
Bu ülkede kimse sistemin sahipleri aleyhine konuşamaz. Hakemi, futbolcusu, teknik direktörü, eski yöneticisi, malzemecisi,vs vs. Zira eğer aktif olarak sektörün içinde iseler ortada kalırlar, beş kuruş para kazanamazlar. Kariyerleri biter, süründürülürler. Eğer emekli olup başka yapacak işleri yok ise yine aç kalırlar. Televizyonlara çıkamaz, büyük gazetelerde köşe bulamazlar.
Medyanın durumu daha da vahimdir. Asli görevleri kamuoyuna doğruları yansıtmakken, sistemin ağabeylerinin kulları olmuşlardır. Yani işlerine, iş ahlaklarına ihanet ederler. Çoğu şeyi bilirler, kimin eli kimin cebinde, kim kimin ayağını kaydırıyor, hangi lobi oyunları dönüyor içki sofralarında konuşurlar. Ama televizyon karşısına çıktılar mı çiçeklerden, havadan sudan ve ağabeylerinin konuşmalarını istedikleri konulardan bahsederler. Ahlak ve adaletleri sürekli yön değiştirir. Savundukları ve karşı çıktıkları değerler de. Gerçekleri bildikleri halde, belki de suratına bakmayacakları insanlara yalakalık yaparlar. Överler. Emek verenleri, işini yapmaya çalışanları manşetleri, yalan haberleri, ters propagandaları ile ezerler. Yıldırırlar.Yıpratırlar. Devamı…