
Keita önünden geçen pet su bardağı ile tahrik olur, Fenerbahçe’li bir oyuncu küfür ve yığınla yabancı madde ile olmaz.
Arda itilince tahrik olur, Kinsey yumruk yiyince olmaz.
Hakan Balta gol atınca tahrik olup kol çıkarır, Fenerbahçe’li oyuncu dayak yiyince olmaz.
Galatasaray’lı, bir çocuktan ya da bir parmaktan tahrik olur, Fenerbahçe’li üzerine yağan yabancı madde ve küfürden olamaz.
O gün Adnan Polat ve salondakilerin %90′ının derdi “Fenerbahçe kaidesi”nin acısını çıkarmaktı. Sövmek, dövmek, cinnet geçirmek, ama bir şekilde, herşeyi yaparak kazanabilmek. Tatmin olmak.

Ceza alsalar, ligden atılsalar umurlarında bile değildi aslında. Fenerbahçe’yi yenmek tek amaç. ASY’de de aynısı olacak. Kadıköy’de kazanamamanın bedeli ödetilmeli.
Şimdi 1 parmak ve 1 çocuk kışkırttı. Oysa her sene Ayhan Şahenk’de-Ahmet Cömert’te bu da yoktu. Peki o zaman ne kışkırttı? Çubuklu formayı görmek mi? Voleybol salonlarından, yüzme yarışlarına kadar her yerde ısrarla olay çıkartanlar, sahalara, salonlara, havuzlara küfür ve yabancı madde yağdıranlar şimdi de bir parmağa takıldılar? Ya da maçtan önce protokol tribününe üstünde Fenerbahçe formasıyla gelen 8 yaşında bir çocuğa?
Neden tahrik olunduğu çok belli. Fenerbahçe adı yetiyor.
Bahane kapsamındadır. Yavaş yavaş zımnen, belki bir zaman sonra disiplin kurullarına gönderilen savunmalarda alenen ceza indirimi için tahrik kapsamında gösterilir.