11 Ocak 2010

Penaltı olsa ne farkeder (Eskişehirspor-Fenerbahçe)

Hakem penaltı noktasını gösterdiğinde, yedek kulübesinde Daum karman çorman bir yüz ifadesiyle oturuyordu. Hafif kızgın, düşünceli, o düdük sanki hiçbir şeyi değiştirmeyecek gibi…

İlk 11′den iki adamını kaybetti. Colin Kazım’a herkes sırtını dönüp, yakasını silkmişken hazırlık döneminden beri özel ilgi ve sabır gösterdi. Onu kazanabilmek için büyük mücadele verdi. Başardı da. Henüz Kazım’ın art%60′a bile ulaşamadığını belirtti. Ve “oldu” dediğiniz zaman, kayıp geriye dönme tehlikesi bulunduğunu da kulaklara küpe etti. Sonuçta yaklaşık 6 aydır takımının planlarında önemli yer ayırdığı isim artık yok.

Diğer ilk 11′in güvenilir adamı Carlos da yok.

1.5 yıl önceki halinden hala uzak Semih’in, son transfer tartışmalarıyla psikolojik olarak kalan ayları ne durumda geçireceği belirsiz.

Öyle veya böyle savunmada ilk yedek tercihi Önder de gitti.

Kazım dışındakilerin yokluğu bir şekilde halledilebilir.

Ama Fenerbahçe zaten onlar varken de bazı bölgelerde “iyi ikinci adam” sorunu yaşıyordu. İstikrar sorunu yaşıyordu. Forvet hattını söylemeye gerek bile yok. Türk kontenjanından adam kaybetmenin bu problemleri ikiye katladığını söylemeye de gerek yok.

İlk yarıdaki gibi beklenmedik uzun soluklu kart cezaları veya sakatlıklar, formsuzluklar gibi ihtimalleri düşününce…

Acaba başkan ve yönetimin, 2 yıl önceki “kadroyu yeterli görme, hoca faktörünü küçümseme” veya 4 yıl önce kaybedilen şampiyonluk gibi tüm sezonu sadece Appiah transferi ile götürebileceğine inanma yanlışları bir de “fikstür avantajı” efsanesi ile birleşirse ne olur??

Daum gibi kara kara düşünenlerin sayısı hızla artar…

ebru, Fenerbahçe, kategorisinde yazmış. 4 Yorum yapılmış (Yorumlar)
Etiketler : , , , ,