12 Şubat 2010
Frank Rijkaard, Kayserispor maçı sonrası yaptığı basın toplantısında açıkça Jo’yu sakatlamakla suçladı ve kınadı Antalyaspor’lu Yalçın Ayhan’ı. Eski Galatasaray oyuncusu olduğunu da kast ederek ne demek istediğini kendisi bilir de…
Sonra ayan beyan ortaya çıktı pozisyonda Yalçın’ın bir alakası olmadığı. Ben bu konuda Rijkaard’dan bir açıklama ya da özür duyamadım? Kamuoyu çok sever bu konuları da pek ses eden yok. Hele Türk Spor Medyası. Onlarda çok fazla ilgi göstermediler. Halbuki Galatasaray ve Rijkaard cephesi takım ve oyuncu ismi vererek bir linç kampanyası başlattı. Hani Adnan Polat dün diyordu Divan Kurulu toplantısında;
”biz hakem, futbolcu ya da takım ismi vermeden uyarı yaptık!“,
“ortamı germemek için susuyoruz!“.
Yani takım, futbolcu ismi vermiyoruz! diyor Galatasaray başkanı ve bu susar halleri hem kendisinin, yönetimin ve teknik direktörünün.
Fakat Antalyaspor ve Yalçın konusunda durum bu kadar ortadayken, yanlış hedefe oynanmışken, çıkıp tek bir kelime edilmemesi ilginç. Rijkaard’ın da açıkça yanlış bilgiyle, belki dolduruşla yaptığı yanlış açıklamayı düzeltmemesi de. Ve medya tarafından bunun üzerine birkaç cılız ses dışında hiç gidilmemesi de.
Üstüne dün bir de Frank Rijkaard’ın Trt kameramanını tartaklaması haberi. Kendisine yakın plan çekim yapmaması konusunda uyardığı kameraman, çekim yapmaya devam edince Rijkaard tarafından itilip, kulaklığı çekilmiş ve uzaklaştırılmış. Aynı hareketi Cristoph Daum yapsa mesela? Ya da Aziz Yıldırım kendisini gölge gibi takip ederek çeken kameraları sadece uyardığında kopartılan yaygaraları düşündüğümüzde, yayınlanan Tsyd bildirileri vs …
Enteresan. Bu hareket ve haberlerin medyada itinayla gündemden uzaklaştırılma, hasıraltı edilme çabası da takdire şayan.






Pardon kaynak neydi? Nereden duydunuz? Bu gerçekten önemli bir olay ve hiç gündememe gelmemesi de ilginç..