<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>t(i)rajik &#187; Transfer</title>
	<atom:link href="http://www.tirajik.com/tag/transfer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tirajik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 02:18:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Yönetim, bu sonuç senin eserin !</title>
		<link>http://www.tirajik.com/yonetim-bu-sonuc-senin-eserin/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/yonetim-bu-sonuc-senin-eserin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 23:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Transfer]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Young Boys]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3529</guid>
		<description><![CDATA[Daum kalmalıydı, istedikleri olmadı, tüm hesabı ona kesmek hayatdı falan geçmişin konuları&#8230; İşin o boyutuna hiç girmeyeceğim&#8230; Söyleyeceklerim sonrası ile ilgili&#8230; Transfer ile ilgili&#8230; Büyük takımlar sezonun bu zamanlarında asla tam olarak hazır olmazlar. Büyük turnuva senelerinde daha da uzar bu süreç. Bazı kilit oyuncular milli takımlarda olur.  Tatiller geç biter, sakatlar olur. Tam kadro [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-2994" title="2009-06-01_yonetim446" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/05/2009-06-01_yonetim4461.jpg" alt="" width="446" height="297" /></p>
<p>Daum kalmalıydı, istedikleri olmadı, tüm hesabı ona kesmek hayatdı falan geçmişin konuları&#8230; İşin o boyutuna hiç girmeyeceğim&#8230; Söyleyeceklerim sonrası ile ilgili&#8230;</p>
<p>Transfer ile ilgili&#8230;</p>
<p><span id="more-3529"></span></p>
<p>Büyük takımlar sezonun bu zamanlarında asla tam olarak hazır olmazlar.</p>
<p>Büyük turnuva senelerinde daha da uzar bu süreç. Bazı kilit oyuncular milli takımlarda olur.  Tatiller geç biter, sakatlar olur. Tam kadro çalışmak zordur&#8230; Oyuncular zaten ağır bir sezondan çıkmıştır.</p>
<p>Eğer sezonu kendinden önce açan bir kuzey takımı ile oynuyorsan fizik güç farkı daha da sırıtır.</p>
<p>Böyle zamanlarda büyük takım, rakibini sistemi ya da fizik gücüyle değil <strong>kalitesiyle</strong> geçer.</p>
<p><strong>Oyuncularının kalitesiyle nefes alır, zaman kazanır.</strong></p>
<p>Fenerbahçe kendinden en az iki gömlek aşağıda bir takım ile oynadı. Ama o takım, öyle ya da böyle aynı teknik direktör ve sistemle devam eden, sezonu daha erken açmış, transferini tamamlamış oyun içi rollerini oturtmuş bir takımdı.</p>
<p>Hal böyleyken, yapacağımız yegane şey, iyi oynamazken bile kalite farkını ön plana çıkarmaktı.</p>
<p><strong>Peki sahada o kaliteyi gördük mü?.. Hayır.</strong></p>
<p>Bu takımın defansı sorunlu&#8230; Takviye gerekiyor, üstelik defansında en önemli oyuncun da yok&#8230;</p>
<p>Bu takımın hücumu sorunlu&#8230; 9 numara eksiğin bariz.</p>
<p>Bu takımın ortasahası da sorunlu. Sakatı çok, kadro derinliği yara almış.</p>
<p>Hal böyleyken rakibini ciddiye alıp, en azından kalite eksikliğini gidermeliydin.</p>
<p>Temmuz başında Dia&#8217;yı kadrona katabilmiş olsan, bu maça hazır hale getirebilirdin&#8230; Boşa harcadığın +2 kontenjanın ile (geçen seneden ders alıp) Lugano&#8217;yu yedeklemiş olsan, İlhan &#8211; Bekir &#8211; Önder garabetine katlanmak zorunda kalmazdın.</p>
<p>Hala bulamadığın 9 numaranı 15 gün önce bulmuş olsan, Gökhan Ünal&#8217;ın ve bitik Semih&#8217;in yapamadığını olmayacak bir pozisyonda yapıp, seni ipten alırdı&#8230;</p>
<p><strong>Futbol şaka değil&#8230; Rakipler küçümsemeye gelmiyor&#8230;</strong></p>
<p>Sene 2006 CL ön elemesini ileride Murat Hacıoğlu, defansta Can Arat, Kerim Zengin, Önder Turacı ile oynadın.</p>
<p>Sene 2010 Cl ön elemesini ileride Gökhan Ünal, defansta Bekir ve İlhan&#8230;</p>
<p>E yeter !</p>
<p><strong>AYIP !</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/yonetim-bu-sonuc-senin-eserin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir garip toplantı, bir garip açıklama&#8230;</title>
		<link>http://www.tirajik.com/bir-garip-toplanti-bir-garip-aciklama/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/bir-garip-toplanti-bir-garip-aciklama/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 23:30:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Özaydınlı]]></category>
		<category><![CDATA[Transfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=3457</guid>
		<description><![CDATA[Bir takım düşünün ki, daha iyisini alma hevesiyle elden çıkardığı &#8220;kiralık&#8221; yabancısı Nobre&#8217;nin yerine 30m €&#8217;dan fazla para harcayıp, daha iyisini koyamamış olsun. Bir takım düşünün ki, son üç senede avuçlarının içindeki iki şampiyonluğu kaybetmesindeki en büyük teknik sebep 9 numaralarının yetersizliği olsun. Bir takım düşünün ki, 9 numarası taraftarın en nefret ettiği, sahaya çıkma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-3459" title="2010-07-26_tppp3" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/07/2010-07-26_tppp3.jpg" alt="" width="446" height="297" /></p>
<p>Bir takım düşünün ki, daha iyisini alma hevesiyle elden çıkardığı &#8220;kiralık&#8221; yabancısı Nobre&#8217;nin yerine 30m €&#8217;dan fazla para harcayıp, daha iyisini koyamamış olsun.</p>
<p>Bir takım düşünün ki, son üç senede avuçlarının içindeki iki şampiyonluğu kaybetmesindeki en büyük teknik sebep 9 numaralarının yetersizliği olsun.</p>
<p>Bir takım düşünün ki, 9 numarası<strong> taraftarın en nefret ettiği, sahaya çıkma ihtimalinden bile irrite olduğu</strong> bir futbolcu olsun.</p>
<p>Bu futbolcunun gönderileceği 6 ay öncesinden belli olsun&#8230;</p>
<p>Ve bir takım düşünün ki, <strong>4 senelik santraforsuzluk ertesinde şampiyonlar ligi ön elemeleri için kardoların bildirilme tarihine yeni santraforunu (yine) yetiştirememiş olsun. </strong>Teknik direktörünün bir aydır forvetin merkezine oyuncu alacağız demesine rağmen, bu oyuncu sezon öncesi hazırlık kampına katılacak şeklinde bir hedef  zaman vermesine rağmen, en önemli eksiğimiz olarak görmesine rağmen, hala 9 numaralı forma sahibini bulamamış olsun.</p>
<p>Ve hal böyleyken, bir yönetim kurulu düşünün&#8230;<span id="more-3457"></span></p>
<p>9 numarasını bulmak için son adımı atmak yerine eski bir yöneticiye laf yetiştirmek, basına &#8220;bize ayak bağı oluyorsunuz&#8221; mesajı vermek uğruna, kendi ifadeleriyle: <strong>&#8220;Fenerbahçe&#8217;nin geleceği ile ilgili konuları iptal edip&#8221;</strong> saçma sapan bir basın toplantısı yapsın.</p>
<p>Fenerbahçe&#8217;nin hakları yenirken sussun, Fenerbahçe&#8217;ye karşı ittifaklar kurulup, sahte gündemler oluşturulurken kenardan izlesin. Üst üste iki travmayı yaşamış insanların acısına &#8220;lider&#8221; gibi ilaç olacakken, ortalığın durulmasını beklesin&#8230; <strong>Ama icraatlarına saldırı olduğunda, haksızlığa uğradığını düşündüğünde &#8220;işi gücü bırakıp&#8221; laf kalabalığı yapsın&#8230;</strong> Üstelik bir sürü şey söyleyip, aslında hiç birşey söylemesin.</p>
<p>Evet ithamlar önemlidir. Evet cevap da vermek gerekir&#8230; Ve evet Murat Özaydınlı bu konuda sorumluluğu üzerinde taşıyan, dahası görevi mali işler olan üye olabilir. Ve son kez yine evet, transfer görüşmelerini yöneten, birebir ilişkiyi kurmuş olan kişi de kendisi olabilir&#8230;</p>
<p>Diyelim ki, kulüpte her iki konuda da başka yetkin kimse yok.</p>
<p>Sorular şunlar: Neden bugün? Neden içi bomboş bir basın toplantısı? Neden resmi siteden bir bilgilendirme yazısı değil de yüz yüze? Bu toplantı ne kattı size ve Fenerbahçe&#8217;ye? Neleri açıklığa kavuşturdunuz? Hangi ithamların haksızlığı, hangi belgelerle kanıtlandı? Kimler utandı? Kimler özür dileyecek?</p>
<p><strong>Var mı sorulara mantıklı cevaplar?</strong></p>
<p>Basın toplantısında trajikomik açıklamaları dinlediğimden beri malum transfer buluşmasını nasıl iptal ettirdiklerini düşünüyorum&#8230; Elin Fransız&#8217;ı ile neler konuşulmuştur acaba?&#8230; Aşağıdaki sanal konuşmadan daha &#8220;ciddi&#8221; bir üslüp aklıma gelmiyor. Zira basın toplantısı da daha ciddi bir temele oturmuyordu.</p>
<p>* * *</p>
<p>- Alo?</p>
<p>- Mösyö Pierre?</p>
<p>- Murat ben. Özaydınlı&#8230; Hani uzun boylu, yakışıklı olan. Hayır yahu! Ali değil&#8230; Murat dedim ya!</p>
<p>- Nasıl bizim tosun? Döndü mü tatilden?</p>
<p>- Tamam tamam. Daha anlaşmadık, biliyorum. (kih kih)</p>
<p>- Yok gelemiyorum bugün.</p>
<p>- Eee şey&#8230; Bizim bütçelerde bir karışıklık olmuş. Şişirdiniz diyorlar bazı kalemleri. İtham yani. Yok şişirmedik aslında. Kılıfına uydurmuş olabiliriz belki&#8230; (kih kih) Diyen de bizim eski yönetici&#8230; Raporların altında imzası var (kih kih)</p>
<p>- Size ne bunlardan tabi&#8230; ehöm&#8230; Doğru.</p>
<p>- Şimdi şöyle ki; Bir basın toplantısı düzenlemek gerekti. Laf kalabalığı yapacağız, geçiştireceğiz. Ama önemli yani. Yapmak lazım. Bu işlerden benden başka anlayan da yok.</p>
<p>- Arkadaşları aradım da&#8230; Herkes tatilde. Kimse tatili bölüp gelmek istemiyor tabi oralara kadar.</p>
<p>- Tabi tabi başkanın haberi var. Zaten o söyledi. &#8220;Bir basın toplantısı yap, münasip bir şeyler söyle işte&#8221; dedi.</p>
<p>- Yok, başkan da gelemez.</p>
<p>- İfade verdi bugün.</p>
<p>- Yok yok. Önemli birşey değil. Gizli belge temin etmişsin diyorlar.</p>
<p>- Yaw ne bileyim ! Gizli diyorum ya işte.</p>
<p>- Ne? Blackburn ile mi görüştünüz?..</p>
<p>- 16 oldu diyorsunuz fiyat&#8230;</p>
<p>- Yaw ayıp ediyorsunuz ama.</p>
<p>- Gelseydin diyorsunuz&#8230;</p>
<p>- Şu bn HBK&#8217;nın yaptığına bak ya. 2m zarara uğrattı bizi. Başkan çok kızacak.</p>
<p>- Yok bu durumda yarın da gelemem.</p>
<p>- E, bu 2m farkı başkana anlatmak lazım.</p>
<p>- İyidir hoştur ama sinirlendiği zaman gözü hiç birşey görmez.  &#8221;Hoca çok istiyor, kırmayalım&#8221; falan diyeceğiz artık.</p>
<p>- Ya&#8230; İnada binmezse verir 2 daha. Ben ikna ederim. Ama bak; Başka İngiliz çıkarmayın başımıza ha&#8230; Son kez söylüyorum!</p>
<p>- Yok Çarşamba da olmaz.</p>
<p>- Maç var ya bizim.</p>
<p>- Şimdi şöyle yapalım; İki bilet ayarlayayım ben size. Tosunla beraber atlayın gelin. Hem çocuk arkadaşları görsün, şampiyonlar ligi ortamını görsün&#8230;</p>
<p>- İngilizler mi? Ne işi var onları yahu?</p>
<p>- Gyan Myan derken punduruna getirip Guiza&#8217;yı çakarsınız diyorsun&#8230; Olabilir ya&#8230;</p>
<p>- İlk 11 çıkarmak lazım o zaman&#8230; Hocayla konuşayım. Guiza&#8217;yı çakalım derken elenmeyelim?</p>
<p>- Evet ya&#8230; O kadar da olmaz. Tamam gelsinler.</p>
<p>- Bak İngilizlerin bilet parasını hesaptan düşerim ha!..</p>
<p>- (Kih kih) Sıkı pazarlıkçıyımdır evet.</p>
<p>- Anlaştık o zaman. Çarşamba günü&#8230; Başkasına satmak yok!</p>
<p>- Au revoir, o lala&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/bir-garip-toplanti-bir-garip-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peki Olmayan Nedir?</title>
		<link>http://www.tirajik.com/peki-olmayan-nedir/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/peki-olmayan-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 15:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>altug</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Alex de Souza]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Santos]]></category>
		<category><![CDATA[Cristian Baroni]]></category>
		<category><![CDATA[Cristoph Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Belözoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fabio Bilica]]></category>
		<category><![CDATA[Kazım Kazım]]></category>
		<category><![CDATA[Keita]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Topuz]]></category>
		<category><![CDATA[Özer Hurmacı]]></category>
		<category><![CDATA[Rebrov]]></category>
		<category><![CDATA[Roberto Carlos]]></category>
		<category><![CDATA[Serhat]]></category>
		<category><![CDATA[Transfer]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=1871</guid>
		<description><![CDATA[Peki olmayan nedir? Aslında sorunun cevabı basit değil mi?.. Gol&#8230; Skor&#8230; Sonuç&#8230; Bir önceki yazıya dönelim; Ne demiştim? Oynadığımız şey, iyi futbol değil, göze hoş gelen futbol. Göze hoş gelen futbol oynayabiliyoruz çünkü Türkiye liginin çok üzerinde bir orta saha zenginliğine sahibiz. Mehmet Topuz, Özer Hurmacı, Emre Belözoğlu, Cristian Baroni, Alex beşlisi ligin en dinamik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1872" class="wp-caption aligncenter" style="width: 500px"><img class="size-full wp-image-1872" title="sonuc-acligi" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/02/sonuc-acligi.jpg" alt="Atarsan gol olur, tutamazsan gol yersin." width="490" height="300" /><p class="wp-caption-text">İyi vurursan &quot;gol&quot; olur. Tutamazsan &quot;gol&quot; yersin</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p>Peki olmayan nedir? Aslında sorunun cevabı basit değil mi?..</p>
<p>Gol&#8230; Skor&#8230; <strong>Sonuç&#8230;</strong></p>
<p>Bir önceki yazıya dönelim; Ne demiştim? <strong>Oynadığımız şey, iyi futbol değil, göze hoş gelen futbol.</strong></p>
<p>Göze hoş gelen futbol oynayabiliyoruz çünkü Türkiye liginin çok üzerinde bir orta saha zenginliğine sahibiz. Mehmet Topuz, Özer Hurmacı, Emre Belözoğlu, Cristian Baroni, Alex beşlisi ligin en dinamik, en mücadeleci orta sahası haline geldiler. Görev paylaşımları farklı olsa da hepsinin ortak özellikleri lig ortalamasının çok üzerinde pas yetenekleri ve teknik yeterlilikleri. Bakın en sert, en güçlü, en hızlı demiyorum&#8230; Var olan enerjileri ve istekleri teknikle birleşince ortalama Türk futbolcusunun üzerinde bir mücadele gücüne erişip (daha az kaybedip, daha az koşmak zorunda kalarak) topa sahip olma oranını arttırıyorlar.</p>
<p><strong>Bu noktada iki sorunla karşılaşıyoruz;<span id="more-1871"></span><br />
</strong></p>
<p>1-Forvet oyuncularımız (santraforlarımız) orta sahamızın çabasını verimliliğe dönüştürecek yeterlilikte değiller.<br />
2-Defans hattımız ise oyunu ileride karşılama konusunda yetersiz (özellikle Lugano yokken) ve görev alan Fabio Bilica ile Deniz Barış en hafif tabirle &#8220;sakar&#8221; oyuncular.</p>
<p>Durum bu olunca <strong>sonuç için en önemli şeyler &#8220;atmak&#8221; ve &#8220;tutmayı&#8221; yapamıyoruz.</strong></p>
<p>O zaman devre arasının en büyük tartışma konusu olan<strong> &#8220;transfer&#8221; </strong>gündeme geliyor&#8230;</p>
<p>Ben transfer gerektiğini düşünenler arasındaydım. Zaten genel çoğunluk bu kanıdaydı sadece transfer gereken mevki konusunda tartışmalar vardı. Kimileri &#8220;tutmak&#8221; için, kimileri de &#8220;atmak&#8221; için takviye istiyordu&#8230;</p>
<p>Özellikle Kazım&#8217;ın gönderilişi yüzümü ekşitmişti. Carlos&#8217;un gidişi ile Andre Santos gerçek bölgesine dönmüş ama bu durum sol açık altern atiflerimizden birini yok etmişti. Güiza ve Semih&#8217;teki formsuzluğu da hesaba katarak bir değil, iki transfer lazım diye düşünmeye başlamıştım. Madem Kazım gitti&#8230; Onun yerine bir transfer gerekliydi. Ve madem Deivid ilk 18 bile olamıyor, onun yerine de bir oyuncu almalıydık.</p>
<p>Bu transferler golcü olmayacaktı belli ki&#8230; Zaten Gökhan Ünal kulubeyi zenginleştirmek adına transfer edilmişti. Ve Güiza gibi maliyetli bir oyuncuyu devre arası değiştirmenin zorluğunu anlayabiliyordum. O halde kanatlarımızı güçlendirmeliydik. Forvet karakterli kanat oyuncusu olarak tanımladığım, Tuncay gibi arka direğe bindirmeler yapan ya da Keita gibi direk kaleye inebilen bir oyuncu transfer etmeliydik&#8230;</p>
<p>Bu hamle bize, sakatlıklar ve cezalılar bir tarafa, takım tam kadro olduğunda bile zenginlik ve esneklik katacaktı. Örneğin sık sakatlanan ve kafasındaki ürkekliği atamamış Özer&#8217;e bu kadar yüklenmeyecektik. Baroni veya Emre&#8217;nin düştüğü dakikalarda külübemizde Özer ya da Mehmet taze kuvvet olarak bekleyebilecekti. Tek bir hamle ile (Baroni &lt;&gt; Özer) daha hücumcu bir takım olabilecektik. <strong>En azından, ligin önemli maçında ve önemli bir rakibe karşı sag ve sol açıklarımızı, sağ ve sol beklerimiz doldurmak zorunda kalmayacaktı.</strong></p>
<p>Daum&#8217;un en verimli senelerinde kanatlarda kullandığı oyuncular hep forvet özellikleri olan oyuncular olmuştur. Tuncay, Serhat, Rebrov, Anelka esas yeri aslında asist forvet, ya da hızlı forvet pozisyonu olan ve 4-4-2 gibi tipik İngiliz dizilişlerinde kanatlara yerleştirmeyeceğiniz oyunculardır. Ama Daum bu oyuncuları kanatlarda kullanarak hücum zenginliği yaratır. Takımlarını duran top organizasyonlarında daha etkili hale getirir. Senelerdir Daum tarafından yerleştirilen ve lideri Alex olan 4-4-1-1&#8242;in kilit noktalarından biridir bu tercih. Ve eldeki kadroya bakarak &#8220;transfere ihtiyacımız yok&#8221; diyen her kimse, ne Daum&#8217;u, ne de ne oynatmaya çalıştığını hiç anlamamış.</p>
<p>Tepe taklak süreçte Daum&#8217;un da hataları oldu&#8230;</p>
<p>Mesela <a href="http://www.tirajik.com/guiza-daum-semih-ucgeni/" target="_blank">şurada</a> yazdığım Semih &#8211; Güiza tercihi gibi. Ya da ısrarla bize her maçta gol yediren sakar Deniz (Deniz bence seri ve hamleli bir orta saha oyuncusu ve çapadır. Ama eski model bir libero ve kötü bir stoperdir.) tercihi gibi.</p>
<p><strong>Ama kanatlardan istenilen skor katkısını alamadığımız bir &#8220;veri&#8221;.</strong></p>
<p><strong>Sağ ve sol beklerimizin, sağ ve sol açıklarımız konumuna geldiği de bir &#8220;veri&#8221;.</strong></p>
<p>Acı olan; futbol hatayı affetmiyor. Transfer sezonunun kapanmasından yalnızca bir iki gün sonra elimizde kalan tek gerçek sol açık Uğur&#8217;un sezonu kapaması bile bir futbol laneti aslında.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/peki-olmayan-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yürüye yürüye, fikstürle şampiyon</title>
		<link>http://www.tirajik.com/yuruye-yuruye-fiksturle-sampiyon/?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=rss</link>
		<comments>http://www.tirajik.com/yuruye-yuruye-fiksturle-sampiyon/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 08:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ebru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[Daum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehirspor]]></category>
		<category><![CDATA[Transfer]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Türkiye Kupası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tirajik.com/?p=1635</guid>
		<description><![CDATA[Hakem penaltı noktasını gösterdiğinde, yedek kulübesinde Daum karman çorman bir yüz ifadesiyle oturuyordu. Hafif kızgın, düşünceli, o düdük sanki hiçbir şeyi değiştirmeyecek gibi&#8230; İlk 11&#8242;den iki adamını kaybetti. Colin Kazım&#8217;a herkes sırtını dönüp, yakasını silkmişken hazırlık döneminden beri özel ilgi ve sabır gösterdi. Onu kazanabilmek için büyük mücadele verdi. Başardı da. Henüz Kazım&#8217;ın art%60&#8242;a bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1634" class="wp-caption aligncenter" style="width: 397px"><a href="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/01/daum_es_fb_kupa.jpg"><img class="size-medium wp-image-1634" title="daum_es_fb_kupa" src="http://www.tirajik.com/wp-content/uploads/2010/01/daum_es_fb_kupa-387x300.jpg" alt="" width="387" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Penaltı olsa ne farkeder (Eskişehirspor-Fenerbahçe)</p></div>
<p>Hakem penaltı noktasını gösterdiğinde, yedek kulübesinde Daum karman çorman bir yüz ifadesiyle oturuyordu. Hafif kızgın, düşünceli, o düdük sanki hiçbir şeyi değiştirmeyecek gibi&#8230;</p>
<p>İlk 11&#8242;den iki adamını kaybetti. Colin Kazım&#8217;a herkes sırtını dönüp, yakasını silkmişken hazırlık döneminden beri özel ilgi ve sabır gösterdi. Onu kazanabilmek için büyük mücadele verdi. Başardı da. Henüz Kazım&#8217;ın art%60&#8242;a bile ulaşamadığını belirtti. Ve &#8220;oldu&#8221; dediğiniz zaman, kayıp geriye dönme tehlikesi bulunduğunu da kulaklara küpe etti. Sonuçta yaklaşık 6 aydır takımının planlarında önemli yer ayırdığı isim artık yok.</p>
<p>Diğer ilk 11&#8242;in güvenilir adamı Carlos da yok.<span id="more-1635"></span></p>
<p>1.5 yıl önceki halinden hala uzak Semih&#8217;in, son transfer tartışmalarıyla psikolojik olarak kalan ayları ne durumda geçireceği belirsiz.</p>
<p>Öyle veya böyle savunmada ilk yedek tercihi Önder de gitti.</p>
<p>Kazım dışındakilerin yokluğu bir şekilde halledilebilir.</p>
<p>Ama Fenerbahçe zaten onlar varken de bazı bölgelerde &#8220;iyi ikinci adam&#8221; sorunu yaşıyordu. İstikrar sorunu yaşıyordu. Forvet hattını  söylemeye gerek bile yok. Türk kontenjanından adam kaybetmenin bu problemleri ikiye katladığını söylemeye de gerek yok.</p>
<p>İlk yarıdaki gibi beklenmedik uzun soluklu kart cezaları veya sakatlıklar, formsuzluklar gibi ihtimalleri düşününce&#8230;</p>
<p>Acaba başkan ve yönetimin, 2 yıl önceki &#8220;kadroyu yeterli görme, hoca faktörünü küçümseme&#8221; veya 4 yıl önce kaybedilen şampiyonluk gibi tüm sezonu sadece Appiah transferi ile götürebileceğine inanma yanlışları bir de &#8220;fikstür avantajı&#8221; efsanesi ile birleşirse ne olur??</p>
<p>Daum gibi kara kara düşünenlerin sayısı hızla artar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tirajik.com/yuruye-yuruye-fiksturle-sampiyon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
