27 Ağustos 2010

2004-05: Şampiyonlar Ligi Grupları —> 3. lük ve UEFA —> Şubatta, ilk turda veda

2005-06
: Şampiyonlar Ligi Grupları

2006-07: Şampiyonlar Ligi Ön eleme —> UEFA ön eleme —> UEFA Gruplar —-> Şubatta, UEFA eleme turunda veda Devamı…

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 19 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

20 Nisan 2010

Inter (Mourinho), gruplarda da karşılaştığı Barcelona’yı 3-1 ile geçti. Eto’o şuursuzca dolaştı. Milito-Maicon Güney Amerika ortaklığı kurdu. Messi arkadaşlarına “bir kere de siz halledin şu işi, benden bugünlük paydos” dedi. Maicon’u nakavt etti. Balotelli, daha depar atamadan tribünlerden yuh’ları,küfürleri yedi. Maç sonunda formayı sahanın ortasına fırlattı, stat çıldırdı. Zanetti, uzay gemisinin cyborg elemanı olarak tıkır tıkır çalıştı.

Aman Mourinho. Su uyur, Messi-Barca uyumaz :)

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 5 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , ,

19 Nisan 2010

Star tv’nin salı günkü yeni kurbanı, yine en izlenesi maç: Inter – Barcelona.

Şimdilik durum bu. Değişeceğini de pek zannetmiyoruz.

Bilmem kaç çanağı ve Dreambox’ı olanlar zaten kurtarıyor.

Mütevazi uyducular için ise (Turksat ve Hotbird ile yetinenler): RAI UNO (Seca şifrelemesi)

Lider Tv ve Rustavi’den de umutluyuz…

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

16 Mart 2010

Evet, Star TV artık Şampiyonlar Ligi salı akşamlarını tamamen ekranlardan çekti. Böylece daha çok Dsmart satacaklarını mı düşünüyorlar? Bu şekilde ayakta kalabileceklerini mi düşünüyorlar? Bu akşam Chelsea – Inter rövanşı yayınlanmıyor. Uydu teçhizatı sağlam olanlar kurtaracaklar. Dışında kalanlar olarak bizler de inadına internet diyoruz.

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

9 Mart 2010

Star’da yine yayın yok. BİSS key sihrini bilenler ve uydusu olanlar için ise kurtuluş mevcut:

Fiorentina – Bayern Munich ( Georgian TV, diğer adıyla 1TV)

Arsenal – Porto  (LiderTV, Rustavi 2)

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler :

17 Şubat 2010

Not: Youtube’dan video sürekli “sildirtildiği” için isteyenler şuradan indirebilir:

Falcao’nun Golü

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,

27 Kasım 2009

manu_bjk_1

Yedeklerle çıkmak Manchester United’ın, yani Alex Ferguson’un tercihidir. Sistem takımı olmalarının verdiği rahatlıktır. Bu tercih, her sonucu taşıyabileceklerine güvenmelerinin sonucudur. Skor neyse ne, yazacak isim Manchester United’dır. Evinde kaybetmeyen United. Yedeklerle bile. Kısacası Beşiktaş önemli bir iş başardı.

Ama esas motivasyonları, soğukkanlılıkları şaşırtıcıydı. Sahaya çıkmadan rakibin isminden korkan ve bu yüzden bildiklerini bile unutup kapasitesinin altına düşen Türk takımı kimliğinin tamamen zıttı havaları şaşırtıcıydı. Bu belki son saniyedeki golle kağıt  üstünde sonuçsuz kalabilirdi ama 90 dakika planlarından uzaklaşmadıkları gerçeği değişmeyecekti. 

Yedek kadro karşısındaki skorun gerçekliğini en çok Fenerbahçeliler tartıştı belki de. Bunun altında yatan sebep ise 5 yıl önceki maç. Fenerbahçe İstanbul’da yine üst turu garantilemiş Manchester United’ın yine yedek ağırlıklı kadrosunu 3-0′lık skorla geçtiğinde, Türk medyası alaycı tavırlarla skoru aşağılamıştı.Üstelik 2004′deki takımın kapasitesi ve kalitesi, birbiriyle oynama becerisi, şimdikinden daha yüksekti:

Tim Howard, Phil Neville, Wes Brown (Gerard Pique), David Bellion, Liam Miller (Chris Eagles), Eric Djemba-Djemba, John O’Shea, Kieran Richardson (Jonathan Spector), Darren Fletcher, Quinton Fortune, Cristiano Ronaldo

fb_manu_3

Bu yüzden ister istemez “Peki şimdi Beşiktaş’ın yaptığı neden bu kadar büyütülüyor” fikri doğuyor.

İşte tirajik ve kıvrak medyanın ektiği kötü tohumların ve futbola verdiği zararın net örneklerinden biri daha.

(Oysa başka konuşulması gereken şeyler de var: Şampiyonlar Ligi’nde esas amaç kendine eş veya altta kalan takımlara üstünlük kurmak, iç sahada asla onlara puan bırakmamaktır. Kaymak tabaka rakiplerden ise iç sahada puan kapmaktır. Belki bu sefer Avrupa Lig umudunu devam ettirmek için galibiyetten başka çıkar yol yoktu. Ama bu tip skorları ölçülü ve sakin değerlendirmek gerekir ki medyanın sürekli beslediği “sükse yapalım, Avrupa bizi konuşsun” pompalarına kanıp esas hedeflerden sapılmasın. Takımlar Wolfsburg, CSKA, vs maçlarına daha diri zihinlerle çıkabilsin.

Diğer meseleye ise Fenerbahçeli futbolcuların kafa patlatması gerek. İlk 45 dakikadaki oyun üstünlüğüyle iyice havaya girip, “biz nasıl olsa yeneriz” zihniyeti yüzünden Beşiktaş’a mağlup oldular. Birinci gol bu yüzden takımı şoka soktu. Henüz üst üste 2 maç birbirine yakın dikkat seviyesine ulaşamıyorlar. Hemen belirtelim, bu teknik direktörle ilgili değil. Biraz Fenerbahçe geleneği gibi. Beşiktaş, kaybetse iyice dibe batacağı derbiyi kazanıyor daha dikkatli olduğu için.  3 gün sonra Avrupa’nın en zor ve istatistiksel olarak galbiyetin en imkansız olduğu deplasmanına hazır çıkıyor. 90 dakika taktikten ve görevlerinden taviz vermeden…. Şu ana kadar Fenerbahçe’nin puan kayıplarının kökeninde biraz da bu yatıyor. Her maç elbette aynı motivasyonla ve disiplinle oynanamaz. Mantıklı değil. Ama en azından 90 dakika içinde istikrarlarını yakalayana kadar problem yaşayacaklar.

Son not ise: sadece savunma yaparak oynamayı gelenek haline getirmek futbolu yaralamaktır.)

ebru, Türk Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

4 Kasım 2009

bjk_wolfs

Terkedilmiş Bölge (Beşiktaş-Wolfsburg)

Taktik ve kadro sorunları, takım oluşturma ve geliştirme konusunda plansızlık (kısaca yönetim anlayışı) ile yönetim-tribün kaosu, Beşiktaş’ın yıllardır içinden çıkamadığı kısır döngünün temel sebepleri. Henüz Demirören yıllarının başında uyarılar yaptığımız bu konular artık ayan beyan. Yaz yaz bitmez.

Değinmek istediğimiz şey farklı. Beşiktaş-Wolfsburg maçının özellikle ikinci yarısında sık sık gördüğümüz bir manzara ile ilgili. Panik halinde iyice kontrolünü kaybeden Beşiktaş, herkesin yığıldığı göbekten birşeyler çıkarmaya çalışıp arada sola kaydı. Ama televizyon karşısında gözümüz hep ekranın sağ üst köşesindeki “terkedilmiş bölge”deydi . Hani biri oraya sızsa veya biri topu oraya çevirebilse kaleci ile yüz yüze kalacak gibiydi. Dakikalar ilerledikçe Wolfsburg da boşverdi.

Futbolda hücum ve hücum zenginliği diyorsak “kanatların kadar konuşacaksın”. “Kanatları kullanma organizasyonların ve setlerin” kadar konuşacaksın. Tepedeki ağabeylere efelenmek,  “oynamak isteyen” olmak için “kanatlarını” işin içine katacaksın.

Ha Beşiktaş olmuşsun ha Real Madrid. Farketmez. İşte Real de sezon başından beri, kanatlarının kırıklığı ile bize kurdeşen döktürüyor. Bek ve açık oyunları göremiyoruz. Bu eksiklik tüm oyun anlayışına hasar veriyor. Sürekliliği ve hızı alıp götürüyor. Beklere aşırı yük biniyor, büyük boşluklar oluşuyor. Her rakip, içerde dışarda yüklenebiliyor.

Notumuzu düşelim dedik…

Bu arada ikinci yarı, kaleye şut çekebilen tek adam Fink ise çabalarının ödülünü alamadı (toplam:5, sahanın lideri)…

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,

23 Ekim 2009

Ne denirse densin Türk futbol medyasının (görsel ve yazılı) ekmek kapısı Fenerbahçe.

Kimi yorumcuların 11 haneli TL aylık ücretleri almalarını sağlayan Fenerbahçe.

Yöneticileri başta olmak üzere hepsi biliyor ki Fenerbahçe olmasa ne kara kutularını satabilirler, ne reklam tabakları dolup taşar. Ne villalar alıp ne yurt dışı seyahetleriyle zevkin zirvesine ulaşırlar!

Ama buna rağmen her türlü manipülasyon, kışkırtıcı palavra haber, sistematik saldırı Fenerbahçe’ye yapılır.

Tüm firavun oyunları Fenerbahçe üzerinde oynanır.

Spor yorumcusu olarak çeteleşmiş o merkez kardeşliğin içine girip cebinizi doldurmanız için anti-Fenerbahçe stili benimsemek zorundasınızdır. Fenerbahçe’ye yakın olsanız da!

Bu t(i)rajik çelişkinin son rezaleti Steau Bükreş-Fenerbahçe maçının naklen yayını sırasında yaşandı (itiraf etmeliyim eğlenceliydi. Ne kadar haklı olduğumuzu ispatladılar).

Devamı…

ebru, Medya, kategorisinde yazmış. 2 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,

20 Ekim 2009

ronaldo_nazar

 

Şampiyonlar Ligi’nde Marsilya karşısında ilk sakatlığını yaşadı, Real Madrid’in Sevilla karşısında ligde aldığı ilk mağlubiyet onun eksikliğine bağlandı. Tam iyileşti derken bu sefer milli maçta daha beterini geçirdi. Cristiano Ronaldo yaklaşık 1 ay takımından uzak kalacak.

Müthiş gol istatistiği ile sezona başlayan Portekizli’nin bu seri talihsizlikleri eski dedikoduları da gündeme getirdi. Bir vodoo rahibinin Real Madrid başkanı Florentino Perez’e mektup yollayarak “Ronaldo’nun ciddi bir sakatlık yaşamasını sağlamak için kiralandım.Çok ciddi olacağı garantisini veremem, ama sakatlık yüzünden kenarda geçireceği süre futbol oynayacağı süreden fazla olacak” dediği iddia edilmişti.

Pepe lakaplı İspanyol büyücü de aldatılan bir bayanın kendisine Ronaldo’nun kariyerini bitirmesi için para ödediğini açıklamış, Fefe isimli diğer büyü ustası Ronaldo’nun bir yakınının bunu bozmak için kontra atağa geçtiğini söylemişti!

Sonunda olaya Perulular el atmış.Lima’daki İspanyol büyükelçiliği önünde, Ronaldo üzerindeki büyüyü ve kem gözü kaldırmak için uğraşmışlar.Biz de nazar boncuğu gönderelim. Başta kem göz Barcalılardan korunmak için :)

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,

12 Ekim 2009

guiza_deivid

Fenerbahçeliler, sevmedikleri (hadi yumuşatalım kanlarının ısınmadığı) futbolculara, düşünceleri ile tuhaf bir lanet yapıştırır. Mesela “bir şeyi 100 kere tekrarlarsan gerçekleşir” kozmik sloganının doğrulandığına defalarca tanık olduk. En yakın örnek Deivid idi. Geldiği ilk sezon ortasında tribünlerin gitmesi için dualar ettiği Brezilyalı, ertesi yıl şampiyonlar ligi performansı ile azıcık sevgi kazanmıştı. Ama yaz kampında ayağı kırıldı ve hala izlerini taşıyor. Platinler bile yeni çıkarıldı.

Cumartesi günü de Guiza’nın İspanya milli takımı kampında antremanda sakatlandığı haberi geldi. Son açıklamalara göre yırtık var ve Gaziantepspor ile Steau Bükreş maçlarında forma giyemeyecek. Muhtemeldir ki geri dönüşü 1 ayı bulacak. Devamı…

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 4 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , ,

2 Ekim 2009

madjer_falcao_1Gozlerimizin onunden gitmeyen birkac cocukluk futbol hatirasindandir. Hele anti-Alman, Latin asigi biri icin Madjer’in Bayern Munich’e 1987 Sampiyon Kulupler Kupasi finalinde attigi o topuk golu, yuregin yaglarinin eridigi andir.

Ve sali aksami, parlattigi isimleri yuksek ucretlere satip yenilerini cikaran Porto’nin son marifeti, River Plate’den bu yaz getirdikleri Kolombiyali 23′luk Radamel Falcao gozlerimizi doldurdu. O yillari bilmeyen, gormeyen yeni nesillere hizmetimiz olsun:

Madjer, 1987

Falcao, 2009

FC Porto (0) 2                         Bayern Munich (1) 1

Prater Stadium, Vienna, 27 May 1987, att 56000

24′ 0-1 BM: Kögl,  77′ 1-1 P: Madjer,  79′ 2-1 P: Juary

FC Porto (TD: Jorge): Mlynarczyk; Joao Pinto, Eduardo Luis, Celso, Inacio (Frasco); Quim (Juary),Magalhaes, Madjer, Sousa, Andre; Futre

Bayern Munich (TD: Lattek): Pfaff; Winklhofer, Nachtweih, Eder, Pflüger; Flick (Lunde), Brehme,Matthäus, M.Rummenigge; Hoeness, Kögl

ebru, Dünya'nın Futbolu, kategorisinde yazmış. 0 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , ,

22 Eylül 2009

europaleague

Herşey Aziz Yıldırım’ın Türkiye Süper Ligi’nde elde edilecek başarıyı öncelikli hedef göstermesi ile başladı. Ligimizi tanıyan ve bu ligde daha önce iki ayrı takımla şampiyon olmayı başarmış olan Daum takımın teknik direktörü olduğunda ise “tirajik” hedef belli olmuştu.  Öyle ya, Daum Türkiye’de başarılı olmuş ama camianın Avrupa Kupaları’ndaki beklentilerini karşılayamamış bir teknik direktör olarak çoktan etiketlenmişti.

Kızılca kıyamet koptu… Devamı…

altug, Araştırma, kategorisinde yazmış. 1 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , ,



Copyright ©2009. Her hakkı saklıdır...
Bu blog Wordpress ile hazırlanmıştır. Teşekkürlerimizle...

RSS Feed.