8 Mart 2010

Bu yazıyı ertelemek doğru kararmış. Eskişehirspor-Galatasaray maçını beklemek doğru kararmış. İlk yarıda Eskişehirspor’un golündeki el’i görmeyen (daha önceki dakikalarda da Eskişehirsporluların ceza yayı üzerinde el’ini  çalmayan) bir hakemin, ikinci 45 dakikadaki hali standart Türk hakemi tiplemesiydi. 2-0 olunca Eskişehirspor kritik yerlerdeki faulleri alamaz oldu. Galatasaraylı futbolcular yıllardır alıştığımız gibi, maç krize girince ortamı germeye başladı. Arda sarı kart gördüğü dakikadan sonra hakemi ezdi. Ardından bırakın faulü, dışarda olan bir pozisyonda 2 hakem müthiş bir uyumla Galatasaray lehine penaltı verdi. Rakibinin ensesine vuran Elano, kafasına vuran Jo kart görmedi. İki sarılıklar paçayı kurtardı. Başta Arda olmak üzere hakeme horozlananlar da. İşte arada Eskişehirspor da kazara galibiyete ulaşmış oldu. Galatasaray, 4 sarı kart – kırmızı kart cezalarından yine müthiş töleranslarla muaf tutuldu. Mesela Beşiktaş maçında atılmayıp Kasımpaşa maçını çeviren Keita gibi…

Dönelim hafta sonuna. Tolga Özkalfa, hakem yorumlarımızın temelini oluşturan fikrimizi doğrulamak için misyon üstlenmiş gibi. Kendisine bu yüzden teşekkür ediyorum.

Bünyamin Gezer’e de teşekkür ediyorum. Bir Türk hakeminin nasıl süreçlerden geçirildiğini, kafasına ekilmiş korku ve şartlandırmalarla gördüğünü değil “büyük biraderlerin” istediğini çalmak üzere şekillendirildiklerini ispatladı.
Devamı…

ebru, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,

11 Şubat 2010

 

Kral benim!

 

Son yıllarda derdimi anlatmak için  insanları bıktırana kadar verdiğim bir örnek var. Alex’in Türkiye’ye geldiğinden beri gördüğü sarı kartların bilançosu (Kompleks Alex). Hani Alex’in her yıl Galatasaray’ın, gayet de sağlam ve sert oynayabilen stoperlerinin toplamına yakın veya fazla kart gördüğü ile ilgili.

Derdim nedir? Türkiye’de skora etki edenin golle sonuçlanan kararlardan ziyade (el kol, penaltı,ofsayt),  fauller ve kartlar olduğunu gösterebilmek. Ama yorumcular ve hele hele emekli hakemler için şov imkanı anlık düdüklerden geçiyor. Böylece tek pozisyon üzerinden istedikleri maçın kaderinin değiştiğini iddia edip ilerideki maçların kaderini değiştirmek için hakemleri kafa kola alıyorlar, kamuoyuna yalan söyleyip aylarca ve yıllarca propaganda yapabiliyorlar (bakınız Konyaspor-Fenerbahçe sonrası). İstedikleri maçta da “geçiniz kardeşim, verse de kimse birşey diyemez, takdir hakkını kullanmış, iyi oynamadılar ki verse ne farkeder, ilke olarak hakem konuşmuyor ve yazmıyoruz” gibi ermiş hallere bürünebiliyorlar (bakınız Fenerbahçe-Diyarbakırspor maçı sonrası). Milli maçlarda ise tüm bu ermişlerin tek derdi “hain hakem” oluyor. Devamı…

ebru, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,

1 Ocak 2010

(Bu yazı 31 Aralık 2009 günü karalanmıştır…)

Kayserispor menajeri Süleyman Hurma şu an Ligtv’deki Futbol Gündemi programında dert yanıyor. Sözleşmeleri devam eden futbolcularını kendileriyle konuşmadan “ayartmaya” çalışan kulüplerle verdikleri mücadeleleri anlatıyor. Önce Gökhan Ünal, sonra Mehmet Topuz, şimdi de takım kaptanı Ali Turan. Taktiğin amacı belli: Futbolcuyla perde arkasında anlaş, “biz hallederiz” diye kandır,haberleri sızdır ama asla resmi açıklama yapma ki “bunlar dedikodu” diye sıyrılabil, futbolcunun takımıyla arasını bozmasını sağla, kulübü köşeye sıkıştır, kadro dışı bırakmalarına sebep ol, sonra da o kulübü razı olmaya mecbur et. Medya içindeki “yandaş yorumcular” ile “futbolcu mal mı” ajitasyonu ile baskıyı artır. Devamı…

ebru, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 5 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.