width: 433px"><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/04/dnz_fb3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2792" title="dnz_fb3" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/04/dnz_fb3.jpg" alt="" width="423" height="237" /></a><p class="wp-caption-text">Denizlispor - Fenerbahçe (14 Mayıs 2006)</p></div>
<p>Malum İngiliz hükümeti UFO dosyaları arşivini kamuoyuna açtı. ABD’de de bir yığın karanlık kalmış sırrın, CIA bodrumlarında olduğu söylenir. Kennedy suikastı en başta… Zaten yüksek gizliliğe sahip dokümanlar zaman aşımı sonrası, aralıklarla halka sunulur. Misal şu an soğuk savaş belgeleri internette çocukların oyuncağı halindedir. Varşova Paktı hakkında, CIA deyimiyle “hassas” belgeler de Ocak ayında gün yüzüne çıktı (49 yıl sonra!).</p>
<p>Tabi yine sadece istenenler, büyük biraderleri ve tepedekileri zor duruma sokmayacak olanlar, ancak o gün bilsek bir anlamı olacak kayıtlar çoğunlukla…</p>
<p>Bizim spor medyamız da bu taktiklerde gizli teşkilatları pek aratmıyor. Olaylar gerçekleşirken öyle güzel “sessizleşiyorlar” ki feryat eden kitleler, “komplo manyağı” damgasını yiyerek bu düzene katlanmak zorunda bırakılıyor.</p>
<p>Neden bu konuyu açtığımı sorarsanız:<span id="more-2783"></span></p>
<p>4-5 hafta öncesine kadar ligimizde sorun yoktu. Tek tük sızlanmalar dışında yüksek sesle hakemlerden şikayet eden yoktu (Fenerbahçe hariç). Sadece futbol konuşmak gerekiyordu. Doğrusu buydu. Fenerbahçe’ye verilmeyen penaltılar insanlık haliydi. Anlık hataydı. Fenerbahçe’ye kaybedenler namusuyla kaybediyordu.</p>
<p>Ama ligin üst kısmındaki sıralamalar hafiften netleşince masa ters döndü.</p>
<p>Kopan büyük gümbürtü arasında bazı derin yazılar çıktı ama gözden “kaçtı”, nedense yeterince büyütülmedi.</p>
<p>Biri Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten’e, diğeri de Fanatik Gazetesi müdürü Necil Ülgen’e ait. Necil Ülgen’inkini şimdilik kenarda tutalım.</p>
<p>İbrahim Seten’in röportajını, Hasan Ali Atasoy, salı günkü yazısında hatırlattı (<a href="http://fanatik.ekolay.net/Fenerbahce-Yedirmezler_6_YazarDetay_173868_17.htm">yazının linki</a>).  Evet, 3 Nisan&#8217;da yayınlanmıştı ve biz bile unutup kaçırmıştık gözden. Varın düşünün kamuoyunun halini.</p>
<p>İbrahim Seten demiş ki “Haluk Ulusoy dönemindeki her şey şaibeli “ (<a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25077486/">NTVMSNBC linki</a>). Birkaç örnek vermiş. Ama arkası yok. 4 yıllık Galatasaray şampiyonluk serisini sorgulamak yok. Milli takımdaki yapılanmayı sorgulamak yok. O bahsettiği masa başı muhabbetlerini anlatmak yok. Herşeyi bildikleri halde neden yıllarca bunları sakladıklarını, niye tek satır yazmadıklarını anlatmak yok. Niye şimdiinin cevabı yok. Mesleklerini ayaklar altına almış olmalarının mahcubiyeti, pişmanlığı yok. Sadece bildiklerinin bir kaç damlasını dudaklara damlatmak var. Tabi zaman aşımından sonra, sıcağı sıcağına değil. O  sistemle büyüyüp serpilirken susup, huyuna suyuna gidip ancak yıllar sonra iş bitince kıyısından eleştirip, kolayca “adalet-dürüstlük-samimiyet neferi” ünvanını kapmak var.</p>
<p>Mesela Efes Pilsen’in doping olayı da bu süreci yaşayacak. 7-8 yıl sonra Setenler ve diğerleri çıkıp “ya aslında böyle böyleydi. Herkes biliyordu, Efes Pilsen spor ortamını kirletti” diyecekler. Tıpkı  Fatih Terim futbolunu 10 yıl önce övenlerin veya sadece iyi taraflarıyla yorumlayanların, şimdi o futbolun özündeki “kavga kültürünü, bozma kültürünü, gaz vererek oynatma kültürünü” dillendirmesi gibi&#8230;</p>
<p>Biz de karşılarına dikilip “geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” diyeceğiz&#8230;</p>
<p>Zira gecikmiş dürüstlük gösterilerini sergileyenler, 10 yıl sonra da şu an sakladıklarını dökecekler&#8230;</p>
<p>Bu vesileyle, Fenerbahçe de yine acaip bir sürecin ve ablukanın içine girmişken, Fenerbahçe’nin rakiplerine “namus maçına” çıktıkları baskısı yapılırken, Bursaspor’un ise 2 maçını da galip bitirdiği kabul ettirilirken, 2006 yılıyla ilgili kronolojiyi dökelim dedik. Herkes sadece son hafta oynanan Denizlispor-Fenerbahçe karşılaşmasını konuşur, ama ocaktan itibaren yaşananlar temeldir.</p>
<p>Bakalım “O maç da çok araştırılmadı ve bence o maçta da bir şey vardır” diyen başkaları ne zaman çıkacak?</p>
<p><em>(herşeyi koyamadık. tarihler fikir verir, isteyen gazet arşivlerinden fazlasına ulaşabilir)</em></p>
<p style="text-align: center;">*************</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">03 Ocak 2006</span></strong></p>
<p><strong>Ulusoy-Aydın birleşiyor</strong><br />
Futbol Federasyonu Başkanlığı&#8217;na aday olabilmek için 5 Ocak&#8217;ta Anayasa Mahkemesi&#8217;nden çıkacak kararı bekleyen <strong>Haluk Ulusoy,</strong> dün gece Başkent&#8217;te Ankaragücü Başkanı <strong>Cemal Aydın&#8217;</strong>la akşam yemeğinde buluştu. İkilinin seçimlerde birlikte hareket etme kararı aldıkları ve mahkemeden <strong>Ulusoy </strong>aleyhine karar çıkması durumunda <strong>Cemal Aydın&#8217;</strong>ın başkanlığa aday olacağı belirtildi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">04 Ocak 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Zirveden sonuç yok</strong></p>
<p><strong>Futbol Federasyonu başkanlığı için nabız yoklayan Hasan Doğan, Demirören&#8217;in ardından Canaydın ile yaptığı görüşmeden de net ve olumlu bir yanıt alamadı.</strong></p>
<p><strong>FUTBOL </strong>Federasyonu&#8217;nun mevcut yönetiminin Başkanvekili olan ve adı 19-20 Ocak&#8217;ta yapılacak Genel Kurul&#8217;da başkanlık için geçen <strong>Hasan Doğan,</strong> kulüp başkanlarıyla görüşmelerini sürdürüyor ve destek arıyor. İki gün önce Beşiktaş Başkanı <strong>Yıldırım Demirören </strong>ile biraraya gelen <strong>Hasan Doğan </strong>önceki gece de Galatasaray Başkanı <strong>Özhan Canaydın </strong>ile görüştü. Ancak <strong>Hasan Doğan </strong>başkanlık için adaylığı konusunda iki kulüp başkanı ile yaptığı görüşmeden de net ve olumlu sonuç alamadı.</p>
<p><strong>Yıldırım Demirören, Hasan Doğan </strong>ile yaptığı görüşmede siyah beyazlı kulüp olarak <strong>Haluk Ulusoy </strong>ismi üzerinde durduklarını söyledi. Galatasaray Başkanı <strong>Özhan Canaydın </strong>ise <strong>Doğan&#8217;</strong>a net bir yanıt vermedi. Aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı olan <strong>Canaydın,</strong> Kulüpler Birliği&#8217;nin yarın toplanarak başkan adayları konusunda görüş alış-verişinde bulunacağını söyledi. <strong>Canaydın,</strong> Kulüpler Birliği&#8217;nin toplantısı sonrası destekleyecekleri adayın belirleneceğini belirtti.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">04 Ocak 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Biz kobay değiliz</strong><br />
&#8220;Türkiye&#8217;de futbol olacaksa, Beşiktaş büyük takım olarak her zaman kalacaktır. Hakemlerin, Beşiktaş&#8217;a olan bakışı değişmeli. Hakeminize güvenmiyorsanız orada öfke başlar. Fenerbahçe&#8217;nin tutumu kaosa sürükler.&#8221;<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">05 Ocak 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Haluk Ulusoy&#8217;a adaylık yolu açıldı</strong><br />
Anayasa Mahkemesi, Futbol Federasyonu Başkanlığı için “yüksekokul mezunu olma” şartını arayan yasa hükmünü iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">07 Ocak 2006</span></strong></p>
<p><strong>Kulüpler &#8216;Ulusoy&#8217; dedi</strong><br />
Kulüpler Birliği, 3.5 saatlik toplantıda, Haluk Ulusoy ile Ayhan Bermek ismi üzerinde tartıştı. Oylamada <strong>14-3</strong> Ulusoy, üstünlük sağladı.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">24 Ocak 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Kavga bitmiyor</strong><br />
Doğan, Ulusoy&#8217;un seçimleri kazanmasında Albayrak ve Gökçek&#8217;in etkili olduğunu söyledi ve ikili için &#8216;CHP&#8217;ye geçtiler de haberimiz mi olmadı?&#8221; dedi. Gökçek ise bir toplantıda Hasan Doğan&#8217;ın etek giyebileceğini ima ettiğini açıkladı.<strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">27 Ocak 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Tahkim&#8217;in bombası patladı</strong><br />
Anayasa Mahkemesi&#8217;nden Ulusoy ile ilgili kararın çıkmasında büyük rol oynayan ve kendisine Tahkim Kurulu Başkanlığı sözü verilen Tanju Güvendiren, kurulun kendi içinde yaptığı oylamada başkan seçilemeyince ortalık karıştı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>(Samsunspor-Fenerbahçe maçı ertesi, Fenerbahçe lehine verilen penaltı kararı ve kaleciye kırmızı kart çıkması üzerine. tahmin edeceğiniz gibi medyada kıyamet kopmuştu):</em></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">14 Şubat 2006</span></strong></p>
<p><strong>İnadına şampiyon!</strong></p>
<p>Galatasaraylı yönetici Fatih Gökşen, &#8220;Oyuncularımız; hakem hatalarını, kayırmayı ve parasızlığı bir kenara bırakarak şampiyon olacaklardır&#8221; dedi</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">1 Mart 2006</span></strong></p>
<p><strong>Canaydın: Hakem hatalarında da cezalarda da çifte standart var</strong></p>
<p>Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, &#8220;Yanlışlıkların damgasını vurduğu haksız puanlara, adeta her hafta yenileri eklenmektedir. Sadece hakem hataları değil, oyuncularımıza verilen cezalarla da çifte standart örnekleri sergilenmektedir&#8221; dedi</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">24 Mart 2006</span></strong></p>
<p><strong>Aslan rapor aldı!</strong></p>
<p>Galatasaray derbideki olaylar yüzünden PFDK&#8217;ya sevk edildi. Hakem Bülent Demirlek, 4. hakem ve federasyon temsilcileri olayları bütün detaylarıyla rapor ederken, 1 maç seyircisiz oynama cezası alması beklenen Cim-Bom&#8217;dan savunması istendi</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">25 Mart 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Utanç raporu</strong></p>
<p>Sahanın içine tam 221 adet yabancı madde atıldı. 78 kez Fenerbahçe&#8217;ye küfür edildi. 9 adet ses bombası patlatıldı, 5 kez Bengal Ateşi yakıldı. Tribündeki onlarca koltuk kırıldı.</p>
<p><strong><a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4143071&amp;tarih=2006-03-25">http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4143071&amp;tarih=2006-03-25</a></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">26 Mart 2006</span></strong></p>
<p><strong>Özaydınlı sert çıktı</strong></p>
<p>Kulüp ismi vermemesine rağmen şampiyonluk yolundaki rakipleri Galatasaray&#8217;ı kasteden Özaydınlı, “3-4 aydır bir kulübün fakir-fukara edebiyatı yaptığını” söyledi. Özaydınlı, “Halkımızın mazlumun yanında yer alması gibi, hakemler de bu fakir-fukara edebiyatından etkileniyor. Bu bilerek olmuyor, ama istemeden de olsa etkileniyorlar. Bugüne kadar sustuk, iki yıldır konuşmamayı etik kurallar gereği kararlaştırdık, ama biz sustukça bazı yanlışlar oluyor” diye konuştu.</p>
<p>Özaydınlı, “Kendisinin bile &#8216;paralarımızı alamıyoruz&#8217; sözlerinden etkilendiğini ve oyuncular için zaman zaman &#8216;vah zavallılar&#8217; dediğini” belirterek, şöyle devam etti:“Ancak sonra birçok Anadolu kulübünün, fakir-fukara edebiyatı yapan bu kulüpten çok daha kötü şartlarda mücadele ettiği ve kesinlikle şikayetçi olmadığı aklıma geliyor. Futbolcuların maaşları verilemiyormuş. Bu kulüp zor şartlarda mücadele ediyormuş, aciz durumdaymış. Bu edebiyattan hakemler de ister istemez etkileniyor. Fenerbahçe olarak maçlardan önce ve sonra konuşmuyoruz. İki sezondur bu tavrımızı sürdürüyoruz, ama artık bazı gerçeklere kamuoyunun dikkatini çekmenin zamanı geldi. Bu açıklamayı yapmamın sebebi de budur.”</p>
<p>“Galatasaray Kulübü&#8217;nün bir idarecisinin geçen hafta sonunda kendilerini zorlayan bir takımın iyi oynamasını bazı şeylere bağlama imasında bulunduğunu” kaydeden Murat Özaydınlı, “Bu konuda Futbol Federasyonu&#8217;nu göreve davet ediyorum. Burada ne kastediliyor? Federasyon bunun araştırmasına hemen başlamalı” dedi.</p>
<p>YAYINCI KURULUŞA ELEŞTİRİ</p>
<p>“Fenerbahçe ile ilgili olayların çok abartıldığını” ileri süren Özaydınlı, “Denizlispor, dün Galatasaray karşısında çok güzel mücadele etti. Takdirle karşılıyoruz. Ancak böyle bir şampiyonluk yarışında, bizim bir rakibimiz kendi kalesine gol atsa, kim bilir bu nasıl büyütülürdü. Ortalık ayağa kalkardı” diye konuştu.</p>
<p>Yayıncı kuruluş Lig TV&#8217;yi de eleştiren Özaydınlı, şöyle konuştu:</p>
<p>“Yayıncı kuruluş, Galatasaray maçından 1,5 saat sonra oyuncumuz Tuncay Şanlı&#8217;nın seyircilerimizle birlikte yaptığı bir tezahüratı yayınladı ve ceza kuruluna sevk edilmesine neden oldu. Bu Karıncaezmez Şevki&#8217;den bu yana gelen bir tezahürattı. Yayıncı kuruluş bunu yaparken, başkanımıza bütün bir maç boyunca yapılan küfürlerin sesini ise kısıyor.”</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">28 Mart 2006 </span></strong></p>
<p><strong>G.Saray&#8217;a 1 maç seyircisiz oynama cezası</strong></p>
<p>Galatasaray&#8217;a, F.Bahçe ile oynanan Fortis Türkiye Kupası&#8217;nda çıkan olaylarla ilgili olarak 1 maç seyircisiz oynama cezası verildi. Sarı kırmızılılar yarınki Ankaragücü maçını seyircisiz oynayacak.</p>
<p>Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Türkiye Kupası çeyrek final ikinci maçında Fenerbahçe ile oynanan karşılaşmada sahaya atılan yabancı maddeler nedeniyle Galatasaray&#8217;a 1 maç seyircisiz oynama cezası verdi.<br />
Sarı-kırmızılı takım, 1 maç seyircisiz oynama cezasını, yarın 19. hafta erteleme maçı olan Ankaragücü karşılaşmasında çekecek.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">04 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Kaleci Gökhan&#8217;dan şike iddialarına sert yanıt</strong></p>
<p><strong>Gençlerbirliği&#8217;nin kalecisi Gökhan, Galatasaray maçında Necati&#8217;nin kullandığı penaltı öncesinde rakibine yaptığı el hareketlerine açıklık getirerek, “Necati&#8217;ye yaptığım hareket sadece şaşırtmaya yönelikti” dedi.</strong></p>
<p>Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri&#8217;ndeki basın toplantısına katılan Gökhan, konuyla ilgili olarak çarpıcı açıklamalar yaptı.</p>
<p>Pozisyonda art niyet arandığını ifade eden Gökhan, “4-5 kişinin oturduğu bir yerde 1 kişi böyle düşünüyorsa, art niyetlidir. Kanı bozuktur. Kusura bakmasın benim kanım bozuk değil. Haram yememişimdir. Şike yaptı diyorlarsa, Galatasaray&#8217;ın zaten parası yok. Olsa kendi futbolcularının paralarını verirler. Açıklanacaksa, durum budur” diye konuştu.</p>
<p>“İnsanlar dışarıdan nasıl görüyorlarsa öyle de yargılayabilirler” diyen Gökhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önemli değil. Benim alnım ak, başım dik. Ahmet Çakar hocamız da dün gece &#8216;Dananın altında timsah arıyorlar&#8217; dedi. Bence eşek arıyorlar. Hatta eşek ölüsü arıyorlar. Bu derece söylenilmeyecek sözler söylüyorlar. Türkiye&#8217;nin bunca derdi, sıkıntısı varken, futbolun geriye doğru gidişi varken, bu tip şeylerden medet umanlar utansın diyorum ki bizim UEFA şansımız var. UEFA&#8217;yı hedefleyen takımın kalecisi, &#8216;şike yapmıştır, maçı satmıştır&#8217; düşünmek değil, aklıma bile getirmek istemiyorum. Kalbim ferah, rahatım.”</p>
<p>Necati&#8217;ye yaptığı hareketin tamamen şaşırtmaya yönelik bir durum olduğunu vurgulayan Gökhan, “Necati&#8217;ye solu gösterince, sağa atar diye düşündüm. Ben de sağıma atlayacaktım. Sağ göstermiş olsam, soluma atlayacaktım. Keşke penaltıları kurtarsaydım. O zaman da Necati&#8217;ye mi yükleneceklerdi? <strong>Bıraksınlar bu işi. Adamlar şampiyonluğa gidiyor. Adamlar alınlarının aklarıyla gidiyorlar</strong>” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gökhan, kendisinin Galatasaraylı futbolcuları desteklediğini belirterek, şöyle devam etti: “Bu kadar parasızlık, maddi sıkıntı içerisinde insanlar var gücüyle çalışıyorlar. İnsanların yenilmeye tahammülleri yok. Hırsları belli. 2-0, 3-0 olmuş, hırsları belli. En azından Galatasaray&#8217;ı rahat bıraksınlar. Sebep, neden aramasınlar. Köstek olmasınlar. Adamlar orada çıkıp da Galatasaraylı futbolcuları alınlarından öpeceklerine, şampiyonluğa giden yolda onlara bari zulmetmesinler.” &#8230;</strong></p>
<p>Gençlerbirliği&#8217;nin başarılı savunma oyuncusu Fredrik Risp, Galatasaray maçında Hakan Şükür ile girdiği ikili pozisyon sonrasındaki penaltı kararının hatalı olduğunu söyledi.</p>
<p>Galatasaray karşısında sahadan yenik ayrıldıklarını, ancak kendileri açısından olumlu bir karşılaşma olduğunu belirterek, ”Kesinlikle penaltı değil. Hakan Şükür kendisini yere bırakmayı tercih etti. &#8216;Üç Büyükler&#8217; olarak adlandırılan kulüplerden birisi ve evinde olması nedeniyle hakem hatalı karar verdi. Yapacak bir şey yok. Hayat devam ediyor. Türkiye&#8217;de bunlara yeni yeni alışıyorum” dedi&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">5 Nisan 2006</span></strong></p>
<p><strong>&#8216;Ben, Yıldırım düşmanıyım&#8217;</strong></p>
<p>Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, Deniz Barış için verilen 850 bin Euro&#8217;luk üç adet çeke Fenerbahçe tarafından tedbir konulması üzerine açtı ağzını, yumdu gözünü, Milliyet&#8217;e çarpıcı açıklamalarda bulundu.<br />
Fenerbahçe camiasıyla değil yönetimiyle sorunları olduğunu belirten Cavcav, &#8220;Bana soruyorlar niye Fenerbahçe düşmanlığı yapıyorsun diye. Ben Fenerbahçe düşmanı değilim kardeşim. Aziz Yıldırım düşmanıyım. Adam federasyonu idare ediyor, Tahkim Kurulu deviriyor, şimdi de kalkmış &#8216;Cavcav&#8217;ı bir şartla affederim, Gençlerbirliği başkanlığını bıraksın diyormuş&#8217;. Sen kimsin derler adama. Ey Erganili Aziz Yıldırım, sen kimsin de başkanlıktan ayrılmamı şart koşuyorsun? Bir stat yaptım diye herkesi kendine düşman etti. Bir zamanlar Ali Şen&#8217;e kızardık. Allahı varmış. Aziz Yıldırım elli Ali Şen oldu başımıza&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Avukatımı dinlemedim&#8221;</strong><br />
Deniz Barış&#8217;ın oynaması için izin verdikleri aşamada Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir&#8217;in sözüne güvendiğini söyleyen Cavcav şöyle devam etti:<br />
&#8220;O söz verdi diye avukatımı bile dinlemedim. O gün izin vermeseydik, Deniz Milan maçında forma giyemeyecekti. Özdemir &#8216;Allah senden razı olsun&#8217; dedi. Şubat ayında bankaya gittik ilk çeki bozdurmak için. Bir baktık ki, üç çeke de tedbir koymuşlar. Nihat&#8217;a &#8216;Bu nedir ?&#8217; dedim. &#8216;Başkanvekili olarak sözümü yerine getiremedim açıklamasını yap, bu parayı kendi cebimden Gençlerbirliği kasasına koyacağım&#8217; diye konuş dedim. &#8216;Çünkü senin sözüne adamlığına itibar ettim, inandım, güvendim ve protokol yapmadım. Ortada tek suçlu var o da ben İlhan Cavcav&#8217;ım ve bedelini ödeyeceğim&#8217; dedim. Bana &#8216;Aziz Yıldırım ödetmiyor&#8217; dedi. &#8216;O zaman çık sen öde&#8217; dedim. &#8216;Haklısın ben seni arayacağım&#8217; dedi. 20 gün oldu. Ne arayan, ne soran var&#8221;.</p>
<p><strong>&#8220;Ulusoy&#8217;u aradım&#8221;</strong><br />
Futbol Federasyonu&#8217;na başvurduğunu ve Fenerbahçe&#8217;nin yayın gelirlerinden paranın tahsil edilmesini istediğine işaret eden Cavcav şunları söyledi:<br />
&#8220;Konuyu FIFA&#8217;ya götürürsek hakkımızı alırız. Ama federasyonun, zaten FIFA ile başı dertte. Hani bir ata sözü vardır &#8216;Etme bülbül etme, bir dert de sen katma&#8217; diye. Biz de federasyonun başını oralarda ağrıtmamak için bu yola başvurmadık. Deniz&#8217;in sözleşmesinin askıya alınmasını istedik. Üç hafta oldu hiçbir işlem yapmıyorlar, karar veremiyorlar. Haluk Ulusoy&#8217;u arıyorum, &#8216;Konuyu biliyorum&#8217; diyor. Herhalde sezon sonunu görüp Fenerbahçe&#8217;nin, Deniz Barış ile yollarını ayırmasını bekliyorlar. Deniz oynuyor, Fenerbahçe puanları topluyor, Gençlerbirliği ise parasını alamadığı için bakıyor&#8221;.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">6 Nisan 2006</span></strong></p>
<p><strong>Aslan&#8217;ın karnı doydu</strong></p>
<p><strong>Galatasaray Yönetimi sözünü tuttu, aylardır alacaklarına kavuşmayı bekleyen futbolculara 3 milyon dolar dağıttı. Başkan Yardımcısı Adnan Polat, Florya&#8217;da parayı nakit olarak ödedi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Galatasaray&#8217;da yeni dönem</strong><br />
Bu arada son dört yılda üstlendiği ağır görevler nedeniyle yorgun düşen Başkan Özhan Canaydın&#8217;ın artık perde arkasına geçeceği bildirildi. Başkan Canaydın, görev dağılımı yapılırken Adnan Polat&#8217;a, mali ve sportif işlerden sorumlu başkan yardımcılığının yanı sıra futbol şube sorumluluğu ve basın sözcülüğü görevlerini de yükleyerek geri plana çekildi.<br />
Mevcut durumda mali ve sportif işlerin sorumluluğunu üstlenen Adnan Polat, yardımcılarıyla birlikte Galatasaray&#8217;ı başkan yetkileriyle yönetecek. Sarı &#8211; kırmızılı kulüpte son sözü ise yine Özhan Canaydın söyleyecek.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">07 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Bu maç niye İzmir&#8217;de</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bizim Vestel Manisa ile oynayacağımız maçı İzmir&#8217;e almayan federasyon, Diyarbakırspor&#8217;un karşı çıkmasına rağmen G.Saray karşılaşmasını o kentte oynatıyor. F.Bahçe olarak bunun nedenini çok merak ediyoruz.&#8221;</strong></p>
<p><strong>FENERBAHÇE </strong>İkinci Başkanı <strong>Nihat Özdemir, </strong>Galatasaray&#8217;ın Diyarbakırspor ile oynayacağı maçı İzmir&#8217;e alan Futbol Federasyonu&#8217;na ateş püskürdü. Federasyonun aynı olaylarda birbiriyle çelişen kararlar aldığını vurgulayan <strong>Özdemir, </strong>şunları söyledi:</p>
<p><strong>&#8220;Fenerbahçe camiası olarak son günlerde yaşanan bazı olaylardan çok rahatsızız. Önümüzdeki hafta Vestel Manisaspor ile oynayacağız. Hem biz, hem onlar, maçı İzmir&#8217;de oynamak istiyoruz. Ancak Futbol Federasyonu yönetimi nedense kabul etmeyip, karşılaşmanın Manisa&#8217;da oynanacağını açıkladı. Aynı federasyon, 2 maç saha kapama cezası alan Diyarbakırspor&#8217;un Galatasaray ile oynayacağı karşılaşmayı İzmir&#8217;e aldı.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>D.Bakır&#8217;ın cezası niye 1 maça indi?</strong></p>
<p>Üstelik Diyarbakırspor Kulübü, Gaziantep, Adana veya Elazığ&#8217;da oynamak istediğini bildirmesine rağmen&#8230; Vestel Manisa-Fenerbahçe maçını, iki takım da istemesine rağmen İzmir&#8217;de oynatmayan federasyonun, Diyarbakır-Galatasaray maçını neden o kente aldığını çok merak ediyoruz. Diyarbakır&#8217;ın sahası 2 maç kapatılmıştı. Acaba Galatasaray karşılaşması İzmir&#8217;e alındı diye mi, ceza 1&#8242;e düşürüldü?&#8221;</p>
<p><strong> </strong><strong>Bütün maçları kazanacağız</strong></p>
<p><strong>Denizlispor maçına da değinen Nihat Özdemir, elde ettikleri 4-0&#8242;lık galibiyetle finale yükselmeyi büyük ölçüde garantilediklerini söyledi. Özdemir, &#8220;Bu skor finale kaldığımız anlamına gelebilir ama önümüzde 90 dakika daha var. Temkini elden bırakmıyoruz. Türkiye Kupası&#8217;nda nasıl şampiyonluğa koşuyorsak, ligde de şampiyonluk için mücadele ediyoruz. Futbolcularımız sahaya bu bilinçle çıkıyor. Gerek kupadaki, gerekse ligdeki bütün maçlarımızı kazanarak sezonu çifte kupayla kapatmak istiyoruz&#8221; diye konuştu.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">08 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Fener ayaklandı</strong></p>
<p><strong>&#8220;Deniz Barış konusunda bize Tahkim&#8217;e gidecek zaman bile bırakmadılar&#8221; yorumunu yapan Fenerbahçeli yöneticiler, Ulusoy&#8217;dan G.Saray&#8217;a verilen 1.5 milyon dolarlık avansın kendilerine de ödenmesini isteyecek.</strong></p>
<p><strong>HALUK Ulusoy </strong>federasyonu yine çok tartışılacak kararlar aldı. Dün İstanbul&#8217;da toplanan federasyon yönetim kurulu, özellikle Fenerbahçe&#8217;nin büyük tepkisini çekecek icraatlara imza attı&#8230;</p>
<p>Öncelikle sarı lacivertli kulübün çok istediği <strong>&#8216;yabancı sayısı artırılsın&#8217; </strong>teklifini kabul etmeyen federasyon, halen geçerli olan 6 yabancı futbolcu uygulamasının 2006-2007 sezonunda da aynen uygulanmasını kararlaştırdı.</p>
<p><strong>Karar niye cuma günü açıklandı?</strong></p>
<p>Fenerbahçe&#8217;nin tepkisini çeken ikinci karar <strong>Deniz Barış</strong> konusunda alındı. Gençlerbirliği&#8217;nden sorunlu ayrılan sarı lacivertli futbolcunun lisansı ikinci kez askıya alındı. Bu kararın cuma günü mesai saati bitiminden sonra açıklanması, Fenerbahçe yönetimi tarafından manidar bulundu. Sarı lacivertliler, <strong>&#8220;Önümüz hafta sonu olduğu için bu karara itiraz edemeyeceğiz. Dolayısıyla Deniz Barış&#8217;ı pazar günkü Sivasspor maçında oynatma şansımız yok. Federasyon bu konuda bize Tahkim Kurulu&#8217;na gidecek zaman bile bırakmadı&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p><strong>Yıldırım basın toplantısı yapacak</strong></p>
<p><strong>Haluk Ulusoy</strong>&#8216;un en çok tartışılan icraati ise, taraftarı olduğu Galatasaray Kulübü&#8217;nü maddi açıdan rahatlatmak için özel bir düzenleme yapması oldu. <strong>Ulusoy, </strong>sarı kırmızılı yöneticilerin isteği üzerine, mayıs ayında ödenmesi gereken naklen yayın parasını bir ay önceden ödedi. Fenerbahçeli yöneticiler bu konudaki tepkilerini, <strong>&#8220;Bizim paraya ihtiyacımız yok. Ama madem Galatasaray&#8217;a veriyorsunuz. </strong><strong>O zaman biz de para isteriz. Galatasaray&#8217;ın ne ayrıcalığı var?&#8221; </strong>diye dile getirdi. <strong>Haluk Ulusoy </strong>ise konuyla ilgili soruya, <strong>&#8220;İhtiyacı olan kulüplere bu tür yardımlarda bulunuyoruz. Galatasaray&#8217;ın herhangi bir ayrıcalığı yok. Olayı büyütüyorlar&#8221; </strong>cevabını verdi. Fenerbahçe Başkanı <strong>Aziz Yıldırım&#8217;</strong>ın bugün konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">08 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Medyaya değil bize konuş</strong></p>
<p>&#8220;Malatya ve Gaziantep&#8217;i Diyarbakırspor, Adana ve Elazığ&#8217;ı da statları müsait olmadığı için biz istemedik. Geriye alternatif olarak Ankara ve İzmir kalmıştı.&#8221;</p>
<p>FENERBAHÇE İkinci Başkanı Nihat Özdemir&#8217;in, &#8220;Diyarbakırspor-Galatasaray maçı niye İzmir&#8217;e alındı?&#8221; sorusuna Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy&#8217;dan cevap geldi. Futbol Federasyonu Araştırma, Planlama, Eğitim ve Geliştirme Koordinatörü Gündüz Tekin Onay&#8217;ın dün medya kuruluşlarının temsilcilerine verdiği kahvaltıda soruları yanıtlayan Ulusoy, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Bazı kulüp yöneticileri bize hiçbir şey sormadan direkt medyaya konuşuyor. Diyarbakırspor yönetimi, Malatya ve Gaziantep&#8217;in takımlarının da düşme potasında olması yüzünden Galatasaray maçının bu şehirlerde oynanmasını istemedi. Adana ve Elazığ&#8217;ı biz istemedik, çünkü statları elverişli değildi. Geriye alternatif olarak Ankara ve İzmir kaldı. Biz bütün kulüplere eşit mesafedeyiz. Diyarbakır Valiliği, Diyarbakırspor-Fenerbahçe maçının iptalini istedi. Eğer iptal etseydik, o maç başka bir tarihte seyircili oynanacaktı. Bizim Fenerbahçe&#8217;ye karşı bir tavrımız olamaz.&#8221;<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">08 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>G.Birliği&#8217;nin parası verilene kadar Deniz&#8217;e futbol yasak</strong></p>
<p><strong>FUTBOL </strong>Federasyonu Başkanvekili <strong>Affan Keçeci, </strong>F.Bahçeli <strong>Deniz Barış</strong>&#8216;ın lisansının, G.Birliği&#8217;nin itirazı üzerine askıya alındığını söyledi. G.Birliği ile yaptığı özel sözleşmeden kaynaklanan parayı ödemediği için Tahkim Kurulu tarafından lisansı daha önce iptal edilen <strong>Deniz</strong>&#8216;in, kulüplerin aralarında anlaşması nedeniyle oynayabildiğini hatırlatan <strong>Keçeci, &#8220;G.Birliği, bu mutabakat çerçevesinde kendilerine verilen 3 adet çeke F.Bahçe tarafından mahkemeden ihtiyati tedbir kararı koydurulduğu iddiasıyla başvurdu.</strong> <strong>Biz de borç ödeninceye kadar Deniz&#8217;in lisansını askıya alma aldık&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">08 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Polat:Fener panikte</strong></p>
<p><strong>Galatasaray Asbaşkanı Adnan Polat, &#8220;Fenerbahçe&#8217;nin son dönemde paniklemesine ve &#8216;Adalet istiyoruz&#8217; demelerine anlam veremiyorum. Fenerbahçe zaten iyi takım. Şanslar % 50-50&#8243; dedi.</strong></p>
<p><strong>GALATASARAY </strong>Asbaşkanı ve Futbol Komitesi Başkanı <strong>Adnan Polat,</strong> F.Bahçe&#8217;nin panikte olduğunu ve bunu anlayamadığını söyledi. <strong>Polat,</strong> <strong>&#8220;F.Bahçe&#8217;nin son dönemde paniklemesine ve </strong>&#8216;Adalet istiyoruz&#8217; <strong>demelerine anlam veremiyorum. F.Bahçe zaten iyi takım.</strong> <strong>Son haftalarda iyi futbol oynuyor.</strong> Centilmence bir şampiyonluk yarışı sürüyor. Şanslar % 50-50. Aynı centilmenlik sezon sonuna kadar sürmeli&#8221; dedi. <strong>Polat,</strong> F.Bahçe cephesinden Diyarbakır maçının İzmir&#8217;e alınmasıyla ilgili tepkilerin muhattabı olmadıklarını belirterek şöyle devam etti: <strong>&#8220;Sonuçta kararı veren federasyon. F.Bahçe de seyircisiz maçı Malatya&#8217;da oynadı. O kararı F.Bahçeliler mi aldı? Biz ağzımızı açmadık. </strong>V.Manisaspor&#8217;la önümüzdeki hafta oynayacakları maçın İzmir&#8217;e alınmasıyla ilgili talepleri var. <strong>Biz V.Manisaspor&#8217;la İzmir&#8217;de karşılaştığımızda rakibimizin stadı bakımdaydı. Müsabaka zorunluluk nedeniyle İzmir&#8217;de oynandı. O günkü şartlarla bugünkü şartlar aynı değil. Elmalarla armutlar karıştırılmasın. Kendileri mi federasyon adına karar vermek istiyorlar.&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong>F.Bahçe&#8217;ye bir yemek davetinde de bulunan <strong>Polat, &#8220;F.Bahçe yönetimi, teknik kadro ve futbolcularını gelecek sezon Ali Sami Yen&#8217;de oynayacağımız maçtan bir gün önce G.Saray yönetimi, teknik kadrosu ve futbolcuları olarak bir yemekte ağırlamak istiyoruz. Bu teklifi gelecek sezon da tekrarlayacağım. &#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">8 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Fener&#8217;in stadı kapatılsın</strong></p>
<p><strong>Ergun Gürsoy, &#8220;Kaide neyse uygulanacaktır. Eğer bir su bardağı sahaya atılınca saha kapatılıyorsa burada da öldürme, kesme özelliğine sahip koltuklar atılmıştır. Yürekli idareciler varsa cezayı göreceğiz&#8221; dedi.</strong></p>
<p><strong>G.SARAY </strong>Kulübü eski 2. Başkanı Ergun Gürsoy, sarı kırmızılı takımın hafta sonunda Fenerbahçe ile yapacağı maçta herhangi bir olayın olacağını düşünmediğini söyledi.</p>
<p>Hilton Oteli&#8217;nde bir toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gürsoy, bir gazetecinin &#8220;Derbi maçta 90 dakika tamamlanamaz diyenler var, bu konuda ne diyorsunuz?&#8221; sorusu üzerine, &#8220;90 dakika niye tamamlanamasın? Madem Avrupa&#8217;yı hedefliyoruz, stadımız Avrupa stadı, sezon başından beri seyirci efendi bir şekilde maç izliyor. Bir maçta mı kendini bozacak? Böyle bir şeyin olacağına inanmıyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Gürsoy, Vestel Manisaspor-Fenerbahçe maçında çıkan olaylarla ilgili olarak, &#8220;Kaide neyse uygulanacaktır. Eğer bir su bardağı sahaya atılınca saha kapatılıyorsa burada da öldürme, kesme özelliğine sahip koltuklar atılmıştır. Yürekli idareciler varsa cezayı göreceğiz&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>Demirören&#8217;e destek</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong>Ergün Gürsoy, Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören&#8217;in açıklamalarıyla ilgili olarak da &#8220;(Konuşan Türkiye) diyoruz. Bunlar olabilir. Hissettiğini paylaşmıştır, bu demek değildir ki &#8216;Beşiktaş Galatasaray&#8217;a yenilecek&#8217;. Daha önce ben &#8216;Trabzonspor&#8217;un şampiyon olmasını istiyorum&#8217; demiştim. Ama biz Trabzonspor&#8217;u deplasmanda 4-1 yendik&#8221; şeklinde konuştu<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #800000;">09 Nisan 2006 </span></strong></p>
<p><strong>Fener düşmanları</strong><br />
<strong>&#8220;Futbolcumuzun lisansının askıya alınması, yargı kararlarının hiçe sayılmasıdır ve anayasal bir suçtur. Mevcut federasyon, kulübümüz ile ilgili her önüne gelen her konuyu kulübümüz aleyhine kullanılacak bir fırsat olarak görmektedir.&#8221;</strong></p>
<p><strong>FENERBAHÇE </strong>Kulübü, <strong>Deniz Barış</strong>&#8216;ın lisansının askıya alan Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu&#8217;na öfke saçtı. <strong>Deniz </strong>ile ilgili kararın <strong>&#8216;yargı kararlarının hiçe sayılması ve yargı kararlarına muhalefet etme&#8217; </strong>anlamına geldiğini savunan sarı lacivertliler, federasyon yönetiminin Fenerbahçe düşmanı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Kulübün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu&#8217;nun önceki gün verdiği kararla, yargı kararlarına aykırı eylem ve işlem tesis ettiği ileri sürülerek, şöyle denildi:</p>
<p><strong>&#8220;Anayasal suç işleyen Futbol Federasyonu&#8217;na karşı kulübümüz ve futbolcumuz doğmuş, doğacak tüm yasal haklarını son dereceye kadar kullanacaktır. Anayasal suç niteliği bir yana bırakılırsa cuma günü saat 18.00 </strong>(Hafta sonu tatilinin başladığı saatlerde) <strong>kulübümüze tebliğ olunan bu kararın bir uyuşmazlığın çözümünü sağlamaktan ziyade, ortaya çıkan durumdan istifade edilerek her halükarda futbolcumuzu kulübümüzün pazar günkü müsabakasında oynatmamaya yönelik olarak ve özellikle bu saatte verilmiş olduğu aşikardır. Görevdeki federasyon kulübümüz ile ilgili önüne gelen her konuyu kulübümüz aleyhine kullanılabilecek bir fırsat olarak değerlendirmektedir.&#8221;</strong></p>
<p>Açıklamada, iki taraf arasında devam eden dava sonuçlanıncaya kadar, uyuşmazlığa konu olan tazminat miktarının ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar bulunduğu, uyuşmazlığın özel hukuka tabii olduğu ve adli yargının görev alanına girdiği de ifade edildi.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>09 Nisan 2006</strong></span></p>
<p><strong>Kimse bize savaş açamaz</strong></p>
<p>Futbol Federasyonu ile Fenerbahçe arasındaki gerilim giderek tırmanıyor&#8230; Deniz Barış&#8217;ın lisansının askıya alınması, Galatasaray&#8217;a federasyon bütçesinden para yardımı yapıldığı iddiaları ve 6 yabancı uygulamasının aynen devam ettirilmesi nedeniyle sarı lacivertli yönetimin ağır eleştirilerine hedef olan federasyon başkanı Haluk Ulusoy, milli maçlar için gittiği Bakü&#8217;de sert açıklamalar yaptı.</p>
<p><strong>…</strong></p>
<p><strong>Ulusoy, </strong>Galatasaray Kulübü&#8217;ne, Futbol Federasyonu&#8217;nun açıktan para yardımı yaptığı yönündeki söylentilerle ilgili olarak da<strong> &#8220;Galatasaray Kulübü&#8217;ne yardım için verdiğimiz hiçbir para yok. Bahsedilen para daha önce Galatasaray&#8217;ın hak ettiği bir paradır. Biz bunu verdik. Şimdi de hak eden kulübümüz varsa, o kulübümüze hak ettiği parayı vermekten mutluluk duyarız. Çünkü, kulüplerimiz bizim her şeyimiz&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p>…</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>09 Nisan 2006</strong></span></p>
<p><strong>Artık Fener&#8217;in dediği olmayacak</strong></p>
<p><strong>Suskun kalmamızdan aciz olduğumuz anlamı çıkarılmasın. Türk futbolunun önünü açmak için yabancı sayısının artırılmasını önledik. Beşiktaş, Türkiye Kupası&#8217;nı kazanacak güçte. Tüm sıkıntılarına karşın şampiyonluk yarışında Galatasaray daha şanslı.</strong></p>
<p>B<strong>EŞİKTAŞ </strong>Kulübü Başkanı <strong>Yıldırım Demirören, </strong>belindeki şiddetli ağrılara rağmen hasta yatağında suskunluğunu Hürriyet&#8217;e bozarken F.Bahçe&#8217;yi ve sarı lacivertli kulübün başkanı <strong>Aziz Yıldırım</strong>&#8216;ı topa tuttu.</p>
<p>Eşi <strong>Revna Hanım, </strong>hastalığı nedeniyle bir haftadır yataktan kalkamayan <strong>Yıldırım Demirören&#8217;</strong>in baş ucundan bir an olsun ayrılmıyor. Anadoluhisarı&#8217;ndaki evinde ziyaret ettiğimiz Beşiktaş Kulübü Başkanı&#8217;nın gözleri doldu. <strong>&#8220;Geçmiş olsun&#8221; </strong>dileğimize tebessümle karşılık veren <strong>Demirören, </strong>söze <strong>&#8220;Artık F.Bahçe&#8217;nin dediği olmayacak&#8221; </strong>diye başladı ve ekledi:</p>
<p>&#8220;Türk futbolunun geleceğini düşünerek kulüp başkanları olarak Futbol Federasyonu Başkanı <strong>Haluk Ulusoy</strong>&#8216;la bir toplantı yaptık. Yabancı oyuncu sayısının artırılmaması için çaba harcadık ve dediğimiz oldu.</p>
<p>Biz, Türk futbolunun ve futbolcusunun önünü açmak için böyle bir kararın alınmasını sağladık.</p>
<p>Yabancı oyuncu sayısının artırılmaması konusunda tek başıma savaştım. Eğer sınırlandırmayı kaldırırsanız, Türk futbolunun geleceğini karartırsınız. Kulüpler ve yöneticileri, kendilerini yöneten kurumlara saygılı olursa, aynı saygıyı görürler.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye 50 yıldır yaşamadığı başarıyı kazandıran Futbol Federasyonu Başkanı <strong>Haluk Ulusoy </strong>döneminde elde edilen dünya üçüncülüğü unutulmasın. Herkes haddini bilecek ve kurumlara saygı gösterecek.</p>
<p>Türkiye, siyasette olduğu gibi futbolda da toparlanma projelerini gerçekleştirmeli. Her kulüp başkanı olan kurumları yönetenlere savaş açmamalı. Elinde projesi olan varsa belgeleri ile konuşmalı. Artık Fenerbahçe&#8217;nin değil, çoğunluğu teşkil eden diğer kulüplerin istediği olacak. Suskun kalmamızdan aciz olduğumuz anlamı çıkartılmasın. Tüm olaylardan haberlerimiz var.&#8221;</p>
<p>Beşiktaş için tüm işlerini bir kenara bıraktığını ve sağlığını feda ettiğini anlatan <strong>Yıldırım Demirören, </strong>&#8220;Kimse merak etmesin, bir süredir uzağım ama işlerimi buradan da takip edebiliyorum. Türk futbolunun geleceği için elimden gelen çabayı göstereceğim. Eskisinden daha güçlü kalkacağım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Siyah beyazlı takımın teknik direktörü <strong>Jean Tigana </strong>ile sürekli görüştüğünü ve takım hakkında gerekli bilgileri aldığını belirten <strong>Demirören, </strong>sözlerini şöyle noktaladı:</p>
<p>&#8220;Hocamızdan son derece memnunuz. Kendisi alınmasını istediği futbolcular konusunda bize sürekli bilgi veriyor. Birkaç önemli oyuncu getireceğiz. Takımımız ligin ikinci yarısında istikrarlı bir grafik çiziyor. En önemli hedefimiz Türkiye Kupası&#8217;nı kazanmak. Süper Lig&#8217;de şampiyonluk yarışında Galatasaray daha şanslı. Tüm sıkıntılara rağmen G.Saray, şampiyon olacak güce sahip.&#8221;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Devamı:  <a href="http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari-2">Zaman Aşımı İtirafları &#8211; 2</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/zaman-asimi-itiraflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
