2 Şubat 2010

Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel’in Boxer dergisine verdiği röportajda (tıklayın), Efes Pilsen ve doping olayı ile ilgili sarfettiği sözler beni kızdırmıştı. Zira bu işin üzerine gitmesi gereken kurum, hiçbir girişimde bulunmadığını itiraf ediyor ve acizliğini gösteriyordu.

Ama düşününce esas amacın “birilerini harekete geçmeye zorlamak” olduğuna kanaat getirdim. Çoğu işimiz ancak böyle adaletin huzuruna çıkabiliyor ya!

Ve son iki gündür medyada yaşanan “dalgalanma” da bu kanaatı doğruladı.

Doping patlak verdikten sonra meseleyi yeterince kurcalamayan, Kerem Gönlüm iyi çocuktur diyerek onu konuşmaya teşvik etmek yerine kollayan, TBF’nin skandallarla dolu raporunu sorgulamayan ve ceza açıklandıktan sonra da olayı tamamen kapatan medya bir anda eteğindeki “dedikoduları” dökmeye başladı.

Yani o günlerden beri herkesin kulağına giden, sürekli biriken dedikoduları ancak Turgay Demirel dile gelince paylaştılar…

Fenerbahçe Kulübü’nün düzenlediği basın toplantısındaki çağrılara kulak vermeyen, hatta suçlayan, Efes Pilsen kulübünün sorumluluktan uzak çıkışına eleştiri getiremeyen, narkotik bir duruma emniyet ve savcılar niye müdahil olmuyor diye sorgulamayan medya, şimdi “neler oluyor” diye hesap soruyor (29 Eylül 2009′daki basın toplantısı tam metni için tıklayın).

Spor tarihinin en büyük doping skandallarından biri hakkında, final serisinde çıkan olaylardan daha az kalem oynatan medya, şimdi hesap soruyor (Sadece Bilgin Gökberk çağrıda bulunmuştu: Sonunda Bir Ses).

Kısacası Turgay Demirel konuşmasa, başta köşe yazarları-yorumcular olmak üzere medyanın aklına “işini” yapmak gelmeyecekti!

Olur da gerçekler ortaya çıkarsa, Efes Pilsen etrafında artık kaç kişi görebilecek???

Şimdi menfaat ilişkilerinin ve paranın gözü “cathine” olsun mu demek lazım? Spordaki yozlaşmanın en büyük ayağı medya nasıl hep paçayı sıyırıyor mu demek lazım? Adalet ancak medya isterse mi uygulanacak demek lazım?

ebru, Basketbol, kategorisinde yazmış. 5 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , , , , ,